16 Ton

Ümit Kıvanç’ın yönettiği belgesel film 16 Ton, adını bir zamanların çok meşhur parçasından alıyor. 16 Ton adlı parçanın pek çok versiyonunun dinlenebildiği film, kaba bir insanlık tarihi özetiyle başlıyor, keşifler çağından geçiyor, halkla ilişkiler çağına dalıyor, serbest piyasa ve özgürlük çağına ulaşıyor. Yol boyunca sağı solu epey kırıp döküyor. Aslında serbest piyasa ve vicdan üzerine bir film. Ağırlıkla, fotoğraf, resim, desen gibi “hareketsiz” malzemenin hareketlendirilmesiyle yapıldığı için, estetik bakımdan alışılmadık bir manzara sunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • Tiyatronun “Heves”lileri Erol Günaydın Dedi

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A. Ş.’ye bağlı Gösteri Sanatları Merkezi’nin düzenlediği 9. Üniversitelerarası İstanbul Tiyatro Festivali, şehrin çeşitli semtlerinde tiyatro heyecanını yaşatmaya devam ediyor. İki Kıta Bir Deniz, İki Kalas Bir Heves sloganı ile başlayan festival süresince bir yandan oyunlar oynanırken öte yandan festivalin web sitesinde katılımcıların oyları sonucu onur ödülüne layık görülen isim belirlendi. 15 Mayıs Pazar günü itibariyle sona eren oylama neticesinde, tiyatromuzun duayen isimlerinden Erol Günaydın gençlerin seçimiyle onur ödülüne değer bulundu.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Tiyatronun “Heves”lileri Erol Günaydın Dedi yazısına devam et
  • Korsan Cephesinde Yeni Dönem

    Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde – Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides
    Yön: Rob Marshall
    Oyn: Johnny Depp, Penelope Cruz, Geoffrey Rush

    4 yıllık bekleyiş sona erdi. Korsanlar geri döndü. Peki yeni filmde bizi neler bekliyor? Hâlâ izlememiş olanlar için birkaç bilgi vermekte fayda var. Filmin yapımcılığını serinin diğer üç filminde olduğu gibi yine Jerry Bruckheimer üstleniyor. Yakışıklı, komik ve zeki korsan tabi ki Johnny Depp… Filmin sürprizi ise Penelope Cruz… İlk filmden bu yana severek izlediğimiz Kaptan Hector Barbossa rolünde ise yine Geoffrey Rush var. Buraya kadar her şey güzel. Fakat kişisel fikrim, yönetmenlik koltuğunu Gore Verbinski’den alıp Rob Marshall’a vermenin büyük bir hata olduğu yönünde… Chicago ve Nine gibi müzikallerinden hatırlayacağınız Rob Marshall, filmografisinden de anlaşılacağı gibi görselliği ön plânda tutan bir yönetmen. Hal böyle olunca da zaten ilk filmden sonra yavaş yavaş kaybolmaya başlayan o nefis karanlık ve heyecan dolu atmosfer iyiden iyi yok olmuş. Evet, yine çok güzel görüntüler, müthiş açılar, muazzam bir dekor ve kostüm yaratıcılığı var. Özellikle de denizkızı saldırısının gerçekleştiği sahne gerçekten küçük dilimizi yutturacak ustalıkla çekilmiş. 3D ve IMAX teknolojisi de filmi oldukça cazip kılıyor. Ama bu kez filmin ruhu yok. Sanki diğer üç filmden bağımsız, bambaşka bir filmle karşı karşıyayız. Bir de dördüncü filmin Johnny Depp’den sonraki yıldızı Penelope Cruz da role pek uymamış bence. Kendisini çok sevmeme ve performanslarını hayranlıkla izlemem rağmen bu filmde bana hayal kırıklığı yaşattı. Dördüncü filmdeki Johnny Depp – Penelope Cruz ikilisindense ilk filmdeki Johnny Depp, Orlando Bloom ve Keira Knightley üçlüsünü hâlâ tercih ederim. Bir de keşke süre bu kadar uzun olmasaymış da tadı yine damağımızda kalsaymış. Bitsin artık diye bizi kıvrandırmasaymış. Nihayetinde Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde’yi izlememek olmaz. 4. değil 14. filmi çekilse yine koşa koşa gidip izlerim. Ama böyle dev prodüksiyonlu bir işte hayal kırıklığı yaşamanın dozu da yüksek oluyor.

    (23 Mayıs 2011)

    Gizem Ertürk