16 Ocak 2009 Haftası

“İz”, tanıdık / sıkıcı bir korku filmi gibi başlayıp giderek vahşet dozunu yükselten, nihayetinde de, sadece final sahnesinin süresi kadar seyirci üzerinde etkili olabilen, seri ve kopyası katilin öyküsü: Bu sıradan çalışmanın 3 Boyutlu sürümünü izlerseniz, biraz daha farklı olabilir!

“Bay Evet”, hayatı “hayır!” üzerine kurulmuş bir adamın yüz seksen derece dönmesini (döndürülmesini) ve sayısız fırsatla karşılaşmasını ama mutluluktaki esas sırrın ‘denge’de kalmak olduğunu, güldürü kalitesini -her sahnede- koruyarak anlatıyor: Herhangi bir kusur bulmanın zor olduğu filmlerden!

“Alacakaranlık”, beyaz kız, bembeyaz tenli vampir insanlar ve Kızılderili kurt adamlar (sonraki bölümlerde ağırlık kazanacaklar) ile ergenlik çağı gençlerinin en güçlü biçimde duygudaşlık kurabildiği, bir ‘ilk aşk’ hikâyesi: Cazibesi, gri, puslu, nemli doğasında yer alan ormanın inanılmaz yeşil renklerinde saklı olduğu gibi, insan dişisinin erkeğine ‘vurulduğu’ zaman nasıl gözünün hiçbir şeyi görmeyeceğini, çok iyi yazılmış bir anne – kız modelinden yola çıkarak vurgulamasında yatıyor.

(14 Ocak 2009)

Ali Ulvi Uyanık

aliuyanik@superonline.com

Dünya & Desie

Dana Neshusthtan’ın yönettiği ve Maryam Hassouni, Eva Van De Wijdeven, Theo Maassen ile Christine Van Straalen’ın oynadığı Dünya & Desie (Dunya & Desie), 06 Şubat 2009’da Tiglon Film dağıtımıyla A+ Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Dunya, Fas’lı, Desie ise Hollanda’lı bir kızdır. Dunya 18. yaş gününde, ailesinin onu Faslı bir kuzeniyle evlendirmek istediğini öğrenir. Fakat bu fikir ona pek de cazip gelmemektedir. Bu esnada Desie hamile kalmış ve babasıyla görüşmeye karar vermiştir. Babasının Fas’ta yaşadığını öğrenen Desie, onu bulmak üzere Dunya’yla birlikte Fas’a doğru, macera dolu bir yolculuğa çıkar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ali Ulvi Uyanık Yazıyor
  • Diğer haberlere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Dünya & Desie yazısına devam et
  • Sinemalife’dan Tadımlık 2008 Seçkisi

    sinemalife.com’un Ocak 2009 sayısı da zenginleşen içeriğiyle yolculuğuna devam ediyor. Bu ay vizyona girecek ve merakla beklenen Pandora’nın Kutusu filmini kapağına taşıyan sinemalife.com, Yeşim Ustaoğlu ile Fatih Dural’ın yaptığı röportajı yayınlıyor. Sinemalife, Ocak sayısında James Carrey ve ve Julianne Moore’a ‘zoom’ sayfalarını açıyor. Ayrıca bu sayıda, vizyondakileri, sinema haberlerini, pek yakında beyazperdede gösterilecek filmleri öğrenebilecek Uçurtma İpi, Analiz, Sineretro köşeleriyle birbirinden farklı yapımlara başka bir gözle bakacaksınız.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğrafına haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Sinemalife’dan Tadımlık 2008 Seçkisi yazısına devam et
  • Atilla Dorsay’ın “Yüzler” Fotoğraf Sergisinin Açılışı Yapıldı

    Duayen sinema yazarı Atilla Dorsay’ın Yüzler adını verdiği Fotoğraf Sergisinin açılışı 06 Ocak Salı günü 18:30’da sinema dünyamızın güzide isimlerinin katılımıyla İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde yapıldı. Sergide, Dorsay’ın resmini çekme fırsatı bulduğu yüzler arasında 2007 – 2008’de çektiği portreler yer alıyor. Açılışa katılanlar arasında Türkan Şoray, Selda Alkor, İzzet Günay, Ali Tutal, İsmail Güneş, Oğuz Makal, Yazgülü Aldoğan, Gürer Aykal, Annie Pertan, Zeynep Özbatur, Agah Özgüç, Erkan Özerman ve Fransa Başkonsolosu Christine Moro gibi ünlü isimler vardı.

  • Atilla Dorsay fotoğrafları için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Atilla Dorsay’ın “Yüzler” Fotoğraf Sergisinin Açılışı Yapıldı yazısına devam et
  • Murat Şeker’den Yeni Bir Belgesel: Türk Gibi Başla Alman Gibi Bitir

    Aşk Tutulması filmiyle 2008’in en sevilen yapımlarından birine imza atan yönetmen ve yapımcı Murat Şeker bugünlerde Almanya’da yeni bir belgesel yapıyor: Türk gibi başla, Alman gibi Bitir. Arka arkaya çektiği 3 uzun metraj filmden sonra yönetmen Murat Şeker, kariyerine başladığı belgesel yönetmenliğine geri döndü ve yeni bir belgesel projesiyle karşımıza çıkıyor. Profesyonel yönetmenlik hayatına 2005 yılında Almanya Rüyası adlı belgeseliyle başlayan Murat Şeker’in yeni projesi, Almanya’da kültür ve sanat platformunda öne çıkan Türkiye kökenlilerin hikâyesini konu ediniyor.

  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.