Sinemada Görme Biçimleri Atölyesi Akbank Sanat’ta

Akbank Sanat, 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde Sinemada Görme Biçimleri adı altında yeni bir atölye çalışmasına ev sahipliği yapıyor. Yalçın Savuran’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek atölye çalışmasında, farklı yönetmenlerin farklı zaman dilimlerinde ürettikleri muhtelif filmlerden alınmış fragmanlar, parça – bütün arasındaki ilişki gözardı edilmeden ele alınarak incelenecek.

3. SETEM Akademi BAK Belgesel, Animasyon, Kısa Film ve Uzun Metraj İlk Film Ödülleri Başvuru Süresi Uzatıldı

2013 yılında ‘Yarının Sineması İçin’ sloganıyla yola çıkan Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SETEM) ve SETEM Akademi Derneği tarafından düzenlenen SETEM BAK (Belgesel, Animasyon, Kısa Film ve Uzun Metraj İlk Film) Akademi Ödülleri’nin üçüncüsü için başvuru süresi uzatıldı. Başvurular 30 Haziran 2015 tarihine kadar yapılabilecek. Bu yıl SETEM BAK Akademi Ödülleri’nde ilk kez Uzun Metraj İlk Film ve Uluslararası Bölüm ekledi. 3. SETEM BAK Ödülleri, internetten oylama sistemi ile belirlenecek. İlk aşamada yarışmada yer alan film ekiplerinin oy kullanacağı sistemde isteyen izleyiciler de oy kullanabilecek.

Yolunda A. Ş.: Çinçin Bağları Hikayesi

Emre Budak’ın yönettiği ve Erdağ Yenel, İbrahim Aymergen, Emre Budak ile Bahadır Çalı’nın oynadığı Yolunda A. Ş.: Çinçin Bağları Hikayesi, 01 Mayıs 2015’de Chantier Films dağıtımıyla Han Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Fehmi Kır, arkadaşları Ramo ve İbo’yla birlikte Çinçin’de yaşamaktadır. Mahalleye gelen kentsel dönüşüm, mahallenin bir bölümünü yıkmış, İbo ve Ramo da bu yeni yapılan bloklara borçlanarak taşınmışlardır. Şimdi ise yeni bir şirket, Tam-Gaz İnşaat, mahallenin geri kalanını yıkmak istemektedir. Mahallede yapılan toplantı sonrasında, Fehmi ve arkadaşları bu işten kaçışın mümkün olmadığını anlarlar.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman

Yolunda A. Ş.: Çinçin Bağları Hikayesi yazısına devam et

Yandex, Hababam Sınıfı’nın 40. Yılını Kutluyor

Yandex, sinemamızın efsane serisi Hababam Sınıfı’nın 40. yıl dönümünü çok özel bir logo ile kutluyor. Rıfat Ilgaz’ın unutulmaz romanından uyarlanan, Ertem Eğilmez’in yönettiği, başrollerinde Kemal Sunal, Adile Naşit, Halit Akçatepe, Tarık Akan ve Münir Özkul gibi Türk sinemasının en önde gelen oyuncularının yer aldığı ilk Hababam Sınıfı filmi 01 Nisan 1975 tarihinde izleyicilerle buluşmuştu. Yandex ana sayfasındaki özel logoya tıklayan kullanıcılar Hababam Sınıfı ile ilgili içeriklere erişebiliyor.

Festivalde Bruno Dumont İmzalı Bir İnsanlık Komedyası

34. İstanbul Film Festivali’ne son çalışmasıyla konuk oluyor Bruno Dumont. Çağımızın önde gelen yaratıcılarından biri olan Fransız sinemacının televizyon için çektiği dört bölümlük mini dizinin sinema versiyonu festivalde ‘Küçük Serseri’ adıyla gösteriliyor. Filmin Kuzey Fransa’ya özgü yerel diyalektin kullanıldığı ninniden alınma özgün adı ‘P’tit Quinquin’ ise ‘küçük çocuk’ anlamına geliyor. 1997 yapımı ilk uzun metrajı ‘İsa’nın Yaşamı / La Vie de Jésus’den başlayarak ‘İnsanlık / L’Humanité’ ve ’Flanders’ gibi ses getiren yapıtlarına mekân olmuş doğup büyüdüğü ve felsefe eğitimi için ayrıldığı topraklara, Manş denizi kıyısındaki kasabasına bir kez daha dönüş yapmış Dumont. Evini memleketini, bu toprakların insanlarını sevdiğini, Pas-de-Calais yöresine ait olduğunu ifade ediyor yönetmen.

‘İnsanlık’ta olduğu gibi cinai bir hikâyeden yola çıkıyor yine. Ancak bir tür filmi yapma çabası değil, sakin kıyı kasabası atmosferinin ardına gizlenmiş şiddetin incelenmesi amaçlanan. Dumont daha önceki denemelerinde insan denen mahlûku anlamaya çalışmış, anlattığı hikâyelerde uç noktalara gitmekten kaçınmamıştı. Aşırı şiddeti, insanoğlunun çirkin yüzünü, kışkırtıcı cinsel davranışları sergilemekten çekinmemiş, bunu yaparken uzun çekimlere ve sık sık insan vücudunun yakın planlarına başvurmuştu. Ancak ineklerin cesetleri içine doldurulmuş insan organlarının bulunmasıyla ortaya çıkan bir dizi vahşi cinayetin izini süren jandarma şefi ve yardımcısının soruşturması alabildiğine tuhaf ve komik bu kez. Sessiz film karakterlerini andıran polisler ve tuhaf kasaba ahalisi cinayetlerin dehşet vericiliğine alabildiğine tezat şapşal kişilikler olarak çizilmiş. Önümüze sürülen kanlı cinayetlerin de Hitchcock’un meşhur ‘McGuffin’lerinden farkı yok. Yörenin ve insanlarının hınzır bir portresini çizmek asıl hedeflenen.

Önceki filmleri dolayısıyla kendisine atfedilmiş olan ‘natüralist’ tanımlamasına itiraz eden yönetmen, tanınmış Flaman ressam Van Der Weyden ile aynı adı taşıyan komiser karakterinden yola çıkarak ‘insan denen hayvan’ın doğası üzerine hınzır bir hicve soyunmuş. Polisiye sinemanın bildik klişelerini ters yüz ederek türün parodisine girişiyor. Bunu yaparken gerçekliği eğip büküyor, perspektif kurallarına uymayan Flaman resminin izini sürüyor. Doğal sesler ve yöre halkından derlediği profesyonel olmayan oyuncularla çalışırken insanlığın nerede bittiğini, içindeki hayvanın nasıl ortaya çıktığını anlamaya çalışıyor. Kadın sanatçının katı dinsel dogmaların hüküm sürdüğü erkekler dünyasında tutsaklığı üzerine benzersiz bir feminist manifesto niteliği taşıyan bir önceki çalışması ‘Camille Claudel 1915’te olduğu gibi Hristiyan ahlakı ile hesaplaşması sürüyor. Kilise bir kez daha sanatçının mizah yüklü eleştirisinden payını alıyor.

‘Küçük Serseri’ Fransızların ünlü ARTE kanalı için ellişer dakika uzunluğunda dört bölüm halinde çekilmiş. Televizyon yapım şartlarına bağlı kalınarak Dumont’un o çok sevdiğimiz uzun planları kısalmış bu defa ancak doğanın bir parçası olarak insan davranışlarının analizi önceki çalışmalarında olduğu gibi etkileyici. Sırasıyla ‘İnsan Denen Hayvan’ / ‘Kötülüğün Kalbinde’ / ‘İnsan Kılığında Şeytan’ / ‘Allah-ü Ekber’ adlarını taşıyan bölümler çağdaş Fransız toplumunun cebelleştiği yabancı düşmanlığı, ırkçılık, terörizme yol açan dinsel ayrımcılık gibi sosyopolitik meseleleri de göz ardı etmiyor. Böylece Kuzey Fransa’nın küçük kasabası tüm Fransız halkını temsil eden bir mikrocosmos’a dönüşüyor. Filmin coşkun mizahı finale doğru ses bandından yükselen Bach kantatlarının ağıtsal ezgileriyle dengeleniyor.

‘Küçük Serseri’ festivalin güzel sürprizlerinden biri. Kaçırılmayacak bir sinema deneyimi. 12 Nisan Pazar 11:00’de Fransız Kültür Merkezi’nde, 14 Nisan Salı 21:30’da Kadıköy Rexx Sineması’nda iki kez daha gösterilecek.

(08 Nisan 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

SALT Galata’da Lise Öğrencileri İçin Belgesel Günleri

SALT Yorumlama’nın Belgesel Günleri programında, Nefin Dinç’in 2011 yapımı Öteki Kasaba, Ayris Alptekin, Albina Özden, Fehime Seven, Nazlı Bulum ile Sefa Tokgöz’ün 2014 yapımı Ben Bir Slogan Buldum: Annem Benim Yanımda ve Yasin Semiz’in 2014 yapımı Eymir Neden Paylaşılamadı? filmleri yer alıyor. Öteki Kasaba, Türkiye’de Birgi ve Yunanistan’da Dimitsana kasabalarında yaşayanların “öteki tarafı” nasıl gördüğü temelinde çeşitli konu ve soruları irdeliyor.

SALT Beyoğlu’nda Perşembe Sineması: Ben Küba

Salt Beyoğlu Perşembe Sineması’nda 02 Nisan günü 19:00’da Mikhail Kalatozov’un Ben Küba (Soy Cuba) adlı filmi gösteriliyor. Tamamlandığı 1964’te beklenen ilgiyi görmeyen film, Martin Scorsese’nin 1990’larda filmi keşfetmesinin ardından yürütülen bir kampanyayla restore edilip çoğaltılarak dolaşıma girdi. Scorsese, “bir görsel şiir” diye tarif ettiği filmin, içinde sinema yapmaya devam etme ve filmi genç sinemacılara ulaştırma isteği uyandırdığını belirtiyor.

SALT Beyoğlu’nda Perşembe Sineması: Ben Küba yazısına devam et

24. James Bond Macerası Spectre’ın Teaser Fragmanı www.007.com’da Yayınlanacak

24. James Bond macerası Spectre’ın teaser fragmanı ilk kez TSİ, 28 Mart Cumartesi günü 01:45’te online olarak www.007.com adresinde yayınlanacak. Spectre’de Bond’un geçmişinden gelen şifreli bir mesaj, onu tehditkar bir organizasyonu açığa çıkarmaya sürükler. M, gizli servisi ayakta tutmak için politik güçlere karşı mücadele verirken, Bond da Spectre’ın ardındaki korkunç gerçeği açığa çıkarmak için uğraş vermektedir. Filmde 007’yi 4. kez Daniel Craig canlandırıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Optimum’da Sinema Dolu Çarşambalar Başladı

İstanbul Optimum Outlet bünyesinde en yeni vizyon filmlerini, modern ve konforlu salonlarında izleyicilerle buluşturan Avşar Sineması’nda, Optimum Outlet’in katkılarıyla keyif dolu Çarşambalar başladı. Kaliteyi uygun fiyatlarla buluşturan Optimum Outlet, Nisan ayında başlayacak olan sinema kampanyası kapsamında, her Çarşamba film tutkunlarının yüzünü güldürecek. 01 Nisan tarihinde başlayan kampanyada biletler her Çarşamba 7 TL.den satışa sunulacak.

Optimum’da Sinema Dolu Çarşambalar Başladı yazısına devam et