Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

Pop’un Kralı Emaar’da Canlandı: Michael Filminin Tanıtımı Flash Mob Dans Gösterisiyle Paribu Cineverse Emaar’da Gerçekleşti

Paribu Cineverse, sinema dünyasının heyecanla beklediği özel yapımları sinemasever izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Pop müziğinin unutulmaz ve ölümsüz ikonu Michael Jackson’ın hayatını konu alan Michael filmi, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü Paribu Cineverse Emaar’da düzenlenen özel bir gösterimle ilk kez izleyiciler karşısına çıkarıldı. Ön gösterim öncesinde davetliler ve AVM ziyaretçileri, sinemada başlayan Flash Mob dans gösterisiyle büyük bir sürpriz yaşadı. Profesyonel dansçıların Jackson’ın ikonik koreografilerini sergilediği bu büyüleyici performans, izleyicileri filmin atmosferine hazırlayan unutulmayacak bir başlangıç oldu.

  • Basın Bülteni
  • Dans gösterisi görüntüleri için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Pop’un Kralı Emaar’da Canlandı: Michael Filminin Tanıtımı Flash Mob Dans Gösterisiyle Paribu Cineverse Emaar’da Gerçekleşti yazısına devam et →

Semra Güzel Korver Yazıyor: Bir Platform Festivali Olarak 45. İstanbul Film Festivali

İstanbul Film Festivali Türkiye’nin en köklü sinema etkinliklerinden biri olarak gösterim, üretim, tartışma ve dolaşım alanları üzerinden sinema kültürünün şekillendiği önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Festivalin nasıl geçtiğini değerlendirmek yalnızca filmlere değil; salon atmosferine, seyirci ilgisine, seçki yapısına, jürilerin konumlandırılmasına, filmlerin sunum biçimlerine ve sektör ayağına birlikte bakmayı zorunlu kılıyor. Sinema … Devamı… »

Thank You God For My Spoiler

Sanat koleksiyoncusu, 400 yıldır İstanbul’da yaşayan Latin Katolik Levanten bir ailenin son temsilcilerinden, iş insanı Orlando Carlo Calumeno; kendi ölümünü henüz yaşarken planlamaya başladı. Calumeno, kendisi için İstanbul Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’nda 160 yıl sonra bir anıtmezar tasarlattı ve kendi sonunu bir proje olarak ele aldı. Bu kararı, Cihan Güngören ve Mustafa Seven bir belgesel filmle beyazperdeye taşıdı ve belgesel dünya festivallerden 10 ödül aldı. Tanrı’nın hikâyemiz ne olursa olsun sonunu bize açık ettiği tek durum olan, herkesin bir gün öleceği gerçeğine, alışılmadık bir yerden bakan ödüllü bir belgesel film.

    • Basın Bülteni
    • Fragman

Thank You God For My Spoiler yazısına devam et →

Clayface Filminden İlk Afiş ve Fragman Yayınlandı

Gotham City’nin en ikonik kötü karakterlerinden biri olan Clayface’in dehşet verici hikâyesi beyazperdeye taşınıyor. DC Studios’un korku – gerilim türündeki ilk sinema filmi olma özelliği taşıyan Clayface’den ilk afiş ve fragman yayınlandı. Film, 23 Ekim 2026 Cuma günü TME Films dağıtımıyla, yalnızca sinemalarda seyirciyle buluşacak. James Watkins’in yönetmenliğini üstlendiği film, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikâyesini anlatıyor. Genç ve hırslı bir aktör olan Matt Hagen, Hollywood’un zirvesine tırmanırken yaşadığı trajik olaylar sonrası kendini geri dönülemez bir fiziksel ve ruhsal değişimin içinde bulur.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Clayface Filminden İlk Afiş ve Fragman Yayınlandı yazısına devam et →

Bulutsuzluk Özlemi’nin 40 Yıllık Geçmişini Anlatan Yaşamaya Mecbursun Belgeseli İstanbul Film Festivali’ndeki Prömiyeri Ardından İzleyiciyle Buluşmaya Devam Ediyor

Türkçe rock müziğin köklü gruplarından Bulutsuzluk Özlemi’nin 40 yıllık tarihi, Yaşamaya Mecbursun belgeseliyle izleyiciyle buluşuyor. Yaşamaya Mecbursun belgeselinin İstanbul Film Festivali’ndeki prömiyerinin biletleri günler öncesinden tükendi. Gösterim yoğun katılımla gerçekleşti. 17 Nisan’da gerçekleşen prömiyerin ardından düzenlenen soru – cevap bölümünde bir çok isim yer aldı. Prömiyer ardından gerçekleşen soru – cevap söyleşisinde Teoman, Murat Meriç, Bedri Baykam, İzzet Öz, Murat Cem Orhan, Aptulika, İhsan Apça ve grubun eski üyeleri Demirhan Baylan, Utku Ünal, Sunay Özgür, Serdar Öztop, Mert Alkaya grubu yalnız bırakmadı.

Bulutsuzluk Özlemi’nin 40 Yıllık Geçmişini Anlatan Yaşamaya Mecbursun Belgeseli İstanbul Film Festivali’ndeki Prömiyeri Ardından İzleyiciyle Buluşmaya Devam Ediyor yazısına devam et →

Külkedisi: Üç Dilek

Vladimir Sakov’un yönettiği ve Eva Finkelsteyn, Anastasiya Lapina, Denis Nekrasov ile Andrey Valts’ın oynadığı Külkedisi: Üç Dilek (Zolushka: Tayna Tryokh Zhelaniy – Three Wishes for Cinderella), 12 Haziran 2026’da Bir Film dağıtımıyla Fabula Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Prens Merliflor’un hayranı olan Külkedisi, düzenlenen baloya katılmayı beklemektedir. Fakat kötü kalpli üvey annesinin verdiği işleri yapması gerektiği için evde mahsur kalır. Külkedisi’nin arkadaşı, oduncu Severin, ebedi ağaç tarafından sevimli bir sincaba dönüştürülür. Severin, sihirli fındıkların da yardımıyla ev işlerini halleder ve Külkedisi’ni baloya gönderir.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Külkedisi: Üç Dilek yazısına devam et →

Nirvanna the Band the Show the Movie

Matt Johnson’un yönettiği ve Matt Johnson, Jay Mccaroll, Ben Petrie, Ethan Eng, Michael Scott, Reid Janisse, Steve Hamelin ile Luke Lalonde’in oynadığı Nirvanna the Band the Show the Movie, 22 Mayıs 2026’da Chantier Films dağıtımıyla Chantier Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Nirvanna the Band the Show the Movie’de, ayrılamaz dostlar olan Matt ve Jay, 17 yıldır hayalini kurdukları The Rivoli’de sahne alabilmek için son bir çılgın plan tasarlarlar. Ancak planın tamamen kontrolden çıkmasıyla kendilerini absürt bir zaman yolculuğu sonrasında 2008 yılında bulan Matt ve Jay, geçmişte mahsur kalmadan mutlaka bugüne dönmenin bir yolunu bulmalıdır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Nirvanna the Band the Show the Movie yazısına devam et →

Ferhan Baran Yazıyor: Güneşe Uzanmak İsteyen Kadınlar / Düşüşün Tınısı

Dünya prömiyerini 78. Cannes Film Festivali’nde yapan ve şenlikten Jüri Ödülü ile dönen ‘Düşüşün Tınısı / Sound of Falling – In die Sonne Schauen’ geçtiğimiz mevsimin en yaratıcı çalışmalarından biri olarak geleneksel ‘en iyiler’ listemde yer almıştı. Bizde ilk kez geçen yılın ‘Filmekimi’ seçkisinde izlenmiş, şimdiden klasikleşmeye aday bu çarpıcı yapım MUBI’de görücüye çıkıyor, sinema salonlarındaki özel gösterimleri ise sinefiller … Devamı…»

Manyak (Yönetmen: Martin Mauregiu)

Martin Mauregui’nun yönettiği ve Carmen Maura, Emma Cetrangolo, Daniel Hendler ile Agustina Liendo’nun oynadığı Manyak (Vieja Loca – Crazy Old Lady), 22 Mayıs 2026’da Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Fırtınalı bir akşamda Pedro, eski kız arkadaşından, yaşlı annesi Alicia’ya bakması için yalvaran bir mesaj alır. Ancak Pedro eve adımını attığı anda bir şeylerin çok yanlış olduğunu hisseder. Alicia onu tanımıyor gibidir ve aslında onu, birlikte korkunç sırlar paylaştığı eski sevgilisi Cesar sanmaktadır. Gece ilerledikçe Pedro, Alicia tarafından evde esir tutulur, Alicia ise geçmişindeki acıların bedelini ödetmek için daha karanlık ve saplantılı davranır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Manyak (Yönetmen: Martin Mauregiu) yazısına devam et →

Baktığın Toprak Programı ve Forumu / 02 – 03 Mayıs, Pera Müzesi

Görültü projesi 02 – 03 Mayıs 2026 tarihlerinde Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle Pera Müzesi’nde ücretsiz olarak Baktığın Toprak adlı bir film gösterim programı gerçekleştirecek. Program, 02 Mayıs 2026 Cumartesi günü Doğrudan Eylem (Direct Action) filminin gösterimiyle başlayacak, 03 Mayıs 2026 Pazar günü ise Nosema ve Son Şeyler (Last Things) adlı filmlerin gösterimleriyle devam edecek. Film gösterimlerinin ardından saat 15:45’de başlayacak olan Baktığın Toprak forumunda ise film gösterimlerinin akla getirdikleri, Türkiye’de yapılan ekolojik mücadele ve gıda topluluklarının gerçekleştirdiği çalışmalarından yola çıkarak etraflıca tartışılacak.

Baktığın Toprak Programı ve Forumu / 02 – 03 Mayıs, Pera Müzesi yazısına devam et →

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Londra Etkinliği Gerçekleştirildi

Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF), Londra edisyonu tamamlandı. “Londra’da Yeni Dalga Anadolu Mutfağı” temasıyla yapılan etkinlik, film gösterimlerine ve panellere ev sahipliği yaptı. Londra’da gerçekleştirilen etkinlik, Birkbeck Londra Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler Profesörü Prof. Alejandro Colas ile Sosyal Bilimler Okulu Kıdemli Öğretim Üyesi Dr. Jason Edwards’ın yaptığı açılış konuşması ile başladı.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Londra Etkinliği Gerçekleştirildi yazısına devam et →

Sadece Bir Gece (Yönetmen: Will Gluck)

Will Gluck’un yönettiği ve Monica Barbaro, Callum Turner, Maya Hawke ile Julia Fox’un oynadığı Sadece Bir Gece (One Night Only), 28 Ağustos 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Universal Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Owen ile Allie, şehirde yaşanacak basit kaçamaklardan fazlasını arayan belki de tek bekârlardır. Karşılaştıkları anda aralarında bir kıvılcım doğar, ancak yanlış anlaşılmalar ve beklenmedikleri yan maceralar gecelerini karmaşık hâle getirir ve onları sürekli birbirlerinden uzak tutar. Şehirde geçen zamanlarında birbirlerine yaklaşırken ve birbirlerinden uzaklaşırken, aslında aradıkları şeyin sandıklarından çok daha yakınlarında olabileceğini fark edebilirler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Sadece Bir Gece (Yönetmen: Will Gluck) yazısına devam et →

Christopherlar

Steven Soderbergh’in yönettiği ve Ian McKellen, Jessica Gunning, Michaela Coel, ile Dmitri Prokopiev’in oynadığı Christopherlar (The Christophers), 22 Mayıs 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Mars Production tarafından vizyona çıkarıldı.
Ressam Julian Sklar’ın kızları, çok yaşlanan babalarının yarım kalan yapıtlarını tamamlaması için Lori’yle anlaşır. Asıl niyetleri, babalarının mirasını ölmeden katlamaktır. Lori, Julian’ın yeni asistanı olarak işe başlar ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Sanat, açgözlülük, para, üçgenini tiye alan film, şantaj, ihanet, sürprizler ve Julian’ın olağanüstü sivri lâf ebeliğiyle dolu bir hırs, aile, sanat komedisi.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Christopherlar yazısına devam et →

Tünelin Ucundaki Işık / Ağzımdan Kaçtı

‘Tourette Sendromu’ hakkında ne ölçüde bilgi sahibisiniz? Kendi adıma, Bafta ödüllerinde gecenin yıldızlarından ‘I Swear’ filmini izlemeden önce bu başa bela sinir rahatsızlığından pek haberdar değildim. Mütevazı filmleriyle bilinen İngiliz yönetmen Kirk Jones imzasını taşıyan ve hafta sonu ‘Ağzımdan Kaçtı’ adıyla gösterime girecek olan yapım, öncelikle yarattığı farkındalık açısından önem taşıyor.

Film gerçek bir kişinin, bu katlanılması kolay olmayan rahatsızlıktan muzdarip yazar – aktivist John Davidson’ın hayat hikâyesi üzerine kurulmuş. İskoçya’nın Edinburgh’a bağlı sınır kasabası Galashiels’de yaşayan John’ın (Scott Ellis Watson) henüz 14’ünde başarılı bir kaleci olarak umut verdiği dönemde ortaya çıkan tikleri yetenekli gencin dünyasını karartmaya başlıyor. Boynuyla ve gözleriyle yaptığı istemsiz hareketler giderek artarken, zıplama, titreme, ulu orta bağırma, tükürme ve nihayetinde ağzından dökülen küfürler onun okul ve aile çevresinde dışlanmasına neden oluyor. Beyninde bir dürtü onu bir şeyler yapmaya ya da söylememesi gereken sözleri sarfetmesine neden olmaktadır. Bu durum aile düzenini de bozuyor, babası evi terk ediyor. Annesi (Shirley Henderson) bir umutla doktorlara başvurmaktan yanadır, ancak bu tıbbi durumun tedavisi olmadığını idrak ettiklerinde umutlar tükeniveriyor.

Halbuki tünelin ucunda her zaman bir ışık vardır. 26 yaşındaki John’ın (Robert Aramayo) 6 ay ömür biçilmiş kanser hastası Dottie (Maxine Peake) ve bölgedeki ‘Toplum Merkezi’ Community Center’ın yöneticisi (Peter Mullan) ile yollarının kesişmesi, onun kabûl edildiği ve anlaşıldığı bir ortamda toplum hayatına katılabileceğini keşfetmesini sağlar. Genç adam bundan böyle eğitmen olarak kendisi gibi bu rahatsızlığın kurbanı olan insanların yanında olacak, yalnızca o çaresiz genç insanları değil, tüm toplumu bu sinir rahatsızlığı hakkında eğitmek üzere kolları sıvayacaktır.

Yönetmen Jones bu sıcak ve duygulu yaşam öyküsünü konvansiyonel bir biyografi olarak beyazperdeye taşımış. Bafta töreninde ‘Yükselen Yıldız – Rising Star’ ödülüne, güçlü rakiplerinden sıyrılarak en başarılı erkek oyuncu ödülünü de ekleyerek gecenin ilgi odağı haline gelen Aramayo etkileyici John Davidson yorumuyla kalpleri fethederken, anne Heather’da Henderson, Davidson’a kucak açan Dottie’de Peake ve de Cannes’da ödüle layık görüldüğü ‘Benim Adım Joe / My Name Is Joe’nun (1998) unutulmaz aktörü Mullan birinci sınıf yorumlarıyla seyir keyfi yaşatıyor.

Tüm engellere rağmen ‘normal’ bir hayat kurma mücadelesini güçlü bir dille anlatan filmi izledikten sonra ‘Tourette Sendromu’nun çaresizliğine tutsak olmuş bireylere çok daha sevecen bakacağınızı ve onlarla aranızdaki engelleri kaldıracağınızı umuyorum. Onlar dünyaya ve olan bitene dürüstçe tepki veriyorlar çünkü. Bu denli ürkütücü karşılanmaları, bizlerin toplum önünde kısıtladığımız davranışları, bastırdığımız duygu ve düşünceleri açık yüreklilikle dile getirmelerinden kaynaklanıyordur belki de. Ne dersiniz?

(29 Nisan 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com