Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar Filmi Paribu Cineverse Emaar’daki 4DX Ön Gösteriminde İlk Kez İzleyici Karşısına Çıktı

Paribu Cineverse, sinema dünyasının heyecanla beklediği yapımları izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Korku türündeki merakla beklenen Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar (Insidious: Out Of The Further), 18 Ağustos Salı günü Paribu Cineverse Emaar 4DX Salonu’nda düzenlenen özel bir etkinlikle ön gösterim yaptı. Davetliler, Paribu Cineverse’ün Emaar 4DX Salonu’nun sunduğu çok boyutlu atmosferde filmi vizyon tarihinden önce izleme şansı yakaladılar. Filmin yoğun korku atmosferini iliklerine kadar hisseden sinemaseverler, Öte’nin karanlık dünyasından gerçek dünyaya taşınan tüyler ürpertici varlıklara en ön sıradan tanıklık ettiler.

Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar Filmi Paribu Cineverse Emaar’daki 4DX Ön Gösteriminde İlk Kez İzleyici Karşısına Çıktı yazısına devam et

Peşimizdeki Yaratıklar / Oak Caddesinin Sonu

Sıcak bir yaz günü gözlerinizi kapatıp 1982 yazına ışınlanmak ister misiniz? David Robert Mitchell’in yönettiği ‘Oak Caddesi’nin Sonu / The End of Oak Street’ sıkı sinefillere bu olanağı sunuyor. Hele bu yaman filmi bir de çocukluk ya da ilk gençlik anılarınızı saklayan Kadıköy Sineması gibi bir mekânda izleme şansı bulmuşsanız.

‘Peşimizdeki Şeytan / It Follows’da (2014) korku – gerilim, ‘Gölün Altında / Under the Silver Lake’de (2018) David Lynchvari bir kara film illüzyonunun yapıtaşları ile oynamış ve bizleri mest etmiş olan Amerikalı sinemacı, pandemi döneminin ardından çektiği bu ilk filminde doğaüstü ile haşır neşir olmayı sürdürüyor. Üstadın memleketi Detroit’in küçük bir kasabasında yaşayan Platt ailesi banliyönün dışardan bakıldığında huzurlu ve sakin ortamında aile içi sorunlarla cebelleşmektedir. Gelir adaletsizliğini arttıran Reagan ekonomisinin hüküm sürdüğü dönemde Chrysler’deki işini kaybetmiş olan ailenin babası Greg Platt (Ewan McGregor) işsiz kaldığını gizleyerek ek gelir bahanesiyle geceleri pizza dağıtıcılığı yapmaktadır. Karısı Denise (Anne Hathaway) geceleri bodrumda yazdığı romanıyla yaşadığı rutinden çıkma gayretindedir. Kasabanın geleneksel şenlik faaliyetlerinden arta kalan zamanda aile huzursuzdur. Denise kocasının içki sorununun nüksetmesinden rahatsız, 13 yaşındaki Brian (Christian Convery) ile ablası Audrey (Maisy Stella) sürekli tartışan anne ve babalarının olası bir ayrılma kararı almasından endişe duymaktadır. Platt evindeki huzursuzluk bir gece aniden beliren ve evlerin içine sızan parlak ışık, perdeleri deli gibi sallayan rüzgârla bambaşka bir boyut kazanmak üzeredir.

Komşu bahçede bir gecede biten ve soyu 200 milyon yıl önce tükenmiş olan kırmızı çiçekli bitki (Pleuromeia) sadece ailenin değil tüm kasabanın başına gelecek olanların ilk habercisidir. Suyun, elektriğin ve tüm iletişim araçlarının stop ettiği o meşum sabah vakti bahçede önce gölgesi sonra kuyruğu beliren tarih öncesi dev yaratıklarla burun buruna gelen Platt ailesi için artık gündelik yaşamın sıkıntıları geride kalmış, amansız bir hayatta kalma süreci başlamıştır.

