Otoriteye Eğlenceli Başkaldırış

Ortaokul: Hayatımın En Kötü Yılları (Middle School: The Worst Years of My Life)
Yönetmen: Steve Carr
Roman: James Patterson-Chris Tebbetts
Senaryo: Chris Bowman-Hubbel Palmer-Kara Holden
Müzik: Jeff Cardoni
Görüntü: Julio Macat
Oyuncular: Griffin Gluck (Rafe), Lauren Graham (Jules), Rob Riggle (Ayı Carl),
Isabela Moner (Jeanne), Alexa Nisenson (Georgia),
Retta (Ida), Thomas Barbusca (Leo), Andy Daly (Müdür Dwight),
Adam Pally (Teller), Jacob Hopkins (Miller),
Efren Ramirez (Gus), Thomas Barbusca(Leo),
Isabella Amara(Heidi), Gemma Forbes (Dana)
Yapım: CBS-Lionsgate (2016)

Komedi filmleri çeken Steve Carr’ın okul yıllarına, özellikle ortaokul yıllarına eğlenceli bir bakış gönderen “Ortaokul: Hayatımın En Kötü Yılları” filmi, insana nostaljik hisler yaşatıyor.

Georgia eyaletinin Atlanta şehri sınırlarında Hills Village kasabası. 14 yaşlarındaki Rafe Khatchadorian, okullardaki disiplinsiz davranışları yüzünden okuldan sürülüp durmuş. Şimdiki durağı başka bir ortaokul Rafe’in. Kendinden bir yıl iki ay küçük kardeşi Leo ölmüş. Babası da. Annesi Jules ve küçük kız kardeşi neşeli Georgia’yla beraber yaşıyor. Annesi çift mesai yapıyor. Elbette hayatında “Ayı” lakaplı Carl var. Çocuklar Carl’dan pek hoşlanmıyorlar. 2016 yapımı sinemaskop “Middle School: The Worst Years of My Life-Ortaokul: Hayatımın En Kötü Yılları” filmi, James Patterson’ın 2011’de yayınlanmış aynı adlı romandan uyarlanmış. Bu romanı Altın Kitaplar tarafından bizde de yayınlandı.

New York’ta doğan yönetmen Steve Carr, filmlerin yanında video klipler de çekiyor. Yoğunlukla komedi filmleri çeken yönetmenin 2001’deki “Dr. Dolittle”, 2003’teki “Daddy Day Care-Afacanlar Yuvada” ve 2012’deki “Movie 43-Çatlak Film” ülkemizde vizyona çıkmıştı.

Hayali güçlü Rafe…

Rafe, okuldaki ilk gününde ortaokulun müdürü Dwight’ın kurallar kitapçığıyla tanışıyor. Defterindeki çizgi roman kahramanları ve kardeşi Leo’nun hayaletiyle yaşayan Rafe, çok geçmeden işe koyuluyor yaratıcı zihniyle. Aslında bu filmi yazmak yerine izlemek daha iyi fikir aslında. Rafe, sivil itaatsizliğin simgesi. Otoritenin kuralları, eğitim sistemine sığınarak yaratıcı beyinleri köreltiyordu. Katı disiplin uygulamalarının kuşattığı okullardaki bilgi yığını gerçek hayatta insana hiçbir şey vermiyordu. Rafe’i takip ederken, onun yaptıklarını kaba bulanlar olabilir. Ama Rafe’in yaptıkları otorite, yani okul müdürü dışındaki kimseye zarar vermiyor. Okulu rengârenk yapıyor Rafe. Okuldaki öğrenciler de müdürün maskara olmasından hayli mutlu oluyorlar. Seyirciler de öyle. Filmde bazı anlarda çizgi karakterler de perdeyi kuşatıyor. Müdür Dwight, odasında Rafe’in çizgi karakterlerini yarattığı defteri kovanın içinde erittiği sahne etkileyici bir hüzünle yansıyordu.

Otoriteye karşı daima…

Otorite varlığını sürdürebilmek için düzenbazlıklar yapmak zorundaydı. Okul müdürü de öyleydi. Rafe’i izlerken insan geçmişi, ortaokul yıllarına gidiyor. Mazide böyle şeyler yapamadık. Ne sunulduysa aldık. Ezberledik. Okul bitti ve bilgi yığıntılarından geriye çok az şey kaldı. Üniversite kazanabilmek içinde dershanelere gittik sonraları. Rafe okulda ergenliğinin ilk aşkını da yaşıyor. Jeannie’yi gülerken görmek onu çok mutlu ediyormuş. Kızın soylu direnişi de var. Kuzey Kutbu’nda buzlar inceldiği için kutup ayıları açlıktan soyları azalıyordu. İnsan eliyle oluşan küresel ısınma birçok canlıyı dünyadan siliyordu. Genç oyuncuların performansları gerçekten gözleri yaşartıyor. Hepsi muhteşemdi. İnsanı güldüren ve çoğu anında eğlendiren bu liberal film görülmeyi hak ediyor. Filmin Türkçe dublajlı gösterildiğini de belirtelim.

(20 Ekim 2016)

Ali Erden

ailerden@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir