Bela Tarr’ın 450 Dakikalık Başyapıtı Satantango, Bilgi Sinema’da

Macar yazar Laszlo Krasznahorkai’nin 1985 yılında yayınlanan aynı isimli romanından uyarlanan ve Sight & Sound Dergisi’nin Tüm Zamanların En İyi Filmleri listesinde 35. sırada olan Bela Tarr’ın 450 dakikalık başyapıtı Satantango, 27 Aralık Cumartesi günü Bilgi Sinema’da gösteriliyor. Filmin konusu şöyle: 1980’lerde, komünizm sonrası Macaristan’ın tahrip olmuş küçük bir köyünde, hayat fiilen durmuştur. O akşamüstü köylüler büyük bir ödeme beklemekte ve sonrasında oradan ayrılmayı düşünmektedir. Fakat o sırada iki yıl önce öldüğünü düşündükleri Irimias’ın konuşmasını duyarlar. Geri gelen Irimias’ın paralarını alacağını düşünerek korkmuşlardır.

Selvi Boylum Al Yazmalım – Sevgi Emektir, Farklılıklar Paneli Doğuş Üniversitesi’nde Gerçekleştirildi

Doğuş Üniversitesi’nde Selvi Boylum Al Yazmalım – Sevgi Emektir, Farklılıklar Paneli gerçekleştirildi. Ünsal Elbeyli’nin yönettiği panelde Türkân Şoray ile senaryo yazarı Ali Özgentürk’ün anlatımları ile duygulu anlar yaşandı. Etkinlik, Doğuş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Dinçkol, Fen – Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İştar Gözaydın, ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mine Özyurt Kılıç’ın Şoray ve Özgentürk’e Onur Plaketli vermeleri ile sona erdi.

Selvi Boylum Al Yazmalım – Sevgi Emektir, Farklılıklar Paneli Doğuş Üniversitesi’nde Gerçekleştirildi yazısına devam et

If İstanbul 2015 Teaser’ı Yayında

14. If İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12 – 22 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da, 26 Şubat – 01 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de düzenleniyor. Festivalin 2015 yılı kampanyası dahilinde çekilen ilk reklam filmi festivalin facebook adresinde yayınlanmaya başladı. “Kalbine Bak, Yerinde mi?” adını taşıyan ve parçalanan bir kalbin hikâyesini anlatan reklam filmi, Mars Entertainment sinemalarında da gösterilecek.

  • Basın Bülteni
  • Teaser’ı izlemek için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Altın Palmiye Ödüllü Kış Uykusu, Kanal D Home Video Farkıyla Tüm Satış Noktalarında

Senaryosunu ve yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı, başrollerini Haluk Bilginer, Melisa Sözen, Demet Akbağ ve Nejat İşler’in paylaştığı Kış Uykusu’nun merakla beklenen DVD’si Kanal D Home Video etiketiyle raflarda yerini aldı. Emekli tiyatrocu Aydın, babasından yadigâr kalan butik oteli işletmek için geri döner. Hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla. Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın’ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder.

Kutluğ Ataman’ın Ödül Şampiyonu Kuzu’su 26 Aralık’ta Sinemalarda

Yönetmen Kutluğ Ataman’ın bol ödüllü yeni filmi Kuzu, 26 Aralık Cuma günü vizyona giriyor. Erzincan’da yoksul bir annenin oğluna sünnet düğünü yapma çabasını mizahi bir dille anlatan film, The Hollywood Reporter’da “İnsan davranışları üzerine destansı bir film” olarak değerlendiriliyor. Variety Dergisi’nin “mizahın ustası” dediği Kutluğ Ataman’ın Kuzu’sunda Nesrin Cavadzade, Cahit Gök, Mert Taştan ve Sıla Lara Cantürk’ün yanı sıra Nursel Köse, Taner Birsel, Güven Kıraç, Emel Göksu, Necmettin Çobanoğlu, Şerif Sezer, Erdal Yıldız, Nalan Kuruçim, Hikmet Karagöz, Sedat Kalkavan, Hakan Karsak, Gökhan Kıraç, Hülya Duyar ve Aysan Sümercan rol alıyor.

Kayıp Çocuk, 02 Ocak’ta Vizyonda

Atom Egoyan’ın yönettiği Kayıp Çocuk, çocukları kaçırılan ailelerin kendi iç ilişkilerinin nasıl yerle bir olabileceğini ele alıyor. 02 Ocak 2015 tarihinde vizyona girecek olan film, Mars Dağıtım aracılığıyla sinemaseverlerle buluşacak. Hollywood’un en çok konuşulan aktörlerinden Ryan Reynolds’un yeni filmi, dokuz yıl boyunca kaçırılan kızını arayan bir ailenin yaşadıklarını anlatıyor.

Varoluşa Kafa Yoran Güvercinin Gözünden

‘İnsanları Seyreden Güvercin / En Duva Satt Pa En Gren Och Funderade Pa Tillvaron’ Roy Andersson’un ‘Yaşayanlar’ üçlemesinin yedi yıldır beklenen son ayağı. 2000 yılında ‘İkinci Kattan Şarkılar’ ile başlayan macera İsveçli üstadın yaşam ve ölüm üzerine benzersiz zenginlikte yeni denemesiyle devam ediyor.

Andersson insanları kuşlara benzetiyor. Filmin özgün adının ilham kaynağı olan ‘bir dala konmuş varoluş üzerine düşüncelere dalan güvercin’ İsveçli üstadın ta kendisi. İnsan denen varlık kuşlar gibi kırılgan ve savunmasız. Öleceğini bilmesi en büyük trajedisi. Dolayısıyla ölüm korkusu Andersson’un bu son opus’unun da ana teması. Nitekim film boyunca farklı karakterler telefonla konuşurken ‘iyi olduğuna sevindim’ cümlesini kuruyor sürekli. Eşi bulunmaz yaratıcı yönetmenimiz varoluşun temelinde yatan bu hüznü, insanoğluna özgü bu melankoliyi absürd bir mizah ve şakaya bulayarak anlatıyor yine.

Andersson’un kamerası yine sabit. Birbirini takip eden soluk renkli tablolardan oluşan kendine özgü mizanseni yine çok etkileyici. Ölümle üç buluşma adını verdiği bölümle başlıyor bu kez. Bir numaralı tabloda, dışarıda lapa lapa kar yağarken özenle
hazırlanmış yemek masası önünde inatçı şarap tıpasıyla boğuşurken kalp krizi geçiren adamın ölümünü, ikincisinde ölüm döşeğindeki yaşlı kadının tüm takıları ve birikmiş parası bulunan çantasıyla cennete gitme inadını, bir diğerinde yere yığılmış yaşlı adamın ölmeden önce sipariş verdiği ve parasını ödediği yemeği kimin yiyeceği hakkındaki trajikomik tartışmaya tanık oluyoruz.

Bir söyleşisinde ‘hakkında şaka yapabilirseniz ölüm korkutucu bir şey olmaktan çıkar’ diyen Andersson filmlerini izleyenlerin eğlenirken rahatsız olmalarını da istiyor. Tedirgin kuşlar göründüğü kadar masum değiller çünkü. Bir maymuna reva görülenler gözlemci yönetmenin objektifinden kaçmıyor. Vücuduna elektrik verilmek suretiyle deneye tabi tutulan ‘homo sapiens’ atasının çığlıklarına aldırmadan telefon sohbetini sürdürüyor laboratuvar çalışanı.
İsveçli sinemacının ülkesinin sömürgeci tarihiyle hesaplaştığı bölüm ise çok daha etkileyici ve yaralayıcı. Bu rüya sahnesinde Afrikalı kölelerin demirden dev silindir içinde ateşe verilmesi Nazi soykırımına rahmet okutacak cinsten. Yüksek burjuvaziden davetlilerin kadeh tokuşturarak üzerinde İsveç’in ünlü madencilik şirketi ‘Boliden’in amblemi bulunan ölüm çarkının dönüşünü izlediği sahne, çalan müzikle daha da absürdleşen bir zalimlik gösterisi. ‘Tarihin suçlarıyla bağımızın kopmadığını, hâlâ suçluluk duymamız gerektiğini’ vurgulamak istedim diyor Andersson.

Geçmiş ile günümüz iç içe geçiyor zaman zaman. 18. yüzyıl başlarının mağrur kralı XII. Karl’ın Rus korkusunu, Poltava savaşı bozgunu sonrasındaki perişanlığını gösteriyor bize yönetmen. (Hikâyenin bundan sonrası bizim tarihimizi de ilgilendiriyor, bu
parantez içinde biraz bilgi verelim: Ruslara yenildikten sonra güneye kaçarak Osmanlıya sığınan İsveç kralı beş yıl boyunca ülkesini dışardan yönetmek zorunda kalmış, bu uzun sürmüş misafirliğinden ötürü Yeniçeriler tarafından ‘Demirbaş Karl’ olarak anılmış. Etkin bir Rus karşıtı propagandayla Osmanlının Ruslara duyduğu nefreti bileyen Karl’ın Baltacı Mehmet Paşa’nın Deli Petro’ya yenildiği Prut savaşının tetikleyicisi olduğu da söylenir).

İsveçli sinemacı büyük bölümünü Stockholm’deki stüdyosunda çektiği bu son çalışmasında, bisikletçi dükkânı önünde birikmiş insancıkların sıkıntısını resmederken absürd tiyatronun başyapıtlarından Beckett’in ünlü oyunu ‘Godot’yu Beklerken’e selam göndermeyi de ihmâl etmemiş.

(28 Aralık 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Broadway ve Hollywood’un Ödüllü Yıldızı Hugh Jackman’dan Yeni Yılın Bombası

Ünlü Hollywood yıldızı Hugh Jackman, İstanbul gösterisinin yoğun ilgi görmesi üzerine Zorlu Center’da iki gösteri daha yapmaya karar verdi. Jackman, 17, 18 Mart tarihlerine 19 ve 20 Mart tarihlerini de ekleyerek İstanbul’da 4  gösteri yapacak. Profesyonel müzikal kariyerine 1996 yılında Melbourne’da sahnelenen Beauty and the Beast’in Gaston rolüyle başlayan Hugh Jackman’ın Sunset Boulevard’da Joe Gillis karakteri ve Summa Cabaret’teki rolüyle yıldızı parladı. 98’de sahnelenen Oklohama’nın başrolü Curly ile ünü Avustralya sınırlarını aşan oyuncu, Müzikal Dalında En İyi Aktör kategorisinde Olivier Ödülleri’ne aday gösterildi.

2014 Yılı Vizyon Raporları 2: 2014’ün Yeni Vizyonlarının Sınıflandırma Kodları

2014 Yılı Vizyon Raporları 2: 2014’ün Yeni Vizyonlarının Sınıflandırma Kodları başlıklı vizyon raporu, Antrakt Sinema yönetmeni Deniz Yavuz tarafından hazırlanarak kamuoyunun dikkatine sunuldu. Türkiye’deki yeni vizyonların 2014 yılında vizyona çıkardıkları sinema filmlerinin incelendiği rapordan alıntı veya kopyalama yapılırken Antrakt Sinema’nın kaynak gösterilmesini rica ederiz.