Korkuyla Yaşayanlar…

Korku, insan için belirleyici bir duygu. O duyguyla kendinize çekidüzen verirsiniz, geleceğinizi planlarsınız, yanlış yapmazsınız, kimseyi üzmezsiniz ve daha diğer birçok şeyi daha düzgün, daha doğru, daha güzel hayata geçirirsiniz… Çağlar boyu insanlar, özellikle çocuklarını korkutarak eğitmek istemiş. Ne denli başarmış bilinmez, ama korku hep dağları beklemiş.

“Lanetli Gözyaşları”, Meksika’da (ve o bölgedeki hemen bütün halkların yaşamında) bilinen bir korku öyküsü… Özellikle de denetlenmesi güç çocuklara yönelik bir öykü.

Çözümsüzlüğün çözümü…

Yoksulluğun kol gezdiği dönemlerde, çocukları evde tutmak, kaçıp gitmelerini engellemek, dahası söz dinlemelerini sağlamak için anlatılması gereken, belki de tehdit içeren bir öykü La Llorona. Çocuklara musallat olan bir hayalet. Korunmak için ne yaparsanız yapın, o istediği çocukları alıp boğuyor. Tarih boyunca böyle olmuş. Dolayısıyla filmin geçtiği 1973’te de başka bir şey olması mümkün değil.

Bir çocuk, giderse belki ekmek bulabilir, iş yapıp para kazanabilir, çok yorulsa da karnı doyabilir. Çözümünü bulamadığınız bu durumda insanları din eksenli hayalet öyküleri ile ikna (!) edebilirsiniz. Her ne kadar filmde, yasa dışı aşk ilişkisinden kaynaklandığı söylense de, annesinin yanından kaçırılan çocuklar için bunu söylemek pek mümkün değil. Demek ki ne yaşa dışı aşk ne de uyuşturucu kullanmak gibi bir nedeni yok bu öykünün.

Dinle gelen düğün bayram…

Korku filmlerinin hemen hepsinde nedense gerekçe ve sonuç hep dine bağlanıyor. Din ile birlikte çözüm bulunuyor. Batıda kilise ve haç, bizdeyse dua ve namaz.

Her ne kadar bu filmde kiliseden ayrılmış bir papazın yardımıyla sonuç elde ediliyor olsa da, papazın dudaklarındaki kıpırtıların duadan başka bir şey olması pek mümkün değil. Bu, hemen her insan için geçerli… İnançsız bile olsa, geleneksel olarak tutunulabilecek tek şey dinin gösterdiği Allah’ın ipi.

Korku filmlerinden hoşlananlar, perdede yansıyanlardan korkup koltuklarının kolçaklarına tırnaklarını geçirenlerdenseniz… keyif alabilirsiniz.

(17 Nisan 2019)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir