Kristal Kayısı’da Büyük Ödül 150.000 TL

2010 yılından beri aralıksız olarak düzenlenen 7. Malatya Uluslararası Film Festivali Ulusal Uzun Film Yarışması için başvurular başladı. Son Başvuru Tarihi 23 Eylül 2016 olan festivalde büyük ödülse iki katına çıkartılarak 150.000 TL oldu. Festival, Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ana sponsorluğunda, düzenleniyor. 7. Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Film Yarışması’na katılım için başka festivallere katılmış ya da ödül almış olmak engel teşkil etmiyor. Ön jürinin değerlendirmesi sonucunda yarışmaya kabul edilen filmler 04 – 10 Kasım arasında jüri karşısına çıkacak.

Film Yönetmenleri Derneği Demokrasi Bildirisi Yayınladı

Film Yönetmenleri Derneği, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü nedeniyle bir Demokrasi Bildirisi yayınladı. Bildiri şöyle: “21. yüzyılda artık darbeler dönemini kapattık derken, bir kez daha darbe sesleriyle sarsıldık. Sokağa dökülüp bu çağ dışı ayıbı hep birlikte önledik. Çıkar ve mevki elde etmek amacıyla tek tip cemaat örgütlenmelerinin yıllarca devletin tüm kademelerine nasıl sızıldığını bu kanlı cunta girişimi açığa çıkarmış oldu. Her fikrin, her inanışın, her farklılığın bir arada yaşaması için milli iradenin güncesi olan demokrasiden başka seçeneğimiz olmadığını da yine bu olay bize bir kez daha ispatlamış oldu. …”

Film-San Vakfı’ndan Duyuru

Film-San Vakfı, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü hakkında duyuru yayınladı. Duyuru şöyle: “Kamuoyu Bildirisi. Film-San Vakfı olarak, Cumhuriyet tarihimizde hayatımızı olumsuz etkileyen ihtilal, cunta ve darbelerin daima karşısındayız. Her Türk gibi Milletimizin yanında ve demokrasinin doğduğu topraklarda birlik ve beraberlik içerisinde yaşamanın onurunu ve gururunu taşıyoruz. Hâkimiyet kayıtsız, şartsız milletimizindir. Kabul edilmesi mümkün olmayan görüşlerin karşısında kalp …”

Film-San Vakfı’ndan Duyuru yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Atom Egoyan’dan Bellek ve İntikam Üzerine

Atom Egoyan, Ermeni halkının geçtiğimiz yüzyıl başlarında yaşamış olduğu büyük trajediyi 2002 tarihli ‘Ararat’ isimli çalışmasında beyazperdeye taşır. Tehcir sırasında annesini yitirmiş ressam Arshile Gorky’nin anı tablolarından yola çıkan yönetmen, o dönem Anadolu’nun doğusunda bulunmuş Amerikalı Clarence Douglas Ussher gibi yabancıların günlüklerinden felaket anılarının izini süren bizzat kaleme aldığı senaryosunda olan … Devamı… »

Doraemon: Taş Devri Macerası

Shinnosuke Yakuwa’nın yönettiği Doraemon: Taş Devri Macerası (Doraemon: Nobita and the Birth of Japan), 22 Temmuz 2016’da Bir Film dağıtımıyla Yeni Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Ne okulda ne de evde aradığı huzuru bulamayan Nobita sonunda evden kaçmaya karar verir. Yakın arkadaşları Gian, Shizuka ve Suneo’nun da evden kaçmak için nedenleri vardır. Ancak nereye gideceklerine karar veremezler. Çünkü artık günümüzde bütün toprakların bir sahibi vardır. Doraemon’u da yanlarına alan yakın arkadaşlar zamanda bir yolculuğa çıkarak tam 70.000 yıl öncesine giderler. Ancak taş devrinde de her şey yolunda değildir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Hollywood’un Küreselleşmesini İnceleyen Hollywood is Everywhere Raflarda Yerini Aldı

Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Melis Behlil’in İngilizce kitabı Hollywood is Everywhere, Amsterdam Üniversitesi Yayınları’ndan çıktı. 1975 – 2005 yılları arasında yabancı yönetmenlerin Hollywood’a nasıl geçiş yaptıklarına odaklanan kitap, “James Bond Filmi Yönetmenleri”, “Kendi Filmlerini Tekrar Hollywood Şirketleri İçin Çeken Yönetmenler” ve “Müzik Videoları ile Reklam Yönetmenliklerinden Gelen Yönetmenler” olarak üç bölüme ayrılıyor. Hollywood’da çalışmanın denen şeyin fiziksel olarak Amerika’da bulunmakla alakası olmadığını söyleyen Melis Behlil, Hollywood’un yapısının da değiştiğine dikkat çekti.

Kanlı Girdap Bu Hafta Vizyonda

Romanya’dan Garipçe Köyü’ne uzanan dehşet verici hikâyesiyle korkuseverleri sinema salonlarına taşıyacak olan Kanlı Girdap bu hafta seyirciyle buluşuyor. Filmde, Kazıklı Voyvoda olarak bilinen Vlad Tepes’in kayıp mezarını bulmaya çalışan bir ekibin, kendini bambaşka bir efsanesinin içinde bulmasıyla, izleyenler perdeye kilitlenecek. Başrollerini Selma Ergeç ve Selim Bayraktar’ın paylaştığı Kanlı Girdap 22 Temmuz Cuma günü sinemaseverler ile buluşacak.

Işıl German’ı Kaybettik

1970’li yılların hit şarkılarına imza atan ses sanatçısı Işıl German, 17 Temmuz 2016 Pazar günü (bugün) geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. İzmir Adli Tıp Morgu’na kaldırılan Işıl German’ın cenazesi 18 Temmuz 2016 Pazartesi günü Kuşadası Hatice Hanım Camii’nde kılınacak namazı müteakip Adalızade Mezarlığı’nda toprağa verilecek. 1981 yapımı Antepli adlı sinema filminde Nesrin adlı karakteri canlandıran German aynı zamanda filmin müziklerine de katkıda bulundu. Merhumeye tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Hain (Yönetmen: Susanna White)

Susanna White’ın yönettiği ve Ewan McGregor, Stellan Skarsgard, Damian Lewis ile Naomie Harris’in oynadığı Hain (Our Kind of Traitor), 22 Temmuz 2016′da Chantier Films dağıtımıyla Chantier Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Peter ve kız arkadaşı Gail, gittikleri tatilde Rusya’nın en bilinen mafya patronu Dima ile tanışırlar. Dima, öğretmen olan Peter’a ingiliz İstihbarat Teşkilatına (MI6) verilmek üzere bir suçlular listesi verir. Peter adamın ve ailesinin tehlikede olduğuna inandığı için istediğini yapmaya karar verir. Ancak MI6 bu listeyi yetersiz bulur ve Peter’ın Dima’dan daha fazla bilgi alması için Peter ve Gail’e baskı kurar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Hain (Yönetmen: Susanna White) yazısına devam et

Atom Egoyan’dan Bellek ve İntikam Üzerine

Atom Egoyan, Ermeni halkının geçtiğimiz yüzyıl başlarında yaşamış olduğu büyük trajediyi 2002 tarihli ‘Ararat’ isimli çalışmasında beyazperdeye taşır. Tehcir sırasında annesini yitirmiş ressam Arshile Gorky’nin anı tablolarından yola çıkan yönetmen, o dönem Anadolu’nun doğusunda bulunmuş Amerikalı Clarence Douglas Ussher gibi yabancıların günlüklerinden felaket anılarının izini süren bizzat kaleme aldığı senaryosunda olan bitenden bihaber Dünya Kamuoyu’na yaşananları hatırlatma görevini üstlenir. Kanada vatandaşı sinemacının biraz gecikmeli olarak bizde de gösterime giren ve emir kipindeki ismiyle dikkatleri çeken son çalışması ‘Remember / Hatırla’nın Ermeni halkının yaşadığı büyük acının yüzüncü yıldönümüne denk gelmesi bu açıdan anlamlı. Yönetmene yapımcısı tarafından tesadüfi olarak sunulmuş olan bu proje geçtiğimiz yüzyılın bir diğer büyük insanlık suçu olan Yahudi Soykırımı’nın anıları üzerine inşa edilmiş.

Hikâye günümüzde geçiyor. 90 yaşındaki Zev Guttman, Auschwitz ölüm kamplarından sağ kurtulabilmiş, ancak yetmiş yıl önce tüm ailesini o cehennemde yitirmiştir. Demans teşhisinden muzdarip hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı adamı yakınlarda kaybettiği karısına vermiş olduğu intikam sözü ayakta tutmaktadır. Kendisi gibi soykırımdan kurtulmuş bakımevindeki kötürüm arkadaşı Max’ın yardımı ve talimatları doğrultusunda, ailelerini toplama kampında katletmiş ve yıllardır kaçak olarak yaşayan esrarengiz kamp yöneticisi Otto Wallisch’i bulup öldürmek üzere yola çıkar. Ancak Zev’in bilmediği şeylerden birisi en büyük düşmanının kendi belleği olduğudur.

‘Ararat’da unutturulmuş bir kültürün, tarihi sertçe yarım bırakılmış bir halkın izlerini sürer Agoyan. Bu defa tüm Dünya’nın bildiği, lanetlediği bir soykırım hikâyesinde ilave anlatacağı ne kalmıştır sinemacının. Lakin filmin adından yola çıkarak, yaşanan trajedilerin yinelenmemesi için olanları hep hatırlamak, daima hatırlatmak gerekiyor. Nitekim günümüzde Alman toplumu da yaşananları örtbas etmiyor. Olmamış gibi davranmıyor. Küçük çocuklara Almanya’nın sadece Bach ve Beethoven’den ibaret olmadığı, soykırım günahını hiç bir zaman unutmamaları gerektiği öğretiliyor okullarda. Daha iyi bir insan ya da ülke olmanın ilk adımı, geçmişin günahlarıyla yüzleşmekten geçmektedir çünkü.

Ancak sinema ve televizyon endüstrisinde farklı işlere girip çıkmış Benjamin August’ün Vietnam’da yaşananların ülkesi Amerika’da unutulmaya yüz tutmuş olmasından kaynaklı olarak kaleme almış olduğu bu ilk senaryosu, yaşlı Zev’in Amerika kırsalında aynı ismi taşıyan dört şüpheliyi takibi çerçevesinde ilerlemeyi tercih ediyor. Kuzey Afrika’da Rommel komutasında Nazizm’e hizmet etmiş ancak ölüm kampları ile ilişkisi olmamış eski SS subayı, Yahudi kurbanlarla birlikte toplama kampına gönderilmiş eşcinsel Alman, Nazi askeri babasının Kristal Gece’deki taşkınlıklarıyla gurur duyan ırkçı polis oğlu ve nihayetinde karşılaşacağı ölüm kampı yöneticisi ile hesaplaşmasını sürdüren Zev’in öyküsü, hafızayı diri tutma kaygısından ziyade Charles Bronsonvari bir intikam yolculuğuna dönüşüyor. Bellek üzerine müthiş yaratıcı bir çalışma olan Christopher Nolan imzalı 2000 yapımı ‘Akıl Defteri / Memento’ etkisi fazlaca hissedilirken, hikâyede göze batan önemli gedikler Bruno Ganz, Dean Norris, Jürgen Prochnov gibi usta oyuncuların performansları, beklenmedik sürprizler ve Egoyan’ın değişmez yol arkadaşı ‘Pi’nin Yaşamı’nın Oscar’lı bestecisi Mychael Danna’nın hüzün yüklü müzik çalışması ile kapatılmaya çalışılıyor.

Egoyan’ın ‘Ararat’ öncesindeki ‘Exotica’ ya da ‘Gelecek Güzel Günler / The Sweet Hereafter’ yıllarına dönmesinden epeydir kestiğimiz umudu canlandıramıyor ‘Hatırla’. Merak ve heyecanla izleniyor belki ama ardarda çektiği ana akım vasat işlerin ardından bu filmin de Egoyan kalibresindeki bir sinemacı için pek parlak bir çalışma olmadığı rahatlıkla söylenebilir. Ancak 86 yaşındaki Christopher Plummer’ın incelikli Zev yorumunun uzun yıllar belleklerde yer edeceğinden adım gibi eminim.

(24 Temmuz 2016)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Çetin Can’ı Kaybettik

Gamsız Hayat, Dila Hanım ve Karagül adlı TV dizilerinde Işık Şefi ve Işık Asistanı olarak çalışan Çetin Can, 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü hayatını kaybetti. Çetin Can ayrıca Biz Babasız Büyüdük adlı sinema filminde de Işık Şefi olarak çalıştı. Cenazesi, 17 Temmuz 2016 Pazar günü Ümraniye Birlik Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip Ümraniye Ihlamurkuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek olan merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Çin’de Doğduk Belgeseli 12 Ağustos’ta Çin’de Gösterime Giriyor

Çin’in 6. nesil yönetmenlerinden Lu Chuan’un 3 yıldır çekimlerine devam ettiği belgesel film Çin’de Doğduk (Born in China), 12 Ağustos’ta Çin’de gösterime girecek. Gerçek hayvanların başrolde oynadığı bu filmde panda, altın maymun ve kar leoparı dahil üç hayvanın aile hikâyesi anlatılıyor. Çinli kadın oyuncu Zhou Xun ise, bu hikâyeyi anlatan kişi olarak, yumuşak ses tonuyla izleyicileri peri masalına götürüyor. Disney Film Grubu işbirliğiyle çekilen Çin’de Doğduk filminin yapımcılığını Karmakarışık (Tangled) filminin yapımcılığını yapan, Oscar Ödüllü yapımcı Roy Coni üstlendi. Filmin yönetmenliğini ise, Kekexili’nin yönetmeni Lu Chuan yapıyor.

Kanlı Girdap

Patricio Valladares’in yönettiği ve Selma Ergeç, Selim Bayraktar, Gianni Capaldi ile Natalie Burn’un oynadığı Kanlı Girdap (The Ghosts of Garip), 22 Temmuz 2016’da Mars Dağıtım dağıtımıyla FBR Prodüksiyon tarafından vizyona çıkarıldı.
İlk kez bir korku filminde oynayan Selma Ergeç’in canlandırdığı üniversite araştırma görevlisi Nina, mezarı bulunamayan Kazıklı Voyvoda hakkında araştırma yapan eski sevgilisi Amerikalı ünlü belgeselci John Gillespie’yi bir ipucu bulduğunu söyleyerek İstanbul’a çağırır. Ömrünü tarihe adamış akademisyen Ali Aksu’nun da yol gösterici olarak dahil olduğu hikâye izleyenleri koltuklarına kilitleyecek.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Kanlı Girdap yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu