12. Uluslararası İzmir Film Festivali’nde Rembetiko’nun ünlü Yönetmen Costas Ferris’ten Sinema Dersi

12. Uluslararası İzmir Film Festivali kapsamında ünlü yönetmen, oyuncu, senarist Costas Ferris 24 Nisan Salı günü Fransız Kültür Merkezi’nde bir sinema dersi düzenledi. Rembetiko filminin yönetmeni Costas Ferris, gerçekleştirdiği dersinde, Rembetiko’nun doğası ile sinema arasında bağlar kurdu. Costas Ferris’in modern klâsiği Rembetiko, büyük rembetiko şarkıcısı Marika Ninou’nun yaşam öyküsünü, 1917’de İzmir’de doğumundan 1955’te Atina’daki ölümüne dek, kadın kahramanın seyahatlerini, aşklarını, profesyonel başarılarını ve kişisel felâketlerini de içine alacak şekilde aktarıyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    12. Uluslararası İzmir Film Festivali’nde Rembetiko’nun ünlü Yönetmen Costas Ferris’ten Sinema Dersi yazısına devam et
  • Sinema Destekleme Kurulu’nun Destekleri ve İlke Kararları Belli Oldu

    T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Destekleme Kurulu’nun ilke kararlarını alma ve gündemindeki projeleri değerlendirme toplantısı 17 – 18 Nisan 2012 tarihlerinde Ankara’da yapıldı. Kurul, 5 milyon 760 bin lira tutarındaki desteklemeye ayrılan bütçe rakamının tamamının uzun metrajlı kurgu film yapım projeleri desteklerine ayrılmasına karar verdi. Toplantıda, toplam 19 projeye destek çıktı. Bu projelerden 12’si uzun metrajlı kurgu film yapım projesi, 7’si de ilk filmini gerçekleştirecek yönetmenlerin uzun metrajlı film projesi. (Haber: Serpil Boydak.)

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Web Sitesi
  • Gaziantep Üniversitesi, Göç Temalı Kısa Film Yarışması Ön Eleme Sonuçları Belli Oldu

    Gaziantep Üniversitesi tarafından düzenlenen, Göç: Türkiye’nin ve Dünya’nın Gerçeği konulu Uluslararası Göç Sempozyumu 11 – 13 Mayıs 2012 tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleşiyor. Sempozyum kapsamında düzenlenen Uluslararası Kısa Film Yarışması’nın ön eleme sonuçları belli oldu. Göç Sempozyumu Uluslararası Kısa Film Yarışması’na ulusal ve uluslararası toplam 70 adet kısa film başvurdu. Yarışma sonucunda ana jüriyi teşkil eden Lale Mansur, Oral User, Coşkun Aral, Nebil Özgentürk, Hülya Süngü, Baroon Kosari ve Mehmet Açar tarafından belirlenecek en iyi üç kısa filme toplam olarak 10.000 Amerikan Doları verilecek.

    Şarkı Filmler

    Önce, şarkı-lı filmler değil, şarkı filmler… Filmlerimizde, ilk sesli filmimiz İstanbul Sokaklarında’dan (Ertuğrul / 1931) beri, müzik ve de şarkı kullanılır. Filmlerde hem zaman doldurmak hem de seyircinin ilgisini çekmek için yerli yersiz şarkılar başlar… Ses sanatçılarının filmlerde oyuncu olarak kullanılmasının kaçınılmaz sonucu o şarkıcıya filmin belli yerlerinde şarkı söyletmektir. Ama filmler için şarkı yapıldığına pek rastlanmaz, zaten piyasada mevcut olan -veya oynayan oyuncunun okuduğu- şarkılar, şarkıcının oynadığı filme serpiştirilir… Şarkıcı oyuncusu olmayan filmlere de. Jenerikte de genellikle bir şarkı kullanılır, bu ses sanatçısının türkücü olmasına göre türkü ile yer değiştirir… Filmler için film şarkısının ve film müziğinin yapılmasına daha zaman vardır. Bunlar ilerleyen yıllarda sinemamızın gelişmesi ile yavaş yavaş ortaya çıkacaktır.

    Burada şarkı filmler derken bir şarkının bir bölümünün -genellikle giriş bölümünün- filmlere ad (isim) olmasını kastediyoruz. Bu şarkının filmin konusu ile ilgili olup olmaması o da kadar da önemli değildir. Aşağıda da görüleceği gibi birçok şarkının bir bölümlerinin isimlerinin yer aldığı filmler, bazen o şarkı ile hiç ilgili değildir ama bazen de -başlangıçta bir ilgisi olmamasına rağmen- şarkılar filmlerle özdeşleşebilirler. Örnekse, Beklenen Şarkı’nın sözleri Vedat Şenyol’a aittir. Filmin senaryosu ise Sadık Şendil tarafından yazılır. Doğal ki güfte başka şeydir, senaryo başka şeydir ama burada bir özdeşleşme vardır (gibi geliyor bana). Dahası Senede Bir Gün söz konusudur: Ertem Eğilmez’in 1965 ve 1971 yıllarında çektiği filmlerin senaryosunu Sadık Şendil yazmıştır. Her iki filmde de kullanılan şarkının güftesi de Şendil’e aittir ama unutmamak gerekir ki İhsan İpekçi’nin (Koza) romanından çekilen filmin ilk versiyonu 1947 yılında Ferdi Tayfur tarafından yapılmıştır. Bu tarihte ise Eğilmez’in filmleri ile özdeşleşen şarkı (dolayısı ile güfte) ortada yoktur.

    İmdi, şu veya bu şekilde açıklama yapılan şarkı/film isimleri büyük harflerle koyu olarak yazılmıştır. Her hangi bir açıklama yapılmayan filmler ise sadece büyük harflerle yazılmıştır. Her iki halde de bazı isimler hemen bir şarkıyı çağrıştıran isimler, popüler şarkılara aittir… Bazıları geride kalmış olabilir (hatta beni yanıltmış dahi olabilir). Bu liste ise bir bütünlük (tamamiyet) iddiası taşımayan, -bazı filmlerle şarkıların ilginçliği nedeni ile- merakla hazırlanmış bir listeden ibarettir. Listenin sonunda şarkılardan sonra bir de marş var. Ve ek liste de adında şarkı – şarkıcı – türkü – beste sözlerinin geçtiği filmler…

    ADA SAHİLLERİNDE / Örs / 56 / Özgüç, “Hiçbir kaynakta konusuna rastlanmadı” diyor. Bu sözlerle başlayan bir İstanbul türküsü vardır. Rivayet o ki, ll. Abdülhamid’ın kızı Şadiye Sultan (1887 – 1977) için çıkarıldığı söylenir. Filmde kullanıldı mı bilemiyorum. “Ada sahillerinde bekliyorum / Her zaman yollarını gözlüyorum / Seni senden güzelim istiyorum / Beni şad et Şadiye başın için / Her zaman sen yalancı ben kâni / Her zaman orta yerde bir mani / Her zaman sen uzakta ben müştak / Her telâkki de bir hayali firak / Nerede o mis gibi leylaklar / Sararıp solmak üzere yapraklar / Bana mesken olunca topraklar / Beni yad et güzelim başın için.”
    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE / Palay / 64 / “Adalardan bir yar gelir bizlere / Aman Allah gözlere bak gözlere…” şarkı bu da… filmin H. R. Gürpınar’ın Gulyabani’sinden uyarlandığı da belirtiliyor. Bu oldukça serbest bir uyarlama olurken aynı zamanda konu çevrildiği güne taşınıyor, ayrıca 1976’da Eğilmez tarafından Süt Kardeşler adı ile yapılmış bir uyarlaması daha var romanın.
    ADALETİN BU MU DÜNYA / Y. Duru / 71 / Filmin adı bazı kaynaklarda Selda Bacı. Selda Bağcan oynuyor. Selda’nın oynadığı filmde ister istemez türküsü de olacak, filmin en kolay adı da… Hem bu isim, filmin tanıtımını bir adım önden başlatır.
    ADINI ANMAYACAĞIM / Elmas / 71
    AGORA MEYHANESİ / Aslan / 68
    AĞLAMA DEĞMEZ HAYAT / Bozkuş / 69
    AH NEREDE VAH NEREDE / Gültekin / 75
    AKASYALAR AÇARKEN / Ün / 62 / Göksel Arsoy oyunculuktan sonra yapımcılığa soyunuyor, filminde bir aşk öyküsü anlatıyor ve de amcası Yesari Asım Arsoy’un şarkısını kullanarak, jeneriğe de ad olarak yazıyor.
    ALLAH ALLAH / Tatlıses / 87
    ALTIN KAFES / Seden / 58 / Zeki Müren’li filmler… Film adları şarkı sözleri ile belirleniyor.
    AMAN DÜNYA NE DAR İMİŞ / İnci / 65 / Çocukluk günlerinde başlayan bir aşk ve saz ve türkü tutkusu, büyüyünce de devam eder…
    ARIM BALIM PETEĞİM / Arslan / 70 / İki sevgili ve bir şarkı “Arım balım peteğim” güftenin ikinci dizesi “Gülüm dalım çiçeğim” bu filmdeki şarkıda geçiyor ama bir yıl sonra bir başka filmin jeneriğine -isim olarak- oturacaktır. Tabii ilk filmin devamı değil, şarkıdan başka ortak yön, her ikisinin de kadın oyuncusu Türkan Şoray.
    ARTIK SEVMEYECEĞİM / Arslan / 68 / Biri iyi, diğeri kötü, ikiz kız kardeşten biri (kötü olanı) diğerinin yerini alır… Bilinen Artık Sevmeyeceğim şarkısı var. Arslan 73’de filmin yeni versiyonunu -aynı konu olarak- çekerken filme adını veren, bir başka şarkıyı seçer: Ağlıyorum… Yapılabilecek üçüncü bir çekimde moda olan bir şarkıyı dinlemek durumunda kalabiliriz.
    AŞK BU DEĞİL / Ergün / 69
    AŞK ESKİ BİR YALAN / Engin / 68
    AŞKI BEN Mİ YARATTIM / Gören / 79
    AŞKIMLA OYNAMA / Gülyüz / 73 – Yurter / 79
    ATEŞ BACAYI SARDI / Çallıoğlu / 61 / Bestekâr, şarkıcı, oyuncu, senaryo yazarı, yönetmen, yapımcı Çallıoğlu, filmlerinde kullandığı şarkılarını film isimlerine de taşıyor.
    ATLIKARINCA DÖNÜYOR / Gültekin / 68
    AYRILSAK DA BERABERİZ / Arslan – Erksan / 67 / Bir kara sevda öyküsü, işin ehli (“kara sevda”) Erksan’ın başlayıp yarım kalan filmi, yapımcı Arslan tamamlıyor. Fizik ortamda ayrılmak, beraberliği sona erdirmez.
    BABA BİZİ EVERSENE / Pekmezoğlu / 75 / Barış Manço’nun oynadığı tek film. Kız babasının kabul etmediği bir ilişki. Ortalarda dolanan bir bebek nedeni ile (kız) baba (sına) yapılan sözlü baskı: Baba bizi eversene.
    BAĞDAT YOLU / Kan / 68
    BAHARIN GÜLLERİ AÇTI / Gürses / 61
    BAK YEŞİL YEŞİL / Saner / 75 / Ahmet Özhan filmde oynayacaksa şarkı söylemesi gerekir. Bu filmde başka şarkıların yanında Bak Yeşil Yeşil’i de söyler. Hale Soygazi’nin gözleri ne renkti?
    BATSIN BU DÜNYA / Seden / 75 / Eğlenceli bir film… Vedat Türkali’nin Umutsuz Şafaklar isimli senaryosu habersiz çekiliyor, aleyhe açılan dava kaybediliyor. Bu arada Gencebay Batsın Bu Dünyayı söylemiş, ne gam? Sonrası, habersiz çekilen senaryonun adı değiştirilerek, bu kez yazarının haberi dahilinde Fatmagül’ün Suçu Ne? adı ile çekiliyor. Artık sinema -Yeşilçam- yok, TV var ve de diziler…
    BELKİ BİR SABAH GELECEKSİN / İnanoğlu / 62
    BEN ARMUDU DİŞLERİM / Evin / 75 / Filmin afişinde ısırılmış bir armut resmi var. Belki filmde de armut dişleyen bir oyuncu vardır.
    BEN DE ÖZLEDİM / n. Özer / 81
    BEN DOĞARKEN ÖLMÜŞÜM / Çakmaklı / 73
    BEN TOPRAKTA BİR CANIM / Seden / 80
    BENİM DE KALBİM VAR / İnanoğlu / 68
    BERDUŞ / Seden / 57 – Saner / 69 / Yine bir Zeki Müren filmi. Aynı isim sonradan başka filmlerde de kullanıldı. Bu arada (Zeki) şarkısını söyleyebilir.
    BIKTIM HERGÜN ÖLMEKTEN / Seden / 76 / Bu kez şarkıları Orhan Gencebay söylüyor.
    BİR AKŞAM ÜSTÜ / Efekan / 85 / Şarkılar Ümit Besen’den…
    BİR ATEŞİM YANARIM / Pars / 66
    BİR BAHAR AKŞAMI / Elmas / 61 / Bir bahar akşamı rastladım size… Sevgilisine “siz” diyen bir başka şarkı var mı ben bilmiyorum. Şarkı’nın ayrıcalığı, filmde yok, sıra işi bir Yeşilçam öyküsü.
    BİR DOST BULAMADIM / Kan / 73
    BİR GARİP YOLCU / Efekan / 72
    BİR GÜNAH GİBİ / Akakar / 87
    BİR KULUM İŞTE / Tatlıses / 88
    BİR PAZAR GÜNÜ / Jöntürk / 82 / Beyazperdeye geçme vakti gelen bir Coşkun Sabah beraberinde arabesk’i de getirecek, kaçınılmaz olarak.
    BİR ŞARKISIN SEN / Aslan / 69
    BİR TESELLİ VER / Akad / 71 / Onaran’a göre Akad’ın, ‘yapay üçlemelerinden’ şarkıcı üçlemesini oluşturan filmlerden birisi. Şarkıcısı da, Akad’ın daha önce filmlerde (Kızılırmak Karakoyun) sazını kullandığı, Orhan Gencebay.
    BİR YAZ YAĞMURU / Elmas / 60 / Elmas, -bildik- öykülerine, fon müziği olarak bilinen şarkıları yerleştirmeye devam ediyor. – Yeres / 88 / “Tiyatrocu, basketbolcu aşkı”
    BİR YİĞİT GURBETE GİTSE / Kan / 77
    BİRAZ KÜL BİRAZ DUMAN / Göreç / 66
    BİRAZ NEŞE BİRAZ KEDER / Jöntürk / 86
    BİZ AYRILAMAYIZ / Değer / 88
    BİZİM DÜĞÜN NE ZAMAN / y. Yılmaz / 76
    BU TALİHİN CANINA OKUYACAĞIM / Tayfur / 88
    BURUK ACI / Saydam / 69 / Romanı [Türkan Şoray! – (Adnan Özyalçıner)] gibi bestelenen şiiri de [güfte (Sennur Sezer)] bizleri yanıltmış bir şarkı. Filminde Türkan Şoray kahramanını (!) oynuyordu, bu kez yanıltmaca yok.
    BÜTÜN AŞKLAR TATLI BAŞLAR / Gülyüz / 70
    ÇARŞAMBAYI SEL ALDI / Aslan / 70 / Yıldıray Çınar, Aman Dünya Ne Dar İmiş’ten sonra türkülerine devam ediyor.
    ÇÖKERTME / Yönder / 97 / “Deve kervanları ile yapılan ticaret, zamanla otobüs işletmeciliğine dönüşür, develer de güreşlerde kullanılır, doğal olarak aşksız olmaz…”
    DAM ÜSTÜNE ÇUL SERER (serelim) / Gültekin / 75
    DAMARIMDA KANIMSIN / Evin / 70
    DARILDIN MI CİCİM BANA / a.Yılmaz / 70
    DEBRELİ HASAN / y. yılmaz / 73 / Filmde şarkıyı / türküyü? kim söylüyor bilmiyorum. Ruhi Su çalıp söylerken “At martini ‘de bre’ Hasan / Dağlar inlesin / Drama mahpesinde Hasan / Dostlar dinlesin” diye söylüyordu. ‘de bre’ sonraları Debreli Hasan oldu. Ansiklopedide Drama, Kuzey Yunanistan / Makedonya da bir kent olarak belirtiliyor, Büyük Atlas’daki yeri de o şekilde. Debre ise, Atlasta Drama’nın hayli batısında (eski) Yugoslavya / Arnavutluk sınırında yer alan bir yerleşim birimi. (Bu arada konuşma dilimize, yalan söyleyen, palavra atan kişiler için söylene bir söz: “At martini debreli Hasan” vardır. Peki Drama mahpesindekiler kim?)
    DELİSİN / Orbey / 75 / Filmin oyuncuları arasında Cici Kızlar grubu var. Bilgen Bengü – Şebnem Aksu – Birnur Bilginoğlu. Grup Eurovision’a “Delisin” isimli şarkı ile katılır ve seyirci ilgisi çeker. Bu nedenle film için önemli bir faktör oluştururlar ve şarkılarını da söylerler. Hazır (o günler) -moda- bir şarkıdır, filme de isim oluştururlar: Delisin.
    DERDİM DÜNYADAN BÜYÜK / Gören / 78
    DERT BENDE / Elmas / 73
    DOMDOM KURŞUNU / Jöntürk / 85
    DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN / Gülyüz / 70
    ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ / Erakalın / 73
    ELVEDA MEYHANECİ / Pakel / 72
    ERKEK MİLLETİ / Uçanoğlu / 86
    EZO GELİN / Elmas / Elmas / Tuna 55-68-73 / Güneydoğu Anadolu’nun türküsü, iki kez (birincinin ilk adı Alevden Gömlek) Elmas tarafından çekilir bir kez de yine Elmas tarafından Tuna’ya çektirilir. Örf ve adetler, aşka karşı…
    FİKRİMİN İNCE GÜLÜ (SARI MERSEDES) / Okan / 87-93 / Adalet Ağaoğlu’nun romanı, evlenebilmek için Almanya’ya giderek, durmaksızın çalışan ve emeklerini ‘bal kız’ adını verdiği arabasına yatıran Bayram’ın, arabası ile sevdiği kız ile evlenebilmek için Türkiye’ye dönüş yolculuğunu anlatır. 1987 – 1993 yıllarına yayılan çekim süreci ile film ilgi çekicidir ayrıca yazar ile yönetmen arasında çeşitli sürtüşmelere konu olmuştur. Filmin müziklerini Vladimir Cosma yapar. Bayram’ın aklında iki şey vardır, altındaki her şeyden koruduğu arabası ve ulaşacağı köyde evleneceği yavuklusu… Kitabın ve filmin adında kullanılan şarkı (girişi) filmde var mı -üzerinden yıllar geçti, hafızayı beşer nisyan ile malul- şöyle: Fikrimin ince gülü, kalbimin şen bülbülü / O gün ki gördüm seni, yaktın ah yaktın beni.
    GECELER YARİM OLDU / Erakalın / 66
    GEL DESEN GELEMEM Kİ / Gültekin / 69 / Gönül Yazar şarkıcı, sevgilisi Tugay Toksöz cezaevine düşüyor, Yazar da onu ziyaret ediyor, tel örgünün arkasındaki Toksöz, “gel desen de gelemem ki” diyor, Yazar, şarkı söylediği grubun şefi / piyanisti Yaşar Güvenir’e bunu söylüyor, Güvenir piyano başında bu sözü mırıldanırken yavaş yavaş beste ortaya çıkıyor. “Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli / Alıştım hasretine gel desen gelemem ki” -filmin öyküsü önemli mi!
    GÖZLERİ ÖMRE BEDEL / Erakalın / 64 / Bir ilişkinin sürüklediği yasa dışılık, bir tesadüfün doğurduğu aşk… fonda bir şarkı… (bkn.: Yıldızların Altında)
    GÜLÜM DALIM ÇİÇEĞİM / Seden / 71 / “Arım Balım Peteğim”den bir yıl sonra şarkı devam eder, yalnız Türkan Şoray kalmıştır ilk filmden. Bambaşka bir öykü fakat şarkı ortak.
    HALİMEYİ SAMANLIKTA VURDULAR (bastılar!) / Gültekin / 66 / Doğal olarak “sansür” nedeni ile Halime’yi samanlıkta vuruyorlar, filmde de yer alıyor ama Yazar’ın da okuduğu türkünün aslı “Halime’yi samanlıkta bastılar / Şalvarını gül dalına astılar”… Halime türküsünün fon olacağı bir filmde, sansürün azizliğine uğranılır.
    HAMAYLI BOYNUNDAYIM / İnanç / 81
    HATASIZ KUL OLMAZ / Seden / 73
    HATIRLA SEVGİLİM / Alyanak / 61 / Filmin adı Hatırla Sevgilim, şarkınınki ise Hatırla Sevgili (Hatırla sevgili o mesut geceyi / Çamların altında verdiğin buseyi / Beni Mecnun ettin sen de olasın / Aşkımı inkâr edersen Allah’tan bulasın…) Alyanak’ın filminde şarkı var mı idi, hatırlamıyorum ama Oraloğlu’nun senaryosu şarkı ile bir bağlantı taşımıyordu. Yıllar sonra TV için yapılan dizi Hatırla Sevgili ismini taşıyor ve kahramanlar arasındaki aşk aşk ile bağlantılar taşıyor… 27 öncesi ve sonrasına oturtulan dizideki aşk öyküsü, sinema filminin aksine (!?)şarkı ile ilintili ama geniş platformu (27 Mayıs) zaman zaman aşkın da önüne geçiyor.
    HAYAT SEVİNCE GÜZEL / Gürsu / 71 / Bir Pollyanna öyküsü… üstelik müzikâlleştirilmiş… Bu nedenle ‘sokaklarda toplu halde dansların yapıldığı ABD müzikâllerinin örnek alındığı -yerli işi-‘ bir öykü gösteriliyor.
    HAYDİ GENÇLİK HOP HOP HOP / Ergün / 75
    HEP O ŞARKI / A.Yılmaz / 65 / Zeki Müren hem oynuyor, hem şarkılarını söylüyor.
    HİÇ Mİ BENİ SEVMEDİN / Doğan / 63 / Çoğunlukla şarkıların ilk dizeleri filmlere ad olurken bu kez dördüncü dize jeneriğe oturmuş… Bekledim de gelmedin / Sevdiğimi bilmedin / Gözyaşımı silmedin / Hiç mi beni sevmedin… / Söyle… söyle / Hiç mi beni sevmedin. Filmi görmedim.
    İÇİMDE BİR HİS VAR / Tayfur / 86
    İKİMİZ BİR FİDANIZ / Figenli / 76
    İNLEYEN NAĞMELER / Önal / 69 / Senaryo yazarı Önal’ın ilk filmi. Beklenen Şarkı’dan beri her yıl bir filmde oynayan Zeki Müren’i bu filmden sonra aynı sezon içinde ikinci filmde oynamaya da ikna ediyorlar, aslında o da bir şarkı sözü kalbimin sahibi (Önal)…
    İNTİZAR / Pekmezoğlu / 72
    İSTANBUL’U SEVMİYORUM / Erakalın / 68
    İSTE KÖLEN OLAYIM / Bozkuş / 70
    İŞTE DEVE İŞTE HENDEK / Evin / 71 (İşte Hendek İşte Deve???)
    İZMİR’İN KAVAKLARI / Gültekin / 66 / Efe (Çavdarlı Murat Efe) filmi… Zaman Kurtuluş Savaşı zamanı… İzmir’in kavakları / Dökülür yaprakları / Bize derler Çakıcı / Yakarız konakları… Filmde yakılan konak var mı?
    KADİFEDEN KESESİ / Evin / 56 – Gültekin / 71 / Eski bir İstanbul türküsü. Kadifeden kesesi / Kahveden gelir sesi / Oturmuş kumar oynar / Ciğerinin köşesi… Türkü eskide filmler yeni…
    KALPSİZ / Saydam / 66
    KARA GÖZLÜM EFKÂRLANMA / Gültekin / 68 / “Yıllar sonra pavyonda karşılaşan iki kız kardeş…” Özgüç’ün konusuna bakılırsa ibibikler hiç ötmeyecek…
    KARAKOLDA AYNA VAR / Refiğ / 66 / Tam seyirlik bir sinema filmi ve tutulan bir şarkı “Karakolda ayna var, ayna var… / Kız kolunda damga var, damga var… seyirci filmi sever. O zaman gelsin ikinci film: Kız Kolunda Damga Var (Karakolda ayna var / Kız kolunda damga var / Gözlerinden bellidir Cevriye’m / Sende kara sevda var / Denizlerin kumuyum / Balıkların pukuyum / Kıyma bana güzelim / Ben de Allah kuluyum… Şarkı, Fosforlu Cevriye (Arakon), Fosforlu Cevriyem (Saydam) filmlerinde de vardır mı? / Afişe Fosforlu Cevriye/m olarak çıkar.
    KIR GÖNLÜMÜN ZİNCİRİNİ / Gören / 80 (…gönlünün ???)
    KIŞLALAR DOLDU BUGÜN / Figenli / 68
    KIZ KOLUNDA DAMGA VAR / Refiğ / 67 / Karakolda Ayna Var tutulunca -devamı değil- ikinci film kaçınılmazdır, şarkı / türkü olsa da olur olmasa da ama ismi hazırdır: Kız Kolunda Damga Var.
    KIZILCIKLAR OLDU MU / Saner / 67
    KİMBİLİR / Gürsu / 81 / Popüler olmuş Kibariye de sinemadaki sırasını savar, şarkısı, filmin önündeki reklâmıdır.
    LÂMBAYA PÜF DE / Saylav / 73
    LÜKÜS HAYAT / Akad / 50 / Oyunun (operet) ilk oynanışı 4-5 sezon sürmüş (Şehir Tiyatroları), 2012’deyiz ve aynı kurumda oynanış süresi 30 yılı aştı ve artık ünlü< -em> şarkıyı bir çok kişi biliyor: Şişli’de bir apartıman / Yoksa halin duman / Nikel kübik mobilyalar / Duvarda yağlı boyalar… “Moda” dediğiniz şey değişir! Lüküs Hayat hem oyun hem şarkı olarak artık, ‘moda olmayı’ aştı. (‘Şarkı’ Uçanoğlu’nun 1976’da çektiği versiyonunda var mı idi?) İlk oyunu görmem olanaklı değildi, dolayısı ile Hazım Körmükçü’yü de seyredemedim ama ilk filmi gördüm ve de Settar Körmükçü’yü.
    MAKBER / Erksan / 71 – Utku / 63 – Uçanoğlu / 81 / Üç yönetmen, üç film, konularına açıp bakmadım -gerek var mı? Popüler zamanına yetişmemiş olanlar bile şarkıyı şu veya bu şekilde duymuşlardır, şarkı olmasa da -Yeşilçam- seyirci (si ) için bu isim bir markadır.
    MAVİ BONCUK / Eğilmez / 74 / Arzu Film oyuncu takımı -daha kısıtlı bir alanda- Emel Sayın ile beraber ve (de) Sayın’dan mavi boncuk şarkısı… – Özgül / 58 / Yıllarca Abdo Bey’i oynayan Hüseyin Peyda bol şarkılı (şarkıcılı) film ile (görünüşü farklı bir) Anadolu’nun yollarında…
    MAVİ MAVİ / Tatlıses / 85
    MAZİ KALBİMDE BİR YARADIR / Seden / 70
    MEMLEKETİM / Çakmaklı / 74 / Çakmaklı’nın filmi ile Alpman’ın söylediği şarkı! (müziği) birarada kullanılabilir…
    MENEKŞE GÖZLER / A.Yılmaz / 69 – S.Evin / 63
    MÜHÜR GÖZLÜM / Ü.Erakalın / 67
    NEM ALACAK FELEK BENİM / Doğan / 64
    O AĞACIN ALTIDA / Gültekin / 72
    OLMAZ BÖYLE ŞEY / Gürsu / 81
    OY FARFARA FARFARA / Erksan / 61 / Filmin adı bu, hemen akla gelecek bir türküyü de çağrıştırır ama işin ama-sı var. Bu bir Ankara türküsü, misket türküsü. Çocukluğumda, evde babam çalıp söylerdi: Güvercin uçu verdi / Kanadın açı verdi / Elin oğlu değil mi (aman aman) / Sevdi de kaçıverdi /
    A benim hacı yârim / Başımın tacı yârim / Eller bana acımaz / Sen bari acı yârim /
    Güvercinim uyur mu? / Çağırsam uyanır mı? / Sen orada ben burada / Buna can dayanır mı? /
    Deniz susuz olur mu? / Dibi kumsuz olur mu? / Ben müftüye danıştım / Yiğit yârsız olur mu? /
    Caminin müezzini yok / İçimin düzeni yok / Çok memleketler gezdim / Miske’ten güzeli yok /
    Kiremitten su damlar / Misket şeker topaklar / Pul pul olsun dökülsün / (yar) Seni öpen dudaklar /
    Caminin ezan vakti / İçimin düzen vakti / Ben misketi yitirdim / Sonbahar gazel vakti /
    Gökte yıldız sayılmaz / Çiğ yumurta soyulmaz / Üçer avrat almayan / Hiç erkekten sayılmaz.
    Türkü çeşitli şekillerde çalınıp söyleniyor. Ben ilk yedi kıtayı -bazı kelimeler farklı da olsa- hatırlıyorum, son ise en yabancı olanı. Dediğim gibi ama: birde Oy farfara farfara diye başlayan ve çok yaygın olarak türkü içine yerleştirilen -ve türkü’nün o şekilde bilinmesine neden olan- bölüm var. Bu bölüm türkünün aslında yok. Ama devamlı olarak- bazı bölümler çıkarıldıktan sonra, hep söylenen ve nakarat olarak kullanılan bir bölüm. Türkü filmde ne kadar ve ne biçimde kullanılıyor, bilmiyorum. Özgüç filmin konusunu “Topraklarını ellerinden almak isteyen inşaatçılarla mücadele veren gecekonducuların öyküsü” olarak veriyor. (Türk Filmleri Sözlüğü, c. 1, s. 178) Film için Scognamillo “Gecekondu sorunu etrafında dönen film” (Türk Sinema Tarihi, s. 251) diye söz ediyor. Bülent Oran’ın senaryosunun türkü ile ne ilişkisi var, bakmak lâzım. (Türkü sevdiğim bir türkü, filmi görmedim ama sorun, filme ad olan dizelerle başlayan bölümün türküye yamanması ve bunun kabul görmesi.)
    ÖLECEKSEK ÖLELİM / Elmas / 70 / Filmin adı Turan Oğuzbaş’ın bestelenmiş İspanyol Meyhanesi şiirinde geçen bir dize, film ile ne âlâkası var, bilemiyorum. Bu sözleri içeren başka bir şarkı var mı?
    RAMİZE / Gözen / 89
    REYHAN / Erksan / 69 / Erksan’ın piyasaya dönüş filmlerinden, o zaman filmlerde yerli yersiz popüler şarkılar çalınıp, filmin (kadın) oyuncusu tarafından söylenirdi. Erksan bu filmde şarkıyı (Reyhan) ünlü bir şarkıcıya söyletmek ister, yapımcıya kabul ettiremez ve piyasada farklı şarkıcıların söylediği Reyhan’ları toplattırır ve filmde bu şarkıyı Semiramis Pekkan, Ajda Pekkan, Mine Koşan, Kamuran Akkor okurlar. (Metin Erksan Sineması / Birsen Altıner, s. 83) Şarkı başka bir şarkı, filmin adı da o şarkının sözü olabilirdi.
    RÜYALAR GERÇEK OLSA / Saner / 72
    SARI KURDELEM SARI / Kan / 69
    SENDEN AYRI YAŞLAYAMAM / İnanoğlu / 57 – U.Ozon / 67
    SENEDE BİR GÜN / Eğilmez / 65 – 71 / Filmin ilk versiyonunu Ferdi Tayfur çeker. Romanı İhsan Koza yazar. 1965 ve 1971’de Eğilmez filmi iki kez çeker. Bu arada Sadık Şendil’in sözlerini yazdığı Senede Bir Gün< -em> şarkısı bestelenir. Gönlümde açmadan solan bir gülsün / Her zaman gamlıyım, her zaman üzgün / Beklerim yolunu aylar boyunca / Yeter ki gel bana senede bir gün… Eğilmez filmlerinde şarkıyı kullanır, şarkıları her iki filmde de. Bir askeri öğrenci (tıbbiye?) öğrenci olan Adnan Şenses söyler… (Şarkıya tek başına başlar, sonra -hapishane- arkadaşları eşlik eder.) Şenses’den başka Kartal Tibet, Hulusi Kentmen, Danyal Topatan, Münir Özkul, İhsan Yüce her iki filmde de aynı rolleri oynarlar.
    SENİ BENDEN ALAMAZLAR / Hançer / 61
    SENİ YAKACAKLAR / Gürsu / 81
    SENİNLE DÜŞTÜM DİLE / Saydam / 69
    SEV KARDEŞİM / Eğilmez / 72 / Siyasi parti mitinglerinde meydanlarda coşku sağlamak için katılanlar eşliğinde söylenecek olan bu hafif müzik parçası, Arzu Film’in kalabalık kadrolu filminde leight-motif olarak bol bol kullanılıyor.
    SEVEMEZ KİMSE SENİ / Eğilmez / 68
    SEVEN NE YAPMAZ / Aksoy / 70
    SEVİŞMEK BİR DAKİKA / Gülyüz / 75
    SİZE SELÂM GETİRMİŞEM / Kan / 86
    SUS SUS KİMSELER DUYMASIN / Saner / 68
    ŞEFTALİSİ ALA BENZİYOR / Kaya / 75
    ŞEN OLA DÜĞÜN ŞEN OLA / Utku / 69
    ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE / Gültekin / 62 – Kırca / 02
    ŞİKİ ŞİKİ BA BA / C. Okçugil / 84
    TANRIM BENİ BAŞTAN YARAT / Aslan / 74
    TANRIYA FERYAT / Aksoy / 80
    ULA ULA NİYAZİ / Ezici / 91
    UNUTAMA BENİ / Dinler / 74
    UZAKTA KAL SEVGİLİM / Erakalın / 65
    ÜMİTSİZ B EKLEYİŞ / Erakalın / 61
    (AL) VUR HANÇERİ KADINIM / Önal / 87 / Türkünün aslı “Al hançeri kadınım / Vur ben öleyim / kapınızda bi danem / Kul ben olayım…” Türkü filmde nasıl kullanılıyor bilemiyorum ama isimde deforme edildiği kaçınılmaz, öykü… filmde…
    YARINLAR BİZİM / Önal / 75 / Ali Rıza Binboğa Eurovision Türkiye elemelerine katılır, birinci olamaz ama ünlenir. Safa Önal, Binboğa’yı oynattığı filmi hemen kotaracaktır, filmin öyküsü ne olursa olsun, ünlenme şarkısı Yarınlar Bizim filmde, afişte ve filmin adında yer alacaktır.
    YARİM İSTANBUL’LU MESKEN Mİ TUTTUN / Kan / 76 / Ünlü türküyü Yıldıray Çınar söylüyor.
    YAŞAMAK NE GÜZEL ŞEY / Refiğ / 69 / Sinemamızda birçok şarkıcılı, şarkılı – türkülü film vardır. ABD sinemasının bir sinema türü düzeyine çıkardığı müzikal film-ler buna rağmen sinemamızda fazla örneklenmemiştir. Yaşamak Ne Güzel Şey bunların ender örneklerindendir, üstelik filmde hiç bir profesyonel şarkıcı yoktur ve Refiğ müzikle mutlaka ilgili (ve konuda bilgili) bir kişidir ama O da profesyonel müzikçi değildir, müzikâl sinemada da başkaca çalışması olmamıştır.
    YEMİN ETTİM BİR KERE / Elmas / 66
    YEŞİL KÖŞKÜN LÂMBASI / Saydam / 60 / Film siyah-beyaz olduğu için “köşk”, “yeşil” değil, “lâmba” mutlaka vardır -o günlerde daha elektrik yok… Paşa kızı, Osmanlı zabiti, Osmanlının çöllere kadar uzanan toprakları, ama aşk her şeye kadirdir…
    YILDIZLARIN ALTINDA / Erakalın / 65 / Gözleri Ömre Bedel’in kadın kahramanı erkeğe dönüşürse… şarkı da değişiyor.
    YÜREĞİMDE YARE VAR / Önal / 74 / Önal, Yeşilçam’ın klâsik kalıplarını -bu arada kendi eski öykülerini- yılların türküsü eşliğinde yeniden seyrettiriyor.
    ZALİMİN ZULMÜ VARSA / Evin / 69
    ZEYTİN GÖZLÜM / Gülgen / 80

    DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ / Ün / 64 / Hepsi şarkı veya türkü… Bir tek bu, marş. Oğuz Özdeş’in romanı, Kurtuluş Savaşı fonu, karşı istihbarat teşkilâtı içine sızmalar… Marş da Kurtuluş Savaşı günlerinden kalma, ama yabancı menşe’li.

    Acı Şarkı / G. Güney / 89
    Beklenen Şarkı / Ayanoğlu – Arıburnu – Sonku / 53 / Zeki Müren’in ilk filmi olan Beklenen Şarkı, Sadık Şendil’in özgün senaryosuna dayanır. Kavuşamamış iki sevgili ve erkek tarafından kıza emanet edilmiş bir yarım beste… Kız başkası ile evlenir bir kızı olur, konservatuarda okur, kadın hep yarım bıraktığı bir şarkıyı çalar ve kızının sorması üzerine öyküyü anlatır. Kız, konservatuarda odacılık yapan bir gençle tanışır, müzik bilgisi kendisinden fazladır, sırf “musikiye” yakın olmak için bu işi seçmiştir. Olaylar sonunda kızın annesi konservatuar odacısının evine gider ve kendisine yarım bir beste bırakmış adamın fotoğrafını görür ve yarım besteyi -piyano da- çalar, hemen yan odada şarkının ikinci yarısı çalınmaya başlar -kanun ile… Sonucu merak edilen bestenin ikinci yarısı adam tarafından evlendiği kadına verilmiştir, konservatuarda çalışan çocukda adamın oğludur. Finalde kadın, kızı (piyanoda) ile adamın oğlunu (solist) sahnede birleştirir ve şarkı ilk kez seslendirilir… 1971’de Şendil’in senaryosu aynı isimle, Sadık Şendil, Erdoğan Tünaş, Fuat Özlüer tarafından elden geçirilir ve Ülkü Erakalın tarafından (renkli olarak) ikinci kez çekilir, -yalnız Zeki Müren’i Hülya Koçyiğit’e, Jeyan Mahfi Ayral’ı da Kartal Tibet’e değiştirerek oynatılır, değişikliğin gerekleri ile…1977’ye gelindiğinde senaryosu Safa Önal’a ait olan Ölmeyen Şarkı filmi Orhan Aksoy tarafından çekilir. Zeki Müren’i Bülent Ersoy oynar, J. M. Ayral’ı ise Gülşen Bubikoğlu, ilk filmdeki (kızın annesi) Cahide Sonku’yu ise Fatma Girik oynar. Senaryo Safa Önal’a ait dedik ama afişlere “Eser: Sadık Şendil” ibaresi de yazılır. Ama Şendil’in böyle bir “eseri” yoktur, ‘özgün senaryosu’ vardır.
    Bitmeyen Şarkı / Elmas / 76
    Öldüren Şarkı / Gözen / 72
    Son Şarkı / Gültekin / 54
    Akdeniz Şarkısı / Saydam / 63
    Boğaziçi Şarkısı / Saydam / 66
    Gariplerin Şarkısı / Gözen / 86
    Hasret Şarkısı / Muhtar / 59 / Adam bestekâr, gece evlerine dönerken karısına takılan bir adamın ölümüne neden olur, mahkûm olur, cezaevinde besteler yapar. Cezaevinde saz ekibini çalıştırırken, tahliyesi ile ilgili karar gelir. Karısı da ziyaretinde yeni bir talibi çıktığı için boşanmak ister… Adam cezaevinden çıkar, boşanmıştır, çocukları büyümüştür. Çocuklarını uzaktan korumaya alır, korur da. Sonunda aile biraraya gelir… Bestekâr adamın cezaevinde kurduğu saz ekibinde dört kişi vardır… “You are Always in my Heart” filminde ise adam cezaevinde bir flarmoni orkestrası kurmuştur. Bizim filmden önceki tarihlidir ve Muhtar’ın filmi bu ABD filminin uyarlamasıdır. Filmde bestelenen şarkı, uzun yıllardır ne radyoda ne TV-lerde çalınmıyor: Özleyişler serzenişler / Söyleyişler özden midir? / Söyle bana o bakışlar / Sevgiden mi kalpten midir? / Dinler iken mest olurum / Gam kederi unuturum / Hayatta sen, baharda sen / Pek güzelsin sevdiğim sen…
    Hürriyet Şarkısı / Kenç / 51
    Izdırap Şarkısı / Dilmen / 55 – Dinler / 69
    Kalbimin Şarkısı / Akad / 55
    Körlerin Şarkısı / Havaeri / 57
    Yalnızlık Şarkısı / Gözen / 97
    Yalnızlık Bir Şarkıdır / Uçanoğlu / 87
    Bir Şarkılık Mutluluk / Gözen / 83

    Şarkıcı / Pertan / 00 / ’50’li yıllar… Bir kasaba… Bir şarkıcı (kadın)… Kadına kafayı takan kasaba ağası… Kadının sevdiği (sevgisine karşılık bulduğu ) vardır… Ağa kıskanır… Kasabaya yeni gelen doktor olayı izler ve dahil olur… Bu arada şarkıcı ölür ve gömülür… Bir süre sonra şarkıcı kadının mezarını ziyarete gider, biraz sonrada kadın gelir (ölmemiştir, doktorun oyunudur), birlikte mezardan ayrılıp yeni bir hayata giderler… Şarkı-cı’yı Yeşim Salkım oynar ve kasaba gazinosunda şarkılar söyler.
    Şarkıcı Kız / n. Duru / 62
    Fakir Şarkıcı / Akbaşlı / 60
    Kaçak Şarkıcı / Aslan / 85
    Sokak Şarkıcısı / Gürses / 59

    Acı Türkü / Palay / 67
    Bir Aşk Türküsü / Palay / 69
    Gençlik Türküsü / Saner / 67
    Gurbet Türküsü / Saner / 65
    Irmakların Türküsü / Uğurlu / 95
    Murat’ın Türküsü / A.Yılmaz / 65
    Veda Türküsü / Figenli / 86
    Yetimlerin Türküsü / Utku / 66
    Sen Türkülerini Söyle / Gören / 86 /

    Aşk Besteleri / Akıncı / 52
    Son Beste / Alyanak / 55

    Özleyiş / arakon / 61 / Aydın Arakon’un senaryosunu yazıp yönettiği film, tangoları ile ünlü Necip Celal Antel‘in (1906 – 1957) yaşam öyküsü üzerine yapılmış bir film. Filmin müzikleri ise Nedim Otyam’a ait. Filmde Necip Celal’i Muzaffer Tema oynar.
    Gönülden Gönüle / doğan / 61 / Süha Doğan’ın (sen.: – yön.:) filminin ilk yarısı Şevki Bey’in (1860 – 1891) yaşam öyküsünü ve aşkını anlatır, ikinci yarısı ise (başka kadınla evliliğinden olan çocuğundan) torunu ile sevdiği kadının (başka erkekle evliliğinden olan çocuğundan) torununun -bu kez mutlu biten- aşkını anlatır. Filmin müziklerini Alâattin Yavaşça yapmıştır. Filmde Şevki Bey’i (ve torununu) Efgan Efekan oynar; sevdiği kadını ise Türkan Şoray oynarken torunu Leyla Sayar’dır.

    Kahramanı müzikçilerin olduğu (erkek veya kadın / besteci veya solist) pek çok filmimiz vardır ama bestecileri ve yaşamlarını konu alan filmlerimiz çok azdır, bunun için özel bir tarama yapmadım, mevcut ise eklenmesi konuya daha da açıklık getirecektir.

    (03 Mayıs 2012)

    Orhan Ünser

    Zeynep Özbatur Atakan ile 4 Adımda Proje Geliştirme ve Sunum Atölyesi Yapımlab’da Başlıyor

    Türk sinemasında Üç Maymun, İklimler, Bir Zamanlar Anadolu’da gibi başarılı filmlere imza atan yapımcı Zeynep Özbatur Atakan kurduğu Yapımlab’da, 4 Adımda Proje Geliştirme ve Sunum atölyesini gerçekleştiriyor. Dört hafta boyunca devam edecek olan atölye, 04 Mayıs’ta başlıyor. Grup çalışması dışında, projeye özel birebir görüşmelerin de yapılacağı atölyede; “yapımcı” gözüyle, “yaratıcı” alanlara girmeden projenin geliştirilmesi, güçlü ve zayıf yanlarının görülmesi, yurtiçi ve yurtdışındaki fonlara, kurum ve kuruluşlara sunulabilmesi için gerekli bilgilerin sağlanması amaçlanıyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Zeynep Özbatur Atakan ile 4 Adımda Proje Geliştirme ve Sunum Atölyesi Yapımlab’da Başlıyor yazısına devam et
  • Üç Boyutlu Paris’te Muhteşem Macera

    Paris’te Çılgın Macera (Un Monstre à Paris)
    Yönetmen: Bibo Bergeron
    Yapımcı: Luc Besson
    Senaryo: Stéphane Kazandjian-Bibo Bergeron
    Müzik: Mathieu Chedid
    Fransızca Seslendirme: Vanessa Paradis (Lucille), Gad Elmaleh (Raoul), Sébastien Desjours (Emile), Mathieu Chedid (Francoeur), François Cluzet (Vali Maynott), Ludivine Sagnier (Maud), Julie Ferrier (Madam Carlotta), Philippe Peythieu (Anlatıcı/Pâté)
    İngilizce Seslendirme: Vanessa Paradis (Lucille), Adam Goldberg (Raoul), Jay Harrington (Emile), Sean Lennon (Francoeur), Danny Huston (Vali Maynott), Madeline Zima (Maud), Bob Balaban (Pâté)
    Yapım: EuropaCorp (2011)

    Animasyon çalışmalarıyla bilinen Fransız yönetmen Bibo Bergeron’un üç boyutlu animasyon filmi “Paris’te Çılgın Macera”, gerçekten macera yüklü. Paris görüntüleri gerçek gibi çarpıcı. Sinemaseverler bu filmi sevecek.

    Bu hafta sinemalarda, üç boyutlu muhteşem Fransız animasyon filmi var. Bu harika film hangi yaştaki çocuklar için bilemiyoruz ama içinde çocuk ruhu ve heyecanı taşıyan herkes için olabilir. Bu filmi perdede üç boyutlu seyretmeye doyamıyorsunuz. Filmin girişi öyle çarpıcı ki. Bir animasyon filminde gerçek belgesel siyah-beyaz görüntülerle karşılaşıveriyor seyirci. Bu belgesel tam 102 yaşında şimdi. Paris, 1910. Tufanı yaşayan Paris’te Seine Nehri taşmış ve sular Paris’i kuşatmış. Sinemanın utangaç makinisti Emile, gişedeki Maud’ya sırılsıklam aşık ve aşkını bir türlü itiraf edemiyor. Maud da Emile’e tutkun. Raoul, “Catherine” adını verdiği kamyonetiyle dağıtım yapıyor. Raoul, çenebazın biri. Kabare şarkıcısı Lucille’e tutkun ve aşkını çocukluğundan beri itiraf edememiş, girişken ruhlu olsa da. Emile, fotoğrafçıdan bir kamera satın alıyor ve Raoul’la beraber bir maceranın başlamasına neden oluyor. Raoul, profesörün botanik bahçesine birkaç torba toprak bıraktıktan sonra, maymun Charles’ın direnmesine rağmen deneyler yapmaya başlıyor kendince. O zaman da olanlar oluyor. Raoul’un deneyiyle Charles’ın tüyündeki bir pire devasa canavara dönüşüyor. Paris, bu canavarın varlığıyla panik yaşıyor hemen. Vali Maynott, tam bir politikacı. Her şeyi bir çıkara dönüştürüyor. Gözü de Lucille’de. Polis Pâté, iz sürerek canavarın doğduğu yeri buluyor. Suçlular da Raoul ve Emile. Dev pirenin yolu kabareye düşünce Lucille’le tanışıyorlar. Lucille, bu dev yaratığa Francoeur adını koyuyor. Francoeur’ün anlamı “Samimikalp…” Lucille, Montmartre’daki “Nadir Kuş Kabare”de (L’Oiseau Rare) şarkı söylüyor. “La Seine” şarkısı da gerçekten büyülüyor. Vanessa Paradis’nin sesinden duyulan bu şarkı belki de radyoların gözdesi olacak. Lucille, her şeyi hemen kavrayan zeki pireye yeni imaj verip kadrosuna katarak validen korumaya çalışıyor. İşte bundan sonra perdede seyredilmeye doyulmaz bir üç boyutlu macera da başlıyor.

    Paris’te sel ve aşk…

    Animasyon filmler yapan Fransız yönetmen Bibo Bergeron’un, ortak yönetmenlerle çektiği ve bir hayli ünlü animasyon filmleri var yakın geçmişte. 2000 yapımı “The Road to El Dorado-El Dorado Yolu” animasyon filmini Will Finn, Don Paul ve David Silverman’la ortak yönetti. Ortak yönetilen bir animasyon filmi daha var. 2004 yapımı “Shark Tale-Köpekbalığı Hikâyesi”ni de Vicky Jenson ve Rob Letterman’la beraber çekti Bergeron. Ünlü yönetmen Luc Besson, animasyoncu Bergeron’a güvenerek 2011 yapımı “Un Monstre à Paris-Paris’te Çılgın Macera” filmini tek başına yaptırmış. Şehrin muhteşem atmosferinin yanında karakterlerinin de duygularının yansıyışı gerçekten etkileyici. Sanki yaşayan insanlar gibi. Filmin final bölümündeki Eyfel Kulesi’nde geçen sahneler tam anlamıyla görsel şölen. Paris’te uçan balon, neredeyse Paris’teki tek yokuş Montmartre’daki fünikülerler, “Belle Epoque” çağını hatırlatan kabare, Paris’in muhteşem çatıları, Emile üzerinden gelen sinema aşkı. Evet bu aşk önemli. Filmin girişindeki sel belgeselinden sonra Emile’in zihninde çektiği Maud’ya ithaf ettiği kısa filmi de yansıyor perdeye. “Opera’daki Hayalet” tadı var diyenler de var “Paris’te Çılgın Macera” filmine. Özellikle Raoul ve Carlotta adı üzerinden. Bu tadı almadığımızı belirtelim. Aramalarımıza rağmen bu filmin Türkçe seslendiren sanatçılarının adını bulamadık. Bu yüzden Fransızca ve İngilizce seslendirmeleri beraber yazdık. Üzgünüz. İngilizce şarkılarda Francoeur’ün dudaklarından düşen kelimeleri, John Lennon-Yoko Ono’nun oğulları Sean Lennon söylüyor. Elbette Lucille’in sesi de Vanessa Paradis. Bu özel film görülmeli.

    (04 Mayıs 2012)

    Ali Erden

    sinerden@hotmail.com

    İki Aşamalı Uygulamalı Proje Sunum – Pitching Semineri Yapımlab’da

    Seminerleriyle, sinemaya güç vermeyi amaçlayan, Üç Maymun, İklimler, Bir Zamanlar Anadolu’da gibi filmlerin başarılı yapımcısı Zeynep Özbatur Atakan’ın kurduğu Yapımlab seminerleri Mayıs ayında da devam ediyor. Uygulamalı Proje Sunum – Pitching başlıklı seminer, 04 ve 11 Mayıs 2012 tarihlerinde, iki aşamalı olarak gerçekleşecek. Uluslararası alanda “pitching” olarak adlandırılan, sinema projelerinin sunumlarıyla ile ilgili uygulamaları içeren atölye; proje sunumunda gerekenler, öne çıkarılacak öğeler, yaratıcı teknikler, projeye hakim olma şartları gibi başlıkları kapsıyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    İki Aşamalı Uygulamalı Proje Sunum – Pitching Semineri Yapımlab’da yazısına devam et
  • Nizam Eren Sinema Atölyesi Başlıyor

    Sinemacılığa Özen Film’de başlayan, daha sonra 2008 yılında kurduğu iletişim şirketinin yöneticiliğini başarıyla sürdüren Nizam Eren’in Sinema Atölyesi çalışmalarına başlıyor. Sinemada dağıtım nedir, nasıl yapılır; filmi gösterime çıkarken dikkat edeceğiniz konular nelerdir; bir filmi nasıl pazarlarsınız; film yapımına dair doğru ve yanlış bilinenler; pazarlama örnekleri; Türk ve Dünya sinemasından rakamlar; medya plânlaması çalışması ve bunlara benzer, sinema sektörüne dair aklınıza gelebilecek her soru Nizam Eren Sinema Atölyesi’nde cevap bulacak.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Nizam Eren Sinema Atölyesi Başlıyor yazısına devam et
  • Pazarları Hiç Sevmem

    Rezzan Tanyeli’nin yönettiği ve Melisa Sözen, Edhem Dirvana, Umut Kurt, Ezgi Mola, Hasibe Eren, Kenan Demirok, Şebnem Dilligil, Barış Bağcı ile Ayşen Gruda’nın oynadığı Pazarları Hiç Sevmem, 27 Nisan 2012’de Tiglon Film dağıtımıyla Shark Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Hasta babasının vasiyetini yerine getirmeye çalışan Oğuz’un hayatına, birden Deniz dahil olur. Deniz’in de işi, aşkı ve tadı yoktur. Her ikisi için de işler iyi gitmemektedir. Belki bir yolculuk herkese iyi gelir… Pazarları Hiç Sevmem, ayrılıklar, yollar, düğünler, cenazeler, takıntılar ve insanlık halleri üzerine bir film.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Diğer bağlantılara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Pazarları Hiç Sevmem yazısına devam et