Montreal Ödüllü Misafir Bu Kez Hayfa’da Yarışacak

Montreal Film Festivali’nden Fipresci ve Büyük Jüri Ödülü alarak, 2 büyük ödülle Türkiye’nin adını dünyaya duyuran Mehmet Eryılmaz yönetmenliğindeki Misafir dünyaca ünlü Hayfa Film Festivali’nin ana yarışmasına seçildi. Uluslararası alanda en önemli festivallerden biri olarak kabul edilen Hayfa Film Festivali’nde 14 filmle yarışacak olan Misafir ana yarışma bölümüne seçilen tek Türk filmi oldu. Aralarında Japon yönetmen Naomi Kawase’nin Sweet Red Bean Paste adlı filmi ve bu yıl Berlin’de Altın Ayı ödülünü alan Radu Jude’un Aferim’i bulunan festivalde büyük ödül için yarışacak olan Misafir eleştirmenler tarafından da favoriler arasında gösteriliyor.

At İzi İt İzine Karıştığında

68. Cannes Film Festivali’nin yarışmalı ana seçkisinde görücüye çıkmış son çalışması ‘Sicario’ ile bu hafta sinemalarımıza konuk olan yönetmen Denis Villeneuve’ün şiddetle meselesi devam ediyor. Kanadalı sinemacının kısalarını takip eden ilk uzun metrajı ‘Polytechnique’ 1989 yılında Montreal’de bir üniversitede 12 kadının ölümüyle sonuçlanan gerçek bir toplu bir katliam girişimi üzerinedir. 2010 yapımı ‘Incendies / İçimdeki Yangın’da şiddetin coğrafyası Orta Doğu’dur. Montreal’e göç etmiş Lübnanlı ailenin acı iç savaş deneyimleri izlenmesi kolay olmayan bir hüzün içermektedir.

Villeneuve’ün 2013’de çektiği ‘Prisoners / Tutsaklar’ bir çocuk kaçırma gerilimi çerçevesinde çağdaş Batı uygarlığında pusuya yatmış dehşetin izini sürmeye devam eder. Aynı dönemin ürünü ‘Enemy / Düşman’ başarılı bir José Saramago uyarlamasıdır. Nobel ödüllü Portekizli yazarın metnini Toronto’ya taşıyan yönetmen devasa metropolde sıkışmış bireyin çıkmazını etkileyici bir biçimde görselleştirmeyi başarmıştır.

Kökeni ‘ülkelerini istila eden Romalılarla savaşan Kudüslü Yahudiler’den gelse de günümüzde Meksikalı tetikçiler için kullanılan ‘Sicario’ sözcüğünü ad olarak seçtiği son çalışmasında şiddetin izini sürmek üzere Teksas / Meksika sınırına yollanıyor Kanadalı sinemacı. Bu tekinsiz sınırda konuşlanmış akıl almaz vahşete başta Coen kardeşlerin ünlü başyapıtı ‘No Country For Old Men’ olmak üzere birçok filmden tanıklığımız mevcut. Bırakın eski adamları günümüzde genç insanların dahi başa çıkamayacağı şiddet sarmalının Amerika sınırları içine sızmış dehşet verici görüntüleriyle açılıyor film. Arizona kırsalındaki baskında kırk küsur kişinin vahşi bir biçimde katledildikten sonra uyuşturucu kartelinin başlarından biri üzerine kayıtlı metruk evin içine gizlendiğine tanık oluyor FBI. Kurulu bombanın infilakıyla zayiat daha da büyüyor ardından.

Olaydan sağ kurtulmuş kadın ajan Kate Mercer (Emily Blunt) olan biten hakkında detaylı bilgi verilmeden Meksika’daki kartelin tepesindeki kişiyi hedef alan gizli bir operasyona dahil edilir daha sonra. Operasyonu yürüten küstah CIA ajanı Matt (Josh Brolin), Kolombiya’dan geldiği söylenen gizemli Alejandro (Benicio Del Toro) ve de Irak’ta Afganistan’da türlü işler çevirmiş erkekler topluluğu ile Meksika’nın sınır şehri Juarez’e yapılan yolculukta at izi it izine karışacak, genç kadın yabancı olduğu bu kurtlar dünyasında yolunu bulmaya çalışacaktır.

‘Sicario’ parlak bir yönetmenlik gösterisi. İngiliz asıllı görüntü yönetmeni Roger Deakins’in büyüleyici görselliğini tamamlayan Joe Walker’ın saat gibi işleyen kurgusu, Johann Johannsson imzalı etkileyici müzik çalışması ve de üç başarılı oyuncusunun katkılarıyla kusursuz bir işe imza atmış Villeneuve. Çok müsait olmasına karşın aksiyon türünün bildik klişelerine rağbet etmeden müthiş bir gerilim yaratabilmesi filmin belki en önemli erdemi. Deakins’in kuşbaşı çekimleri eşliğinde kalabalık otobanda çekilmiş uzun sekans antolojilere geçecek kadar başarılı.

‘Blade Runner’ devam filmi çekimleri öncesinde Villeneuve’e prestij sağlayacak bu parmak ısırtan görselliğin cilasını kazıdığımızda gördüğümüz manzara o denli masum değil oysa. ABD’nin itinayla beslediği ve görmezden geldiği üçüncü dünyanın şiddeti ve öfkesi kendi topraklarına sızmaya başladığında nasıl ikili oynayabileceği, şiddeti şiddetle mağlup etmek üzere kimlerle işbirliği yapabileceği bu cilanın ardında gizli. Uyuşturucu mafyasının köprü altına dizdiği parçalanmış cesetlerin, patlama sesleri arasında günlük hayatına devam eden tedirgin Meksika halkının Amerikan kamuoyunun pek umurunda olduğunu da zannetmiyorum. Meksikalıların yaşadığı kabusa samimi olarak tanık olmak isteyenler Amat Escalante’nin filmlerine, ‘Sangre’ye, ‘Los Bastardos’a, ‘Heli’ye göz atsınlar.

(22 Eylül 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Geniş Aile: Yapıştır, 09 Ekim’de Sinemalarda

Çok sevilen, hasretle beklenen, kocaman bir aile olan Geniş Aile ekibi sevenleriyle Geniş Aile: Yapıştır filminde hasret giderecek. Ekranların en bitirim, en komik, en sevilen dörtlüsü Ufuk Özkan, Fırat Tanış, Bülent Çolak ve Ahmet Sarsılmaz’ın başrollerini paylaştığı Geniş Aile: Yapıştır, 09 Ekim’de sinemalarda. Filmin yönetmen koltuğunda Ömer Uğur otururken, senaryosu da Cüneyt İnay’ın imzası taşıyor. Vazgeçilmez aile üyeleri Tanju Tuncel, Mine Teber, Bihter Dinçel, Bora Akkaş ile Mustafa Uzunyılmaz’ın da rol aldığı filmin oyuncu kadrosuna dahil olan sürpriz isimler ise Yağmur Tanrısevsin, Derya Karadaş, Renan Bilek ve Levent Niş.

Gaggenau ile Boğaz’da Sinema Keyfi, Sait Halim Paşa Yalısı’nda Çekilen Tosun Paşa Filmi ile Sezonu Kapattı

Lüks mutfak aletleri sektörünün en önemli markası Gaggenau, Sait Halim Paşa Yalısı’nda gerçekleştirilen çok özel bir etkinliğe sponsor oldu. Ağustos ayında başlayan Gaggenau ile Boğaz’da Sinema Keyfi, 13 Eylül Pazar günü Tosun Paşa filminin gösterimi ile sona erdi. Yalının büyüleyici manzarası eşliğinde unutulmaz bir deneyim sunan etkinlik, Boğaz havası almanın farklı bir yolunu arayan İstanbulluların yüzünü güldürdü.

Gaggenau ile Boğaz’da Sinema Keyfi, Sait Halim Paşa Yalısı’nda Çekilen Tosun Paşa Filmi ile Sezonu Kapattı yazısına devam et

Hayat Çizgisi Suriye Ekibinden Zorunlu Açıklama

Çekimleri sürmekte olan Hayat Çizgisi Suriye filmi ekibinden medyada yayınlanan haberlerle ilgili açıklama yapıldı. Açıklama şöyle: “Üsküdar Yapım olarak dün sabah saatlerinde çekimini yaptığımız ‘Hayat Çizgisi Suriye’ bazı yayın organlarında yanlış bilgilenme sonucu ‘yangına sebebiyet vermekle’ gündeme gelmiştir. Bizler için çok kıymetli olan Validebağ Korusu’nun ve filmimizin bu şekilde gündeme gelmesi ekip olarak hepimizi çok üzmüştür. Öncelikle yanlış bilgilendirme sonucu Validebağ…”

Şeytan Tüyü

Murat Şenöy’ün yönettiği ve Mustafa Üstündağ, Güven Kıraç, Şükran Ovalı ile Beyti Engin’in oynadığı Şeytan Tüyü, 18 Mart 2016′da Warner Bros. dağıtımıyla Dino Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Metin aracılık yaptığı kızları semtin ağır abisi Kürdo’ya emanet edip emekliye ayrılır. Eski hayatına perde çekme ve platonik aşkı Neşe ile yeni bir hayat kurma hayali, komiser Asım’ın bir akşam evini basıp onu sorgu için karakola götürmesiyle suya düşer. Sermayelerinden Aynur öldürülmüştür ve Metin baş şüphelidir. Metin suçsuz olduğunu iddia etse de Asım’ı ikna edemez ve gerçek katili bulmak için elinden geleni yapar.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Teaser
  • IMDb

Şeytan Tüyü yazısına devam et

Kanlı Postal’ın Gelirinin Bir Bölümü Cizre Halkına Bağışlanacak

Sinemaya Yılmaz Güney’le çalışarak adım atan yönetmen Muhammet A. B. Arslan, 12 Eylül’de Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları beyazperdeye aktardığı Kanlı Postal filminin gelirinin bir bölümünün Cizre halkına bağışlayacağını açıkladı. 1980 darbesinin 35. yıl dönümünde vizyona giren filmin yönetmeni Arslan, Cizre’de yaşanan olayla çok üzüldüğünü, bu yardımla halkın yaraları sarılamasada bir parça katkıda bulunmak istediğini belirtti.