Şeytani (Yönetmen: Jeffrey G. Hunt)

Jeffrey G. Hunt’un yönettiği ve Sarah Hyland, Steven Krueger, Justin Chon ile Clara Mamet’in oynadığı Şeytani (Satanist), 07 Nisan 2017’de Bir Film dağıtımıyla Fabula Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, bahar tatili için Los Angeles’a giden dört üniversite öğrencisinin hikâyesini anlatıyor. Chloe, David, Seth ve Elise, Los Angeles’ta eskiden satanist ayinlerin yapıldığı ve lanetli olduğuna inanılan bir mahallede dolaşırken, bir kızı öldürülmek üzere olduğu bir ayinden kurtarırlar. Bu gizemli kızla birlikte ruh çağırmaya karar veren gençler, şeytani bir ruhun ortaya çıkmasıyla kendilerini doğaüstü ve tehlikelerle dolu olayların içinde bulurlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Benzersiz

İlker Sarı’nın yönettiği ve Cemal Hünal, Ekin Türkmen, Ebru Sarıtaş ile Ruhi Sarı’nın oynadığı Benzersiz, 15 Eylül 2017′de Chantier Films dağıtımıyla Lal Sanat Yapımcılık tarafından vizyona çıkarıldı.
Bir Anadolu şehrinde ailesiyle birlikte yaşayan kendi halinde bir eczacının başına gece nöbet tutarken talihsiz bir olay gelir. Bu olay sonrası benliğini ve geçmişini sorgulamaya başlar. Bu aşama kendisi ve çevresi için olabildiğince sancılı geçecektir. Ülkemizde pek sık işlenmeyen kara mizah türünü gerilim ile harmanlayarak izleyicilere sunacak olan film, beyazperdede klişelerden sıkılan seyirci için oldukça farklı bir alternatif sunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Benzersiz yazısına devam et

İki

Fatih Gürler ile Ramazan Özer’in yönettiği ve Tuğba Tutuğ, Emin Gümüşkaya, Tuana Naz Tiryaki ile Taner Cindoruk’un oynadığı İki, 04 Ağustos 2017’de MC Film dağıtımıyla UFP Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Şehir dışında iki katlı, bahçeli evlerinde Meltem, kızı Beril ile çok mutludur. Beril’in mutluluğunu sadece babasına olan özlemi engellemektedir. Beril mutlu zamanlar geçirirken annesi Meltem ise evin emektar bekçisi ile bazı sorunlar yaşamaktadır. Anne ve kız evde savunmasızdırlar. Bekçi ise onlar için belki de en büyük tehdittir. Bu arada bahçedeki göletin yanında bulunan bir mezar taşı ise gizemini korumaktadır.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Trailer: 1 / 2

İki yazısına devam et

Tam Gaz

Edgar Wright’ın yönettiği ve Ansel Elgort, Kevin Spacey, Lily James ile Jon Bernthal’ın oynadığı Baby (Baby Driver), 30 Haziran 2017′de Warner Bros. dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarıldı.
Hırsızlık çetelerinin işledikleri suçların mahalinden kaçışını sağlayan çok yetenekli genç bir sürücü olan Baby, yaptığı işte en iyi olabilmek için düzenlediği kişisel “şarkı listesi”nden güç almaktadır. Rüyalarının güzel kızına rastladığında bunu, suç batağındaki hayatından temiz bir kaçış için fırsat olarak görür. Ancak onu bu işlere zorlayan ve tehdit eden patronundan, aşk ve özgürlüğe kaçabilmesi için müzikle de yüzleşmesi gerekecektir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman: 1 / 2 / 3
  • IMDb

Tam Gaz yazısına devam et

Cunda’da Sonsuz Aşk

Sevginin tüm önyargıları yıkan gücü ve fedakârlık üzerine yürek burkan hikâyesinin anlatıldığı Sonsuz Aşk filminde Fahriye Evcen ve Murat Yıldırım’ın Cunda sahilinde gün batımına karşı el ele yürüdükleri romantik sahneleriyle dikkat çekiyor. Filmde apayrı dünyalara ait olan ve hayata bakışları da farklı olan Zeynep ve Can birbirlerine aşık olunca hayatları değişmektedir. beklenmedik bir anda yaşadıkları bu aşk onların yolunu Cunda’da kesiştirir.

Tatlım Tatlım, 23 Mart’ta Avrupa Sinemalarında

Dört ayrı çift aynı partide tanışır ve aralarında tatlım-tatlım bir ilişki başlar ise… Ve bu haybeden gerçeküstü bir aşk ise… İlişkinin her evresi bir durum komedisi iken, bir an hoşlaşılıp ardından hemen didişilir ise… Akla şöyle bir soru gelebilir mi: Ey sevgili sevgililer sizin aşka işiniz yok mu? Yılmaz Erdoğan’ın senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği, aşkın farklı dönemlerini anlatan bu romantik komedide başrolleri Aylin Kontente, Büşra Pekin, Gupse Özay, Şebnem Bozoklu, Bülent Emrah Parlak, Çağlar Çorumlu, Fatih Artman ve Serkan Keskin paylaşıyor. BKM Film yapımı Tatlım Tatlım, 23 Mart’ta Avrupa sinemalarında gösterime giriyor.

Bornholmer Strasse, Alman Kültür Merkezi’nde Gösteriliyor

Yönetmenliğini Christian Schwochow’un yaptığı Bornholmer Strasse, 15 Mart 2017 Çarşamba günü saat 19:00’da Alman Kültür Merkezi’nde gösteriliyor. Filmin konusu şöyle: İktidar partisi SED’nin Merkez Komitesi üyelerinden Günter Schabowski, Demokratik Almanya Cumhuriyeti vatandaşlarının tümünün Batı ülkelerine özel seyahat yapma başvurusunda bulunabileceklerini açıklar. Vize gerektiğini unutan insanlar ilk anın coşkusu ile sınır kapılarına akın ederler.

Manyetik Fırtına

Dean Devlin’in yönettiği ve Gerard Butler, Jim Sturgess, Abbie Cornish ile Alexandra Maria Lara’nın oynadığı Manyetik Fırtına (Geostorm), önümüzdeki aylarda Warner Bros. dağıtımıyla Warner Brok. tarafından vizyona çıkarılıyor.
Gezegende eşi benzeri görülmemiş doğal afetler yaşanmasının ardından, dünya liderleri, karmaşık bir uydu network’ü yaratarak, iklimi kontrol etmek ve böylece insanların güvenliğini sağlamak üzere biraraya gelirler. Ama bir şeyler ters gider ve Dünya’yı koruması için yapılan sistem ona saldırmaya başlar. Dünya çapında bir manyetik fırtına her şeyi ve herkesi yok etmeden önce, gerçekte ne olduğunu ortaya çıkarmak için saate karşı yarış başlamıştır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kızlar Gecesi

Lucia Aniello’nun yönettiği ve Scarlett Johansson, Kate McKinnon, Jillian Bell ile Ilana Glazer’in oynadığı Kızlar Gecesi (Rough Night), önümüzdeki aylarda Warner Bros. dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarılıyor.
Bir yetişkin komedisi olan Kızlar Gecesi (Rough Night) filminde kolej yıllarından arkadaş olan beş kadın, 10 yıl sonra bekarlığa veda partisi için Miami’de tekrar biraraya gelirler. Çılgın partileri kazara bir erkek striptizcinin ölümüne neden olmalarıyla kararır. Bu çılgınlığın ortasında ne yapmaları gerektiğini bulmaya çalışırlarken beklenmedik olaylar onları daha da yakınlaştıracaktır.

Ferhan Baran Yazıyor: İstanbul Film Festivali 36 Yaşında

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen, ülkemizin en kapsamlı uluslararası sinema etkinliği İstanbul Film Festivali, bu yıl 36. yaşını kutluyor. Aradan geçen yıllar boyunca yepyeni ve dinamik sinemacı kuşaklara okul olmuş baharın müjdecisi festivalimiz, bir kez daha Türkiye ve dünya sinemasının en nitelikli örneklerinin gösterimlerinden, yıldız oyuncular ve usta yönetmenlerle söyleşilere uzanan zengin etkinlik … Devamı… »

Dünyaca Ünlü Filmler Ankara Uluslararası Film Festivali’nde Seyirci ile Buluşacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğinde, Halkbank’ın ana sponsorluğunda yapılacak sinemaseverlerin merakla beklediği 28. Ankara Uluslararası Film Festivali, bu yıl da bol sürprizli bir programla 20 – 30 Nisan tarihleri arasında izleyicilerle buluşacak. Festivalin Dünya Sineması bölümü bu yıl Anısına, Berlin’den Taze Taze, Bir Ülke: İspanya, Terence Davies Retrospektifi, Körleşme, Usta İşi ve Dünya Festivallerinden gibi bölümlerden oluşacak.

Dünyaca Ünlü Filmler Ankara Uluslararası Film Festivali’nde Seyirci ile Buluşacak yazısına devam et

Pera Film, Rus Sinemasının Öne Çıkan Kadınlarını Perdeye Taşıyor

Pera Film, Dünya Kadınlar Günü’nü Mart ayı boyunca kutlamaya devam ediyor. Seagull Films iş birliğiyle hazırlanan Rus Sinemasında Kadınlar programı, 20. yüzyıl ve günümüz Rus sinemasında kamera önü ve arkasında kadınların bulunduğu yapımlardan bir seçki sunuyor. Programda kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan Kanatlar, Bayır, Akortçu, Evcil Hayvanlarla Seyahat ve Ben Hariç Herkes Ölsün’ün yanı sıra çalkantılı zamanlardan geçen güçlü kadın karakterleri tasvir eden Leylekler Uçarken ve Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor da yer alıyor.

Pera Film, Rus Sinemasının Öne Çıkan Kadınlarını Perdeye Taşıyor yazısına devam et

Bezm-i Ezel

Aykut Can Demirel’in yönettiği ve Ebru Eker, Berkan Tutu, Buğra Han Kirişoğlu ile Hakan Tutu’nun oynadığı Bezm-i Ezel, 21 Temmuz 2017’de MC Film dağıtımıyla Arı Kovanı Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Yasemin ve Mustafa İzmir’de ikamet eden aynı evi paylaşan, farklı dinlere mensup olduklarına aldırış etmeden birlikte olmayı başarmış iki sevgilidir. Yasemin’in hayatı gördüğü rüya ile bir anda kâbusa dönmüştür. Ardarda yaşadığı paranormal olaylar onu bunalıma sokar. Mustafa olan biten her şeyi hafife alarak Yasemin’i rahatlatmaya çalışır ancak sevdiği kadın için endişelenmektedir, sonrasında tanık olduğu olaylar onda da büyük bir korku yaratır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman

Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor

Sadi Bey’in Facebook Günlükleri:

Eskiden olsa “Rüya Tabirleri” kitabı yazanlara önerirdim, şimdilerde Ekşi Sözlük yazarlarına önereyim, acilen “Rüyada Brubaker Görmek” başlıklı bir madde yazılmalı. En sevdiğim aktörlerin başında Paul Newman’la birlikte Robert Redford gelir. O tamam, anladık da, rüyada sabaha kadar Redford’un “Brubaker” filmiyle mi haşır neşir olunur birader? Rüyanda Redford’u göreceksen git “Muhteşem Gatsby” filminde gör. Malum Gatsby’de göl kenarında malikane, son model arabalar, lüks yaşam, partiler, kızlar, votkaaa, rakııı ve şarappp, vs. vs. (Lâfın gelişi; “The Great Gasby”nin malikanesinde rakı ne arasın, viskidir o.) (19 Mart 2017)

