Zamanın Tozu

Sadi Bey’in Twitter Günlükleri:

Bir festival daha geldi geçti. Bence 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi …

… Sanat Yönetmeni ödülleri verilmeyen bir festival olarak tarihe yazıldı. Çünkü bu dallarda 2’şer kişiye ödül verildi, dolayısıyla “En …

… İyi”lerin kim olduğu bu dallarda meçhûl. Diğer bir zaaf da koskoca Berlin Film Festivali’nde birinci olmuş “Bal”ın yarışmaya …

… kabûl edilmesi. Dünyada birinciliği onaylanmış “Bal” yarışmaya kabûl edilmeyip özel bir gösterimle onurlandırılmalıydı. Çünkü filmin …

… Berlin’de aldığı ödül o kadar büyük ki, beğenmeyenler bile filmin beğenilmediği açıkça söyleyemiyor. “Bal”ın Berlin’deki büyük başarısı diğer filmleri ezdi.

Adana Altın Koza’da bir kez daha ispatlandı ki bizim filmcilerimiz hakikaten hoş adamlar. Reşatbey Arıplex Sineması’nda film seyretme …

… öncesinde, af buyrun tuvalete -kibarcası lavobaya- girdim, vücudumdaki sıvı ifrazatı def-i hacette bulunuyorum. Tam burnumun …

… önündeki mini ekranda 08 Ekim’de gösterime girecek bir korku filminin fragmanı dönüyor. Tam burada filmcilerimizin “hoş” dediğim …

… vasıflarını hatırladım. Malûm filmin basın dokümanları şu tweet’i yazdığım ana (28 Eylül) kadar henüz basına ulaştırılmamıştı. Ondan sonra da …

… filmcilerimiz şikâyette bulunurlar, yok efendim basın filmleri iyi tanıtamıyor, yok efendim basın seyirci ilgisini sinemalara yönlendirmede …

… yetersiz kalıyor, vs, vs, diye. Önce siz hele bir yeterli kalın, sonrası Allah kerim.

Altın Koza’nın en iyi tarafı “Ağlayan Çayır”ın ünlü yönetmeni Theo Angelopoulos’un Adana’ya gelmesiydi. Sabah 11:00’de fotoğraf …

… sergisini açtı, öğleden sonra Belediye Tiyatro Salonu’nda söyleşide bulundu. Söyleşiden çıkınca Sine-Sen’den arkadaşlar serginin …

… nerede olduğunu sordular, tarif ettim. Ertesi sabah “Abi, söyleşiden sonra 16:45 gibi sergiye gittik, kapalıydı” dediler. Olaya iyi …

… tarafından bakarsak kapısında “Adana Büyükşehir Belediyesi 75. Yıl Sanat Galerisi” yazan salonda görev yapan belediye çalışanları …

… maşallah mesailerinden kaytarmıyorlar, 16:30’a kadar bekliyorlar. Her ne kadar günlerden Cumartesi, aylardan Eylül, yıllardan 2010, …

… yüzyıllardan 21. yüzyıla girmiş olsak da, tatil günü olan Cumartesi günü Belediye herhalde çalışanlarına fazla mesai vermiyor ki, o özel ve …

… erken saatte perdeyi kapatıp gitmişler. Aferim, aferim. 75. Yıl Sergi Salonu’nun bulunduğu bina o yörede bulunan eski bir otelin ….

… balo salonuymuş, otel rahmetli olmuş, balo salonunu sergi salonuna dönüştürmüşler. Aferim, aferim. Festivalin ödül töreninde ilk …

… Yılmaz Güney atışını Nur Sürer yaptı. Festivalde adına ödül konulmuş olsa da hiçbir filminin gösterilmemiş olmasını kınadı. Güney, …

… Adanalı olduğundan doğal olarak yoğun alkış alınca, peşinden sahneye çıkan -neredeyse herkes- Yılmaz Güney’i andı. Her yıl Altın …

… Koza’da Yılmaz Güney filmlerinin gösterilmesi tabiki iyi olur. Gelgelelim İstanbul Beyoğlu Sineması’nda geçtiğimiz aylarda düzenlenen…

Yılmaz Güney Filmleri Haftası’na sevgili sinemaseverlerin ilgi göstermemesi de bir tuhaf. Kâğıt üzerinde veya mikrofon önünde alkış …

… almak için her önüne gelen bahsediyor ama neticede ünlü “Sürü” yeniden vizyona girdiğinde istenen sonuca ulaşılamıyor. İrfan …

… Atasoy’a röportaj için bir TV.den gelmişler, “Beyanat verdim, ‘Türkiye’de Atatürk’ü ve Yılmaz Güney’i kimse silemez’ dedim” diyor.

Adana Büyükşehir Belediye’sinin yapmakta olduğu 2 adet kültür merkezi inşaatı varmış, başkan vekili Zihni Aldırmaz birisine Yılmaz Güney

… adının verileceği sözünü verdi. Festivalde gösterim mekânlarının elden geçirilmiş, olması memnuniyet vericiydi. Açılış töreninin …

… yapıldığı Belediye Tiyatro Salonu, Reşatbey Arıplex, Cemalpaşa Arıplex ve Metropol Sinemaları maşallah pırıl pırıldı. Sinema …

… yöneticilerine, sürekli seyircilerinin festivale ilgilerinin nasıl olduğunu sordum. “Vallahi abi, ilk gün gelen 900 kişinin …

… içinde bizim sürekli seyircilerimizden 7 – 8 kişi vardı.” dediler. Son yıllarda iyice suyu çıkan film festivallerinde sinema sektörü …

… kendi çalıp, kendi mi oynuyor, nedir?

(30 Eylül 2010)

Sadi Çilingir

sadicilingir@sadibey.com

Altın Koza, Yaşam Boyu Onur Ödülleri Veriliyor

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali devam ediyor. Çeşitli kategorilerde 200’ü aşkın filmin 9 sinema salonunda seyirciyle buluştuğu festivalde bugün Atilla Dorsay’ın çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergi açılacak. Serginin açılışı, Adana Kültür Sanat Merkezi’nde, saat 16:30’da Atilla Dorsay’ın da katılımıyla yapılacak. Festivalde Geleneksel Yaşam Boyu Onur Ödülleri ise bu yıl, oyuncu Müjde Ar ile ünlü sinema eleştirmeni Atilla Dorsay’a veriliyor. 17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülleri, bugün saat 20:30’da Park Zirve Tesisleri’nde yapılacak Festival Balosu’nda takdim edilecek.

  • Basın Bülteni
  • Atilla Dorsay fotoğrafları için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • 17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali, Halkla Buluşuyor

    Adana’da sinemanın başyapıtları ve ünlü isimlerini bir araya getiren 17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali birbirinden değerli sanatçıları halkla buluşturmaya devam ediyor. Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen gecede festivalin konuk sanatçıları, tek tek sahneye çıkarak halkı selâmladı, usta oyuncular kendilerine sevgi gösteren vatandaşlara çiçek atarak karşılık verdi. Sinema Dayanışma Gecesi’ne katılan 20 bini aşkın Adanalı, Sibel Can şarkılarıyla eğlendi. Festivalin açılış konserinde Adana halkı ile buluşan Gülay’ın ardından, Göksel, Sibel Can ve Fatih Kısaparmak da halk konserleri ile festivale renk kattı.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali, Halkla Buluşuyor yazısına devam et
  • Tatlı Dünyası

    Türk – Yunan ortak yapımı Tatlı Dünyası (Douceurs d’Orient), 16 yaşında Antep’te yaşayan bir baklavacı çırağının usta olma sevdasıyla İstanbul’a yaptığı yolculuk ekseninde baklavanın öyküsünü anlatıyor. Cyclope yapımı olarak gerçekleştirilen projeye, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Ajansı’nın desteğiyle 2009 yılı sonunda başlandı. Fransız ARTE, Arap El-Cezire, Yunan ERT, Macar Duna, İspanyol ve Portekiz Chello ve Japon NHK televizyonlarında gösterime girmesi kesinleşen film, önümüzdeki aylarda on ayrı ülkenin televizyonlarında izlenebilecek. Film Gaziantep ve İstanbul’da çekildi.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • 9. Filmekimi Sonbahar Film Haftası

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıldan itibaren LG sponsorluğunda düzenlenecek olan sinemaseverlerin merakla beklediği Filmekimi, dokuzuncu yılında yine dünyanın belli başlı festivallerinde gösterilen, çok ses getiren ödüllü yapıtlarla usta yönetmenlerin son filmlerini sinemaseverlerle buluşturacak.
    Geçtiğimiz yıllarda %99 doluluk oranına erişen Filmekimi, bu yıl 08 – 14 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek.
    Filmekimi’nin programında 30’a yakın film yer alacak.
    Filmekimi boyunca her gece 21:30 seansında bir filmin galası yapılacak.

  • Basın Bülteni
  • Program
  • Web Sitesi
  • Diğer haber ve yüksek çözünürlüklü görsellere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    9. Filmekimi Sonbahar Film Haftası yazısına devam et
  • Altın Koza’da Atatürk Anıtına Çelenk Koyma Töreni Yapıldı

    Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Atatürk anıtına çelenk koyma töreni yapıldı. Törene eşlik eden Adanalılar Türk sinemasının emektarlarına çoşkulu sevgilerini gösterdiler. Törene katılan sanatçılar arasında Yüksel Arıcı, Bulut Aras, Selahattin Fırat, Ayten Uncuoğlu, Taner Birsel, Işık Yenersu, Şerif Sezer, Altan Günbay, Yıldırım Beyazıt, Yavuz Karakaş, Nuri Alço, Yılmaz Köksal, Tuğrul Meteer, Dündar Aydınlı, Yusuf Sezgin, Umut Sezgin, Vahide Gördüm, Tijen Par, Rutkay Aziz, Selma Güneri, Mine Soley, Mehmet Dinler, Yıldırım Yanılmaz göze çarpıyordu.

  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altın Koza’da Atatürk Anıtına Çelenk Koyma Töreni Yapıldı yazısına devam et
  • Selim Evci’nin İkinci Filmi “Rüzgarlar”ın Çekimleri Tamamlandı

    Selim Evci’nin ikinci filmi Rüzgarlar’ın çekimleri tamamlandı. Gökçeada ve İstanbul’da çekilen filmde, Yusuf Nejat Buluz, Mediha Didem Türemen, Rüçhan Çalışkur, Zeynep Gülmez rol alıyor. Hollanda’nın Rotterdam Uluslararası Film Festivali’ne bağlı Hubert Buls Fonu tarafindan desteklenen film, Evci Film yapımcılığında gerçekleştirildi. Filmin konusu şöyle: İstanbul’da yaşayan ve sescilikle uğraşan Murat, Gökçeada’da yaptığı ses kayıtları ile farkında olmadan, bir büyükanne ile torunu arasındaki bağları güçlendirirken, ailenin geçmişine yapacağı yolculuğa tanıklık eder.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • turkcefragman.com Yakında Yayına Başlıyor

    10 yılı aşkın süredir yayında olan http://www.sineport.com adlı web sitesinin editörü Onur Akdoğan, şimdilik test amaçlı deneme sayfası olan http://turkcefragman.com adlı yeni web sitesinin çok yakında yayın hayatına başlayacağını açıkladı. Yeni web sitesi ile sektörde eksikliği görülen Türkçe seslendirmeli veya altyazılı film fragmanlar yayınlanmak isteniyor. Bu amaçla Türkiye’de vizyonda olan veya vizyona girecek filmlerin Türkçe seslendirmeli veya altyazılı fragmanlarının siteye ulaştırılması isteniyor. İletişim için e-posta: onur@sineport.com

  • Web Sitesi
  • Vay Arkadaş – Manik, Tik, Dildo, 05 Kasım’da Vizyonda

    Heyecan dolu eğlenceli hikâyesi ve muhteşem oyuncu kadrosuyla büyük yankı uyandıran Vay Arkadaş – Manik, Tik, Dildo, 05 Kasım 2010 tarihinde yaklaşık 200 sinema salonunda gösterime girecek. Çekimleri Ağustos ayında sona eren filmin birbirinden komik üç kafadarı Manik, Tik ve Dildo; sinemaseverlerle tanışacak. Birbirinden başarılı oyunculardan oluşan kadrosuyla dikkat çeken film, her ortamda kendisine potansiyel belâlar çıkaran Manik’in, etliye sütlüye pek dokunmayan Tik’in, Kazanova karakterli Dildo’nun, komiser kızı Nil ve arkadaşı Sevtap ile kesişen hikâyelerini anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Altın Portakal, Akıllı Telefonlarda

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali etkinlikleri, akıllı telefonlara yerleştirilen, festivale özel yazılımlar sayesinde günlük olarak izlenebilecek. Akıllı telefonlara sahip sanatseverler, festival programına, festival etkinliklerinin dijital görüntülerine, yarışma filmlerine, film fragmanlarına, ödül törenlerine kolaylıkla ulaşabilecek. iPhone, iPad ve iPod Touch uygulaması ile tüm festival etkinlikleri artık sinemaseverlerin avucunun içinde. Festivalde teknoloji odaklı bir başka yenilik, Mikrosoft’un Tag kodu aracılığı ile festival davetiyeleri ve diğer basılı materyallere eklenen dijital görüntüler.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altın Portakal, Akıllı Telefonlarda yazısına devam et
  • Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Sinema Seminerleri’nde Sonbahar 2010 Dönemi Başlıyor

    Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Sinema Seminerleri 2010 Sonbahar Dönemi başlıyor. 26 Eylül’de başlayacak olan Yaratıcı Senaryo Yazımı Atölyesi’ndeki uygulamalı temel eğitimde senaryo yazım pratiği gerçekleştiriliyor. 02 Ekim’de başlayacak olan Sinemada Devr-i Alem seminerinde ise dünya sinema tarihinden 8 film izlenecek ve tartışılacak. Rezervasyon için: seminer@altyazi.net, (212) 2877076/120

  • Basın Bülteni
  • Görsele haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Sinema Seminerleri’nde Sonbahar 2010 Dönemi Başlıyor yazısına devam et
  • Altın Portakal Cezaevine Girdi

    47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu yıl bir ilke daha imza atıyor. Festival, sinemanın büyülü dünyasını Antalya E ve L tipi kapalı cezaevlerine götürmeye hazırlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, amaçlarının Altın Portakal’ın etkisini arttırmak istediklerini söyledi. Akaydın, “Bu yıl Sinema ve Toplumsal Etkileşim ana teması üzerine şekillenen 47. Altın Portakal’da, ‘sinema ve sosyo-politik etkileşim’, ‘sinema ve ülke imajı’, ‘sinema ve ekonomik etkileşim’ ana başlıklarını da destekleyen etkinlikler gerçekleştireceğiz.” diye konuştu.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altın Portakal Cezaevine Girdi yazısına devam et
  • 01 Ekim 2010 Haftası

    “Yedek Polisler”, New York Polis Departmanı’nda, ‘astarı yüzlerinden pahalı’ iki ‘yıldız’ kanun uygulayıcısı devre dışı kaldığında sokaklara çıkan ve bu işe taban tabana zıt görünmelerine karşın, çağın en büyük soygunlarına olanak sağlayan ‘para yönetimi’nde ünlü bir ismin peşine düşen, görebileceğiniz en tuhaf ikili. Will Ferrell, sürekli çalıştığı yönetmen Adam McKay ile oluşturduğu ‘kontrollü edepsizlik’ diyebileceğimiz güldürü anlayışını, sıkı yumruklarından ve bir sahnede ‘estetiğinden’ yararlandığı Mark Wahlberg’ü kadroya dâhil ederek tekrarlıyor. Seyircinin sıkılmasına asla izin vermeyen teknik kadro, gerçekçi aksiyon sekanslarıyla “vay vay vay!” nidalarına yol açan filmde, ‘kapitalizm prensleri’nin ABD devleti ve vatandaşlarına (dolaylı olarak bizlere de) hangi uçuk rakamlara mal olduklarını son jeneriklerde gayet net aktarıyor.

    “Kavşak”, birbirine temas eden acılar ve mutsuzluklarla örülü dört hikâyede, karakterlerin aralarında iletişim kurmaları ile birlikte umudun yeşermesini, dingin ve gereksiz diyaloglardan kaçınıp olabildiğince görüntü diline yaslanarak sunuyor. Eğer olasılıklarla ilgili düşünmeye başlarsanız gedikler bulabileceğiniz öykü yapısına takılmadan, bazen hafif ‘düşmeler’ yaşansa da oyuncu performanslarından ve dokuyla tamamen bütünleşen müzikten çok zevk alarak seyredebilirsiniz. Benim bir filme verdiğim değerin ölçüsü son zamanlarda daha belirgin: Eğer en az bir sahnede ağdalı numaralar çekmeden, samimi biçimde yanağımdan yaşlar süzdürmeyi başarmışsa eğer, evet, ‘benim filmimdir’… “Kavşak” gibi!

    “İyi Yürek”, tüm dünyası, sigaranın, alkolün ve nobranlığının, huysuzluğunun, sınırlı sayıda müdavim müşterilerinin arasında sıkça kalbinin teklediği bar olan yaşlıca patronun, bu dünyadan gitmesi gerektiğine inanarak bileklerini kesmiş genç evsizle karşılaşıp onun ‘temiz’ kalbini keşfetmesi ve ikisinin (ve herkesin tabii) ‘kocaman bir şaka’ olan hayatlarını yeniden şekillendirmesi üzerine kurulu. Çok yönlü sanatçı Dagur Kári, içinde bulunduğumuz berbat çağda, bir yavru kediyi asarak öldürmeye varacak kadar dibe vurmuş kötülüğe karşın insan yüreğinin saflığını, gözümüzün içine sokmadan hassas noktalarımıza dokunarak anlatıyor. Sapasağlam bir sinema!

    “Baykuş Krallığı Efsanesi”, çarpıcı filmleriyle tanıdığımız Zack Synder yönetimindeki beş yüzün üstünde sanatçının, baykuşlara dair dünyada, anatomik gerçekçiliği hareket estetiğiyle birleştirerek, efsanelere dair klâsik temaları yinelediği ve fakat ‘karanlık bir film duygusu’nun daha ağır bastığı 3D animasyon / serüven. 13 yaş altı çocuklar için ürkütücü olabilir.
    Uzun eleştiri için tıklayınız.

    ÖNEMLİ: 21 yıldır bu ülkeden para kazanan Warner Bros. Türkiye’nin yetkilileri, ‘küçük hesaplar’ yaparak, orijinal seslendirme ile izlemenin sinefiller için şart olduğu filmi silme dublajlı vizyona çıkararak, bu ülke seyircisine ne kadar değer verdiklerini gösterdiler! Üstelik bazı sözlerin hiç anlaşılmadığı berbat bir seslendirme söz konusu. Bu “inadım inat” tavırlarını kınıyor; filmin tanıtımlarında sundukları ve neden orijinal izlememiz gerektiğini vurgulayan şu satırları dikkatle okumanızı öneriyorum:

    “Oyuncular, canlandırdıkları karakterlerinin çeşitli seslerini taklit ederek Wayne Pashley’ye (üst denetçi ses editörü ve tasarımcısı) oldukça yardımcı oldu; ses ekibi bu sesleri gerçek baykuş sesleri ile harmanlayarak diyalogdan gerçek kuş seslerine kusursuz bir geçiş sağladı.”

    “Gerçek baykuşların ve harika oyuncuların seslerini birleştiren Wayne, sizi karakterlere daha da yakınlaştıran ve baykuş dünyası hakkındaki bakış açınızı genişleten bir doku eklemiş oldu,” diyor Nalbandian (yapımcı).

    (29 Eylül 2010)

    Ali Ulvi Uyanık

    ali.ulvi.uyanik@gmail.com