Babil Toplum Kültür Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği’nin Kasım Programı Açıklandı

Babil Toplum Kültür Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği’nin açıklanan Kasım programında çeşitli etkinlikler yanında kısa film ve belgesel film gösterimleri de yer alıyor. Gösterimlerde Hrant Dink Vakfı Vicdan Filmleri, Enis Rıza’nın yönettiği Ayrılığın Yurdu Hüzün ve Yeni Bir Yurt Edinmek; Soner Sevgili’nin yönettiği Pera Güzeli adlı belgesel filmler ve Sinemada Edebiyat Uyarlamaları başlığı altında Fransız Teğmenin Kadını adlı film gösterilecek. 30 Kasım 2012 Cuma günü 19:00’da yapılacak olan Fransız Teğmenin Kadını filminin sonrasında Zeynep Çetin Erus ile söyleşi gerçekleştirilecek.

  • Basın Bülteni
  • Filmler hakkında geniş bilgilere ve yüksek çözünürlüklü görsele haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Babil Toplum Kültür Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği’nin Kasım Programı Açıklandı yazısına devam et
  • Özcan Alper’in 3. Filminin Senaryosuna CINEMED’den Birincilik Ödülü Verildi

    Özcan Alper’in yeni film projesi Rüzgarın Hatıraları, bu yıl 34.sü düzenlenen Mediterranen Film Festivali kapsamında düzenlenen CINEMED Senaryo Yarışması’nda Fransa Ulusal Sinema Fonu’nun verdiği Senaryo Yarışması birincilik ödülünü kazandı. Dünyadan 20 projenin seçildiği program 31 Ekim – 03 Kasım 2012 tarihleri arasında Montpellier’de gerçekleştirildi. Özcan Alper’in üçüncü filmi Rüzgarın Hatıraları, aşk ve ölüm teması üzerine sınırda geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Türkiye (Nar Film), Almanya, Fransa ve Gürcistan ortak yapımı olan filmin önümüzdeki yaz çekilmesi plânlanıyor.

    Katadrom Türk Sinema Geceleri Devam Ediyor

    Katadrom Kültür Sanat Derneği’nin düzenlediği Katadrom Türk Sinema Geceleri, gösterimlerine Mahmut Fazıl Coşkun’un yönettiği Uzak İhtimal’in gösterimiyle devam ediyor. Ücretsiz film gösterimlerine Zefir ve Mar filmleriyle başlayan Katadrom Türk Sinema Geceleri, pek çok ülkeden değişim öğrencisinin katıldığı gösterimlerin sonrası, film yönetmenlerinin katılımıyla farklı ve keyifli söyleşiler gerçekleştirildi. Maya Sahnesi’nde 04 Kasım Pazar günü Uzak İhtimal filminin gösterimiyle devam edecek etkinlik, gazeteci Sayat Tek, film program koordinatörü Başak Arslan ve Ümit Doğru’nun katılımıyla gerçekleşecek.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Filmler hakkında geniş bilgiler ve yüksek çözünürlüklü logoya haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Katadrom Türk Sinema Geceleri Devam Ediyor yazısına devam et
  • İstanbul Modern Sinema’da Uluslararası Sanatçı Filmleri

    Güncel video, animasyon ve kısa filmleri dünyanın farklı köşelerine taşıyan Artists’ Film International programı 20 – 25 Kasım tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da gerçekleştiriliyor. Proje 2008 yılında Londra’nın köklü sanat kurumu Whitechapel Gallery tarafından başlatıldı. Bu yıl on iki sanat kurumunun ortaklığıyla gerçekleştirilen Artists’ Film International için her ortak kendi ülkesinden bir sanatçının video, film veya animasyon çalışmasını seçti. Bu şekilde oluşturulan uluslararası video havuzu ortak kurumlarda düzenlenen gösterim programları ya da sergilerle izleyiciyle buluşuyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    İstanbul Modern Sinema’da Uluslararası Sanatçı Filmleri yazısına devam et
  • Gerçek Bir Yara

    “Kaderi alt edecek olan sizlersiniz.”

    Bu sözlerle başlıyor Gönül Yarası. Daha ilk dakikadan güçlü, yoğun ve derin bir film izleyeceğimizi anlıyoruz. Yavuz Turgul bu seferki öyküsünü bizlere çok iyi bildiği ve özümsediği Doğu köylerindeki yaşantıları İstanbul’a taşıyarak anlatıyor. Zaman zaman idealleri uğruna yıllarını, yaşamını adamış ve ailesini parçalayıp feda etmiş köy öğretmeni Nazım’ın, zaman zaman da kaderin yüzüne asla gülmeyeceğini düşündüğümüz pavyon şarkıcısı Dünya’nın gözünden görüyoruz İstanbul’u. Çiziminin çok güçlü olduğunu bir kez daha anladığımız Turgul, filmin başlarında iyiyi sadece iyi, kötüyü çok kötü tanıtıyor gibi olsa da asıl ustalığını iyinin karanlık tarafını ve kötünün de masum yönünü su yüzüne çıkarırken gösteriyor.

    Türk tabularından biri olan kırsal kesim kadınının zorlu hikâyesini aktarırken yönetmen, uzun sekanslarla filminin inandırıcılığı ve etkileyiciliğini artırıyor. Bunu yapmasındaki amacın öyküyü montajlarla bölmemek olduğunu düşünüyorum. Yönetmenin, diğer bir filmi olan Av Mevsimi’ndeki çekim tekniğiyle kıyaslarsak da bunun, Turgul’un tarzı olduğunu söyleyebiliriz.

    Yönetmenin anlatımını bu denli güçlü kılan en önemli unsur ise tabi ki oyuncuları. Güçlü kadrosuyla film adeta canlı bir oyunculuk dersi veriyor. Yavuz Turgul’un çalışmayı çok sevdiği Şener Şen, her zamanki gibi ustalığını konuştururken Dünya rolüne Meltem Cumbul kadar yakışabilecek başka bir oyuncuyu düşünemiyoruz. Cumbul, rolüyle uluslararası bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor. Timuçin Esen de yönetmenin güçlü karakter tanıtımının yardımıyla Türk sinema tarihindeki en dehşet verici kötü adam performanslarından birini sergiliyor. Filmin asıl yıldızının ise Dünya’nın kızı rolündeki Ece Naz Kızıltan olduğunu söylemek isterim. Kızıltan, bir oyuncunun altından kalkabileceği en zor işi göğüsleyip seyirciyi konuşmadan etkilemeyi başarıyor. Yan rollerdeki usta oyuncular Güven Kıraç ve Sümer Tilmaç da göz dolduruyorlar.

    Turgul, öyküsünü anlatırken sadece kırsal kesim kadınının kaderinden bahsetmekle kalmayıp aynı zamanda yıkılan ahlâk yargılarını, Türk töre ve adetlerini, köy ve şehir hayatı çatışmasını, insanlık değerlerini, sevgi ve saygıyı da işliyor ve aktarmak istediği iletilere “asla her şeyi gördüm zannetme” diyerek bir yenisini ekliyor. Filmin mesajları bunlarla da bitmeyip Kürt-Türk kültür kardeşliği gibi tabu bir konuya değinilmesiyle genişliyor.

    Bunlarla beraber filmin en güçlü ve yüksek tansiyonlu sahnesinin de Halil’in Melek’i kaçırmaya çalıştığı meydan sahnesi olduğunu söyleyebiliriz. Gerek çekim yöntemi (kameranın üç yüz altmış derece dönmesi) gerekse oyunculuk ve sahne kurgusuyla bu sahne filmin içinde ayrı bir yere oturuyor.

    Hikâyenin dokunaklılığında mükemmel müzik ve şarkı seçiminin de etkisi büyük. Aynur Doğan ve rahmetli Neşet Ertaş’ın yorumlarıyla destek olduğu bestelere Meltem Cumbul çıplak sesiyle katılıp ne kadar kuvvetli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösteriyor.

    Gönül Yarası’nın bu kadar etkileyici olmasının nedeni bize kendi yaşamımızın yaraları hatırlatıyor olması belki de. Bu denli güçlü bir yorumun altından da ancak Yavuz Turgul kalkabilirdi. Bir Türk sineması başyapıtı, gerçek bir yara.

    Ekler:
    Film: Gönül Yarası
    Yazan ve Yöneten: Yavuz Turgul
    Oyuncular: Şener Şen, Meltem Cumbul, Timuçin Esen, Sümer Tilmaç, Güven Kıraç, Erdal Tosun, Devin Özgür Çınar, Ece Naz Kızıltan

    (10 Kasım 2012)

    Kemal Doğukan Sağbaş

    Beşiktaş Belediyesi ve Yeni Sinema Hareketi işbirliğiyle Her Cuma Yeni Sinema

    Beşiktaş Belediyesi, Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda yeni bir etkinliğe başlıyor. 09 Kasım 2012 Cuma günü yapılacak ilk film gösterimi ile birlikte Levent Kültür Merkezi’nde her Cuma 19:00’da bir Türk filmi izleyicilerle buluşacak. Film gösteriminin ardından yönetmen ve film ekibinin katılacağı söyleşiler gerçekleştirilecek. Aynı film, takip eden haftanın Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde 14:00 ve 16:30 seanslarında da gösterilecek. Her Cuma Yeni Sinema etkinliği kapsamında Haziran 2013 tarihine kadar 30’u aşkın sinema filmi Levent Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

  • Basın Bülteni
  • Gösterilecek filmler hakkında geniş bilgilere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Beşiktaş Belediyesi ve Yeni Sinema Hareketi işbirliğiyle Her Cuma Yeni Sinema yazısına devam et
  • İstanbul Tasarım Bienali’nin Yaratıcı Film Kuşağı Başlıyor

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, Eren Holding, Koray Şirketler Topluluğu, Vestel ve Vitra eş sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında gerçekleştirilen Yaratıcı Film Kuşağı gösterimleri 05 Kasım Pazartesi günü başlıyor. Programda 9 ülkeden tasarıma, tasarımcıya ve tasarım nesnesine odaklanan yaratıcı belgeseller ve video işlerinden oluşan 19 film izleyiciyle buluşacak. Gösterimler, Pera Müzesi Sinema Salonu, Akbank Sanat, İstanbul Modern, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

    İstanbul Tasarım Bienali’nin Yaratıcı Film Kuşağı Başlıyor yazısına devam et

    İlker Kızmaz ve Baran Akbulut, Klak Sinema Programı’nda

    Bugün TV, Klak Sinema Programı’nın bu haftaki stüdyo konukları Çanakkale 1915 filminden İlker Kızmaz ve Baran Akbulut. Yılın en çok beklenen filmi sizinle buluşmaya hazır, Skyfall 007; Özcan Deniz’den yepyeni bir film, Evim Sensin; vizyonun hitlerine alternatif arayanlar, bu film sizin için, Hayalimdeki Aşk; ödüllere doymayan bir film bu hafta vizyonda, Babamın Sesi. Hepsi ve daha fazlası Klak’ta. Gizem Ertürk’ün hazırladığı Klak Sinema Programı, 03 Kasım 2012 Cumartesi günü saat 13:20’de Bugün TV ekranında.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    İlker Kızmaz ve Baran Akbulut, Klak Sinema Programı’nda yazısına devam et
  • Ünlü İspanyol Yönetmeni Carlos Saura’nın Tek Canlı Sahne Projesi Flamenco Hoy İstanbul’da

    Kanlı Düğün, Carmen ve Büyülü Aşk adlı filmlerden oluşan Flamenko üçlemesiyle belleklerde unutulmaz yeri olan ünlü İspanyol yönetmen Carlos Saura’nın tek canlı projesi Flamenco Hoy, 09 – 11 Kasım tarihlerinde Tim Show Center’da. Saura bu projede seyirciye enerji dolu, görkemli bir gösteri sunuyor. Onbir sanatçıdan oluşan dans grubu Rafael Estevez ve Nani Panos tarafından tasarlanan koreografiyle, geleneksel temalarla, caz ve çağdaş müziği buluşturuyor. Gösteride piyanist Chano Domingez’in parçaları yorumlanacak. (Haber: Serpil Boydak.)

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ünlü İspanyol Yönetmeni Carlos Saura’nın Tek Canlı Sahne Projesi Flamenco Hoy İstanbul’da yazısına devam et
  • Diyarbakır’da Sivil Toplumla İnsan Hakları ve Sinema Günleri Kasım’da da Devam Ediyor

    Diyarbakır Sanat Merkezi, Diyarbakır’da sivil toplum çalışmalarının kültürel boyutuna katkı sağlamak amacıyla yola çıkan Diyarbakır’da Sivil Toplumla İnsan Hakları ve Sinema projesinin ilk yarısını tamamladı. Tematik film gösterimleri ve yuvarlak masa tartışmalarından oluşan, Açık Toplum Vakfı’nın da desteklediği proje, 16 Eylül 2012 günü Direniş Öyküleri belgeselinin gösterimiyle başladı ve Kasım ayında da devam ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Diyarbakır’da Sivil Toplumla İnsan Hakları ve Sinema Günleri Kasım’da da Devam Ediyor yazısına devam et
  • Ben ve Sen

    Bernardo Bertolucci’nin yönettiği ve Tea Falco, Jacopo Olmo Antinori, Sonia Bergamasco ile Veronica Lazar’ın oynadığı Ben ve Sen (Io e Te – Me & You), 17 Mayıs 2013’de M3 Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    14 yaşındaki Lorenzo, okuldan nefret eden, ailesiyle arası bozuk bir gençtir. Ailesine tatile gideceğini söyleyerek evlerinin bodrumuna gizlenen Lorenzo’nun plânları üvey kız kardeşinin yanına gelişiyle bozulur. Olivia güzeldir, dengesizdir, Lorenzo’dan bile tuhaftır. Birlikte, keder saçan bir dünyaya karşı yan yana durmayı öğrenirler.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb
  • Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu