Akbank 8. Kısa Film Festivali’nden Seçkiler Temmuz Ayında Akbank Sanat’ta

Sekiz yıldır kısa film severler için üretimin, bilginin paylaşıldığı platform olma amacıyla düzenlenen ve bu yıl 19 – 29 Mart 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilen Akbank 8. Kısa Film Festivali filmleri, festivali izleyemeyenler için Temmuz ayında yeniden gösteriliyor. Festival Kısaları adı ile 04, 11 ve 18 Temmuz 2012 tarihlerinde Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek etkinlikte, aralarında Altın Palmiye ödüllü Rezan Yeşilbaş’ın Sessiz, Metin Akdemir’in Ben Geldim Gidiyorum filmlerinin de yer aldığı 30 kısa film gösterilecek.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Akbank 8. Kısa Film Festivali’nden Seçkiler Temmuz Ayında Akbank Sanat’ta yazısına devam et
  • Akbank Sanat’ta Ödüllü Hollanda Filmleri İzleyicilerle Buluşuyor

    Akbank Sanat, Türkiye – Hollanda diplomatik ilişkilerinin 400. yılı etkinlikleri kapsamında Eye Film Institute işbirliği ile Temmuz ayı boyunca Akbank Sanat Sinema Kuşağı’nda Hollanda sinemasından örnekleri izleyici ile buluşturuyor. Etkinlik kapsamında, Hollandalı ünlü yönetmen Jos Stelling’in imzasını taşıyan 1974 yapımı Mariken van Nieumegen; gerçek, kurmaca, hayal ve yanılsamanın ustaca harmanlandığı 1984 yapımı Sihirbaz (The Illusionist); 1986 yapımı The Pointsman; 1999 yapımı No Trains No Planes ve 2007 yapımı Duska isimli filmleri gösterilecek.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Akbank Sanat’ta Ödüllü Hollanda Filmleri İzleyicilerle Buluşuyor yazısına devam et
  • Ekşi Sinema, IMDb’ye Alternatif 250 Filmlik Bir Liste Hazırladı

    Ekşi Sinema, IMDb Top 250 listesine alternatif bir liste hazırladı. Sitenin kendi yazar kadrosu dışında çeşitli mecralarda yazan sinema yazarlarıyla birlikte hazırladığı listede sinema tarihinin olmazsa olmazlarının yanı sıra, sinema sahnesinin spot ışıklarından nasibini alamamış ve değeri tam olarak anlaşılamamış kült filmleri de hatırlatılıyor. Listeye girmiş olan filmler kronolojik olarak sıralanıyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü görsele haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ekşi Sinema, IMDb’ye Alternatif 250 Filmlik Bir Liste Hazırladı yazısına devam et
  • filmhafizasi.com, fil’m@9 Başlığıyla Zoe Teras’ta Kısa Film Gösterimi Düzenliyor

    filmhafizasi.com web sitesi 03 Temmuz Salı günü Zoe Teras’ta fil’m@9 başlığıyla kısa film seçkisi sunuyor. Kapıların 20:00’de açılacağı etkinlikte Fil’m Hafızası tarafından hazırlanan kısa film seçkisi 21:00’de başlayacak ve saat 22:15’de Fil’m Hafızası ekibinden Kutay Ucun, sinefilleri mest edecek soundtrack performansıyla DJ kabininde sahne alacak. Etkinlikte gösterilecek filmler arasında Wes Andersoon’un Hotel Chevalier, Tobias Gundorff Boesen’in Out of Forest, Dustin Ballard’ın Leave Me, Nuno Rocha’nın 3×3 ve Joschka Laukeninks’in Back to Solitude adlı filmleri var.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü görsellere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    filmhafizasi.com, fil’m@9 Başlığıyla Zoe Teras’ta Kısa Film Gösterimi Düzenliyor yazısına devam et
  • Red Kit’i Bir de Ünlü Reklamcıdan Dinleyin

    Red Kit çizgiromanlarının Türkiye yayımcısı Yapı Kredi Kültür Merkezi, Red Kit İstanbul’da Sergisi kapsamında 27 Haziran 2012 Çarşamba günü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde Kadim Dostum Red Kit adlı bir söyleşi düzenliyor.
    Katılımcıların dünyaca ünlü kovboy Red Kit’i ve onun renkli dünyasını bu kez ünlü reklâmcı Levent Erden’den dinleyeceği etkinlikte, Erden’e meslektaşları Vincent Bouvard ve Ali Platin de eşlik ediyor. Yoğun ilgi nedeniyle 12 Ağustos’a kadar uzatılan sergi, Vahşi Batı’nın en yalnız kovboyunu İstiklal Caddesi’nde ağırlıyor.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Red Kit’i Bir de Ünlü Reklamcıdan Dinleyin yazısına devam et
  • Bu Valsi Yap, Yıllar Geçiyor!

    Adını, yaşayan efsane Leonard Cohen’in aynı adlı şarksı Take This Waltz’dan alan Bu Dans Senin, her şeyden önce beni ismiyle tavlayan bir filmi oldu. “Bu valsi yap” der şarkıda Cohen… “Hepsi senin şimdi… Orada duruyor…”

    İlk filmi “Away From Her” ile yönetmen koltuğuna oturan Kanadalı oyuncu Sarah Polley’in ikinci uzun metrajlı filmi Take This Waltz, çok ahım şahım olmasa da, tuhaf bir çekiciliğe bir sevimliliğe sahip. Çünkü anlattığı hikâye hepimizin başına gelebilecek kadar sahici. Evet, belki türdeşi sayılabilecek Cafe de Flore (Ruh Eşim) kadar çarpıcı değil ama en azından kendisini iyi ifade ediyor.

    Filmin başrollerinde Michelle Wiliams, Seth Rogen ve Luke Kirby var. Her şeyden önce bence muhteşem bir cast seçimi. Filmi izlediğinizde göreceksiniz üç oyuncu da filmde canlandırdıkları karakterle cuk oturuyor.

    Bir yüzleşme, sorgulama filmi Bu Dans Senin… Monoton bir hayat ve evlilik yaşayan genç Margot’un bir anda bir adama aşık oluvermesiyle (tabii karakterin sanatçı olması önemli bir unsur, kocasının da aşçı olduğu detayını verelim) kaldığı ikilem üzerine kurulu.

    Bir taraftan da bir çocuksu masumiyet ve saflık var Margot’da… Çok hoşlandığı komşu çocuğunu gizlice gözetlerken, onunla buluşabilmek için fırsatlar kollarken, adeta durumu ebeveynlerine çaktırmamaya çalışan bir yeni yetme gibi.

    Ne kendisi de boşanmış bir kadın olan Saray Polley (bu detayı mevzuyla ilgisi olduğu için veriyorum) ne de herhangi birimiz mutlu evliliğin, ilişkinin formülünü veremeyiz. Sadece deneriz. Şanslıyızdır ya da şanssız. Siz yıllar boyu çalışıp, çabalayıp bir ilişki inşa etmişsinizdir sonra bir gün biri gelir, bir gülümser ve her şeyi yerle bir eder.

    İşte özetle böyle bir hikâyeyi, olabilecek en yumuşak dozda (hiç kimse birbirine bağırıp çağırmıyor, herkes pek olgun, sükûnetle izliyor olup bitenleri), parlak, sıcak renkler ışığında, şık plânlar ve güzel müziklerle anlatıyor Bu Dans Senin…

    Ama bir de önermesi var ki, “yeni olan her şey eskir” diye o içinize fena oturuyor. Yani her şey bir gün bitecekse nerede duracağız? Yoksa hep aramaya devam mı edeceğiz? Heyecanla, aşkla, tutkuyla başlayan bütün ilişkiler bir gün birbirinin tıpatıp aynısı olacaksa ne için çabalıyoruz? Yoksa biri bizimle oyun mu oynuyor?

    (03 Temmuz 2012)

    Gizem Ertürk