Ünlü gök bilimci ve astrobiyolog Carl Sagan’ın kitaplarıyla büyüyen bir kuşağın yıllarıdır 80’ler. Steven Spielberg’in 1977’de çektiği ‘Close Encounters of the Third Kind’ ve de ele aldığımız 1982 yazında sinema alemini sallamış ‘E.T.’ uzaylılarla olan ilişkileri 1950’li yılların aksine hümanist bir iyimserlikle ele almıştı. Dinozorların yeni dünya ile tanıştığı ‘Jurassic Park’ için ise 1993 yılını beklemek gerekecekti. Mitchell ustası Spielberg’in sakin ve huzurlu taşra atmosferini başlangıç fonu olarak filmine taşırken, daha eskilere gidiyor ve ‘Twilight Zone’ serisinin gizemli kara deliklerine uzanarak 1982’nin ahalisini milyonlarca yıl öncesine ışınlıyor.

Oak Caddesi dinozorların yaşam alanıdır artık. Yeni konuklar dev yaratıklar için kafası bacağı koparılıp tüketilecek besinlerdir yalnızca. Film bu noktada Spielberg sinemasının naif ve büyülü dünyasından son hızla bir kıyamet ortamına evriliyor. Lakin tehlikenin göbeğinde Mitchell kendine özgü mizahını eksik etmiyor. Etobur yaratıklar çitin ardındayken arabalarına binen bir ailenin küçük kızı huşu içinde ‘Taş Devri / The Flinstones’ dizisinin ana temasını mırıldanıyor; çiftleşen iki dev yaratığı farkeden Greg, bu dayanılmaz manzara önünde polaroid fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyor.

Evin içine sinsice dalan dev yılanın yarattığı gerilimin adım adım yükseldiği bölümde ya da tarih öncesi uçan yaratıkların saldırısında Hitchcock esini taşıyan tercihleri ve uzun planlarıyla iyi bir iş çıkarıyor Mitchell. ‘Alacakaranlık Kuşağı’nı andıran sürpriz finalinde, bir nevi J. K. Rowling mucizesiyle ‘Amerikan Rüyası’na katkıda bulunmayı da ihmal etmiyor.

(26 Ağustos 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Disney, Dünya Prenses Haftası’nda Disney Prenseslerinin Zamansız Sihrini Kutluyor

Dünya Prenses Haftası, Alex Prager’ın yönettiği kısa film Her Zaman Prenses’in (Once A Princess, Always A Princess) Disney+ ve YouTube’da gösterilmesiyle başladı. Her yıl merakla beklenen Dünya Prenses Haftası; yaratıcılıkla dolu hikâyeleriyle nesillere ilham veren Disney Prenses karakterlerini kutlamak üzere her yaştan hayranı yepyeni hikâyeleri, eğlenceleri, özel etkinlikleri, çeşitli ürünleri ve çok daha fazlasını deneyimlemeye davet ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Filmi izlemek için tıklayınız.

Disney, Dünya Prenses Haftası’nda Disney Prenseslerinin Zamansız Sihrini Kutluyor yazısına devam et

Bluey Filmi’nden İlk Fragman ve Afiş Yayınlandı

Emmy ve BAFTA ödüllü, TV dizisinden uyarlanan CG animasyon filmi Bluey Filmi’nin ilk fragmanı ve afişi izleyiciyle paylaşıldı. Film, 06 Ağustos 2027 tarihinde sinemalarda gösterime girecek. Annesi, babası ve küçük kız kardeşi Bingo ile birlikte yaşayan sevimli, yorulmak bilmeyen Avustralya çoban köpeği Bluey’nin sevilen Bluey Filmi, büyük bir sürprizin Bluey ve ailesi için her şeyi değiştirdiği, aksiyon dolu bir günde geçiyor. D23: The Ultimate Disney Fan Event kapsamında Honda Center’ı dolduran hayranlara sunulan tanıtım fragmanı, ikonik kırmızı balonlarla oynanan sürpriz bir Keepy Uppy (Balonu Havada Tutma) oyunuyla izleyicilere keyifli anlar yaşattı.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2 / 3
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Bluey Filmi’nden İlk Fragman ve Afiş Yayınlandı yazısına devam et

Dreamworks’ten Unutulmuş Ada Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

Bu Ekim ayında, hayatınızın macerasını yaşayın. How to Train Your Dragon’daki bir çocuk ile ejderhası, Shrek’te bir dev ile bir eşek ve The Wild Robot’ta bir robot ile bir kaz yavrusu arasındaki unutulmaz bağları yaratan DreamWorks Animation, şimdi de birbirlerinden uzaklaşmadan önce yeniden bir araya gelmek zorunda kalan iki ömürlük en iyi arkadaşın duygusal hikâyesini Unutulmuş Ada (Forgotten Island) ile sunuyor. Ana afişi paylaşılan yeni orijinal film; Akademi Ödülü adayı Joel Crawford ve Januel Mercado tarafından yönetildi ve Puss in Boots: The Last Wish’in arkasındaki yapım ekibinden Akademi Ödülü adayı Mark Swift tarafından hazırlandı.

Dreamworks’ten Unutulmuş Ada Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Çılgın Böcekler

Burak Kaan Şimşeker’in yönettiği ve Mediha Nur Dere, Sıla Keçeci, Burak Kaan Şimşeker ile Ramazan Emir Erol’un seslendirdiği animasyon film Çılgın Böcekler, 04 Eylül 2026’da NNC Grup Medya dağıtımıyla NNC Grup Medya tarafından vizyona çıkarılıyor.
Yeraltı şehrinde yaşayan dört arkadaş hamamböceği, yeryüzüne çıkar ve iki üniversiteli kızın evine düşerler. Herkes, kızların komşusu iki gençle birlikte sıcak, samimi bir dostluk kurup üniversite hayatına karışır. Ancak gençlerden birinin böcekleri satmaya kalkışması güveni sarsar ve grubu birbirinden ayırır. Bir öğrencinin çektiği videonun yayılma tehlikesi herkesi bir araya getirir, bir kurtarma operasyonu başlar.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Çılgın Böcekler yazısına devam et

Willa Cather’ın En Çok Okunan Yapıtlarından Yitik Bir Kadın, Can Yayınları Etiketiyle Raflarda

Willa Cather’ın en önemli yapıtlarından Yitik Bir Kadın, bireysel bir yaşamöyküsü üzerinden bir çağın sonunu anlatan, değişen Amerika’ya zarif ve sarsıcı bir bakış sunan zamansız bir klasik. Genç Niel Herbert’in hayranlıkla izlediği Marian Forrester, zarafeti ve özgürlüğüyle yaşadığı kasabanın göz kamaştıran simgesidir. Ancak Amerika’nın öncü kuşağı tarihe karışırken, eski değerlerin yerini hırs, çıkar ve yeni bir dünyanın acımasız gerçekleri almaya başlar. Psikolojik çözümlemeleri, anlatımı ve unutulmaz karakterleriyle Yitik Bir Kadın, hem bir aşk ve hayal kırıklığı romanı hem de Amerikan rüyasının çözülüşünü ve zamanın geri döndürülemez akışını anlatan özel bir klasiktir.

Willa Cather’ın En Çok Okunan Yapıtlarından Yitik Bir Kadın, Can Yayınları Etiketiyle Raflarda yazısına devam et

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nde Film Gösterimleri

Eskişehir’in simgesi Porsuk Nehri, 02 – 06 Eylül 2026 tarihleri arasında beş gün sürecek bir uluslararası kültür – sanat buluşmasının merkezine yerleşiyor. Kentin Kurtuluş Günü olan 02 Eylül 2026 Çarşamba günü başlayacak olan Uluslararası E skişehir Porsuk Festivali’nin Nehir Sineması bölümünde Bildiğin Gibi Değil, Aile Arasında ve Neşeli Günler adlı filmlerinin açık hava gösterimleri yapılacak. Oyuncu Tansu Biçer ve yönetmen Vuslat Saraçoğlu düzenlenen söyleşilerde Eskişehirlilerle bir araya gelecek. Can Suyu 15 adlı belgesel gösteriminin ardından ise Batuhan Bayram ve Merve Özkiremitçi’nin katılımıyla bir söyleşi gerçekleşecek.

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nde Film Gösterimleri yazısına devam et

Ahlâk: Kime Göre, Neye Göre?: Kuşatma Kayıtları

Kuşatma altında bir kent; keskin nişancılara hedef olmamak için perdeler ve çarşaflarla görüntü verilmesi engellenmiş sokaklar; yaşanması mümkün olmayacak kadar yıkılmış evler… Açlıktan, yoksunluktan ve soğuktan bitap düşmüş insanlar. Bir belgesel niteliğindeki “Kuşatma Kayıtları”nı özetlemek için yeterli bu kadarı.

Âşık İhsani’nin bir dizesini anımsıyorum: ”Açlığa ne ise ya soğuğa dayanamadık. Bir tabut götürüp yakacağım. Allah afetsin”. Hırsızlık ve sanat ürünlerini yakmak kimseye ahlâki gelmez; ancak açlığa karşı hırsızlık (dağıtılan ekmek torbalarını birbirinin elinden alıp kaçanlar), tarihi ve kültürü var eden sanatsal ürünleri soğuktan kurtulmak için yakanlar için yaşamsaldır. Abdullah El-Hatib’in yazıp yönettiği ve Berlinale’de ödül kazanan filmi “Kuşatma Kayıtları” çarpıcı gerçekliğiyle izleyenleri “kime göre, neye göre” sorusunu sorduruyor…

Arafat (bir gönderme olduğu kesin), kentin tek videocusu… Savaşla, daha doğru deyişle kuşatmayla birlikte varını yoğunu kaybetmiş, evsiz, işsiz kalmış, giderek meczup düşmüş biridir. Alabildiğine sakin, sessiz ve itiraz etmeyen biridir (önceleri öyle değilmiş), açtır, susuzdur ama onurludur.

Leyla (Saja Kilani), kentin hastanesinde çalışan bir hemşire ve arkadaşlarının arasında aklı başında tek kişidir. Muhammed (Ahmet Kontar), Yusuf (Samet Bisharat) Leyla’nın arkadaşlarıdır; gizlice girdikleri yer, yakacak bulacakları bir marangoz değil Arafat’ın video dükkanı, bir anlamda arşividir.

“İnsan aç kalmayagörsün inançlarını bile yer”

Onların yiyecek, yakacak, hatta yatacak yer araması ahlak dışı değil kuşkusuz, çalmaları, birtakım değerleri yok etmeleri ahlâk dışı sayılabilir… iyi de kime göre? Yaşamını sürdürmek isteyen için çok da doğru bir davranış muhakkak ki. Âşık İhsani’nin “Mektup”unda dediği gibi yapabilecekleri olmadığından zorunluluk olarak da kabûl edilmeli.

Vasıf Öngören, “Ayak Bacak Fabrikası”nda doğru söylüyor. İşte o zaman ne ahlâk kalır ne gelenek… Kuşatma altında yaşam bir şekilde sürüyor. Biri, eski eşyalar karşılığında bir “fırt” sigara veriyor. Sigara içenler bilir, yemekten bile önce gelir nikotin yoksunluğu… Kocası savaşta ölen genç kadının bir tabak irmik helvası için yaptıklarını da hangi ahlâk yargılayabilir?

Abdullah El-Hatib’in belgesel havasındaki bu ilk uzun metrajlı (Berlin’den ödülle dönen) filmi, (yer yer amatör etkisi veren) hareketli kamerasıyla, maddi ve insani yıkımı temel alan, evrensel bir yapıt olarak görüyorum. Afganistan’daki, Irak’ta, Suriye’de, Cezayir veya Libya’da yaşananlarla Saraybosna’daki savaşın ağırlığını tümüyle yansıtıyor.

(25 Ağustos 2026)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Avengers: Doomsday’den Yayınlanan Yeni Fragman Coşkuyla Karşılandı

Marvel Studios, dünyanın dört bir yanından gelen hayranları toplayan D23: The Ultimate Disney Fan Etkinliği’nde Avengers: Doomsday filminin yeni fragmanını paylaştı. 18 Aralık’ta vizyona girecek olan ve merakla beklenen filmin bu yeni görüntüleri; Marvel Studios Başkanı Kevin Feige, Akademi Ödüllü Robert Downey Jr., Chris Evans ve Hayley Atwell tarafından sahnede izleyicilere tanıtıldı. Etkinlikte büyük bir coşkuya sebep olan fragman daha sonra dijital mecralarda da yayınlandı. Avengers: Doomsday’in yeni afişi de etkinlik kapsamında gün yüzüne çıktı. Filmin yönetmen koltuğunda Anthony Russo ve Joe Russo oturuyor.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2 / 3 / 4 / 5 / 6
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Avengers: Doomsday’den Yayınlanan Yeni Fragman Coşkuyla Karşılandı yazısına devam et

Isabel Allende’den Aidiyet Arzusunun Hikâyesi: Rüzgâr Adımı Biliyor

Isabel Allende imzalı Rüzgâr Adımı Biliyor, Nazi Avrupa’sından günümüz ABD’sinin sınırlarına uzanan iki çocukluk hikâyesi üzerinden savaşın, göçün ve zorunlu ayrılıkların kuşaklar boyunca bıraktığı izleri anlatıyor. Allende’nin klasik üslûbuyla, büyülü gerçekçilik dokunuşları ve derin bir empatiyle kaleme aldığı kitap, ağustos ayında Can Yayınları etiketiyle raflarda. Rüzgâr Adımı Biliyor romanı köklerinden koparılan çocukların aidiyet arzusunun çok dokunaklı hikâyesi. Viyana’dan El Salvador’a, Arizona çöllerinden günümüz Amerika Birleşik Devletleri’nin göç politikalarına uzanan bu roman, yerinden edilmenin, hafızanın ve aidiyet arayışının kuşaklar boyunca bıraktığı derin izleri anlatıyor.

Isabel Allende’den Aidiyet Arzusunun Hikâyesi: Rüzgâr Adımı Biliyor yazısına devam et

Yapı Kredi Yayınları’nda Ağustos’ta Yeni Çıkanlar

Yapı Kredi Yayınları, Ağustos ayında Andre Gide’in Günlük (1926 – 1950) 2. Cilt, Ahmet Ümit’in A Memento For Istanbul, Doğan Gündüz’ün Bin Kum Tanesi ve Filiz Özdem’in Onun İçin Bir Şapka, Senin İçin Bir Gözlük adlı kitaplarını yayınladı. Andre Gide’in Günlük adlı kitabı Türk ve Dünya edebiyatında pek çok yazarı etkileyen ve “günlük” türünü doruğa çıkaran bir başyapıt. Bir yaşamı günden güne düşünerek, yazarak ve okuyarak geçirmenin karşılığı bir edebiyat hazinesi. André Gide’in 1926-1950 yıllarını kapsayan, Martine Sagert’in hazırladığı ve notladığı yapıtı Günlük’ünün 2. cildi Orçun Türkay çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’nın Delta dizisinde kitap severlerle buluşuyor.

Yapı Kredi Yayınları’nda Ağustos’ta Yeni Çıkanlar yazısına devam et

Ben Sana İnanıyorum

Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği ve Mahsun Karaca, Mahir İpek, Levent Ülgen ile Mine Kılıç’ın oynadığı Ben Sana İnanıyorum, 13 Kasım 2026’da ????? dağıtımıyla MGX Film – Safe Medya tarafından vizyona çıkarılıyor.
Eniştesi Sabri’nin aklına uyup internete reklam veren işgüzar Avukat Mahsun, paralı ve saygın müşterilerin kapısını çalmasını beklerken yolu yeraltı dünyasının tehlikeli isimlerinden Mümin ile kesişiyor. Sıfırı tüketen ve iki sadık adamı dışında kimsesi kalmayan Mümin, ev hapsi cezasıyla kurtulunca gidecek bir yeri olmadığı için Mahsun’un başına kalıyor. Bir anda kendisini hiç bilmediği tehlikeli bir dünyanın ortasında bulan Mahsun’un artık iki büyük derdi vardır: Mümin’den kurtulmak ve onun yüzünden tehlikeye giren kariyerini yeniden rayına oturtmak.

Ben Sana İnanıyorum yazısına devam et

2. El Film Festivali ve Fantasturka Deneyimi, Sürdürebilirsin Film Festivali ile Ankara’ya Dönüyor

2. El Film Festivali ile Fantasturka – Türk İşi Fantastik ve Korku Filmleri Festivali’ni hayata geçiren ekibin deneyiminden doğan Sürdürebilirsin Film Festivali, 07 – 08 Kasım 2026 tarihlerinde Ankara CerModern’de izleyiciyle buluşacak. Festival; yeni üretilmiş filmlerin yanında daha önce gösterilmiş, yeterince görünürlük bulamamış yapımları göstermeyi amaçlıyor. 10 edisyon düzenlenen 2. El Film Festivali, başka festivallerin ön elemelerinde elenmiş filmleri yeniden izleyiciyle buluşturdu. Fantasturka – Türk İşi Fantastik ve Korku Filmleri Festivali ise sinemamızın göz ardı edilen fantastik, korku ve bilimkurgu film mirasını tekrar ve beyazperdeye taşıdı.

2. El Film Festivali ve Fantasturka Deneyimi, Sürdürebilirsin Film Festivali ile Ankara’ya Dönüyor yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu