Sev Beni

Maryna Er Gorbach ile Mehmet Bahadır Er’in yönettiği ve Viktoria Spesivtzeva, Ushan Çakır, Güven Kıraç ile Yavuz Bingöl’ün oynadığı Sev Beni, 18 Ekim 2013′de Pinema Film dağıtımıyla Protim V. P. – Tato Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Cemal yurt dışına gittiği bir seyahatinde Sasha’yla tanışır; başlarına gelen zorluklarla mücadele ederlerken birbirlerini tanırlar ve aralarında duygusal bir etkilenme oluşur. Aşk onları beklemedikleri bir zamanda yakalamıştır ve ellerine mutlu bir şans geçmiştir fakat birbirlerine henüz söyleyemedikleri gerçekleri nasıl aşacaklardır. Cemal yakında evlenecektir, Sasha’nın da bir sevgilisi vardır.

Sev Beni yazısına devam et

Film Arası Programı’nda Ahmet Mümtaz Taylan: Sinema ve Tiyatro Yapmak Ayrıcalık Değildir

TRT Türk’te yayımlanan haftalık sinema programı Film Arası’na konuşan oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Programda Suat Köçer’in sorularını yanıtlayan ünlü oyuncu, sinema ve tiyatro yapmanın tek başına bir ayrıcalık olmadığını söyledi. Öfkenin haklılık işareti sayılmaması gerektiğini belirten Taylan, Yılmaz Güney için de “Yol, her Türk sinemasever için önemli bir film, Yılmaz Güney de benim hayranlık duyduğum bir sinemacıdır. Yılmaz Güney’in hâlâ aşılamamış olduğunu düşünüyorum. Güney, sinemamızın çok büyüklerinden biridir.” dedi.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Film Arası Programı’nda Ahmet Mümtaz Taylan: Sinema ve Tiyatro Yapmak Ayrıcalık Değildir yazısına devam et
  • D-Smart Ağustos Kanal Yayın Akışları

    Kanal isimleri değişen D-Smart’ın Ağustos yayın akışları açıklandı. D-Smart’ın MovieSmart Gold, MovieSmart Fest, MovieSmart Türk, MovieSmart Plus ve MovieSmart Classic olarak belirlenen yeni kanallarında Ağustos ayında gösterilecek filmler arasında Havana’da 7 Gün, Mutluluğa Boya Beni, Koş Lola Koş, Donmuş Irmak, Tepedeki Ev, Hayatın İçinden, Komşum Totoro, Yaşamın Ritmi, Sezar Ölmeli, Cennet Batıda, Ömrümüzden Bir Sene, Acı Reçete, Bernie’nin Suçu Ne, Parlak Yıldız, Melankoli, Eski Dostlar, Katil Joe, Mükemmel Plan, Üç Maymun, Yüreğine Sor, Adem’in Trenleri gibi önemli filmler var.

  • Yayın akışlarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    D-Smart Ağustos Kanal Yayın Akışları yazısına devam et
  • Vampir Kız Kardeşler

    Wolfgang Groos’un yönettiği ve Marta Martin, Laura Antonia Roge, Christiane Paul ile Stipe Erceg’in oynadığı Vampir Kız Kardeşler (Vampire Sisters), 20 Eylül 2013’de UIP Filmcilik dağıtımıyla D Productions tarafından vizyona çıkarıldı.
    Bindburg kasabasının yeni misafirleri vardır. Bir minibüs kapısı açılır ve içinden 4 kişilik bir aile çıkar. Anne, baba ve iki kızkardeşten oluşan bu ailenin büyük bir sırrı vardır. Anne dışında diğer üçünün görünümü solgun, giyimleri gariptir. Aile yeni yaşamlarına kasabada devam edecektir. Büyük sır ise anne hariç, diğerlerinin vampir oluşudur.

    The Fifth Estate, Toronto Festivali’nin Açılış Filmi Seçildi

    Çekimleri Belçika ve Almanya’da gerçekleştirilen “The Fifth Estate” 05 – 15 Eylül 2013 tarihleri arasında düzenlenecek olan 38. Toronto Film Festivali’nin açılış filmi olacak.

    Filmde ABD’nin karanlık sırlarının, insanlığa karşı işlediği suçların bir kısmını duyuran Wikileaks sitesi editörlerinden Avustralyalı aktivist Julian Assange (1971 doğumlu) rolünü Benedict Cumberbatch üstlendi.

    ABD hükümeti Wikileaks’te yayınlanan belgeleri Irak’ta görevli er Bradley Manning’in (1987 doğumlu) sızdırdığını iddia etmektedir. Manning 2010’dan bu yana tutukludur.

    Assange, Wikileaks’in aynı zamanda basın sözcüsü ve yönetim kurulu üyelerinden biri ve diğer çalışanlar gibi bu web sitesi için herhangi bir ücret almadan, gönüllü olarak çalışıyor. Şu an Ekvador Devleti’nin Londra Büyükelçiliğine sığınmış durumda yaşayan Julian Assange gelecek yıl Avustralya Senatosu üyeliği seçimlerine aday olarak katılacak ve böylece ABD hükümetinin gazabından kurtulmayı deneyecek.

    Wikileaks’te yayınlanan belgeler, Birinci Dünya Savaşı sürerken Rusya’da Çarlık Yönetimi’ni deviren Komünist Parti’nin Çarlık Rusyasının İngiltere ve Fransa’yla yaptığı gizli anlaşmaların gizliliğini kaldırmasından ve yakın zamanda Rusya’ya sığınan, CIA ile NSA (ABD Ulusal Güvenlik Kurumu) eski çalışanı Edward Snowden’ın ABD’nin küresel telefon dinlemeleri ve internet takipleri hakkındaki açıklamalarından sonra tarihteki en büyük sarsıntıyı yaratmıştı.

    Filmin yönetmeni: “Rüya Kızlar-Dreamgirls”, “Kinsey”, “Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1 ve “Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2”den tanıdığımız Bill Condon.

    Bill Condon “Gods and Monsters”la uyarlama senaryo dalında Oscar kazandı. “Chicago” müzikalinin senaryosuyla Oscar’a ve Altın Küre’ye aday gösterildi.

    Condon “Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1” ve “Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2”yle En Kötü Film Yönetmeni Oscar’ına (Razzie Ödülüne) aday olmayı da başardı!

    (11 Ağustos 2013)

    Hakan Sonok

    hakansonok.sonok1@gmail.com

    Bir İradenin Zaferi Öyküsü: Steve Jobs

    “Gurur duymadığım bir sürü şey yaptım, örneğin 23 yaşındayken kız arkadaşımı hamile bırakmam ve sonrasındaki tavrım bunlardan biridir. Ancak öğrenilmesine izin veremeyeceğim kadar kötü sırlarım bulunmamaktadır.”

    Biyolojik ailesince değil kendisini evlât edinen aile tarafından büyütülen ve yetiştirilen Steve Jobs kendisini böyle kelimelendirmişti… Altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı girişimci Steve Jobs’un (1955-2011) inişli çıkışlı hayatı, 7 ilâ 8 milyar dolarlık kişisel servetine rağmen, pankreas kanseriyle, 2004’te başlayan, yedi yıl süren mücadelesinde yenik düşerek erken yaşta ölümü çok sayıda televizyon ve sinema filminde karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

    Kusursuzluk tutkusuyla ve yanında çalışanlara karşı zalimce, acımasızca davranışlarıyla ün kazanan Steve Jobs’un yaşamından kesitleri konu alan ve ilk kez Ocak 2013’te Sundance Film Festivali’nde gösterilen, sekizbuçuk milyon dolar bütçeli “Jobs” filminde ona fiziksel olarak çok benzeyen Asthon Kutcher (Demi Moore’un eski kocası) Steve Jobs’u canlandırıyor.

    Steve Jobs için “O çağımızın Leonardo Da Vinci’si” diyen Kutcher, Steve Jobs’la tanışma randevusuna gidemediği için çok çok üzgün.

    Apple’ın yaratıcılarından biri olan Jobs “Dünyanın Apple’la daha güzel bir yer olacağını düşünüyorum,” demişti. “Jobs” filminde Apple’ın diğer kurucusu Steve Wozniak rolünde Josh Gad var.

    Apple, 1976’da Jobs ailesinin garajında doğdu.

    Steve Jobs, 1986’da “Star Wars” serisinin yaratıcısı George Lucas’dan satın aldığı Pixar Animasyon Stüdyoları’nı dünyanın en iyi şirketlerinden biri haline getirerek 2006’da Walt Disney Stüdyoları’na sattı.

    Steve Jobs’u Çeşitli TV ve Sinema Yapımlarında Canlandıran Diğer Oyuncular:

    Justin Long, Ian Hecox, Nice Peter, Mike Cionni, Sean Astin, Fred Armisen, Casey Schreiner, Andrew Sipes, Josh Faure-Brac, Adam DeVine, Joe Towne, Mark Neveldine ve Noah Wyle.

    Sony Pictures’ın Steve Jobs Filminin Senaryo Yazımı Devam Ediyor

    Bu arada Sony Pictures Şirketi’nin yazar Walter Isaacson’ın “Steve Jobs Biyografisi”nin senaryo uyarlaması Aaron Sorkin tarafından gerçekleştiriliyor.

    Walter Isaacson, Benjamin Franklin ve Albert Einstein biyografilerini de yazmıştı.

    Sony’nin filmi Steve Jobs’la işbirliği içinde yazılmış tek biyografiye dayanıyor. Walter Isaacson, Jobs’la iki yılda kırktan fazla röportaj yapmış ve ayrıca Jobs’un yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla Steve Jobs üzerine konuşmuştu.

    Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar dijital çağ ekonomileri kurmaya çalışırken, Jobs yenilikçiliğin ve uygulanabilir hayal gücünün mutlak ikonu olarak öne çıkıyor. Steve Jobs, 21. yüzyılda değer yaratmanın en iyi yolunun yaratıcılığı teknolojiyle birleştirmek olduğunu biliyordu, bu yüzden hayal gücü atılımlarını takdire şayan mühendislik başarılarıyla birleştiren bir şirket yarattı.

    Jobs bu kitabın yazılma sürecinde işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiçbir sınırlama koymadı, tersine tanıdığı insanları kendisi hakkında dobra dobra, dürüst konuşmaya teşvik etti. Bu pek rastlanan bir durum değildi.

    Jobs birlikte çalıştığı ve rakip olduğu insanlar hakkında içtenlikle ve zalimce konuşmuştu. Arkadaşları, düşmanları ve iş arkadaşları da aynı şekilde davranarak, onun iş hayatına yaklaşımını biçimlendiren tutkularından, takıntılarından, mükemmeliyetçiliğinden, sanatçılığından, huysuzluğundan, kontrol saplantısından ve sonuçta ortaya çıkan yaratıcı ürünlerden dobraca bahsetti.

    Jobs çevresindeki insanları çileden çıkarabiliyordu ve umutsuzluğa sürükleyebiliyordu. Ama kişiliği ve ürünleri birbiriyle bağlantılıydı; tıpkı Apple’ın donanımlarıyla yazılımlarının genellikle olduğu gibi, entegre bir sistemin parçalarıydı. O’nun öyküsü yaratıcılıkla, karakterle, liderlikle ve değerlerle ilgili, hem eğitici, hem de uyarıcı bir öyküdür.

    (11 Ağustos 2013)

    Hakan Sonok

    hakansonok.sonok1@gmail.com