26 Ağustos – 01 Eylül 2016, Haftalık (Weekly) Box Office listeleri için tıklayınız. Bu listelerden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi’nin gösterilmesi rica olunur.
UNIQ Açık Hava Sahnesi’nde Başka Sinema ve BKM Seçkisi Devam Ediyor
Şehrin yaşam merkezi Uniq İstanbul’un Açık Hava Sinema’sında Başka Sinema ve BKM’nin seçtiği, festivallerde çeşitli ödüller almış çok iyi filmlerden oluşan seçkilerini izleyeceğiniz sinema geceleri Pazar, Pazartesi ve Perşembe akşamı asırlık ağaçların ortasında, yıldızların altında ve çimlerin üzerinde Eylül boyunca da devam ediyor. Eylül’de Sarmaşık, Hamlet ve Toz Bezi gösterilecek.
- Basın Bülteni
- Geniş bilgi için tıklayınız.
UNIQ Açık Hava Sahnesi’nde Başka Sinema ve BKM Seçkisi Devam Ediyor yazısına devam et
New York’un Küçük Adamları
Ira Sachs’ın adı konmamış New York Üçlemesi’nin son halkası ‘Küçük Adamlar / Little Men’. Amerikan sinemasının has bağımsızlarından Sachs ’14. If İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilen 2012 yapımı ‘Işıklar Açık Kalsın / Keep The Lights On’ ile dikkatimizi çekmişti ilk kez. Otobiyografik özellikler taşıyan bu filminde otuzlu yaşlardaki New York’lu eşcinsel çiftin dokuz yıla yayılmış fırtınalı ilişkisini anlatır sinemacı. Belgesel filmler çeken Alman asıllı Erik ile uyuşturucu bağımlısı avukat Paul’ün New York sokaklarında sonlanan buruk aşk hikâyesinde, uyuşturucu bağımlılığının darmadağın ettiği tutkulu ilişkiyi aktarırken çoklukla iç mekânları tercih eder.
Programa alındığı halde bir talihsizlik sonucu bizdeki vizyonu iptal edilen bir sonraki çalışması ‘Aşk Başkadır / Love is Strange’ 2014 yılının en dikkate değer yapımlarındandır. Bu defa sokakları, parkları, ufacık daireleriyle East Village çevresi filmin baş aktörlerindendir. Kiliseye bağlı bir okulda müzik öğretmenliği yapan George, 39 yıllık partneri Ben ile evlendiğinde işinden olur. Geçim derdine düşen yaşlı çift başlarını sokacak mütevazı bir yer buluncaya kadar akrabaları ve yakın dostlarının küçük dairelerine sığınırlar. Evlerinde misafir kaldığı süre içinde hoyrat davrandığı aile büyüğü amcanın yaşama vedasının ardından gözyaşı döken 16 yaşındaki Joey’nin pişmanlığıyla sonlanır ‘Aşk Başkadır’.
Akşamüstü güneşinin aydınlattığı Manhattan sokaklarında kay kay’ını süren genç delikanlının görüntüleri yönetmenin bir sonraki çalışmasını haberlemektedir. ‘Küçük Adamlar’ın başkarakterleri Jake ile Tony (tam adıyla Antonio) Joey’den yaşça daha küçüktürler. Dedenin ölümüyle Manhattan’dan Brooklyn’deki daha büyük eve taşındıklarında huzursuzdur içe dönük Jake. Evin hemen altındaki dükkânın kiracısı terzi kadının oğlu yaşıtı Tony ile yakın arkadaşlığı onun mahalle havası taşıyan bu farklı çevreye tutunmasına vesile olur.
Resme yatkın Jake ile oyuncu olmak için yanıp tutuşan Tony’nin ortak hayali ünlü La Guardia Lisesi’nin görsel sanatlar ve performans sanatları bölümlerine kabul edilebilmektir. Ancak evlerinin arasındaki uzaklık yalnızca 12 dakika 23 saniye olan çocukların dünyaları çok farklıdır. Manhattan’dan gelmiş psikoterapist anne ve oyunculuk kariyerinde daha iyi bir yere gelmek için çabalamaktan yorulmuş baba, evden payını isteyen kız kardeşin de zorlamasıyla terzi dükkânının yıllar yılı aynı kalmış düşük kirasını rayiç değerine yükseltmek ister. Bunun doğurduğu çatışma iki çocuğun derin dostluklarını zedeleyecek, ekonomik gerçekler ve sınıf sorunsalına çarpan arkadaşlık tuzla buz olacaktır.
New York’taki kentsel dönüşüm ya da İngilizce söylenişiyle ‘gentrification’ süreci üzerine bir alarm çığlığıdır sinemacının son filmleri. ‘Aşk Başkadır’ın yaşlı çifti 2010’lu yıllarda ayyuka çıkan emlak krizi ve artan emlak vergileri ve daha başka metropol vergileri nedeniyle bütçelerine uygun bir küçük daire bulmakta zorlanır. Varlıklı ve eğitimli zümrenin yerleştiği mütevazı mahallelerde emlak ve kira fiyatlarının fırlaması gerçeği ‘Küçük Adamlar’ın temel çatışmasının nedenidir. Büyükbabanın evin ve mahallenin bir parçası olarak gördüğü göçmen terzi kadının işlettiği dükkânın yeni yaşam düzeninde yeri yoktur. Ekonomik gerçekler mahalleleri dönüştürmekte, kentin çehresi hızla değişmektedir.
Ozu’ya hayranlığı ile bilinen Sachs ‘Aşk Başkadır’da Japon ustanın ünlü klasiği ‘Tokyo Hikâyesi’ni örnek alır. Bu dokunaklı yaşlılık sonatını İdil Biret’in mükemmel Naxos kayıtlarından derlenmiş hüzünlü Chopin ezgileriyle süslemiştir. Ozu’nun başrolü çocuklara verdiği ünlü sessiz klasiği ‘Doğdum, Ama.. / I Was Born, But..’ ile ‘Günaydın / Ohayo’ filmlerine bir atıf gibi duran ‘Küçük Adamlar’ ise Tindersticks’in kurucularından Dickon Hinchliffe’in çağdaş ve kimi zaman meditatif müziğinden besleniyor. Sachs’ın oyuncuları yine mükemmel. İlk sinema deneyimlerinde Michael Barbieri (Tony) ile Theo Taplitz (Jake) çok iyiler.
Hayranı olduğu Al Pacino’nun havası sezilen Barbieri’nin gerçek hayatta devam ettiği performans atölyesinde çekilmiş oyunculuk egzersizinin yer aldığı bölüm gerçekten etkileyici. Babada Greg Kinnear, annede Jennifer Ehle ve terzi kadında ‘Gloria’nın muazzam oyuncusu Şilili Paulina Garcia harika bir ensemble oluşturmuş. Ira Sachs’in son üç filminde birlikte çalıştığı senaryo yazarı Mauricio Zacharias ile birlikte kaleme almış olduğu ‘Küçük Adamlar’ yönetmenin New Yokluların gündelik yaşamlarına ilişkin zengin gözlemler içeren eserinin son küçük mücevheri. Kaçırmamaya çalışın.
(09 Eylül 2016)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com
Haftalık Seans Bilgileri, 02 – 08 Eylül 2016
Gösterimdeki filmlerin 02 – 08 Eylül 2016 seansları için tıklayınız. (Eksiksiz liste değildir, bu salonlar ve seanslar dışında da gösterimler olabilir. Listeden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi‘nin gösterilmesi rica olunur.)
Adana Konulu Senaryo Yarışması’nın Jürileri Belli Oldu
19 – 25 Eylül 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek olan 23. Uluslararası Adana Film Festivali, Adana Konulu Senaryo Yarışması’nda görev alacak jüri üyeleri belli oldu. Yarışmanın ön değerlendirme kurulunda senaryo ve diyalog yazarı Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İlker Barış, Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nüket Elpeze Ergeç ve Altınoran Sanat ve Kültür Platformu Kurucusu, yazar, fotoğrafçı, Dr. S. Haluk Uygur yer aldı. Yarışmanın jürisinde ise yazar Firuzan, yönetmen Biket İlhan,yazar, Işık Öğütçü, psikolog Jülide Sevim ile yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun görev alacak.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Adana Konulu Senaryo Yarışması’nın Jürileri Belli Oldu yazısına devam et
Zorlu’da Açık Hava Sinema Keyfi Eylül’de Yine Dopdolu
Zorlu Center, Eylül ayında da, vizyona yeni girmiş filmleri sinemaseverlerle buluşturuyor. Kızgın kuşların sevimli hikâyesi Angry Birds Film (The Angry Birds Movie), Jodie Foster’ın yönettiği, Julia Roberts ve George Clooney’in başrollerini paylaştığı her saniyesi aksiyon sahneleriyle dolu Para Tuzağı (Money Monster), Rıza Kocaoğlu ve Tuba Ünsal’ın başrollerini paylaştığı romantik film Dünyanın En Güzel Kokusu, bir Amerikan – İngiliz ortak yapımı, romantik komedi filmi Senden Önce Ben (Me Before You), Burak Özçivit ile Murat Boz’un iki kardeşi canladırdığı Kardeşim Benim, Zorlu Center’ın açık hava sinemasının büyük perdesinde sinemaseverler ile buluşacak.
Zorlu’da Açık Hava Sinema Keyfi Eylül’de Yine Dopdolu yazısına devam et
Bay Hiçkimse, CerModern Açık Hava Sineması’nda
Yönetmenliğini Jaco Van Mormael’in yaptığı Bay Hiçkimse (Mr. Nobody), 03 Eylül Salı akşamı saat 20:15’de CerModern Açık Hava Sineması’nda gösteriliyor. Başrollerinde Diana Kruger, Jared Leto, Juno Temple, Sarah Polley ile Rhys Ifans’ın oynadığı filmin konusu şöyle: Bay Hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşındaki Nemo adlı bir adamdır. Ölüm döşeğindeki Nemo, genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. Tren kalkmak üzeredir. Nemo, annesiyle birlikte mi gitmeli, yoksa babasıyla mı kalmalıdır? Bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır. Bu olasılıklar arasında pek çok gezegen, iki ölüm ve sevilecek bir çok kadın vardır.
Azem 4: Alacakaranlık
Volkan Akbaş’ın yönettiği ve Sibel Curciali, Okan Has, Reyhan İlhan ile Aynur Aykut’un oynadığı Azem 4: Alacakaranlık, 09 Eylül 2016’da Pinema Film dağıtımıyla Retropro Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
1936 yılında İç Anadolu’da, Beydağları eteklerinde bir köyde yaşanan, garip bir ailenin tüyler ürperten hikâyesi. Film için muhtelif şehirlerden birçok bilgi ve kayıt toplandı. Başvurular arasından, İç Anadolu’ da Beydağları eteklerinde bir köyde yaşayan Merve T.’nin, gönderdiği fotoğraf ve video kayıtları filmin konus ve çekim mekânlarını oluşturdu. Olay yerinde bir hafta süren ön çalışma yapan ekip, dördüncü film Alacakaranlık’ın temellerini atmış oldu.
- Basın Bülteni
- Fotoğraflar
- Fragman: 1 / 2
- IMDb
4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali
Bu yıl 10 – 18 Kasım 2016 tarihleri arasında, Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi tarafından düzenlenecek olan 4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali kapsamında Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj Film ve Kısa Film Yarışmaları için başvurular başladı. “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması” festivalde ilk kez düzenleniyor. Festivaldeki yarışmalı bölümlerin yönetmelikleri açıklandı. Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj ve Kısa Film yarışmalarının son başvuru tarihi 21 Ekim 2016 olarak belirlendi. Festivalde, belgesel film gösterimleri, söyleşiler, atölye çalışmaları ve çeşitli sergiler düzenlenecek.
- Basın Bülteni: 1 / 2
- Web Sitesi
35mm. İzmir Uluslararası Kısafilm Festivali
35mm. İzmir Uluslararası Kısafilm Festivali (35mm. İzmir International Shortfilm Festival), 12 – 15 Ekim 2016 tarihleri arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmirSanat tarafından gerçekleştirilecek.
35mm. İzmir Uluslararası Kısafilm Festivali yazısına devam et
bomontiada’da Kent Bahçeciliği
Tarihi Bomonti Bira Fabrikası’nın yeniden işlevlendirilmesiyle hayat bulan bomontiada, ücretsiz gerçekleştirilecek Şehrin Bahçesi etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Kent kültüründe bahçe ekimi üzerine, Temel Kent Bahçeciliği Atölyesi kapsamında, sınırlı sayıda katılımla gerçekleştirilecek eğitim, 03 Eylül Cumartesi günü 14:00 – 17:00 arasında bomontiada avlusunda yapılacak. Temel Kent Bahçeciliği Atölyesi’nin ardından akşam saat 21:00’de yeni kuşak sıra dışı şehir çiftçilerinin hikâyesini anlatan Truck Farm filmi gösterilecek. New York’ta geçen film, izleyicileri şehir tarımının geleceğini düşünmeye davet ediyor.
Yavuz Seçkin’e İzmir’de Sevgi Seli
Ünlü komedyen Yavuz Seçkin, 16 Eylül’de vizyona girecek olan Yıldızlar Da Kayar: Das Borak filmi öncesi sevenleriyle İzmir Özdilek AVM’de buluştu. Saat 17:00’de alkışlar eşliğinde sahneye çıkan Seçkin, etkinliğe olan yoğun ilgiye kayıtsız kalamadı. Sevenlerinin selfie ve imza isteklerini geri çevirmeyen ünlü komedyen, filminin afişinin basılı olduğu imzalı kartları etkinliğe katılan herkese hediye etti.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Sevmek Zamanı
Metin Erksan’ın yönettiği ve Müşfik Kenter, Sema Özcan, Fadıl Garan ile Süleyman Tekcan’ın oynadığı Sevmek Zamanı, 1965 yılında, Troya Film dağıtımıyla Troya Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Halil: “Sen dostlukların ve aşkların çok kolay mı kurulduğunu, kolay mı sürdürüldüğünü sanıyorsun? Resminle ilk karşılaşmamızı dün gibi hatırlarım. Elbiselerim eskiydi, kirliydim, sakallarım uzamıştı. Birden bana iyilikle, sevgiyle bakan bir yüz gördüm. İnanamadım, ikinci kez zorlukla baktım resmine…”
Sully
Daha yeni havalanmış yolcu uçağına kuş sürüsü çarpınca iki motoru da durur. Pilot müthiş bir soğukkanlılık ve kararlılık göstererek uçağını suya indirir. Kimse böylesi bir durum için eğitim almamıştır, belirleyici olan uçuş ekibi, daha açık söylersek kaptan pilottur.
Gerçek bir olay, gerçek insanlar, gerçek bir kahramanlık… 2009’da yaşanan bu “kaza”yı basın aracılığıyla böyle kabul ettik. Ancak birileri farklı açıdan bakıyordu işleri gereği: Uçak piste inebilirdi, yeterli zaman ve yakıt vardı. Tartışma ve çatışma burada başlıyor. Uçak firmasının savunucuları, uçağın bedelini, bir şekilde zedelenen marka değerini öne çıkarırken kahraman pilot (ve uçuş ekibi) insan yaşamının değerini vurguluyor.
Kim nasıl bilirse…
Konu belli, sonuç belli ve film sadece o ana odaklanmış başarılı bir şekilde. Sonucunu bildiğiniz halde müthiş bir merak, inanılmaz bir gerilim ve heyecanla, gözünüzü bile kırpmadan koltuğunuza ‘çakılı’ izliyorsunuz Clint Eastwood’un filmini.
Bir piramit gibi yükselen bir yapı diye düşünürsek filmi, asıl temelinin senaryo olduğunu; Sully filminde de senaryonun gerçekten -hakkını verelim muhakkak- çok başarılı olduğunu baştan kabul etmeliyiz. Senaryoyu gerçek Sully’nin (Kaptan Pilot Chesley Sullenberger) anılarını topladığı kitaptan uyarlayan Todd Komarnick, kuşkusuz yapımcısından önce yönetmeni Clint Eastwood’un beklentilerini dikkate almış.
Kuş sürüsünün çarpması ile uçağın suya inişi arasındaki süre çok kısa: 208 saniye. Sudaki kurtarma çalışmaları da öyle: 24 dakika. Sonuç: 150 yolcusu ve 5 personeliyle tarihe geçen bir kurtulma mucizesi.
Pilotun belirleyiciliği
Savunmasını, daha önce böyle bir eğitim almamışlıkları üzerine kuran Kaptan Pilot, Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurulu’nda, firma temsilcilerinin iddialarını çürütmeyi başarır. Haklı olarak “kahraman”lığı onaylanır.
Filmin bir diğer boyutu, “olay”ın dışındaki insanların tepkileri… Kaptan Sully’nin bir başka kentteki eşi ve hiç görmediğimiz, seslerini bile duymadığımız iki kızı filmin bir diğer odak noktası. Kızları görmesek bile, annenin onları sakınmasından da anlayabiliriz, çok büyük bir travma yaşıyorlar. Annenin yüzünde, gözyaşlarında, telefonu tutarken titreyen ellerinde görüyoruz hepsini.
Kokpitte evindeymişçesine rahat ve kaygısız olan pilotlar (binlerce saat uçuş deneyiminin de katkısını unutmamalıyız) kaza anında ve sonrasında da sükûnetlerini koruyabiliyorlar. Ancak artık uyku haramdır gözlerine. Sahi, siz olsanız uyuyabilir misiniz?
İyi ekip uyumlu çalışma…
Belli ki daha senaryonun yazılması, oyuncuların belirlenmesi (cast seçimi) ve hazırlık aşamalarında iyi bir ekip oluşturulmuş. Ne istendiği apaçık, neyle karşılaşılacağı biliniyor. Gerek yönetmen gerekse oyuncular uyumlu çalışmışlar ve başarılı bir film çıkarmışlar. Tom Hanks’in kararlılığı, tedirginliği, belirsizliği sadece gözleriyle vermesi bile yeter. Aaron Eckhart da öyle…
Bu başarıyı gerçekten izlemek istiyorsanız, “CD’si çıkar, internetten indiririm” diye beklemeyin. Görüntü kalitesinin filme etkisinin önemini de göz önüne alarak, özel kameralarla çekilmiş bu filmi muhakkak sinema salonunda izleyin… Etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız. Sully, yeni bir pencere açacak yaşamınıza.
Sully, Yönetmen Clint Eastwood; Oyuncular Tom Hanks, Aaron Eckhart, Laura Linney, Anna Gunn… 09 Eylül’den itibaren sinemalarda.
(06 Eylül 2016)
Korkut Akın
Tereddüt’ün Uluslararası Posteri Yayınlandı
Yeşim Ustaoğlu’nun dünya galasını Eylül ayında Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapacak son filmi Tereddüt’ün uluslararası posteri yayınlandı. Geçtiğimiz hafta dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından International Design Awards’da üç ödül kazanan ve sinemamızda önemli filmlerin posterini tasarlayan daire | fikri ve tasarım ajansı tarafından hazırlanan posterde, Tereddüt’ün “Bir tarafım karanlık, bir tarafım aydınlık” temasından yola çıkıldı ve başrol oyuncuları Funda Eryiğit ile Ecem Uzun’un görüntüleri kullanıldı. Film, bir kasaba hastanesinde psikiyatrist olarak göreve başlamış İstanbullu genç bir kadının hastasıyla olan ilişkisi ele alınıyor.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.