FOL Sunar: Meksikadan Sevgilerle / From Meksika With Love

Deneysel filmden tarihsel videoya, birçok janrı ve kavrayışı sunan Meksika’dan Sevgilerle seçkisi, Meksika sinemasının çağdaş bir panoramasını sunuyor. FOL Sinema Topluluğu aracılığı ile 31 Ekim Cumartesi günü saat 18:00’de Avrupa Pasajı’ndaki Aynalı Geçit Salonu’nda gösterilecek olan bu özel seçki, Deneysel Film Programı ve Animasyon – Deneysel Film Programı olarak ikiye ayrıldı. Ücretsiz etkinlikte yer kısıtlı olduğu için rezervasyon yapılması gerekiyor.

FOL Sunar: Meksikadan Sevgilerle / From Meksika With Love yazısına devam et

Nadide, Hem Sağlıklı Hem Bakımlı

Çağan Irmak projesi Nadide Hayat’ta Demet Akbağ, set ekibini de kendini de çok eğlendiren sahneler çekti. Senaryo gereği hayatını değiştiren Nadide önce spora, sonra kişisel bakıma başladı. Gerçek hayatında da düzenli spor yapan Akbağ’ın saatler süren spor sahneleri boyunca performansı hiç düşmedi. Set ekibi de, kendisini aniden karşısında gören hayranları da sanatçıyı adeta ayakta alkışladı. Nadide’nin bakım sahnelerinde ise eğlence tam anlamıyla doruk yaptı.

Sanat Güneşi, Vefatının 19. Yılında Bursa Ve Bodrum’da Anıldı

Tüm mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ve TSK Mehmetçik Vakfı’na bağışlayan Zeki Müren vefatının 19. yıldönümünde, 24 Eylül Perşembe günü doğum yeri olan Bursa’da kabri başında, Bodrum’da ise Zeki Müren Sanat Müzesi’nde anıldı. Bursa ve Bodrum’da düzenlenen Sanat Güneşi’ni anma törenlerine Zeki Müren’in yakın akrabaları, sevenleri, burs fonundan yararlanan öğrenciler, TEV ve TSK Mehmetçik Vakfı yöneticileri katıldı. Törenlerde, Zeki Müren’in bir sanat güneşi olmasının yanı sıra bir eğitim güneşi olduğuna da dikkat çekildi. Zeki Müren Fonu’ndan bugüne kadar 34 şehirde öğrenim gören öğrencilere 2.461 adet burs sağlandı.

Sanat Güneşi, Vefatının 19. Yılında Bursa Ve Bodrum’da Anıldı yazısına devam et

Bu Film Seti Yetişkinlere Değil Çocuklara Ait: İftarlık Gazoz

Yüksel Aksu’nun içten, insanı derinden etkileyen ve çarpıcı bir öykü anlattığı son filmi İftarlık Gazoz’da minik oyuncular ön planda. Anadolu insanın doğal, saf ve içten yanlarını çocukların gözünden anlatan mizah dolu üslubuyla sinemamızda farklı bir yere konumlanan Aksu, geleneği bu kez de bozmuyor. “Usta-çırak” ilişkisini merkeze koyduğu 1970’li yıllarda geçen son filmi İftarlık Gazoz’da, öyküsünü “çırak” rolünü üstlenen ilkokul öğrencisi Adem’in gözünden anlatıyor.

Geym Of Bizans’ın İlk Teaser’ı Görücüye Çıktı

Gani Müjde’nin yazıp yönettiği, sinemaseverlerin merakla beklediği Geym of Bizans: Bizans Oyunları’nın ilk teaser’ı önceki gün paylaşıldı. Çekimleri İstanbul ve Bulgaristan’da gerçekleştirilen Avşar Film ve Tükenmez Kalem imzalı filmin 35 saniyelik ilk teaser’ı sosyal medyada da büyük ilgi gördü. Başrollerini Tolgahan Sayışman, Murat Dalkılıç, Gonca Vuslateri, Gürkan Uygun, Ünal Yeter ve Tuvana Türkay gibi başarılı isimlerin paylaştığı film 15 Ocak 2016’da vizyona girecek.

  • Basın Bülteni
  • Teaser’ı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Bulantı

Sinema, bir endüstri, dolayısıyla da bir ekiple birlikte kotarılan bireysel bir sanat. Tamam, zor bir uğraş, emek yoğun çaba istiyor, ince düşünmeyi, sık dokumayı gerektiriyor. Tam da o nedenle seyirciyi yakalamak zorunda; değilse karşılığını bulamıyor, hem parasal anlamda hem de içeriğiyle.

Zeki Demirkubuz, Türkiye sinemasının aykırı, ayrıksı, nevi şahsına münhasır yönetmenlerinden biri, belki de birincisi. Filmlerini kendisi için yaptığını söylüyor. Sanatın bütün dallarında, bütün yapıtlar (ister yazılı olsun ister plastik sanat) sanatçının sadece -ama sadece- kendisi için yaptıklarıdır. Buradan yola çıkılınca da “kendim için yaptım” sözünün bir özelliği kalmıyor.

Yalnızlığın sonunda…

Öğretim görevlisi Ahmet, sevgilisinin koynunda öğrenir eşi ve çocuğunun öldüğünü… Zaten yalnız ve tepkisiz biridir; ipler iyiden iyiye kopar. Yetkin sinemacı Demirkubuz, böylesi küçük bir öyküden sinema üretecek denli büyük bir sinemacı olduğunu gösteriyor Bulantı ile. Yer yer “olmaz ki, böyle de yapılmaz ki” deseniz de izlerken her seferinde kendinizden de bir parça bulup hak verirken yakalıyorsunuz kendinizi. Filmin dilinin gücü yavaşlığını hissettirmese de, size düşünme fırsatı yaratıyor: Ne olacak şimdi? Siz, kendi yaşamınızdan biçin, ne olacağını / olabileceğini bilebiliyor musunuz? Sorularla sarmalanmış bir film Bulantı, tıpkı bir ağaç gibi… kökü derinlerde, yaprakları göklerde. Hepsi birbirine karışmış, çetrefil bir bilmece gibi. Çözmek kolay olmasa gerek. Sanki Yönetmen de çözememiş…

Rekabet

Zeki Demirkubuz, geçen hafta verdiği bir röportajda Nuri Bilge Ceylan ile yollarının ayrıldığını söylüyor ama bir yandan da onun filmine (birkaçına birden) gönderme yaptığı görülüyor. Seyirci iki yönetmeni karşılaştırsın, kıyaslasın… Kapitalizmin ayrılmaz parçası olan rekabet, burada, bu film üzerinden de gösteriyor kendisini… Zeki, nasıl ki Dostoyevski’den, Çehov’dan etkilenmişse NBC’den de etkilenmiş, her ne kadar konuşmasalar da… Ama doğal değil mi, insan her şeyden etkilenir az ya da çok. Bu, oradan neler süzdüğüyle doğru orantılıdır. Bir yanıyla Dostoyevski, bir yanıyla Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz’u taşıyorlar. Bence kötü bir şey yok bunda. Keşke her zaman birbirlerini taşıyıp bizleri de geliştirseler…

Zor zenaat…

Yine aynı röportajda, oyuncuların bu filmde gözükmekten (rol almaktan) kaçındıklarını söylüyor… Sinema kolektif bir sanatsa, birilerinin bir şekilde ucundan tutması gerekir. Bunların başta gelenleri de oyunculardır. Kendisinin oynadığı bu rolü kaldıramamış Demirkubuz. Yani yönetmenliği denli başarılı değil oyunculukta.

Resimleri çok başarılı, ışığı çok iyi değerlendirmiş, özellikle yansımalar izleyiciyi gerçekten zorluyor; bu da bir diğer başarısı filmin… tabii, Yönetmenin de. Ancak montaj için aynı şeyi söyleyememenin haklı hüznünü taşıyorum. Neredeyse her öykücük “kararma” ile noktalandı; Yönetmenin dili dersek kendimizi kandırmış oluruz; Yönetmenin de ummadığı bir şeyler olmuş ve/veya senaryoda atlamış…

Toparlarsak…

Karamsarlıktan umut üretilebilir mi? Bulantı’yı izleyin, siz de bu önemli üretime katkıda bulunacaksınız.

(02 Ekim 2015)

Korkut Akın

Her Şey Aşktan Filminin İlk Teaser’i Çok Konuşulacak Sürpriz Sahneleri ile Yayınlandı

29 Ocak’ta vizyona girecek olan Her Şey Aşktan filmi sıradan bir romantik komedi olmadığını teaser’ı ile kanıtlıyor. Başrollerini Şükrü Özyıldız, Hande Doğandemir ve Mithat Can Özer’in paylaştığı filmde Özcan Deniz ise konuk oyuncu olarak “Medyum Kato” karakteriyle sevenlerini şaşırtacak. Andaç Haznedaroğlu’nun yönettiği Her Şey Aşktan, bir alışveriş merkezinde çalışan Pelin’in hayatının aşkı ve aynı zamanda bir playboy olarak da tanınan İlker tarafından evlilik hazırlığındayken aldatılmasıyla gelişen trajikomik olayları konu alıyor. Pelin’e bu yaşadığı hayal kırıklıkları ve intikam ile dolu serüveninde bir rock davulcusu olan Burak yol arkadaşlığı yapıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

SALT Galata’da Atölye: Ele Güne Karşı Yapayalnız – Türkiye Sinemasında Kadınların Özgürlüğü

Salt Galata’da düzenlenecek gazeteci ve yazar Ayşe Düzkan yürütücülüğündeki atölyede, kadın cinselliği, cinsiyet politikaları ve sanat-siyaset ilişkisi temelinde, 1980’li yıllarda yükselen kadın özgürlüğü fikrinin sinema ve edebiyat gibi kurgusal sanatları nasıl etkilediği tartışmaya açılacak. Katılımcılarla Atıf Yılmaz’ın Bir Yudum Sevgi, Adı Vasfiye, Mine filmleri ve Duygu Asena’nın Kadının Adı Yok romanı üzerinden politik konuların sanata yansıması irdelenecek.

Asasız Musa’nın DVD.si Çıktı

Öldürülen Kürt yazar Musa Anter’in yaşam öyküsünden Aydın Orak tarafından uyarlanan Asasız Musa filminin Bir Film’in Başka Sinema Seçkisi’nden çıktı. Kamera arkası, festivaller, yönetmen röportajları ve TV programlarının da yer aldığı geniş DVD menüsünde Türkçe, Kürtçe, İngilizce, Fransızca, Almanca ve Lazca altyazılar da bulunuyor. Yazar, aydın ve aktivist Musa Anter’in yaşamı metafor ve imgelerle sinemada yerini alıyor. Asasız Musa filmi, mücadelesiyle insanlığa ışık tutan, bütünleştirici, uzağı yakın, düşmanı dost kılan Kürtlerin Musa Amca’sı Musa Anter’in yaşam öyküsünden yola çıkıp, onu, yaşam biçimini, evrensel barışcıl yaklaşımını Aydın Orak’ın özgün yorumuyla beyazperdeye taşıyor.

Sekans Sinema Grubu 2015 Seminerleri

Sekans Sinema Grubu 2015 seminerleri Ankara’da başlıyor. 5 ay sürecek olan Film Çözümlemesi Semineri 20 oturumdan oluşuyor. Seminerde, çözümlemede kullanılan gelenekçi ve modernist yaklaşımlar aktarılacak. Temel Sinema Eğitimi Semineri’nin ilk ayağı olan Senaryo Yazım Teknikleri Semineri uygulamalı yapılacak. Seminerin içeriği senaryo yazım tekniklerini öğrenmek isteyenler için kurgulandı.

My Little Pony: Equestria Girls – Arkadaşlık Oyunları

Ishi Rudell ile Jayson Thiessen’nin yönettiği ve Tara Strong, Rebecca Shoichet, Ashleigh Ball ile Andrea Libman’ın oynadığı My Little Pony: Equestria Girls – Arkadaşlık Oyunları (My Little Pony: Equestria Girls – Friendship Games), 16 Ekim 2015’de Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Canterlot High, düzenlenen “Arkadaşlık Oyunları”nda diğer okul takımlarıyla yarışmakta, kupa hep Crystal Prep’e gitmektedir. Kahramanlarımız güçlerini birleştirerek kupayı bu kez kendi okullarına getirmek istemektedir. Ancak arkadaşları Twilight Sparkle rakip takımda yer alınca hepsi çok şaşıracaktır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

27. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali’nde Avusturya Kısa Filmleri

27. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali, 05 – 11 Kasım 2015 tarihleri arasında düzenleniyor. Bu yılki festivalde 2015 Avusturya Kısa Film Seçkisi’nden filmler de sunulacak. Avusturya Kısa Film Seçkisi’nde Rote Flecken (Magdalena Lauritsch 2013, 12 dk.), Family Portrait (Birgit Scholin, 2013, 4 dk.), Das Begräbnis des Haral Kramer (Marc Schlegel, 2013, 29 dk.), Requiem for a Robot (Christoph Rainer, 2013 6 dk.) adlı filmler gösterilecek

27. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali’nde Avusturya Kısa Filmleri yazısına devam et

Bodrum’da Türk Filmleri Haftası Başlıyor

29 Eylül – 04 Ekim 2015 tarihleri arasında bu yıl beşinci kez gerçekleştirilecek olan Bodrum Türk Filmleri Haftası öncesi basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon, Cinemarine Sinemaları işletme sahibi Cenk Sezgin, Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) Başkanı Murat Çiçek ve Magazin Gazetecileri Derneği Başkan Yardımcısı Okan Sarıkaya katıldı.

Bodrum’da Türk Filmleri Haftası Başlıyor yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu