1950 Yılının Bir Güzellik Yarışması

Niçin saklanmış, diğer kâğıtlar arasında kalmış bilemiyorum. Dolaplarda eski evrak arasında bulduğum 50’li yıllara ait bir Cumhuriyet Gazetesi’nde, yayınlanmakta olan güzellik yarışması adaylarının 53. sırasında Neriman Köksal’ın fotoğrafı vardı. Yıl 1950, daha Köksal, Çete (Çetin Karamanbey) filminde oynamamış. Kütüphane arşivlerinde araştırdım, 15.6.1950 tarihli gazetede (Cumhuriyet) o yıl düzenlenen yarışmaya katılan güzellerin fotoğrafları yayınlanmaya başlıyor.

Köksal’dan başka, sonradan (veya daha önce) sinema uğraşına girmiş yarışmacı var mı sorusunun cevabını arıyorum. İkinci sırada İnci İzmirli yer alıyor. Bir süre ses sanatçılığı da (hanendelik) yapmış olan İzmirli’nin 1954 yılında Evlat Acısı (Hicran) (Avni Dilligil) ve Çalsın Sazlar Oynasın Kızlar (Oyna, Kızım Oyna) (Lütfü Akad) filmlerinde oynadığı ortaya çıkıyor. İzmirli’den sonra, yarışmacılardan Yıldız Erdem 1952 yılında Vahi Öz’ün yönettiği Kan Kardeşler ve Süt Kuzuları filmlerinde rol almış.

Diğerlerine nazaran daha tanınmış bir isim olarak Necla İz de yarışmanın yapıldığı yıl (1950) Vedat Örfi Bengü’nün Kapanan Gözler ve Estergon Kalesi filmlerinde, daha sonraki yıllarda Kaçak (Şadan Kâmil – 1954), Tuzak Oteli (Aydın Arakon – 1956) gibi filmlerde rol alacaktır. Coşkun Kardeşler olarak kardeşi ile birlikte “radyolarda” ünlenen Münevver Coşkun’da Onu Affettim (Mümtaz Ener – 1950) ve Hayat Acıları (Dr. Alyanak – 1951) gibi filmlerden başlayarak bir dizi filmde oynayacak, sonradan Münevver olan adı Memduh Ün tarafından Mine diye değiştirilecek ve Mine Coşkun olarak afişlerde yer alacaktır. …………… [1] bırakıyorum. Nur’da hemen hemen o yıllarda sinemada oyunculuğa başlamıştır.)

Aşağıda yarışmaya katılanların isimlerini vereceğim, içlerinden sinemada uğraş vermiş olanlardan benim saptayabildiklerim bunlar; bir de adını N. S. S. olarak veren yarışmacının fotoğrafını sonradan oyuncu olarak ünlenecek Nurhan Nur’a benzettim. (Burada açık bir kapı İnci Tanay isimli bir yarışmacı var, bunun İnci Tamay isimli oyuncu olabileceğini düşünüyorum. Neriman Köksal’a gelince, bugünün seyircisine bile tanıtma gereksinimi duymuyorum. Köksal’ı -eğer- tanımıyorsa, tanıtmanın da hiçbir anlamı olmayacaktır.

Yarışmaya katılanlar:

01. Leyla Yıldız  45. Ayşe Gül
02. İnci İzmirli  46. A.(Atire)Kacamakoğlu
03. Aysel Koral 47. Suzan Bahar
04. Zehra Gönül  48. İ. D. 
05. Necla Güler 49. Zafer Çamlıca 
06. Jale Gökay 50. Nur Akyüz 
07. Sevda Karabağ * 51. Sevim Özgül 
08. Lena Stauropulo 52. Gönül Altınses 
09. Oya Göl 53. Neriman Köksal
10. Güzin Üster 54. N.Y.(Neşe Yulaç-?) 
11. Fahire Kozikoğlu 55. Nesrin Adanır 
12. Sema Karabağ * 56. Gönül Başaran
13. Şükran Aksüt  57. Beyhan Katuk
14. Feriha Şen 58. Asuman Demireli 
15. İnci Dincel 59. Asuman Aycan 
16. Olga Çatı 60. N. S. S.
17. Semra Ömür 61. İnci Tanay
18. Edip Soyer 62. Hülya Berkan 
19. Ayşe Kaymak  63. Yıldız Erdem
20. Hale Alp  64. Suzan Güven
21. Nilgün Çınar  65. S. Ö.
22. Günnur Şahor  66. Necla Sarı
23. Sema Deniz  67. Şenol Taylanlar
24. Nurten Şenyuva 68. Gülis Sabırdiler
25. Ayten Aygen  69. Ayten Çetinkaya
26. Güler Duman  70. Hülya Can
27. Nuran Ersoy 71. B. G. 
28. Ayten Kaya 72. Şükran Bilgiç
29. Şükran Angün  73. Candan Bora.
30. Ayşe İsmoğlu  74. Bedriye Ere
31. Güneş Gülerer 75. Sabriye Tunalı
32. Şule Ayyıldız 76. Hediye Söylemezoğlu
33. Nebahat Ergun  77. Dürnev Sel 
34. Angeliki Miçi 78. Beria 
35. İfakat Çelikel 79. Feride Kutup 
36. Bülent Hoşka 80. Gülsüm Hepşen 
37. Necla İz 81. Muazzez K. 
38. İclal Kural 82. Şen Tuna.
39. Fikret Üner 83. Gülizar Okucu 
40. Şule Adalı 84. Ayten Turan 
41. N. Ş. (Narin Şencan) 85. Melike Nilgün
42. Hizber Tokgöz  86. Vily Baler
43. Münevver Coşkun 87. Gülümser Göknel 
44. Nazmiye Demirel 88. Nebahat Altın 

Yarışmaya 100’ün üzerinde aday katılır; gazetede numaralandırılan isimler yukarıda sıralanmıştır. Fotoğraflarda yer alan adaylar arasında Güngör Fırtına, Perihan Onurgan, Ayfer Gülsöz, Ayten Uluatlı, Mihrimah Özbilici ve Aysel Lokman isimlerine de rastlıyoruz. Verilen aday sayısına bakarak, belirleyememiş olduğumuz isimlerin de (yarışmacıların da) olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu yarışmacılar arasından jüri, Güler Arıman, Ayten Uluatlı ve Şükran Angün’ü ilk üç olarak seçiyor, bunları izleyenler ise Nurten Şenyuva ve Güngör Fırtına. Okurlar ise Nurten Şenyuva’yı seçiyor.

Bir rastlantı sonucu Neriman Köksal’ın daha sinemaya girmediği günlerde bir güzellik yarışmasında aday olmasının öğrenilmesi üzerine yapılan ve fazla da derine inmeyen bir araştırmada; “Katılımcılar içinde sinema ile şu veya bu şekilde ilgilenmiş başka aday var mı?” sorusuna cevap ararken, yukarıda filmleri ile belirttiğimiz isimlere rastladık. Bu gün için tanıdık olmayabilecek isimleri yine de, olaya ilgi duyabilecek olanlara iletmek istedik. Bizim tanıyamadığımız, araştırdığımız konu ile ilgili, başka isimler bulabileceklere şimdiden teşekkür ederim. Başka nedenlerle -kişisel nedenler de olabilir- tanıdık isimlere ulaşılması ise -sonuç ne olursa olsun- beni memnun edecektir.

Sadece, bir rastlantının getirdiği merakın peşinden gittim, hepsi o ve sizlerle paylaşmak istedim.

[1] Buradaki kopukluk yazının orijinalinde vardır.

(01 Şubat 2009)

Orhan Ünser

Kaçıranlar İçin Yeniden: “Kabuk” ve “Kış Bahçesi”

Uygar Asan’ın yazıp yönettiği, Türkiye’nin dijital çekilip dijital olarak gösterime giren ilk uzun sinema filmi örneği Kış Bahçesi (2005, 84 dk.) ve yönetmenin ikinci uzun dijital çalışması Kabuk (2007, 100 dk.) 24 Ocak Cumartesi gününden itibaren Kadıköy Bahariye Sanat Merkezi’nde (Bahariye Cad, Akyıldız Pasajı, No: 92, Kadıköy, İstanbul) İngilizce altyazılı olarak yeniden gösterimde.
Kabuk’ta Sezgin Cengiz, Ayşe Bayramoğlu, Tolga İskit, Barış Atay Mengüllüoğlu, Emre Saka ve Tolga Yeter oynuyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Seanslara haberin devamından ulaşabilirsiniz.
    Kaçıranlar İçin Yeniden: “Kabuk” ve “Kış Bahçesi” yazısına devam et
  • Seyfi Havaeri, Bir Yönetmen

    1947’de ilk filmi Yara’yı çektiğinde 27 yaşında idi, Seyfi Havaeri. Son filmi Zafer Kartalları’nı 1975 yılında 39. filmi olarak, yönetmenliğinin 28. yılında çekti. Hiçbir filmi, bir yarışmada ödül almadı, alamazdı da, filmlerinin büyük bir kısmı yerleşik festivallerin başlamasından önce çekildi ama bu filmler Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan filmlerdendi. Seyirci tarafından ilgi gördü. Kenar Mahalle (1951 ve 1966) ve Kara Sevda (1955 ve 1968) filmlerini ikişer kez çekti. Anadolu’da hasılat rekorları kıran Kara Sevda (1968) filminin afişlerinde yer alan, “bu film peşin para ile çekilmiştir” ibaresi Yeşilçam düzenini ters yönden anlatması ile ilginç bir örnek oluşturur.

    Muhsin Ertuğrul’un sinemamızdaki on yedi yıllık tek adamlığına son veren Faruk Kenç ile başlayan -Nijat Özön’ün isimlendirmesi ile- geçiş dönemi yönetmenlerinin yanında, Ertuğrul’un ardılı olan tiyatro kökenli yönetmenler de (örnek: Talat Artemel) film çekmeye başlamışlardır. Ertuğrul’un ardılı olan bu yönetmenlerin yanında, sanat yaşamına tiyatroda, ama ödenekli tiyatrolar dışında başlamış olan yönetmenler de sinemaya girmişlerdir, işte Havaeri de bu yönetmenlerdendir, Nuri Akıncı, Muharrem Gürses gibi. Havaeri, yönetmenliğinin ikinci yılında (1948) ilk filmini çeken Erman Kardeşler yapımevine Damga filmini çeker. Damga filmi, 1952’de çektiği Kanun Namına filmi ile sinemamızda -yine Özön’ün tasnifine göre- sinemacılar dönemini başlatan Lütfü Akad’ın sinemaya başladığı film olarak da anılır. Akad filmde eksik kalmış bir sekansın çekilmesi için güçlükle ikna edilir ve çeker. Akad’ın bu eksikliği gidermesi doğrudur ama film çekilip banyosu yapıldıktan sonra birçok sahnenin flu olduğu anlaşılır. O günkü sinemamız koşulları düşünülürse, Erman Kardeşler filmi o günkü koşulların da altında bir ortamda çekmek durumunda kalır. Filmin flu çıkmasının nedeni bu ve aynı zamanda çalışan teknik ekibin de o günkü şartlara göre deneyimsiz olmasıdır. Havaeri, bu flu sahnelerin bir çoğunun, çekilmiş sahnelerin yeniden değerlendirilmesi ve kullanılmamış sahnelerin takviyesi ile giderildiğini, çeşitli söyleşilerinde -ve birkaç görüşmemizde- anlattı. Bunlardan sonra yinede filmde çekilmesi gerekli bir sahnenin olduğu tesbit edilmiş ve bu dönemde Havaeri’nin yapımevi ile ilişkisinin sona ermesi üzerine sahne Akad tarafından çekilmiştir.

    Havaeri, 1949 yılında Sırrı Talpar (Güneş Film) adına Fedakâr Ana filmini çeker, filmde başrol oynayan Cahide Sonku’nun da hissesi vardır. Sonku sonradan filmin tamamını alır, jeneriğe ve afişlere yönetmen olarak kendi adını yazar. Özön, Türk Sineması Kronolojisi’nde bu filmi Cahide Sonku’nun filmi olarak gösterir. Afişlerin bu şekilde kullanılması üzerine Havaeri hakkını mahkemede arayacaktır. (Bu film Eşref Kolçak’ın da sinemadaki ilk filmidir.)

    60’lı yıllarda Havaeri Bu Adam Kim, diye bir film yapar. Turgut Özatay’ın başrolünü oynadığı bu filmi, o yıllarda gördüğümde Dr. Jekyll and Mr. Hyde izleri görmüştüm. (Spencer Tracy’nin oynadığı versiyonu daha yeni seyretmiştim, her halde o nedenle). Sonradan Havaeri ile bu film hakkında konuştuğumuzda, filmin çok daha kapsamlı düşünüldüğünü fakat istediği gibi yapamadığından söz etmişti, bana.

    80’li yıllarda tanıştığım Havaeri’nin sinemasını yakından izlemiş değilim, filmlerinin büyük bir çoğunluğunu görmedim. Görsem belki de beğenmeyecektim. Ama sinemamız üzerine düşünen, bir şeyler yapmak isteyen, çalıştığı günlerin piyasa koşullarına uygun bir yönetmendi. Şimdi -artık- mazi olmuş, bir zamanlar sinemamızın çalışma sahası olan Yeşilçam’ın temellerinde emeği var. Bir iki kez telefonla görüşmüştük, kısa süreli bir Mimar Sinan Üniversitesi çalışma döneminde, bir gün ziyarete gelmiş ve beni çok heyecanlandırmıştı. O gün bana bir kısım notlar da getirmişti, zaman zaman karşılaşıp, rastlantılarla buluşup konuşmalarımızda, her zaman anlatacağı bir şeyleri oluyordu. Filmlerini seviyor ve sonuna kadar savunuyordu. Başka yönetmenlerin filmlerinde oyunculuk yaptığı filmler da vardır.

    Sinemamızın başlangıç günlerini yaşamış, temellerini atmış, yönetmenliği dışında sinema için çalışmalarda bulunmuş, arasanız el altında bir filmini bulmakta zorlanacağınız bu yönetmenimiz üzerine Burçak Evren’in hazırladığı bir kitap 42. Antalya Film Festivali (Altın Portakal) yayını olarak yayınlandı: Yeşilçam’ın Gölgesinde Seyfi Havaeri. Şimdi aramızdan ayrıldı, bulabildiğimiz filmlerini bari elden çıkarmayalım.

    (01 Şubat 2009)

    Orhan Ünser

    Niko: Yıldızlara Yolculuk

    Michael Hegner ile Kari Juusonen’in yönettiği ve Olli Jantunen, Vuokko Hovatta, Vesa Vierikko ile Jussi Lampi’nin seslendirdiği animasyon film Niko: Yıldızlara Yolculuk (Niko: Lentajan Poika – Niko & The Way To The Stars), 20 Şubat 2009’da Tiglon Film dağıtımıyla Tiglon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Sevimli bir ren geyiği olan Niko, Noel Baba’nın uçan geyiklerinden biri olduğunu öğrendiği babasını bulmak üzere yola koyulur. En büyük hayali babası gibi uçmak olan Niko, kötü kurtlara yakalanmamak için sincap Julius ve Wilma ile maceradan maceraya koşar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ali Ulvi Uyanık Yazıyor
  • Türk Yönetmenden Çok Konuşulacak Belgesel

    Yönetmen Ceyda Aslı Kılıçkıran, çok konuşulacak bir proje için Amerika’da bulunan ortağı ile kolları sıvadı. Kılıçkıran ve ekibi yeni belgesel filminin çekimlerine Şubat ayında başlıyor. Amerikanın ünlü yapımcılarından Robert Richter’la ortak proje yapacağını belirten Ceyda Aslı Kılıçkıran, “Şubat ayında Hindistan’da, Mabudan Tapınağı’nda başlayacağımız çekimler, İngiltere’de Dünya Ruhsal Üniversitesi olarak adlandırılan malikanede devam edecek. Ruhsal ve meditasyon eğitimi veren kişilerle röportajlar yapılacak.” dedi.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğrafla haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Türk Yönetmenden Çok Konuşulacak Belgesel yazısına devam et
  • Tiglon Filmleri 15 Dalda 81. Oscar Ödüllerine Aday Gösterildi

    Tiglon Film’in ülkemizde gösterilmiş ve gösterilecek olan filmleri 81. Oscar ödüllerinde 15 dalda aday gösterildi. 06 Mart’ta gösterilecek olan The Reader yılın En İyi Filmi, Kadın Oyuncusu (Kate Winslet), En İyi Yönetmeni ve En İyi Uyarlama Senaryo dahil 5 dalda aday. Tiglon Film’in diğer aday filmleri ise şunlar: The Wrestler, Donmuş Irmak (Frozen River), Beşir’le Vals (Waltz With Bashir), Barselona, Barselona (Vicky Cristina Barcelona), Man on Wire, Avustralya (Australia), Düşes (The Duchess).

  • Basın Bülteni
  • Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi, 13 Dalda Oscar Adayı

    Seksenli yaşlarında doğup geriye doğru yaşlanan bir adamın hikâyesini konu alan Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi, 13 dalda Oscar’a aday gösterildi. En İyi Film dalında Oscar’a aday gösterilen filmde Benjamin Button karakterini canlandıran Brad Pitt de En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adayı oldu. 06 Şubat’ta ülkemizde gösterime girecek olan filmin Oscar adaylıkları şöyle: En İyi Film, Yönetmen, Sanat Yönetimi, Görüntü Yönetimi, Erkek Oyuncu, Yardımcı Kadın Oyuncu, Kostüm Tasarımı, Kurgu, Makyaj, Ses Miksajı, Görsel Efektler, Uyarlama Senaryo, Müzik.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • UIP Filmleri 30 Dalda 81. Oscar Ödüllerine Aday Gösterildi

    UIP Filmcilik’in ülkemizde gösterilmiş ve gösterilecek olan filmleri 81. Oscar ödüllerinde 30 dalda aday gösterildi. 30 Ocak’ta gösterilecek olan Frost / Nixon yılın En İyi Filmi, Erkek Oyuncusu (Frank Langella), En İyi Yönetmeni ve En İyi Uyarlama Senaryo dahil 5 dalda aday. UIP’nin diğer 5 dalda aday film Şüphe (Doubt) ise 06 Şubat’ta vizyona giriyor.
    Diğer aday filmler ise şunlar: Sahtekar (Changeling), Vol.İ (Wall-E), Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road), Bolt, Iron Man, Wanted, Tropik Fırtına (Tropic Thunder), Hellboy II: Altın Ordu (Hellboy II: The Golden Army), Kung Fu Panda.

  • Basın Bülteni
  • 11. Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali

    Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali 01 – 11 Mayıs tarihlerinde 11. kez Eskişehirli sinemaseverler ile buluşacak. On yıl öncesinin alçakgönüllü sekiz filmlik gösterimi yıllar içinde kentteki sinema salonlarına yayılan bir film festivaline dönüştü. Festival Başkanı Prof. Dr. Gülseren Güçhan, Sinema Günleri’nin film festivaline nasıl dönüştüğünü açıklayan iki önemli şey olduğunu söyledi: “Anadolu Üniversitesi’nin Eskişehir’in kültürel hayatındaki güçlü kurumsal kimliği ve başkanından haber yapanına kadar kimi öğrenci kimi öğretim üyesi hepsi üniversiteli ‘başka yerde olmayan’ ekibi”.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü afişe ve diğer haberlere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    11. Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali yazısına devam et