“Çanakkale içinde aynalı çarşı” türküsünü çok kişi Çanakkale türküsü diye bilir, oysa Kastamonu türküsüdür. (18 Mart 2017)

Kurgu hikâyenin 1. versiyonu: Vallahi memleketin bu gündemi bendenizi bir ay içinde şişmanlatacak gibi görünüyor. Af buyrun midesine düşkün biriyimdir, restauranta giriyorum, “Ver bir kuru” diyorum, “Abi üstüne nohut?” diye soruyorlar. Hemen eveti yapıştırıyorum. Yemek bitiyor, “Abi çay?”, keza yine evet. Tümümüz sıyırdık sanırım, Allah encamımızı hayreyleye.
Kurgu hikâyenin 2. versiyonu: Vallahi memleketin bu gündemi bendenizi bir ay içinde zayıflatacak gibi görünüyor. Af buyrun midesine düşkün biriyimdir, restauranta giriyorum, “Ver bir kuru” diyorum, “Abi üstüne nohut?” diye soruyorlar. Hemen hayırı yapıştırıyorum. Yemek bitiyor, “Abi çay?”, keza yine hayır. Tümümüz sıyırdık sanırım. Allah encamımızı hayreyleye.
Hamiş: Kilo vermek iyidir. (18 Mart 2017)

Her zaman tenkit etmemek lazım, yeri geldiğinde takdir etmek de gerekiyor. Pera Müzesi’nin “Rus Sinemasında Kadınlar” başlıklı programındaki “Moscow Doesn’t Believe in Tears” adlı filmin adı, basın bültenine işin kolayına kaçılıp “Moskova Gözyaşlarına İnanmıyor” şeklinde çevrilip yazılmamış, sinemalarımızda gösterildiği “Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor” adıyla yazılmış. Keza “The Cranes Are Flying” adlı film de aynı şekilde sinemalarımızda gösterildiği “Leylekler Uçarken” adıyla yazılmış. Bülteni kim hazırlamışsa tebrik ederim. “Leylekler Uçarken”i (mutlaka izleyin) Ocak 1974’te, “Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor”u ise Şubat 1987’de Beyoğlu Elhamra Sineması’nda izlediğimi hatırlıyorum. (Leylekler… kesin Elhamra, Aşk Gözyaşlarına… muhtemelen Elhamra.) (19 Mart 2017)

Eskilerin “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” sözünü günümüze uyarlarsak “Sosyal medya icat oldu, iletişim bozuldu” diyebiliriz. Örnek vereyim: Bendeniz eskiden film şirketi, yeniden medya mensubu olduğumdan doğal olarak örneğim de sinemacılar, filmciler ve medyadan olacak. Bizler sosyal medya ve internet olmadığı zamanlarda bültenleri daktilo ile yazar, yüzlerce fotokopi çektirir, filmlerin önemli sahnelerinden 4-5 adet 35 mm.lik dia bastırır, yazılı basına onları, betacam kasetlere yüklediğimiz fragmanları ve kamera arkası görüntülerini de TV.lere gönderirdik. İnternet hayatımıza girdikten sonra bülten ve görseller e-posta ve diğer yollarla basına ulaştırılmaya başlandı. Sanıyorum şu sıra zurnanın zırt dediği yere geldik. Son zamanlarda bazı filmcilerin filmlerine basın gösterimi yapmamalarına alıştık diyelim, ancak basını e-posta ile dahi bilgilendirme zahmetine de girmediklerini görüyoruz. Filmleriyle ilgili facebook, twitter, instagram, vs. gibi sosyal medya sitelerine bir-iki satır bilgi üç-dört adet görsel koyup, “Buyrun buradan takip edin” demeye getiriyorlar. Bu sektörle ilgili haber verip para kazanan medya organlarının, film şirketleri ve sinemaların sosyal medya hesaplarını takip etmek zorunda oldukları düşünülebilir. Film şirketleri, “Oraya koyduk, al sana bilgi” diyebilir. Makuldür, ancak bu sektörle ilgili haber veren fakat para kazanmayan, üstüne para vererek yayın yapmaya gayret eden, çoğu amatör web siteleri sizi niye takip etsin? O nedenle para kazandığınız işinizle ilgili tanıtım yapan medyanın her türlüsüne, her şekilde ulaşmaya gayret edin. Ne demiş atalarımız: “Kılavuzu bülbül olanın burnu dikenden kurtulmaz.” (19 Mart 2017)

Bu ortama zaman zaman “Şu şu, bu bu kişileri arkadaşlıktan çıkaracağım” diye yazılıyor. Alıyor mu beni bir tedirginlik. Ben şuşu muyum, bubu muyum diye kederlere gark oluyorum. Öyle yazanların aslında “arkadaşlıktan çıkaracağım/çıkacağım” şeklinde yazmaları gerekir. Çünkü bu ortamda arkadaşlık ya size teklif ediliyor, ya da siz teklif ediyorsunuz. Öyle yazarsanız size gönül koymam. Ok? (20 Mart 2017)

Ben seçilmem, seçerim. (Ebru Gündeş şarkısı içinde geçen, fakat hiç sevmediğim bu söz, yandaki şu görüntüyle → eşleştirilince sevimli oldu.) (20 Mart 2017)

Bu sabah basın gösteriminde seyrettiğim “David Lynch: Yaşam Sanatı” filminden aldığım ilhamla hayatı şu iki kelimenin özetlediği kanaatine vardım: Olmazsa olmaz. Günlük yaşamda karşılaştığımız her şeyin, her kavramın sonuna bu iki kelimeyi ekleyin göreceksiniz: Aydınlık olmazsa olmaz, karanlığı anlayamayız; karanlık olmazsa olmaz, aydınlığı anlayamayız. Güzellik olmazsa olmaz, çirkinliği anlayamayız; çirkinlik olmazsa olmaz, güzelliği anlayamayız. İyilik olmazsa olmaz, kötülüğü anlayamayız; kötülük olmazsa olmaz, iyiliği anlayamayız. Anladıktan sonra da durup düşünmeli, ölçüp tartmalı, hangisi aklımıza yatıyorsa ona destek vermeliyiz. (20 Mart 2017)

Yaşlıyım ya, konu hakkında hüküm verme yetkim olduğunu düşünerek “Toplu taşıma araçlarında her yaşlıya yer verilmemeli, ihtiyacı olduğunu hissettirenlere yer verilmeli” şeklinde gençlere mazeret seçeneği üretirken metro geldi, bindim. Daha kapı kapanmadan, iki bayan arasında oturan genç, sağolsun kalktı yer verdi, mecburen oturdum. Yaş 67 olduğu için gencin yer vermesi normal, fakat benim koştura koştura geldiğimi, biraz sonra sucuk gibi terleyebileceğimi ne bilsin. İki bayanın arasına mahcup bir şekilde, büzülerek oturdum. Neyseki genç bir sonraki durakta indi de bendeniz ayağa kaktım ve yolculuğuma ayakta devam ettim. Şöyle beyan edeyim: Gençler, beni gördüğünüzde gözlerinize mahsun mahsun bakarsam yer verin, havalara bakıyorsam vermeyin. (21 Mart 2017)

Şu kanaate vardım ki: İnsanlar gerçek hayatta bulamadıklarını şarkılarda, şiirlerde, romanlarda, filmlerde arıyorlar. Her neyse onlar? (22 Mart 2017)

(24 Mart 2017)

Sadi Çilingir

[email protected]

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu