Yeşilçam’ın Sultan’ı Türkan Şoray, Adını Türkan Şoray Olarak Değiştiren Hayranıyla Bayrampaşa’da Biraraya Geldi

Sinemamızın Sultanı Türkan Şoray, Bayrampaşa Belediyesi kültür – sanat etkinlikleri kapsamında hayranlarıyla buluştu. Ünlü sanatçı yeni çıkardığı Sinemam ve Ben adlı kitabının imza günü için Bayrampaşa’daydı. Belediye Başkanı Atila Aydıner, Türkan Şoray’a plaket ve özel hazırlanmış bir kazak hediye etti. Daha sonra geçilen imza gününde Türkan Şoray’ı büyük bir sürpriz bekliyordu. 12 yaşında adını Türkan Şoray olarak değiştiren genç bayan, Şoray’ın karşısında göz yaşlarına hakim olamadı. Türkan Şoray da bu beklenmeyen sürpriz karşısında şaşkınlığını gizleyemedi.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Yeşilçam’ın Sultan’ı Türkan Şoray, Adını Türkan Şoray Olarak Değiştiren Hayranıyla Bayrampaşa’da Biraraya Geldi yazısına devam et
  • Aslı Özge’nin Yönettiği Hayatboyu Filminin Dünya Galası Berlin Film Festivali’nde Yapıldı

    Aslı Özge’nin yeni filmi Hayatboyu’nun dünya galası, 09 Şubat 2013 akşamı, 63. Berlin Film Festivali kapsamında, tarihi sinema salonu Kino International’da yapıldı. Festivalin Panaroma Special bölümüne seçilme başarısı gösteren filmin galası, yönetmen, oyuncular ve film ekibinin katılımıyla gerçekleşti. Galanın ardından Aslı Özge’yle birlikte sahneye çıkan filmin yapımcısı Nadir Öperli, filmin başrol oyuncuları Defne Halman ve Hakan Çimenser’in yanı sıra, salondaki film ekibini de sahneye davet etti. Salonu tamamen dolduran seyirciler, filmi ve ekibi uzun süre alkışladı.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Aslı Özge’nin Yönettiği Hayatboyu Filminin Dünya Galası Berlin Film Festivali’nde Yapıldı yazısına devam et
  • 32. İstanbul Film Festivali Afişinde Nuri Bilge Ceylan ve Bülent Erkmen İmzası

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı, İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım afişlerinde yeni bir işbirliğine yer veriyor. 2013 yılında düzenlenecek İstanbul Festivalleri’nin afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimlerinin yapıtları, desenleri ve el yazıları, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen tasarımlarıyla bir araya geliyor. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görseli günümüzün ünlü sanatçılarından Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. 32. İstanbul Film Festivali’nin afiş görseli ise, ünlü yönetmen ve fotoğraf sanatçımız Nuri Bilge Ceylan’ın bir fotoğrafından oluşturuldu.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü afişe haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    32. İstanbul Film Festivali Afişinde Nuri Bilge Ceylan ve Bülent Erkmen İmzası yazısına devam et
  • Altyazı Aylık Sinema Dergisi Sinema Seminerleri Devam Ediyor

    Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Sinema Seminerleri, Gözde Onaran’ın gerçekleştireceği 2000’lerin Sinemasına Bakmak ve Mehmet Açar’ın gerçekleştireceği Karşılaştırmalı Film Analizleri’yle devam ediyor.
    Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde Gözde Onaran’ın 2000’lerin Sinemasına Bakmak semineri 23 Şubat 2013 Cumartesi günü başlayacak, 8 hafta sürecek. Mehmet Açar’ın Karşılaştırmalı Film Analizleri semineri ise 03 Mart 2013 Pazar günü başlayıp 8 hafta sürecek.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü görsellere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altyazı Aylık Sinema Dergisi Sinema Seminerleri Devam Ediyor yazısına devam et
  • Mektebin Öğrencileri Cephede Öldü

    Taş Mektep
    Yönetmen: Altan Dönmez
    Senaryo: Hazan Toma
    Müzik: Alpay Göltekin
    Görüntü: Bülent Özer
    Oyuncular: Bora Aktaş (Mehmet), Ayça Varlıer (Güzide), Orhan Kılıç (Tevfik), Elit İşcan (Mina), Hazım Körmükçü (Tarık Nuri), Can Kolukısa (Abbas Emmi), Atsız Karaduman (Reşit), Mehmet Atay (Gregor), Ümit Fırat (Niko), Gülay Kip (Armen), Serkan Kuru (Mustafa Kemal), Ömer Güney (Hacı), Barış Küçükgüler (İsmail), Gamze Akyüz (Münevver), Onur Özaydın (Cemil), Yağız Atakan Savaş (Aleko), Esvet Şahin (Yusuf), Feride Çetin (Gülnar)
    Yapım: Statü Film (2012)

    Altan Dönmez’in ilk film “Taş Mektep”, zaman zaman insanı etkileyen bir Kurtuluş Savaşı filmi. Diyaloglarının çoğu iyi işlenmediği filmde, abartılı diyaloglar hayal kırıklığı yaratıyor. Filmdeki en iyi tarafsa küçük hikâyelerin yansıyışı.

    Film, Yunan ordusunun istilâsıyla başlıyor. Köyleri basan Yunan askerleri, köylüleri gördükleri yerde acımadan ateş ediyorlar. Askerler, istilâ ettikleri yerlerde her şeye de el koyuyor. Bursa’da Yunan subayı, Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin türbesine hakaret eder gibi dalınca bu Anadolu’da infial yaratıyor. Kayseri’deki Taş Mektep Sultanisi’nin öğrencilerini de kızdırıyor. Bazı Rumlar ve Ermeniler, işgâlcilerle bir oluyor. Hatta onlarla işbirliği yapan Türkler de var. Tarık Nuri de bunlardan biri. Tarık Nuri, elde ettiği bilgileri Rumlara ve Ermenilere veriyor. Yunanlıların da işleri kolaylaşıyor. Taş Mektep’in öğrencilerinden Mehmet, penceredeki Rum kızı Mina’ya aşık. Okulun müdiresi de Güzide. Okulda bir de Abbas emmi var. Güngörmüş Abbas, cepheye hemen gitmek isteyen gençleri sakinleştiriyor. Bütün bunlar olurken okula Tevfik yüzbaşı geliyor. Ankara’daki Meclis, Kayseri’ye taşınması emri verilmiş. En uygun yer de Taş Mektep. Yüzbaşı, cepheye gitmek için heyecanlı gençlere küçük talimler yaptırırken Güzide’yle de aralarında aşk ateşi yanmaya başlıyor. Savaş olsa da nazik insanların devri o zamanlar. Şunu belirtelim, filmden yansıyan aşklar gerçekten nazik. Günümüzdeki derinliksiz aşkları üzerinden bakınca anlaşılamayabilir bu. Çünkü günümüzde insan ilişkileri çok sert. Her şey alabildiğine yavaş ve aşkın tüm ritüelleri yaşanıyor. Filmdeki kaba diyalogları ve duyguları okşayan tarafları unuttuğunuzda, insanlara dair küçük hikâyeler gerçekten sıcaklık veriyor. Çoğu yerde iyi işlenmemiş diyaloglar ve bununla gelen abartılı oyunculuklar, iyi yakalanmış bazı hikâyeleri de alıp götürüyor maalesef. Bu abartılı haller, bir yerden sonra müsamereden öteye gitmiyor. Üç milyonluk bütçesi olan bu film, sanatsal tarafları öne çıkartarak gişeyi sağlama alamazdı. Gişenin garantisi duyguları okşamaktı. Ama, birkaç zaman sonra tüm bu abartılı haller eserin handikapı olacak. Hatta tebessüm bile yaptıracak. Kurtuluş Savaşı’na duyulan saygıya rağmen.

    Küçük hikâyeler…

    Mehmet, Taş Mektep’in öğrencilerinden. Büyük aşkı da Rum Mina. Savaş aşklarını yaşamalarını engelliyor. Bir genç aşk daha var. Onların aşkı hemen ortaya çıkmıyor. Telci Reşit’n küçük oğlu İsmail, bu dünyadaki en masum aşkla Tarık Nuri’nin kızı Münevver’e mahçup biçimde aşık. Hastalıklar çeken Yusuf’la da Münevver kardeş. Reşit’in büyük oğlu Cemil cephede ve birkaç askerle beraber firar etmiş. Cemil, evinden ve ailesinden yıllarca uzak cephelerde savaşmaktan yorulmuş. Onun firar etmesi de insani. Diğer askerler gibi. Mina’nın abisi Aleko, trajediyi başlatan genç oluyor. Patlattığı bomba, Kayseri’deki Taş Mektep Sultanisi’nin 63 öğrencisini cepheye götürüyor. Gençler, 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi’nde savaşarak ölüyorlar. Hepsi acemi. Bu okul, 1883’te öğrenime açılmış. Cumhuriyet döneminde bu okul, şöhretler lisesi diye anılıyor. Ülkemizde hiçbir lise, sonradan hepsi tanınmış olan öğrenci okutmadı. Galatasaray Lisesi bile. Cephe sahnelerinin yer yer çarpıcı olduğunu belirtmeliyiz. Final bölümü insanın gözlerini dolduruyor, belirtelim. Filmin estetiği genel olarak iyi olsa da bazen kendinizi televizyon dizisi estetiğinin içindeymiş gibi de hissedebilirsiniz. Fonda duyulan müzikler de duyguları okşuyor. Yönetmen Altan Dönmez, başrolünde Türkan Şoray’ın oynadığı “Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam” dizisini yönetmişti. Dönmez, kameramanlıktan yönetmenliğe geçti. Ayça Varlıer, “Kalbim 4 Mevsim” televizyon dizisinde oynamıştı en son. Oyuncu, Fatih Hacıosmanoğlu’nun 2007’deki “Taş Yastık” filminde de görünmüştü. Feride Çetin’i, Hasan Tolga Pulat’ın 2011 yapımı “Güzel Günler Göreceğiz” filminden hatırlayabilirsiniz. Penceredeki kız Elit İşcan, “Küçük Kadınlar” dizisinde göründü, sonra da Reha Erdem’in 2008 yapımı “Hayat Var” filminde iyi bir oyunculuk sundu. Sinemamız genç oyuncular kazanıyor.

    (18 Şubat 2013)

    Ali Erden

    ailerden@hotmail.com

    Akdeniz Üniversitesi Sinema Topluluğu 3. Kısa Film Günleri

    Akdeniz Üniversite Sinema Topluluğu Kısa Film Günleri, sinemanın artık sanattan ziyade ticari bir meta olarak görülmesine ve akabinde maddi kaygılar temelinde şekillen sinema festivallerine, alternatif bir yaklaşım sunmak ve tüm kısa filmcileri özgün üretimlerini yarıştırmadan paylaşabileceği bir zemin oluşturmak amacıyla 04 – 08 Mart 2013 tarihleri arasında düzenleniyor. Son katılım tarihi 15 Şubat 2013 olan etkinliklerde kısa film gösterimleriyle birlikte, paneller, söyleşiler ve atölyeler düzenlenecek. 3. Kısa Film Günleri programı son katılım tarihi olan 15 Şubat 2013′ten sonra kesinleşecek.

  • Basın Bülteni
  • Diğer bağlantılar ve yüksek çözünürlüklü afişlere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Akdeniz Üniversitesi Sinema Topluluğu 3. Kısa Film Günleri yazısına devam et
  • Ünlü Oyuncu Atilla Arcan’ın Kızı Şebnem Arcan Sahneleri Tercih Etti

    Usta oyuncu Atilla Arcan’ın kızı Şebnem Arcan, müzik dünyasında olmayı tercih etti. Başarılı müzik adamı Suat Aydoğan’nın düzenlemeleri ile 3 şarkılık bir single yapan Şebnem Arcan, ilk klip çalışmasını Sadakatin Yetmez isimli şarkıya Kemal Başbuğ yönetmenliğinde yapıyor. Uzun süre bir çok başarılı TV dizisi yer alan Şebnem Arcan’ın birden oyunculuktan uzaklaşmasının sebepleri uzun süre konuşulur gibi görünse de, babası Atilla Arcan klip çekiminde kızını yalnız bırakmayacak. Şebnem Arcan, Sinan Çetin’in yönettiği, 2005 yılı yapımı Banka adlı sinema filminde de rol almıştı.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ünlü Oyuncu Atilla Arcan’ın Kızı Şebnem Arcan Sahneleri Tercih Etti yazısına devam et