Sully

Daha yeni havalanmış yolcu uçağına kuş sürüsü çarpınca iki motoru da durur. Pilot müthiş bir soğukkanlılık ve kararlılık göstererek uçağını suya indirir. Kimse böylesi bir durum için eğitim almamıştır, belirleyici olan uçuş ekibi, daha açık söylersek kaptan pilottur.

Gerçek bir olay, gerçek insanlar, gerçek bir kahramanlık… 2009’da yaşanan bu “kaza”yı basın aracılığıyla böyle kabul ettik. Ancak birileri farklı açıdan bakıyordu işleri gereği: Uçak piste inebilirdi, yeterli zaman ve yakıt vardı. Tartışma ve çatışma burada başlıyor. Uçak firmasının savunucuları, uçağın bedelini, bir şekilde zedelenen marka değerini öne çıkarırken kahraman pilot (ve uçuş ekibi) insan yaşamının değerini vurguluyor.

Kim nasıl bilirse…

Konu belli, sonuç belli ve film sadece o ana odaklanmış başarılı bir şekilde. Sonucunu bildiğiniz halde müthiş bir merak, inanılmaz bir gerilim ve heyecanla, gözünüzü bile kırpmadan koltuğunuza ‘çakılı’ izliyorsunuz Clint Eastwood’un filmini.

Bir piramit gibi yükselen bir yapı diye düşünürsek filmi, asıl temelinin senaryo olduğunu; Sully filminde de senaryonun gerçekten -hakkını verelim muhakkak- çok başarılı olduğunu baştan kabul etmeliyiz. Senaryoyu gerçek Sully’nin (Kaptan Pilot Chesley Sullenberger) anılarını topladığı kitaptan uyarlayan Todd Komarnick, kuşkusuz yapımcısından önce yönetmeni Clint Eastwood’un beklentilerini dikkate almış.

Kuş sürüsünün çarpması ile uçağın suya inişi arasındaki süre çok kısa: 208 saniye. Sudaki kurtarma çalışmaları da öyle: 24 dakika. Sonuç: 150 yolcusu ve 5 personeliyle tarihe geçen bir kurtulma mucizesi.

Pilotun belirleyiciliği

Savunmasını, daha önce böyle bir eğitim almamışlıkları üzerine kuran Kaptan Pilot, Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurulu’nda, firma temsilcilerinin iddialarını çürütmeyi başarır. Haklı olarak “kahraman”lığı onaylanır.

Filmin bir diğer boyutu, “olay”ın dışındaki insanların tepkileri… Kaptan Sully’nin bir başka kentteki eşi ve hiç görmediğimiz, seslerini bile duymadığımız iki kızı filmin bir diğer odak noktası. Kızları görmesek bile, annenin onları sakınmasından da anlayabiliriz, çok büyük bir travma yaşıyorlar. Annenin yüzünde, gözyaşlarında, telefonu tutarken titreyen ellerinde görüyoruz hepsini.

Kokpitte evindeymişçesine rahat ve kaygısız olan pilotlar (binlerce saat uçuş deneyiminin de katkısını unutmamalıyız) kaza anında ve sonrasında da sükûnetlerini koruyabiliyorlar. Ancak artık uyku haramdır gözlerine. Sahi, siz olsanız uyuyabilir misiniz?

İyi ekip uyumlu çalışma…

Belli ki daha senaryonun yazılması, oyuncuların belirlenmesi (cast seçimi) ve hazırlık aşamalarında iyi bir ekip oluşturulmuş. Ne istendiği apaçık, neyle karşılaşılacağı biliniyor. Gerek yönetmen gerekse oyuncular uyumlu çalışmışlar ve başarılı bir film çıkarmışlar. Tom Hanks’in kararlılığı, tedirginliği, belirsizliği sadece gözleriyle vermesi bile yeter. Aaron Eckhart da öyle…

Bu başarıyı gerçekten izlemek istiyorsanız, “CD’si çıkar, internetten indiririm” diye beklemeyin. Görüntü kalitesinin filme etkisinin önemini de göz önüne alarak, özel kameralarla çekilmiş bu filmi muhakkak sinema salonunda izleyin… Etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız. Sully, yeni bir pencere açacak yaşamınıza.

Sully, Yönetmen Clint Eastwood; Oyuncular Tom Hanks, Aaron Eckhart, Laura Linney, Anna Gunn… 09 Eylül’den itibaren sinemalarda.

(06 Eylül 2016)

Korkut Akın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir