Akdenizli Kısa Filmcilerin Adresi Yine Altın Koza

19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nda finalist filmler belli oldu. Yarışmaya Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya, Malta, Slovenya, Hırvatistan, Karadağ, Sırbistan, Bosna Hersek, Arnavutluk, Suriye, Makedonya, Yunanistan, Lübnan, İsrail, Ürdün, Filistin, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas ve Türkiye gibi çeşitli ülkelerden toplam 467 eser başvurdu. Filmlerin 36’sı kurmaca, 13’ü deneysel, 6’sı belgesel ve 9’u canlandırma dallarında yarışmaya hak kazandı. Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması jürisinde Türkiye’yi Devin Özgür Çınar temsil ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Akdenizli Kısa Filmcilerin Adresi Yine Altın Koza yazısına devam et
  • Altın Portakal’da Antalya Belgeselleri

    Akdeniz Üniversitesi ile Altın Portakal işbirliği Antalya Belgeselleri’yle devam ediyor. Akdeniz Üniversitesi’nden genç sinemacıların çok özel görüntülerinden oluşan Antalya Belgeselleri, aynı başlık altında festival izleyicisiyle buluşturulacak. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri ve hocalarının son iki yılda ürettikleri belgesellerin Antalya’yı ve Antalyalıları anlatan bölümleri Antalya ve çevresine farklı açılardan ayna tutan filmlerden oluşuyor. Bu filmlerden biri de Sıla Özsoy’un yönettiği, Antalya Hali odağında mevsimlik işçiler sorununa eğilen Hâl: Karanlığın Meyvesi.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altın Portakal’da Antalya Belgeselleri yazısına devam et
  • Bu Savaşın İzlerini Silmek Kolay Değil

    Savaşın Çiçekleri (Jin líng shí san chai/The Flowers of War)
    Yönetmen: Zhang Yimou
    Roman: Geling Yan
    Senaryo: Liu Heng
    Müzik: Qigang Chen
    Görüntü: Xiaoding Zhao
    Oyuncular: Christian Bale (John), Ni Ni (Yu Mo), Xinyi Zhang (Shu), Tianyuan Huang (George Chen), Shigeo Kobayashi (Teğmen Kato), Xiting Han (Yi), Doudou Zhang (Ling), Dawei Tong (Binbaşı Li), Atsurô Watabe (Albay Hasegawa), Yangchunzi Yuan (Mosquito), Takashi Yamanaka (Teğmen Asakura)
    Yapım: BNP-EDKO (2011)

    Çin sinemasının önemli yönetmenlerinden Zhang Yimou’nun Çin-Japon savaşını anlattığı “Savaşın Çiçekleri”, sinemanın iyi filmleri arasına katılıyor. Filmde zaman zaman kendinizi savaşın içinde, hatta savaşın parçası olarak görebilirsiniz.

    Nanjing, 1937 yılında Japonlar tarafından istilâ ediliyor. Bu istilâ Nanjing (Nanking) Katliamı olarak anılıyor. O dönemlerde Çin’in başkenti olan Nanjing’de, Japonlar tarafından katliamlar ve tecavüzler yapılıyor. Çin’in belleğinden hiç silinemeyecek bir trajedi bu. Şehir ağır bombardımanın altında sisler içinde. Amerikalı John Miller da orada. Japonca da anlayan John kilisede, Winchester katedralinde görevli olduğunu söylüyor. Japon askerleri hareket eden her şeye ateş ediyorlar, yaralıları süngülüyorlar. Japonlar, çoluk çocuk, kadın bakmadan yok edici makine gibiler. Filmin girişindeki atmosfer de çok çarpıcı. Çatışmaların ortasındaymış gibi hissediyorsunuz kendinizi. Filmde bazı anların bir keskin nişancısının dürbününden yansıdığını belirtelim. Vahşet daha da ürpertici görünüyor sanki. Keskin nişancı, yalnız bir kovboy gibi ve enkazın içinde etrafı gözlemliyor sürekli.Tek sıra halindeki Japon askerlerinin vurulduğu bu bölümde kısa bir an için destansı bir görsellik perdeyi kuşatıyor. Çinlilerin, Japonların tanklarına karşı ağır silâhları yok ve halk öne sürülüyor. Japonlar da onları kolayca öldürüyor. İnsanlar katedrale sığınıyor. John, her şeyi fırsata çevirmiş ve para almadan hiçbir şeye dokunmak istemiyor. O bir serseri. İçkisiz ve parasız yapamıyor. Katedraldeki kamyon da insanlar için değerli. Onun tamirini de ancak John yapabilecek mi? Katedrale fahişeler de geliyor. Peder ortalarda olmadığı için katedralin sorumluluğu da rahip George Chen’de. John, İngilizce bilen Yu Mo’yla ilgilenmeye de başlıyor. Mo, gözde bir fahişe. Gaz lambalarının ve mumların aydınlattığı katedrale bu hem kasvet hem de sıcaklık veriyor. Mo, John’dan kendisini şehir dışına çıkarmasını istiyor. Çinli Binbaşı Li de, katedrale yaralı çocuk yaşta genç bir askeri, Pu Sheng’i getiriyor ve katedrale sığınmış çiçekleri görüyor. Çiçekler, genç askeri çok seviyorlar sonra.

    İnsan ve umut…

    Japon askerlerin katedrale baskınında korkuyu yaşıyorsunuz. Japon askerlerinin, kadınları gördüğünde tecavüzden başka bir şey düşünmediğini anlıyorsunuz. Japonların katedral baskınında devreye keskin nişancı giriyor ve askerleri avlıyor. Stilize ölüm de ona yakışıyor filmde. Perdede gerçek bir savaşın içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Şehir depremden çıkmış bir harabeler yeri. İnsanlar da mekânlar gibi yer yer enkaza dönüşmüş. Bu trajik filmde her türlü dram perdeden yansıyor. Zaman zaman melodram çizgisinde de olsa. Ama yine de insanın olduğu yerde olsa umut var. Elbette patlamaların ve şiddetin yoğun olduğu bu filmde az da olsa romantizm var. Mu, John’un gözlerine vuruluyor ve aşık oluyor. Filmin içinde dolaşırken hikâyenin ve insanların sıcaklığına dokunuyorsunuz. 1951 doğumlu Zhang Yimou, Çin sinemasının önemli ustalarından. 2002 yapımı “Ying xiong-Kahraman”, 2004 yapımı “Shi mian mai fu-Parlayan Hançerler”, 2006 yapımı “Man cheng jin dai huang jin jia-Altın Çiçeğin Laneti” filmleri sinemalarımıza gelmişti. Yönetmeni, Yeşilçam melodramlarını andıran 2000 yapımı “Xingfu shiguang-Mutlu Günler” filmiyle tanımıştık. Filmin ön jeneriğinde insanın kalbine işleyen acı bir müzik duyuluyor. Yimou, sinemanın gerçek estetisyenlerinden. Yönetmenin filmlerindeki görselliğiyle, resim ve fotoğraf sanatının üst noktalarına ulaşıyorsunuz. Sinema perdesinde bu görüntüleri seyretmeye de doyamıyorsunuz. Çince, Japonca ve İngilizce konuşan bu film Geling Yan’ın romanından uyarlanmış. Çinli kadın yazar Yan, sadece roman değil senaryolar da yazıyor. Yazarın, Choderlos de Laclos’nun aynı adlı romanından yazdığı senaryo “Dangerous Liaisons-Tehlikeli İlişkiler”, Güney Koreli yönetmen Jin-ho Hur tarafından beyazperdeye aktarıldı. Zhang Ziyi’nin başrolünde olduğu bu 2012 yapımı filmi de görmeyi umudediyoruz. Film, yazarın “Nanking’in 13 Çiçeği” romanından uyarlanmış. O çiçekler de katedrale sığınmış fahişeler. Filmin fonda duyulan müzikleri de muhteşem. Bu kaosun içinde insana dinginlik veriyor. 2011 yapımı “Jin líng shí san chai/The Flowers of War-Savaşın Çiçekleri” haftanın en iyilerinden.

    (24 Ağustos 2012)

    Ali Erden

    ailerden@hotmail.com

    Ateşin Düştüğü Yer, Montreal Film Festivali’nde Yarışıyor

    Yönetmen İsmail Güneş’in geçtiğimiz aylarda vizyona giren Ateşin Düştüğü Yer adlı son filmi dünyanın köklü festivallerinden Montreal Dünya Film Festivali yarışma bölümüne seçildi. 23 Ağustos – 03 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek festivalde büyük ödül için yarışacak olan Ateşin Düştüğü Yer, bir gazetenin 3. sayfa haberinden yola çıkarak günümüz Türkiye’sinin kanayan yaralarından kadına yönelik şiddeti bir baba-kız öyküsüyle sunuyor. Filmin başrollerini Hakan Karahan, Yeşim Ceren Bozoğlu ve Elifcan Ongurlar paylaşıyor.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Oğlum Bak Git

    Kamil Çetin’in yönettiği ve Yavuz Seçkin, Esra Sönmezer, Orhan Aydın ile Metin Yıldız’ın oynadığı Oğlum Bak Git, 19 Ekim 2012′de Warner Bros. dağıtımıyla EN Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Orhan hayatı boyunca şansızlıklar yaşamış bir taksicidir. Yaşamında herşey gitmektedir. En yakın dostları Kürşat ve Teoman, Orhan’ın bu şanssızlığını atması için ellerinden geleni yapsalar da sonuç sıfırdır. Orhan, durumunu bilimin ışığında çözmeye karar verir. Kişisel Gelişim Uzmanı Figen onun son umududur. Karşılaştığı inanılmaz tesadüfler ve sürprizler, Orhan’ı içinden çıkılmaz bir duruma sürükler.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb
  • Diğer haberlere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Oğlum Bak Git yazısına devam et
  • Korku Efendisi

    Dick Maas’ın yönettiği ve Huub Stapel, Egbert Jan Weeber, Caro Lensen, Joey Van Der Velden, Madelief Blanken ile Frederik Brom’un oynadığı Korku Efendisi (Sint), 24 Ağustos 2012’de Medyavizyon Film dağıtımıyla Siyah Beyaz Movies tarafından vizyona çıkarıldı.
    Efsaneye göre Aziz Nikolas ülkeyi haraca bağlayan ve çocukları kaçıran kötü bir adamdır. Halkın ayaklanmasıyla beraber 5 Aralık gecesi vahşice öldürülür. Ölümünden sonra 5 Aralık gecesi dolunay ile beraber Aziz Nikolas öcünü almak için geri gelir. Artık o geceyi unutmak hiç kimse için mümkün olmayacaktır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Diğer bağlantılara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Korku Efendisi yazısına devam et