İnsanlık Onuru Ayaklar Altında (Kalmasın)

Dünyanın dört bir yanında değilse de komşu ülkelerde savaşlar sürüyor. Yıllardır barışa hasretiz. Herkes barış istiyor. Ancak şairin şiirce dile getirdiği gibi, “Barış demiştir ve güvercin tıkmışlardır boğazına” (Cemal Süreya). Suriye’de yaşanan, insanları yaşamından ettiği gibi yerinden yurdundan edip mülteci olarak sürgüne gönderen savaştan sonra, Afganistan’dan, şimdi de Rusya’nın saldırısı sonrası Ukrayna’dan Avrupa’ya akan insanların hepsi aynı amacı taşıyor: Barış!

Savaş halklar için zor, ama iktidardakiler için çok kolay, onlar silah altına alınmıyor ya… Yaşamlarını sürdürmekten başka bir amacı olmayan yaşlı genç, kadın erkek binlerce insan aç açık, sadece bir küçük çantayla bırakıyor evini barkını. Dile kolay, onca yaşanmışlık, onca anı, kazanım, sevilenler kalıyor arkalarında…

Mülteci ve öteki…

Kıbrıslı Derviş Zaim, belki kişisel geçmişinde değil ama yaşadığı toplumda kendisini de içeren bu toplumsal sorunu, aslına bakarsanız felâketi anlatıyor “Flaşbellek”te.

Film, gözaltına alınan bir gence işkenceyle başlıyor. İşkenceyi sadece işkenceciler savunur, o da ucu kendilerine dokunduğu için, bir zanlı bulmak zorundadırlar aldıkları emir gereği. Egemen erk sanki sorumlulukları yokmuşçasına işkenceye karşı olduklarını söyleyip olmadığı üzerine yeminler ederken, bir yandan da devam edilmesi için emir verir. İçinde biraz duygu olan, biraz onurunu gözeten bir kişi işkence görmeyi bırakın yapılmasına da karşı çıkar.

İşte, böyle birinin öyküsünü anlatıyor Zaim, “Flaşbellek”te.

Leyla öğretmen, Ahmet elektronik mühendisidir. Muhalif değilseler de haksızlıklara karşı çıkan, güzellikleri kayıran, çocuklara karşı duyarlı insanlardır. Önlerinde tek bir çıkar yol vardır; binlerce insanın yaptığı gibi mülteci olmak.

Yapay ayrımlar nedeniyle…

Yönetmen, diğer birçok mülteci filminin ötesinde, hem yaşananları hem de yolda başlarına gelen olayları insani boyutuyla ele alıyor. Suriye Savaşında Türk, Kürt, Arap taraflar olduğu gibi dinin de etkisiyle Hristiyan, Ezidi ve Müslüman taraflar da var, hem de fraksiyonlarıyla onlarca. El Nusra ile IŞİD, Türkmen ile Özgür Suriye Ordusu, Kürt özgürlükçü gruplarla PKK birbirleriyle kıyasıya savaşıyor. Keskin nişancılar gördüklerini vuruyor, hatta çocukların eline tutturulan silahlar ölüm kusuyor. Nedeni niyesi yok!

Allah’ın bildiğini kuldan saklamak…

Derviş Zaim, gerçekten önemli, önemli olduğu kadar yakıcı, yakıcı olduğu kadar da çözümlenmesi güç bu savaş sorununda insanlık onuruna eğiliyor. Çocuk yapıp mutlu olmak ve huzur içinde yaşamaktan başka bir kaygısı olmayan çiftin içine düştüğü durumu anlatmaktan ve birbirine düşman tarafların yaptıklarına (burada cinsel saldırıdan soyguna, kadın ticaretinden katliama birçok insanlık suçu söz konusu) karşı çıkmaktan başka bir şey değil. Yaşananları duyurmaktan başka bir hedefleri de yok. Kaçarken yanlarına aldıkları belgelerden başka bir şey de yok yanlarında…

Adını aldığı flaşbelleğin bir yararı olmasa da, bir “çıktı” ile derdini anlatsa da; siyasi bir yanı yok filmin (tarafsızlık bir anlamda güçlüden taraf olmak sayılırsa da) Suriye’den Türkiye’ye mülteci sorununa insani bir bakışla eğilen “Flaşbellek” pandemi öncesi çekilmiş, Avrupa ve Amerika’da ödüller de kazanmış.

Flaşbellek (Flashdriver), Sosyal yaşam, aksiyon, mülteci sorunu, psikoloji… Yönetmen ve Senaryo: Derviş Zaim, Oyuncular: Saleh Bakri, Sara El Debuch, Ali Süleyman, Husam Chadat, Hanin Abaji, Hedi Ömer, Muhammed Rıfkı… 8 Nisan’dan başlayarak gösterimde…

(07 Nisan 2022)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com