Uluslararası Edirne Film Festivali’nde Ödül Kazananlar Açıklandı

Uluslararası Edirne Film Festivali dün akşam sona erdi. 20 – 26 Kasım 2015 tarihleri arasında düzenlenen ve Edirne halkının yoğun ilgisiyle karşılanan festivalin yarışmalı bölümünün sonuçları da belli oldu. Yarışmada En İyi Film Ödülünü Fatih Hacıhafızoğlu’nun yönettiği Kar Korsanları, En İyi Yönetmen Ödülünü Abluka filmindeki yönetimiyle Emin Alper, En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü Abluka filmindeki rolüyle Mehmet Özgür kazandı.

Uluslararası Edirne Film Festivali’nde Ödül Kazananlar Açıklandı yazısına devam et

Star Wars Hayranlarına Özel İndirim

Serinin son filmi sinemalara gelmeden Star Wars severlere özel sayfa hazırlayan kliksa.com, özel ürünlerde % 40’a varan indirim sunuyor. Sabancı Topluluğu’nun online alışveriş platformu kliksa.com, “Varsa yoksa Star Wars” diyen alışveriş severleri hayranı oldukları serinin oyuncukları, kostümleri ve oyunlarıyla buluşturuyor. kliksa.com, Yıldız Savaşları ya da tüm dünyada bilinen adıyla Star Wars hayranlarına özel sayfa hazırladı.

Star Wars Hayranlarına Özel İndirim yazısına devam et

Avustralya’dan Dalga Dalga Turkish Waves Geçiyor

Gelibolu Savaşları’nın 100. yılında, Brisbane Asia Pacific Film Festivali (BAPFF) ve resmi partneri Asya Pasifik Film Ödülleri (APSA) tarafından Konuk Ülke olarak seçilen Türkiye; Turkish Waves isimli etkinlikle temsil ediliyor. Asia Pacific Screen Academy’nin, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı ortaklığında bu yıl ilk kez düzenlediği kültür etkinliği Turkish Waves; Avustralya’nın Brisbane şehrinde gerçekleşiyor. Turkish Waves, BAPFF’in resmi programı kapsamında, klasikleşmiş Türk filmlerinden yeni akım filmlere uzanan 9 filmlik çok özel bir seçkiyi sinemaseverlerle buluşturuyor.

Avustralya’dan Dalga Dalga Turkish Waves Geçiyor yazısına devam et

Antalya’dan Oscar Ödüllü Aktör Jeremy Irons’a Yaşam Boyu Başarı Ödülü

52. Uluslararası Antalya Film Festivaliin çılış gecesi yıldızlarından birisi daha açıklandı. Türkiye sinemaseverlerinin kalbini ilk olarak Meryl Streep’le oynadığı Fransız Teğmenin Kadını filmiyle fetheden Jeremy Irons, Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü almak üzere Antalya’ya geliyor. Zamanımızın en gözde aktörlerinden biri olan Jeremy Irons, 29 Kasım gecesi Antalya Cam Piramit’te düzenlenecek açılış törenine katılacak. Festivalde ayrıca Irons’ın onuruna, tek yumurta ikizi kardeşleri canlandırarak en sevilen performanslarından birini verdiği Ölü İkizler (Dead Ringers) gösterilecek. Irons, gösterimin ardından soruları cevaplayacak.

Life

Anton Corbijn’in yönettiği ve Robert Pattinson, Dane Dehaan, Joel Edgerton ile Alessandra Mastronardi’nin oynadığı Life, 04 Aralık 2015’de PinemArt Film dağıtımıyla PinemArt Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Life, 1955 yılında Magnum fotoğrafçısı Dennis Stock’un ünlü Life Dergisi için yeni ünlenmeye başlayan oyuncu James Dean’in fotoğraflarını çekmekle görevlendirilmesini ve zamanla aralarında gelişen dostluklarının hikâyesini anlatıyor. 26 yaşında olmasına rağmen yaşıtlarına göre kendisini çok daha yıpranmış hisseden Dennis Stock’un muhafazakâr hayatına, popüler kültürü değiştirecek ve gençlerin kalbini hızla attıracak James Dean girer.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Uluslararası Antalya Film Festivali’nin En Özel Sorumluluğu: Özel Antalya Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Uluslararası Antalya Film Festivali, sosyal sorumluluk projelerini bu yıl da sürdürüyor. İstanbul Üniversitesi ile Akdeniz Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü akademisyen ve öğrencilerinin işbirliğiyle hayata geçen proje, merkezine Antalya Büyükşehir Belediyesi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni alıyor. Merkez, öğrencilerin gözünden çekilen bir filmle, 05 Aralık günü festivalin tüm konuklarıyla buluşacak. Festivalin birikimini, enerjisini ve heyecanını geleceğin sinemacılarına aktarmak, gençleri sektörün önde gelen isimleriyle buluşturarak eğitimlerine katkıda bulunmak için başlayan Festival Akademi’nin ilk yılki konusu “Eğitime Yeniden Bakış” adını taşıyor.

