5. Rofife Rotary Kısa Film Festivali

5. Rofife Rotary Kısa Film Festivali (5. Rofife Rotary Short Film Festival) kapsamında düzenlenecek olan Kısa Film Yarışması, Kurmaca, Belgesel, Animasyon ve Reklam Filmi olmak üzere 4 ayrı kategoride gerçekleştirilecek. Yarışmaya katılacak kısa filmlerin konuları serbest olmakla beraber, konuların seçiminde, Rotary Dünya Felsefesi kapsamında sevgi, dünya barışı, çocuk ve ana sağlığı, temiz su, açlık, sokak çocukları, çocuk ve aile iletişimi, kadınların istismarı vb. gibi önemli konulara öncelik verilmesi gerekiyor. Yarışmaya, Aralık 2011 tarihinden sonra gerçekleşen filmlerin katılacağı, önceki yıllara ait filmlerin kabul edilmeyeceği açıklandı.

5. Rofife Rotary Kısa Film Festivali yazısına devam et

Aşk, İnanç, Dogmalar ve Seçimlerimiz Üzerine

Romanya Yeni Dalga’sının en önemli ismi Cristian Mungiu’nun geçtiğimiz yıl Cannes Film Şenliği’nden en iyi senaryo ve -iki genç oyuncusu arasında paylaştırılan- kadın oyuncu ödülleriyle dönen son filmi ‘Tepelerin Ardında (Dupa Dealuri)’nin tek kopya ile de olsa Beyoğlu Sineması’nda gösterime girmiş olması son derece mutluluk verici.

Mungiu’nun 2007 yılında yine Cannes’da büyük ödül Altın Palmiye ile ödüllendirilmiş bir önceki filmi ‘4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün (4 Luni, 3 Saptamani si 2 Zile), kürtajın yasaklanmış olduğu 1980’ler Romanya’sında gayrimeşru hamileliğini yaşadışı yollardan sonuçlandırmak zorunda kalan genç bir kadın ve okul arkadaşının mücadelesinden yola çıkarak, Çavuşesku rejiminin baskısı altında ezilmiş Romanya’nın en çaresiz yıllarını öykülediği çağdaş bir başyapıttır. Genç yönetmen bu ilk filminde tür filmlerinin kalıplarına itibar etmemiş; sözgelimi, beş ayına yaklaşmış ceninin (filmin adı buradan gelir) ucuz bir otel odasında en ilkel yöntemlerle yok edilişini izleyiciden saklayan, buna karşılık şehrin öteki ucunda bir yemek masasında toplanmış davetli topluluğunun gündelik siyaset tartışmalarını tüm detaylarıyla aktaran tercihiyle gerilimi kurmayı başarmış kendine özgü sinemasıyla hayranlığımızı kazanmıştır.

Mungiu bir üçlemenin ikinci halkası görünümündeki bu yeni filminde, bir kez daha iki kez genç kızın odak noktasında olduğu bir öyküye çevirmiş kamerasını. ‘Tepelerin Ardında’ tanınmış Romanya’lı kadın gazeteci yazar Tatiana Niculescu Bran’ın gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme aldığı belgesel roman türünde iki ayrı eserinden yola çıkmış. Filme kaynaklık eden ve yazarın sonradan oyun haline getirilmiş yapıtlarından ‘Ölümcül İtiraflar (Spovedanie la Tanacu)’ Moldavya’da bir manastırda geçen kriminal olay üzerine çarpıcı bir belge niteliğindedir. Yetimhanede birlikte büyümüş Alina ve kendisinden birkaç yaş küçük Voichita’nın hikâyesidir bu. Biri kimsesiz, diğeri babasını 6 yaşında kaybetmiş, annesinin arayıp sormadığı iki küçük beden zorlu çocukluk yıllarında birlikte büyümüş ve arkadaşlığın ötesinde büyük bir tutkuyla birbirlerine bağlanmış. Alina karate dersleri almış, daha savunmasız küçüğünü erkeklerin saldırısından, Alman asıllı pedofilden korumuş. Yetimhaneden ayrılma zamanı gelince farklı seçimler yapmış iki genç kız. Özgürlüğüne düşkün Alina, Almanya’ya çalışmaya gitmiş. İçe dönük Voichita ise kurtuluşu tepelerin ardında küçük bir manastıra sığınmakta bulmuş.

Almanya dönüşü eski arkadaşını ziyarete gelen Alina, eskiden olduğu gibi ve bu defa özgür bir biçimde birlikte yaşama arzusu içindedir. Ancak şartlar değişmiş, seçimler yapılmıştır. Voichita’nın bedeni ve ruhu artık Tanrı’ya ve kiliseye aittir. Alina’nın isyanı fayda vermeyecek, kilisenin esirgeyen yüzünün ardında gizlenmiş dini dogmalar ve korkunç cehalet gencecik bedenini darmadağın edecektir.

Çavuşesku rejiminin kıstırılmışlığını iliklerimize kadar hissettiren bir önceki filminin ardından, Mungiu bu kez de Ortaçağ cehaletini yaşayan bir başka baskıcı ortamda kaybolan bir ruhun çığlığına kulak vermemizi istemiş. Mungiu sinemasının mesafeli ve karanlık yapısı Avusturyalı usta Michael Haneke’nin yapıtlarını hatırlatır. Değişmez görüntü yönetmeni Oleg Mutu’nun Mungiu’nun öykülerine özgü kasvete uygun renk ve ışık çalışması bir kez daha uzun plânlarla, plân sekanslarla desteklenmiş. Kurgudan ve seyircinin duygularını yönlendirmeye yönelik müzik kullanımından özellikle kaçınılmış. Mungiu temel dramatik çatışmanın dışında kalan küçük detayları bir roman örgüsü inceliğinde işlemiş, güzel ve kederli ülkesinin genel panoramasını çizmeye, kaldığı yerden devam etmiş. Sinemasal tavır açısından ülkemizden Nuri Bilge Ceylan’ın sinemasıyla çok benzerlikleri olan bir sinema Mungiu’nunki. Her iki yönetmenin yapıtlarının birbiri ardına Cannes şenliğinde övgü ve ödüllere boğulması bu açıdan hiç de rastlantı değil.

‘Tepelerin Ardında’ ekonomik geri kalmışlık ve siyasal yolsuzluklarla bunalmış günümüz Romanya’sının Mungiu sinemasıyla süregelen otopsisinin son örneği. İki genç kızın hüzünlü hikâyesinden hareketle hayat, aşk, inanç, özgürlük, dogmalar ve seçimlerimiz üzerine sorular sormamızı sağlayan çağdaş bir başyapıt. Soğuk, kederli ancak duygularla oynama kolaylığını seçmeden boğazınıza bir yumruk gibi oturan filmlerden. Final jeneriğinde yer alan -bizdeki uyarlaması ‘küçücük kuşlar gibi, çekil yuvana yavru melek… sözleriyle başlayan- ninninin ezgisini duyduğunuzda, göz pınarınızda birikmiş yaşlar yerinde duramıyor artık, isyan ediyorsunuz.

(10 Şubat 2013)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

8. Boston Türk Belgesel ve Kısa Film Yarışması

8. Boston Türk Belgesel ve Kısa Film Yarışması’na başvurular 01 Şubat 2013’de başladı. Yarışmaya her yönetmen veya yapımcı sadece tek bir filmle katılabiliyor. Yarışma ve yarışma dışı gösterim programlarının da yer aldığı Belgesel ve Kısa Film Yarışması’na son başvuru tarihi 15 Ağustos 2013. 2013 yılı sonbaharında yapılacak olan yarışmada En İyi Film ödülü alacak filmler 2014’de 13. Boston Türk Film Festivali programı altında Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde gösterilecekler.

Babil Toplum Kültür Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği’nde Şubat Ayı Film Gösterimleri

Babil Toplum Kültür Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği’nde diğer etkinlikler yanında Şubat ayında da film gösterimleri sürüyor. 07 Şubat Perşembe günü saat 19:30’da Ersin Çelik’in yönettiği Gerçekleri Yazdım: Lice Defteri, 28 Şubat Perşembe günü saat 19:30’da Enis Rıza’nın yönettiği Ayrılığın Yurdu Hüzün ve Yeni Bir Yurt Edinmek adlı belgesel filmler gösterilecek. 21 Şubat Perşembe günü saat 17:30’da ise Sinemada Edebiyat Buluşması 4 kapsamında Kızılağaçlar Kralı adlı film gösterilecek. Film gösterimi sonrasında yapılacak söyleşide Yrd. Doç. Dr. Nilay Ulusoy konuşacak.

  • Basın Bülteni
  • Filmler hakkında geniş bilgiler ve krokiye haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Babil Toplum Kültür Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği’nde Şubat Ayı Film Gösterimleri yazısına devam et
  • Altyazı Dergisi Yeni Yüzüyle Bayilerde

    Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Şubat ayında okurlarının karşısına yepyeni bir çehreyle çıkıyor. 125. sayısında içerik ve tasarım anlamında baştan aşağı değişen dergide kapsamlı inceleme yazıları ve film eleştirilerinin yanı sıra Matine, Seyir Defteri, ÖteBeri, Ayın Kısası ve Bir An gibi yepyeni bölümler var. Altyazı’nın yenilenen internet sitesinden ise sinema dünyası ile ilgili güncel bilgileri anbean takip etmek mümkün. Yeni Altyazı’nın ilk kapağında, Leos Carax’ın Şubat ayında If İstanbul’da gösterilecek olan yeni filmi Kutsal Motorlar (Holy Motors) yer alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğraflarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altyazı Dergisi Yeni Yüzüyle Bayilerde yazısına devam et
  • Ucube: Kars’tan Bir Heykel Hikayesi, If İstanbul’da

    Yönetmenliğini Taylan Mintaş ve Erol Mintaş’ın yaptığı Ucube: Kars’tan Bir Heykel Hikayesi belgeseli, 6. İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali ve 17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali’nin Belgesel ve Kısa Film Yarışması’nın ardından 12. If İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde. 2006 yılında Kars’ta yapımına başlanan ve Kars Belediyesi tarafından İnsanlık Anıtı olarak adlandırılan heykel, henüz tamamlanmamışken, hızlıca bir yıkım sürecine girdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, heykeli ucube olarak nitelendirdi ve yıkılması talimatını verdi.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.