Semra Dündar’ın yönettiği ve Bala Atabek, Hakan Eratik, Derya Şen ile Leyla Üner Ermaya’in oynadığı Tutmayın Beni, 02 Eylül 2016’da Pinema Film dağıtımıyla Pinema Film tarafından vizyona çıkarıldı.
“Güvenlik Fikret” karakteriyle, ilk kez bir kadın kahramanın aksiyon ve komedi dolu maceralarıyla beyazperdeyi renklendireceği Tutmayın Beni filmi nihayet sinemaseverlerle buluştu. Alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışan, en büyük hayali babası gibi polis olmak olan ve heyecanla polis sınavlarına hazırlanan Fikret’in, çalıştığı AVM.de başına gelen eğlenceli, komik olayları ve kötü adamlarla amansız mücadelelerini konu alıyor.
Bahtiyar Bahtıkara
Ergin Yılmazer’in yönettiği ve Kadir Çöpdemir, Yeşim Salkım, Metin Zakoğlu ile Nedim Saban’ın oynadığı Bahtiyar Bahtıkara, 19 Mayıs 2017′de Pinema Film dağıtımıyla RNK Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Çekimleri, “Bir Gırık Aşk Hikâyesi… G ile…” sloganıyla, bir ayda Muğla’nın Seydikemer ilçesinde tamamlanan filmde Bahtiyar Bahtıkara adındaki Hoca, annesi yüzünden 36 kez evlenememiş bir garip medyumdur. Fakat Bahtiyar Bahtıkara Hoca, kaderine ve annesine karşı gelip, yeğenlerinin açtığı türlü sorunlara da rağmen, köye yeni taşınan, daha önce başından 2 başarısız evlilik geçen Dul Pakize ile evlenmeyi kafaya koyacaktır.
Oğlu Yönetti, Oya Başar Oynadı
Umut Kırca’nın yönettiği El Değmemiş Aşk filminde bir usta, Oya Başar da rol alıyor. Kırca’nın annesi, oğlunun filminde bir sağlık memuru olarak kamera karşısına geçti. Başrollerini Emre Karayel, Ceren Moray ve Begüm Kütük Yaşaroğlu’nun paylaştığı, filmde, babasının ısrarıyla kendini bir anda çocukluk arkadaşı Feryal ile nikâh masasında bulan Zafer’in kahkaha dolu hikâyesi anlatılıyor. Oya Başar filmde rol almaktan keyif duyduğunu söyledi.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Filmlerle Aşk Sinema Atölyesi
Aşk, yalnızlık, sadakat, ihanetler, ilişkilerin girdabı, cinsellik, bağlılık, bağımlılık, kaçışlar ve aşka dair her şeyi sinemanın büyülü aynasından görmek, konuşmak, tartışmak ve hayata yeni anlamlar kazandırmak için Filmlerle Aşk Sinema Atölyesi katılım bekliyor. Atölyede, aşkın büyülü gizemi, aşkın kadın ve erkek üzerindeki etkisi, algısı, yaşayışa etkisi, kadının ve erkeğin psikolojisi; aşkın heyecanı, coşkusu, bitmek bilmeyen duygusal gel gitleri, filmlerin diliyle okunmaya çalışılacak. 04 Ekim Salı günü 19:30 başlayacak olan atölyenin 1. döneminde Türk sinemasından örnekler incelenecek. Ücretsiz gerçekleştirilecek olan atölyeye katılım 12 kişi ile sınırlandı.
- Basın Bülteni
- Web Sitesi: 1 / 2
Ölüme Meydan Okuyan Aşk Dolu Bir Karadeniz Hikayesi, Seni Seven Ölsün Geliyor
Yapımcılığını, TV dizi sektörünün en önemli şirketlerinden NTC Medya’nın üstlendiği Seni Seven Ölsün filmi fragmanıyla güldürmeye başladı. Kahkaha dolu bir Karadeniz hikâyesini beyazperdeye yansıtan filmde Hüseyin Avni Danyal’ın yanı sıra Alper Saldıran, Fulya Zenginer, Sait Genay, Sacide Taşaner, Ruhi Sarı rol alıyor. Hikâyenin rengarenk diğer karakterlerine ise Hakan Salınmış, Burcu Altın Akdoğan, Şevket Çapkınoğlu, Şamil Kafkas, Eylem Tanrıver, Cem Zeynel Kılıç, Anıl Kır ve Nuray Yeşilaraz hayat veriyor. Sinema salonlarına Karadeniz’in yeşilini, kahkahasını, hüznünü ve zekâsını taşıyacak olan film 21 Ekim’de vizyona girerek sinemaseverlerle buluşacak.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız.
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
26 – 28 Ağustos 2016, Hafta Sonu Box Office Listeleri
26 – 28 Ağustos 2016, Hafta Sonu (Weekend) Box Office listeleri için tıklayınız. Bu listelerden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi’nin gösterilmesi rica olunur.
23. Uluslararası Adana Film Festivali Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nın Finalistleri Açıklandı
Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında her yıl gerçekleştirilen ve filmlerin “kurmaca, deneysel, belgesel ve canlandırma” dallarında ayrı ayrı değerlendirildiği Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ön eleme sonuçları açıklandı. Konuyla ilgili açıklama yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, “Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması, festivalimizin en önem verdiğimiz bölümlerinden biri. Çünkü festivalimizi gerçekleştirirken, sinemamıza destek vermek kadar, sinemamızın geleceğine yön vermeyi ve yatırım yapmayı da hedefliyoruz. Bu nedenle ülkemizde sinema eğiti alan gençlerin eserlerini izleyiciyle buluşturmak, genç yönetmenlerimizi festivalimiz kapsamında Adana’da ağırlamak bizim için büyük bir mutluluk.” şeklinde basına bilgi verdi.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Vedat Türkali’yi Kaybettik
Kültür ve sanat dünyamızın önemli isimlerinden Vedat Türkali, 29 Ağustos 2016 Pazartesi günü (bugün) hayatını kaybetti. Vedat Türkali’nin senaryosunu yazdığı ve yönettiği filmler arasında Otobüs Yolcuları, Şehirdeki Yabancı, Erkek Ali, Duvarların Ötesi, Kopuk, Kızgın Delikanlı, Bedrana, Üç Tekerlekli Bisiklet, Karanlıkta Uyananlar, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Ayrılan Yollar, Güneşli Bataklık, Kara Çarşaflı Gelin gibi filmler var. Cenazesi, 01 Eylül 2016 Perşembe günü Teşvikiye Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek olan merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.
Her Aile Sırlarla Yüklü Bir Adadır
Halen devam etmekte olan 73. Venedik Film Festivali’nin yarışmalı ana seçkisinde yer alan ve dünya prömiyeri Eylül ayının ilk gününde gerçekleştirilen ‘Hayat Işığım / The Light Between Oceans’ sıcağı sıcağına bizdeki vizyonuna başlamış bulunuyor. Bağımsız filmleriyle tanıyıp sevdiğimiz Derek Cianfrance’in üçüncü uzun metrajı olan yapım Amerikalı sinemacının ilk stüdyo deneyimi.
Cianfrance 8-9 yaşlarında her evin bir ada olduğunu ve bu adacıklarda ailelerin yaşadığını düşlermiş. Uzaktan bakıldığında sakin ve huzurlu görünen ancak içerde binbir derdi kederi saklayan bu adalar fikrinden hareketle önce kendi ailesinin peşine düşmüş. Sakladığı objeler, çektiği fotoğraflar ve ses kayıtlarıyla kendi ailesinin sırlarına ulaşmaya çalışmış. Daha sonra sinema kariyerinde öne çıkan hep aile ilişkileri olacaktır.
Bizde ‘Aşk ve Küller’ adıyla gösterilmiş 2010 yapımı ilk uzun metrajı ‘Blue Valentine’da, kendilerinin bile farkında olmadığı tükenmiş bir evliliği sürdüren genç çiftin ayrılık öyküsünü, flashback (geriye dönüş) tekniğini ustaca kullanarak aktarır genç sinemacı. İki yıl sonra çektiği ‘Babadan Oğula / The Place Beyond The Pines’ iki kuşak baba oğulun Yunan tragedyalarını andıran 17 yıla yayılmış pişmanlık ve intikam hikâyesi üzerinedir. Bir aşkın doğuş ve tükeniş öyküsünü bir belgeselci titizliğiyle yorumladığı ‘Aşk ve Küller’in sadeliğine zıt biçimde karmaşık bir tema zenginliğiyle karşımıza çıkar bu defa. Uzaktan bakıldığında huzurlu görünen ‘çam ağaçlarının gölgesindeki’ topraklarda, farklı sınıflardan iki babanın trajik çatışmasını ve babaların günahını miras olarak taşıyan bir sonraki kuşağı anlatırken, hırsızlar ile polislerin belirsizleştiği bir dünyayı başarıyla çizer.
Ana akım sinemaya göz kırpan ‘Babadan Oğula’nın kendi kaleme aldığı hacimli öyküsünün ardından üçüncü uzun metrajında bir edebiyat uyarlamasından yola çıkıyor Amerikalı yönetmen. M. L. Stedman’ın bizde Pegasus Yayınları’ndan çıkan bol ödüllü ‘Okyanuslar Arasındaki Işık’ adlı romanından beyazperdeye aktarılan ‘Hayat Işığım’ tam da onun seçimleri doğrultusunda ebeveynler arası çatışma üçgenini konu alan koyu bir melodram. I. Dünya Savaşı’nın vahşetini yaşamış, dört yıl boyunca dokunduğu her şeyin solup gittiğine şahit olmuş bezgin savaş gazisi Tom Sherbourne, Avustralya’nın iki okyanus arasında kalan ücra Janus Rock adasına konuşlanmış deniz fenerinin bekçiliğine talip olur. Adaya komşu kasabada karşısına çıkan Isabel’in hayat ışığı, uzun cephe yıllarının ardından yalnız kalmak suretiyle yaralarını iyileştirebileceğini uman genç adamı yeniden yaşama döndürür. Evlenirler. Savaşta iki ağabeyini yitirmiş Isabel ile Tom dalgalar ve rüzgârın sesinden başka hiçbir şeyin duyulmadığı fener adasındaki huzur ve mutluluklarını bir bebekle taçlandırmak ister. Ardarda gelen iki düşükle hayal kırıklığına uğrarlar. Ancak beklenmedik bir mucize gerçekleşir. Dalgalar, içinde genç bir adamın ve ağlayan bir bebeğin olduğu sandalı kıyıya taşımıştır. İkili çok zor bir kararın eşiğindedir. Isabel’in duygusal ısrarıyla vicdanının sesini susturan Tom, çocuğun babası olduğunu tahmin ettikleri genç adamın cesedini gömer ve çocuğu sahiplenirler. Yıllar sonra bebeğin gerçek annesi ve onun derin kederiyle yüzyüze gelen Tom’un suçluluk duygusu ile alacağı karar trajik gelişmelerin hazırlayıcısı olacaktır.
‘Hayat Işığım’ kelimenin tam anlamıyla en hasından bir koyu melodram. Amerikalı sinemacının bağımsız işlerinin ardından bu hayli konvansiyonel hikâye ile ne işi olduğu baştan sorulabilir. Ancak Cianfrance duygu yüklü hikâyeye gayet mesafeli yaklaşıyor. Tarihsel bir çerçevede klasik çizgide ilerleyen ama hiç de eski usül bir film değil bu. Yeni Zelanda’da uzun bir çekim süreci geçmiş. Amerikalı sinemacı tam 209 saatlik çekim materyalini tam bir yılı bulan kurgu sürecinde 132 dakikaya indirmiş. Hikâyesini acele etmeden, detaylara özen göstererek kelimenin tam anlamıyla tadını çıkara çıkara anlatıyor.
Acıyı, kederi sömürmüyor. Çokluk yakın plan çalışıyor. Oyuncuları harika tabii. Günümüzün en önemli aktörlerinden Michael Fassbender ile bu filmle birlikte gerçek hayatta bir çift oluşturdukları Alicia Vikander ve de kederli annede Rachel Weisz birinci sınıf bir performans sunuyorlar. Son olarak Justin Kurzel’in ‘Macbeth’ uyarlamasında renk paletine hayran kaldığımız Adam Arkapaw’ın görüntü çalışması bir o kadar etkileyici. Estonyalı büyük çağdaş besteci Arvo Pärt’in farklı enstrümanlarla seslendirilmiş tanınmış eseri ‘Fratres’ı ‘Babadan Oğula’nın dokusuna ustaca yerleştirmiş olan Cianfrance bu defa çağımızın önemli bestecilerinden Alexandre Desplat ile çalışmış ve üstadın hüzün yüklü ezgileri bu romantik filme çok yakışmış.
‘Babadan Oğula’da bir cana kıymanın dayanılmaz ağırlığını yürekten hissetmiştik. ‘Hayat Işığım’ fedakârlık, suçluluk, vicdan, pişmanlık, bağışlama kavramlarını tartışmaya açan çok iyi yönetilmiş yılın en iyi yapımlarından biri olarak gönüllere yerleşiyor.
(05 Eylül 2016)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com
Açık Hava Sinema Geceleri Keyfi Tamirane’nin Sinemaseverlere Özel Tarifesiye Daha da Katlandı
Şehrin yaşam merkezi Uniq İstanbul’un Açık Hava Sinemasında Başka Sinema ve BKM’nin seçtiği, festivallerde çeşitli ödüller almış çok iyi filmlerden oluşan seçkilerini izleyeceğiniz sinema geceleri Pazar, Pazartesi ve Perşembe akşamı asırlık ağaçların ortasında, yıldızların altında ve çimlerin üzerinde 21:00’da başlıyor. Filmler öncesinde ise Tamirane lezzetleri, sinemaseverlere özel indirimlerle seni bekliyor.
Pamuk Prens
Birol Güven’in yönettiği ve Tamer Karadağlı, Arzu Balkan, Pınar Altuğ ile Yağmur Atacan’ın oynadığı Pamuk Prens, 07 Ekim 2016′da Cine Film dağıtımıyla Mint Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Çok değil daha bir kaç yıl once bu ülkeyi altüst etmiş olan büyük aktör Tamer Karadağlı, şimdi bu efsanevi başarısından kaynaklanan bambaşka bir sıkıntı yaşıyordu. Öyle bir oynamıştı ki o rolü, kendisinden çok oynadığı karakterle anılıyordu. Yıllar geçti. O’nu o rolden başka bir role yakıştıramıyorlardı. Başka bir karakterde görmek istemiyorlardı. Kariyeri tam bir çıkmaza girmişti. Tam her şey bitti derken başına öyle bir şey geldi ki hayatı değişti.
Şahin Irmak İki Filmle Geliyor
Sevilen oyuncu Şahin Irmak, yaz tatilini çalışarak değerlendirdi. Irmak ilk olarak Yok Artık filminin devamı niteliğindeki Caner Özyurtlu’nun yönettiği Yok Artık 2’nin çekimlerini tamamladı. Yakışıklı oyuncu, bir berber dükkânında geçecek hikâyesiyle izleyiciyi güldürecek olan yapımın başrolünde yer aldı. İlk filminin çekimlerini tamamladıktan sonra Senarist ve yönetmenliğini Burak Aksak’ın yaptığı Dede Korkut Hikâyeleri projesinin 3. filmi olan Deli Dumrul TV filminin başrolünü üstlendi. Çekimlerin çok keyifli geçtiğini ve yayın tarihlerini sabırsızlıkla beklediğini belirten Irmak, aynı zamanda yeni sezon için çok keyifli projeler okuduğunu ve çok yakında ekranlara döneceğini açıkladı.
Uraz Kaygılaroğlu Sürprizlerle Yeni Sezona Bomba Gibi Giriyor
Yaz tatili boyunca 2 sinema filmi çekip; boş kalan vakitlerini hamile eşi Melis Kaygılaroğlu ile tatil yaparak geçiren Uraz Kaygılaroğlu yeni sezona bomba gibi hazırlandı. İlk olarak Burak Aksak’ın yönettiği Bamsı Beyrek adlı TV filmi için kamera karşısına geçti. Henüz film tamamlanmadan, TAFF Pictures yapımcılığında, başrollerini Murat Boz, Yasemin Allen ve İrem Sak ile paylaştığı Dönerse Senindir filminin çekimlerini tamamladı. Yeni sezona bomba gibi hazırlanan yakışıklı oyuncuyu aynı zamanda babalık heyecanı sardı. Kızının doğumunu heyecanla beklediğini ve kendi gibi oyuncu olan eşi Melis Kaygılaroğlu ile oldukça sabırsız olduğunu dile getirdi.
Kalabalık Meydanların Filmi İftarlık Gazoz Bu Akşam da Ortaköy Meydanı’nda
İlk gösteriminin üzerinden yedi aydan fazla zaman geçen, 1 milyonun üzerinde izleyici tarafından seyredilen İftarlık Gazoz etkisi sıcak yaz günlerinde artarak sürüyor. Uluslararası Adana Film Festivali’nde de yarışacak olan, başrollerinde Cem Yılmaz ve Berat Efe Parlar’ın oynadığı film herkesi İstanbul’un çeşitli açık hava sinemalarında bir araya getiriyor. 80 darbesi öncesi Türkiye hallerini Ege’den yola çıkarak anlatan film 2016’nın en çok konuşulan filmi olarak tarihe geçti.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Adalar Film Festivali 2016
01 Eylül 2016 “Dünya Barış Günü”, İstanbul Prens Adalarında film festivali ile kutlanıyor. Adalar Film Festivali, 01 – 04 Eylül 2016 tarihleri arasında Büyükada’da gerçekleşecek. Adalar Kent Konseyi’nin katkıları ile Büyükada Yazlık Lale Sineması’nda gerçekleşecek etkinlikte “İstanbul” temalı kısa film yarışması düzenlenirken, Adalar Film Festivali Başkanı Mahmure Vaizoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre festivalin ilk üç günü 2015 – 2016 sezonunda gösterime giren 3 yerli yapım film sinemaseverlere ücretsiz olarak gösterilecek.