Uluslararası Antalya Film Festivali’nin En Özel Sorumluluğu: Özel Antalya Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi yazısına devam et

Senaryo Yazımı Atölye Eğitimi

Kerem Deren ve Pınar Bulut Deren tarafından 05 Aralık 2015 – 09 Ocak 2016 tarihlerinde yürütülecek olan Senaryo Yazımı Atölyesi, fikir oluşturmadan, bitmiş senaryoyu pazarlamaya kadar olan süreci, aktaracak. Atölye, senaryo yazımını gerçek dünyanın içinden anlatarak, zor görünen problemlerin yaratıcı çözümlerini önererek, yazar adayını kendi senaryolarını yazabilme özgüvenine ve yetisine kavuşturmayı amaçlıyor. Katılımcılar, zaman zaman gelen konuklar yoluyla da geçtikleri aşamaların profesyonel karşılıklarına da tanık olacaklar. Atölye sonunda seçilen kişilerle profesyonel işbirlikleri de kurulabilecek.

Senaryo Yazımı Atölye Eğitimi yazısına devam et

6. Malatya Uluslararası Film Festivali’nin Ardından

6. Malatya Uluslararası Film Festivali, 12 Kasım 2015 Perşembe günü sona erdi. Bir hafta boyunca Malatya Park Avşar ve Yeşil Sinemaları’nda 4 sinema salonu, DoubleTree by Hilton Oteli ve İnönü Üniversitesi dâhil 6 farklı salonda, 152 seansta, 19 bölümde, 48 ülkeden, 139 yönetmenin 136 filminin gösterildiği festivali toplam 23.000’e yakın sinemasever izledi. Ayrıca Suriyeli mültecilerin kaldığı konteyner kentte gösterimler gerçekleştirildi. Festival boyunca % 80’e yakın dolulukla geçen gösterimlerin yanı sıra konuklarının katılımıyla renklenen söyleşi, sergi, imza günleri, atölye gibi pek çok etkinlikle buluşan Malatya sinemaya doydu.

Sisli Puslu Havalarda

William Shakespeare’in tüm yapıtları gibi zamansız ve ölümsüzdür ‘Macbeth’. İngiliz yazarın üzerine ciltler dolusu makale yazılmış politik trajedisinin ilk sahnelendiği tarihten beş yüzyıl sonrasında yakıcı güncelliğini koruyan eşsiz bir oyun olmasının temel nedeni, iktidar azgınlığıyla evrensel ahlaki değerleri göz kırpmadan ayaklar altına alabilen insan doğasını dahiyane bir biçimde sunabilmiş olmasıdır. Sinemadan çizgi romana, felsefeden psikolojiye farklı disiplinlere ilham vermiş, Verdi’nin Shostakovich’in görkemli operalarına kaynaklık etmiş bu güçlü metin, halkların diktatör bozuntuları ile mücadelesinin sürdüğü günümüzde dünyanın dört bir yanında sahnelenmeyi sürdürüyor.

Macbeth’in geçmiş sinema uyarlamaları büyük ustaların imzasını taşır. Welles’in 1948 yapımı çileli çevirimi, Polanski’nin karısı ve doğmamış bebeğinin katledilişi sonrasında kotardığı sert çalışması ya da Kurosawa’nın feodal Japonya uyarlaması üzerine bugün eklenecek neler kalmıştır. Sinema kariyerinin henüz başındaki Justin Kurzel’in ilk kez Cannes Film Festivali ana yarışma seçkisinde gösterilen, bu haftadan itibaren sinemalarımızda görücüye çıkan aşırı doz şiddet yüklemeli ‘Macbeth’i yönetmenin hazmı hiç de kolay olmayan ilk uzun metrajı ‘Snowtown’ı izlemişler için sürpriz değil aslında. Arızalı aile ortamına çöreklenmiş bir seri katili merkeze alan gerçek olaylardan yola çıkarak memleketi Güney Avustralya’nın tekinsiz kasabasında çektiği 2011 yapımı sert suç dramasının ardından Kurzel’in bilinçli bir biçimde kötülüğü seçmiş Shakespeare karakterine yönelmesi gayet anlaşılır bir seçim.

Lakin Macbeth tek boyutlu bir karakter değildir. Norveçlilerle savaşında İskoçya kralına sadakatini göstermiş yiğit Glamis beyinin taht uğruna yoldan çıkışının bireysel ve toplumsal sonuçları üzerine gelişen oyun, ilk cinayetini işlediğinde gerçekten acı çeken Macbeth’in ihtirası ile pişmanlıkları arasındaki kararsızlığını aktarma konusundaki ustalığıyla değer kazanır. Özgün metnin ilk sahnesinde beliren cadılar ise saygıyla selamlanan kahraman savaşçının bilinçaltına üşüşmüş karanlık arzuların temsilcileri olarak yorumlanmıştır hep. Bu noktada Kurzel’in yapıtının belki de en eleştirilecek yanı, öykünün omurgasını oluşturan cadılar topluluğunun (Müge Gürman’ın Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmiş unutulmaz ‘Cadıların Macbeth’i’ yorumunda hikâyenin ana karakteriydiler) geri planda kalması olmuş. Ateşin yanmadığı, kazanın şöyle doya doya kaynayamadığı bu yeni versiyonda ıssız fundalıkta bitiveren Polanski’nin ürkünç (ve de çıplak) yaşlı cadıları sessiz ve ağırbaşlı kâhinlere dönüşmüşler.

Avustralyalı sinemacının oyuncu seçimi ve senaryodaki tercihler de filmin lehine işlemiyor. Günümüzün en karizmatik oyuncularından Michael Fassbender kimi yabancı yazarların altını çizdiği üzere Macbeth’i oynamak için yaratılmış belki. Aktör heybetli bedeniyle kolaylıkla sert bir savaşçıya, zalim bir tirana dönüşmesine dönüşmüş de, benliğinde bir iç savaş yaşayan, henüz kafasında bir kuruntuyken onu adam olmaktan çıkaran karanlık düşüncelerle boğuşan, masum uykuyu öldürmüş kırılgan kişiliği göz ardı edilmiş şiddette sınır tanımayan tiran figürü (Macduff’ın karısı ve çocuklarının odun ateşini kendi elleriyle yakıyor) öne çıkarken Marion Cotillard’ın masumiyeti çağrıştıran maskının dezavantajını da yüklenmiş Lady Macbeth karakteri geri planda kalmış Kurzel’in yorumunda.

Çalışma görselliğiyle öne çıkıyor en çok. İki savaş arasında iç mekânlarda geçen hikâye büyük ölçüde açık alana kaydırılmış. ‘Snowtown’da da çalışmış olan ‘True Detective’in ilk sezonunun başarılı görüntü yönetmeni Adam Arkapaw yine çok iyi bir iş çıkarmış. Mum ışığında çekilmiş iç sahnelerde, başta ve sonda yer alan görkemli savaş çekimlerinde ve İskoçya’nın sisli puslu havasında kotarılmış bölümlerde, bir de Birnam ormanının Dusinane şatosuna yürümesinin farklı bir biçimde yorumlandığı ateş ve dumana boğulmuş mahşeri final sahnesinde ustalığını konuşturmuş.

İngiliz üstadın insan ruhuna neşter atan, politik iktidar tutkusunun yol açtığı fiziksel ve psikolojik yıkım üzerine hiç eskimeyen metni halen içinde yaşadığımız sisli puslu karanlık günlerin kötülükle başlayanın kötülükle sağlamlaştığı tekinsiz iklimine tanıklığı açısından özel bir önem taşırken, görsel mükemmelliğiyle geniş perdede izlenmeyi hak ediyor bu yeni ‘Macbeth’.

(03 Aralık 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

İsmail Efe Yıldız’ı Kaybettik

Birçok reklam filmi, klip ve sinema filminde köpek eğitmenliği yapan İsmail Efe Yıldız, 25 Kasım 2015 Çarşamba günü hayatını kaybetti. İsmail Efe Yıldız, 2000 senesinde ilk oyuncu köpekleri Carlos ve Paşa ile çalışmalara başladığı sinema sektöründe yüzlerce sette bulunup, birçok değişik tecrübe edindi. İsmail Efe Yıldız’ın çalıştığı sinema filmleri arasında Böcek Yapım, MinT Yapım ve Derviş Zaim filmleri var. Yıldız’ın cenazesi, 26 Kasım 2015 Perşembe günü (bugün) Maslak Osman Kabil Camii’nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından Bahçeköy Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Merhuma tanrıdan rahmet kederli ailesine sabırlar dileriz.

Kamera Arkasında da Sultan

TV ekranlarının ve tiyatro sahnelerinin başarılı ismi Esra Ergün, hayaline kavuştu. Türkan Şoray’ın yönetmenliğini yaptığı Uzaklarda Arama filmiyle beyazperdede izleyicisiyle buluşacak olan Esra Ergün “Ne olursa olsun en büyük hayalim Türkan Şoray ile çalışmaktı, gerçek oldu.” dedi. Ergün “Kamera önünde yetenekleriyle sultan olan Türkan Şoray, kamera arkasında en ince ayrıntıyı gözden kaçırmayan özel biri, kamera arkasının da sultanıdır” dedi.

Tolga Karaçelik, Sarmaşık ile 52. Antalya Uluslararası Film Festivali’nde

Tolga Karaçelik’in son filmi Sarmaşık, ödüller toplayarak uluslararası film festivalleriyle dünyayı gezmeye devam ediyor. Nadir Sarıbacak, Kadir Çermik, Hakan Karsak, Özgür Emre Yıldırım, Osman Alkaş ve Seyithan Özdemir’in rol aldığı Sarmaşık, yurtdışında katıldığı festivallerin ardından bu defa 29 Kasım – 06 Aralık 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde yarışıyor. Film, 04 Aralık Cuma günü vizyonda.

35. İstanbul Film Festivali

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen, İstanbul’un en uzun soluklu, Türkiye’nin ise en büyük sinema etkinliği İstanbul Film Festivali, 2016 yılında 35. yaşını kutlayacak. 35. yaşına bir dizi yenilikle girecek olan festival onikinci kez Akbank desteğiyle 07 – 17 Nisan 2016 tarihleri arasında düzenlenecek. İstanbul Film Festivali, 35. yılında sinemaseverleri, dünya sinemasının ses getiren, önemli filmler, yıldız oyuncular ve usta yönetmenlerle buluşturacak. Festivalde Ulusal Kısa Film Yarışması’yla birlikte, Ulusal ve Uluslararası Altın Lale ve Ulusal Belgesel Yarışmaları devam ederken FACE İnsan Hakları ve Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülleri de verilecek.

35. İstanbul Film Festivali yazısına devam et

2. Uşak Kanatlı Denizatı Kısa Film Festivali

Bu yıl 23 – 25 Aralık 2015 tarihlerinde 2. Uşak Üniversitesi ve üniversiteye bağlı İletişim Topluluğu tarafından düzenlenen Uşak Kanatlı Denizatı Kısa Film Festivali başlıyor. Yarışmalı bölümde En İyi Kurmaca, En İyi Belgesel, En İyi Canlandırma, En İyi Deneysel ve En İyi Oyuncu dallarında ödüllerin verileceği festivalin jürisindeyse tiyatro sanatçısı Cansu Fırıncı, sinema yazarı Kerem Akça, sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu ile sinema – görsel sanatlar akademisyenlerinden N. Aysun Akıncı Yüksel ve Murat Sezgin yer alıyor. Başvuruların internet üzerinden gerçekleştirildiği kısa film festivalinin son katılım tarihi ise 15 Aralık 2015 olarak belirlendi.

2. Uşak Kanatlı Denizatı Kısa Film Festivali yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu