Beyoğlu Yeni Rüya Sineması’nın Son Gösterimi

Beyoğlu Cercle d’Orient Bloğu içinde bulunan ve uzun süredir yıkılması gündemde olan tarihi Emek ve Rüya Sinemaları zor ve yalnız günlerinin son anlarını yaşıyorlar. Geçtiğimiz Pazar günü sona eren 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali’ne de ev sahipliği yapan Yeni Rüya Sineması, perdesini sinema sahiplerinin de isteğiyle 9 adlı filmle kapatıyor. Filmin konusuyla sinemaların durumu tam bir ironi teşkil ediyor. Alışveriş merkezleri enflasyonu yaşanan İstanbul’da, İstiklâl Caddesinin ruhuna ters olarak yapılması plânlanan devasa beton yığını ”Evin İçerisine Çadır Kurmak” şeklinde ifadelendiriliyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Beyoğlu Yeni Rüya Sineması’nın Son Gösterimi yazısına devam et
  • Selvi Boylum Al Yazmalım, Yenilenmiş Kopyasıyla 14 Mayıs’ta Yeniden Sinemalarda Gösterime Giriyor

    Atıf Yılmaz’ın yönettiği ve Türkan Şoray, Kadir İnanır, Ahmet Mekin ile Hülya Tuğlu’nun oynadığı, Cengiz Aytmatov’un eserinden uyarlama ünlü klâsik filmimiz Selvi Boylum Al Yazmalım, 14 Mayıs 2010’da yenilenmiş kopyasıyla Pinema Film dağıtımıyla Çiçek Film tarafından yeniden vizyona çıkarılıyor. Filmin konusu şöyle: Asya ile İlyas’ın bir çocukları olur. İlyas başka bir kadınla gidince Cemşit onlara hem evini hem de yüreğini açar. İlyas bir gün geri döner. Asya iki erkeğin arasında kalır. Biri sevdiği, çocuğunun gerçek babası, öbürü ise onlara en güç anlarında evini ve gönlünü açıp sahip çıkarak emek veren bir başka adam.

  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, SİYAD Jürisi Belirlendi

    07 – 13 Haziran 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Jürisi’nde görev yapacak sinema yazarları belirlendi.
    Festival SİYAD jürisinde bu yıl Mehmet Açar (Habertürk Gazetesi), Selin Sevinç (filmbutik.net) ve Ali Ulvi Uyanık (cinedergi.com, e-kolay.net, Milliyet Sanat Dergisi, sadibey.com) görev yapacak.
    Jüri üyesi yazarlarımıza görevlerinde başarılar dileriz.

  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, SİYAD Jürisi Belirlendi yazısına devam et
  • Filmi Sinemalarda, Kitapları Raflarda

    İngiliz yazar Cressida Cowell’in kaleme aldığı ve ülkemizde Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan Korkunç Gıcık III. Hıçkıdık dizisinin çocuklar tarafından büyük beğeniyle okunan ilk kitabı Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, Dreamworks tarafından beyazperdeye aktarıldı. 3 boyutlu olarak 23 Nisan’da vizyona girecek olan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, çocuklarımızın hiç de yabancısı olmadığı bir öykü. Viking şerifinin çelimsiz, ancak akıllı oğlu Hıçkıdık’ın lider olma macerası, günümüzde ailelerin çocuklarından “en iyi olma” beklentisine muzipçe yaklaşıyor. Şimdilik üç kitabı çıkan dizi, Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanıyor.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğrafına haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Filmi Sinemalarda, Kitapları Raflarda yazısına devam et
  • Yıkılan ya da Kapanan Sadece Sinemalar Değildi…

    Geçtiğimiz günlerde İstiklal Caddesi’nde yürümeye başladığımda, Alkazar Sineması kapanıyor haberlerini anımsayıp irkilmiştim. Ardından kapanacak, ‘yıkılacak’ sinemalarla ilgili diğer kötü haberler de geldi. Sinemalarımızı yıkmak istiyorlardı. Yıllarımın geçtiği “Beyoğlu Cumhuriyeti”nin simgeleri birer birer yok oluyordu. Yok olan kapanan, yıkılan yalnızca sinema salonları değildi, simgelerdi de aynı zamanda. Yok olan yalnızca binalar değildi, geçmişimiz, çocukluğumuz, gençliğimiz, anılarımızdı da aynı zamanda. Her geçen gün anılarımızdan, geçmişimizden daha da koparılarak, daha da yalnızlaşarak; geleceğe güzel anılar biriktiremeden, dahası yeni yeni kötü anılar ekleyerek yürüyorduk tenhalaşan hayatlarımızla.

    İlerleyen yaşımıza karşın hayata yenik düşmemek için direnmiş ‘eyvallah’ dememiş yitik bir kuşaktan olsak da son yıllarda yeni yeni hastalıklar edinmeye başlamıştık. Çalan her telefonla hastalanan ya da ölen arkadaşlarımızın acı haberlerini alıyorduk artık. Hayat acımasızdı ve geri dönüşü yoktu. Yıllarca kafa tutan, baş kaldıran bizlerden intikamını almaya başlamış gibiydi tüm acımasızlığıyla.

    Hayatımızda iz bırakan simgeler direnememiş, birer birer yok olmuştu. “Ancak, ne yazık ki artık maddi ve manevi olarak direnecek gücümüz kalmadı. Alkazar Sineması, çok uzun bir zamandan beri sınırlı sayıdaki izleyicisinin film izlemek için ödediği bilet satış geliri ile yetinmek zorundaydı. kendileri de birer Alkazar sevdalısı olan Alkazar Sineması’nın işletmecileri, son yıllarda bu işletmeyi yaşatmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, maddi ve manevi her türlü özveride bulundular, ama işte buraya kadar” diyordu veda mektubunda sinema yönetimi adına açıklama yapan Adalet Dinamit.

    Henüz ilkokul yıllarımda, lokum kutularının altını sinema perdesi biçiminde kesip, kutunun iki ucuna geçirdiğim çubuklara gazeteden kestiğim “Bizimkiler” çizgi romanını arka arkaya ekleyip sararak yaşıtlarıma sinema gösterileri yapardım. Ortaokula geldiğimde sinema makinesiyle, film afişleriyle tanışmıştım. Ortaokul arkadaşım Orhan Karagöz’ün babası okullarda hafta sonları film oynatırdı. Yaşlanan ve yorulan babasından görevi Orhan devralmıştı. Kartal’ın, Cevizli’nin, Maltepe’nin çeşitli okullarında hafta sonları birlikte film gösterirdik. Sinema makinesini, afişleri ve büyük siyah perdeleri birlikte taşır, filmleri birlikte sarardık. Okulun salonunda filmi izleyen çocuklarla birlikte, biz de izlerdik kaçıncı kez izlediğimizi düşünmeden ve sıkılmadan.

    Uzunkaya Sineması, Uzunkaya Çarşısı’na dönüşmeden önce çocukluğumun birçok filmini izlemiştim, kışlık salonunda da, yazlık bahçesinde de. Birçok kadın gibi annemin de, komşumuz Dilek ablanın da Belgin Doruk ‘kılığına büründüğü’ yıllardı. Sinemaya, alışverişe ya da misafirliğe giderken yanaklarındaki benlerini daha da belirginleştiriyor, iri puantiyeli elbiseler, şapkalar giyiyor, kocaman gözlükler takıyorlardı. Uzunkaya tarihinin aynı zamanda Yeşilçam tarihi olduğunu bilmiyorduk henüz. Sinema yıkılıp çarşıya dönüşürken, Yeşilçam’ın da ‘yıkıldığını’, bir dönemin kapandığını ve duvar yazılarından sabıkalı, ütopyasının izini süren hülyalı düş gezgini “biz”leri acı günlerin beklediğini fark edememiştik.

    Dev gibi düşleri olan gençleri seviyor, açtıkları yoldan yürüyor, dev gibi düşler büyütüyorduk. Henüz yarattığımız aşklar dağlar, asırlık çınarlar gibi devrilmiyordu üzerimize. Yaratacağımız aşklar için kök salacak çınarlar büyütüyorduk. Yükselen değerlerimiz, erdemlerimiz farklıydı.

    Dönüp bakıyorum da anılarımın geçtiği sokakların simgesi Alkazar Sineması, Emek Sineması hayata yenik düşüp perdelerini kapatmak zorunda kalabiliyor; sistemin gücü karşısında “güçsüz” düşerek. Dönüp bakıyorum da çocukluk anılarımı biriktirdiğim Uzunkaya Sineması, işlevsiz bir çarşı yalnızca.

    Dönüp bakıyorum da yaşanmış onca yılın yükü, onca yara omzumda. Sevdiğim herkesin mutlu olmasını isterim.

    (26 Nisan 2010)

    Mesut Kara

    H II: Katliam

    Rob Zombie’nin yönettiği ve Sheri Moon Zombie, Chase Wright Vanek, Scout Taylor – Compton ile Brad Dourif’in oynadığı H II: Katliam (Halloween II), 23 Nisan 2010’da Tiglon Film dağıtımıyla Tiglon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Laurie, abisi Michael Myers’ın saldırısından sonra hastaneye götürülür. Michael’ın elinden kurtulan Annie ve Loomis de aynı hastaneye götürülmektedir. Bu sırada başka bir ambulansta olan Michael kendine gelir ve kaçar. Hastanedeki Laurie ve diğerlerini bir sürpriz beklemektedir: Michael de hastanededir ve yine herkesi öldürmekten çekinmeyecektir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ahmet Can Yıldız Yazıyor
  • Diğer basın bültenlerine haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    H II: Katliam yazısına devam et