8. Dağ Filmleri Festivali

Türkiye’nin, dağ, keşif ve macera konulu, ilk ve tek film festivali olan Dağ Filmleri Festivali, 28 Şubat – 03 Mart 2013 tarihleri arasında 8. kez İstanbul’da Beyoğlu Fransız Kültür Merkezi ve Beyoğlu Aynalıgeçit Salonu‘nda; 15 – 17 Mart 2013 tarihleri arasında 4. kez Ankara’da Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ve 28 – 30 Mart 2013 tarihleri arasında 3. kez İzmir’de Konak Türkan Saylar Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor ve seyirciyle buluşuyor. Dünya festivallerinde gösterilen 500’den fazla film arasından seçilen 2013 seçkisi 10’u yerli 31’i yabancı olmak üzere toplam 41 filmden oluşuyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Tanıtım Filmi
  • Diğer basın bültenleri, bağlantılar ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    8. Dağ Filmleri Festivali yazısına devam et
  • Akademi İstanbul Sinema Okulu, Güncel Sinema Platformu Olma Yolunda

    Kerem Topuz başkanlığındaki Akademi İstanbul Sinema Okulu, hazırladığı uzun süreli ve yoğun programın yanında, 20 saat ve daha kısa süreli olan atölye programları ve ücretsiz seminerlerle sektördeki eğitim açığını kapatmayı hedefliyor. Bunun için sinema sektörünün çok çeşitli dallarından birçok profesyoneli aynı çatı altında buluşturuyor. Bölüm Başkanı Kerem Topuz, hedeflerinin, sinema hakkında her şeyin öğretilebildiği güncel bir platform yaratmak olduğunu söylüyor.

    Film Arası Dergisi, Kürt Sinemasını Tartışacak

    Altı ayda bir yayımladığı özel sayılarla ses getiren Film Arası Sinema Dergisi, Mart ayında yine çok konuşulacak özel bir sayıyla okurlarının karşısına çıkacak. Türkiye’de Kürt Sineması üstbaşlığıyla Kürt Sinemasını masaya yatıran dergide, birçok yönetmen, oyuncu ve sinema yazarı, Kürt sinemasını farklı yönleriyle ele alacak. Film Arası’na konuşan Halil Ergün, Füsun Demirel, Genco Erkal, Reis Çelik, Ayça Damgacı, Hüseyin Karabey, Kazım Öz, Mizgin Müjde Aslan, Zeynel Doğan ve dergiye konuşan kısa filmciler Kürt Sinemasına dair görüş ve eleştirilerini sinemaseverlerle paylaştı.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Film Arası Dergisi, Kürt Sinemasını Tartışacak yazısına devam et
  • 72 Numaralı Üsküdar

    Kocaeli’de 55 yıl önce 400 kişinin ölümüyle sonuçlanan Üsküdar Vapuru Faciası’nın belgeseli çekildi. 01 Mart 1958′de yaşanan deniz faciasını anlatan belgeselin yapımcısı ve yönetmeni Berk Erözer. Belgesel için 100’e yakın kişiyle görüşüldü, röportajlar yapıldı. Röportaj yapılanlar arasında vapurdan sağ kurtulan kamarot, eşini ve çocuklarını kaybedip kendi sağ çıkan anne, deniz kurtarma çalışmalarına katılan denizaltı astsubayı ve ölen öğrencilerin cesetlerini teşhis eden öğretmenleri de var.(Haber: Serpil Boydak.)

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • Osman Gidişoğlu’nu Kaybettik

    Sinema ve tiyatromuzun sevilen oyuncusu, seslendirme sanatçısı Osman Gidişoğlu, 24 Şubat 2013 Cumartesi günü hayatını kaybetti. Osman Gidişoğlu, Acılar Paylaşılmaz, Minyeli Abdullah, Esmer, Yağmur Başladı, Süper Ajan K9, Abuzer Kadayıf, Organize İşler, Kaledeki Yalnızlık gibi sinema filmleriyle beyazperdeye de gelmişti. Cenazesi, 25 Şubat Pazartesi günü Teşvikiye Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Çengelköy Mezarlığı’na defnedilecek olan merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Osman Gidişoğlu’nu Kaybettik yazısına devam et
  • Sefiller ya da Müzikali Beyazperdede İzleme Deneyimi

    Hollywood’u Hollywood yapan biraz da müzikallerdir. Sesli sinemaya geçiş yıllarında sinema endüstrisinin itici gücü olan tür, stüdyo sisteminin çözülmeye başladığı 50’li yıllardaki irtifa kaybına rağmen, renkli televizyonla rekabetin hızlandığı 60’lı yıllarda Amerikan sinemasının kurtarıcısı olmuştur. Bu dönemde ‘Batı Yakasının Hikayesi / West Side Story’ (1961), ‘Benim Tatlı Meleğim / My Fair Lady’ (1964), ‘Neşeli Günler / The Sound of Music’ (1965), ‘Oliver’ (1968) gibi müzikâl uyarlamaları en iyi film dahil birçok dalda Oscar ödülleriyle desteklenmiş, geniş kitleler tarafından beğeniyle izlenen bu filmler endüstrinin uluslararası pazardaki konumunu güçlendirmiştir.

    Çağımızda müzikâller özellikle NewYork ve Londra gibi metropollerin eğlence endüstrisinde önemli bir yer tutmakta. Halen Broadway ya da West End’de haftanın bir günü dışında perdelerini açan tiyatro salonlarında sahnelenen müzikâller, ya da daha doğru deyimiyle müzikâl şovlar, yerel pazar haricinde çok kârlı bir turistik etkinlik haline gelmiş durumda. Bu hafta sinema uyarlaması bizde de gösterime giren ‘Sefiller’ ya da İngilizce versiyonunda da aynen korunmuş özgün Fransızca adıyla ‘Les Misérables’, -‘Operadaki Hayalet / The Phantom Of The Opera’ ile birlikte- bu şovların en çok ilgi görenlerinden.

    Fransız yazar Victor Hugo’nun 14 yılda tamamladığı bilinen, dünyayı değiştirecek olan 1789 devrimi sonrası -1815’lerden 1830’lu yıllara uzanan- kargaşa ve baskı dönemi fonunda aşk, ihanet, fedakârlık, onur mücadelesi benzeri temalarıyla geniş kitleleri büyülemiş ünlü klâsiği, içerdiği güçlü melodram unsurlarının da etkisiyle başlangıcından günümüze sinemanın ilgi alanında olmuş ve -bizdeki 1967 yapımı Zafer Davutoğlu uyarlaması dahil- birçok kez beyazperdeye aktarılmıştır. Sefiller’in müzikâl macerası ise 80’li yılların başında Fransa’da başlar. Alain Boubil ve Jean Marc Natel’in librettosu, Claude-Michel Schönberg’in müzikleriyle ilk kez 1980’de Paris’in ünlü gösteri ve şov merkezi ‘Palais des Sports’da sergilenir. Daha sonra, aynı yılların bir diğer çok sahnelenmiş müzikâli Cats’in de yapımcısı olan Cameron Mackintosh’un dikkatini çeken eser, Herbert Kretzmer’in İngilizce sözleriyle ilk kez 1985 yılında Londra Barbican Center’da sahnelenir. Bir edebiyat şaheserinin müzikâl uyarlaması eleştirmenlerce önce yadırganır, ancak güçlü ezgiler ve büyük seyirci ilgisi bu West End yapımının rekor izleyici sayısıyla günümüze kadar aralıksız sahnelenmesini sağlar. 1987 yılında NewYork ayağını başlatan müzikâl, Broadway sahnelerini de fethetmiş, tam 16 yıl aralıksız sahnelenmiştir.

    Başlangıcından günümüze 28 yıl boyunca, 42 ülkede 22 dilde 65 milyondan fazla seyirciye ulaşmış olan ünlü müzikâl şov sonunda sinemanın gündemine gelmiş bulunuyor. İki yıl önce ‘Zoraki Kral / The King’s Speech’ ile Oscar, Bafta ve César gibi etkin endüstri ödülleriyle taltif edilen Tom Hooper, Hollywood’un kendisine açmış olduğu krediden temkinli bir yararlanma yolu seçmiş ve sahnede çok tutmuş bu garantili projeyi hayata geçirmiş. Hollywood’un 60’lı yıllardaki görkemli müzikâl uyarlamalarını hatırlatan, belki biraz eski usul ancak hayli nostaljik birebir bir uyarlama bu. Tarihsel fonu canlandırmada başarılı. Set tasarımı, makyaj gibi teknik dallarda kusursuz. Diyalogların olmadığı yapımda kuşkusuz egemen olan müzik. Hooper bunun bilincinde olarak eserin güzelim solo şarkılarında ağırlıklı olarak yakın plân kullanmış. Oyuncular müzikâl yeteneğe sahip ünlü starlar arasından seçilmiş ve şarkılar çekimler sırasında canlı olarak kaydedilmiş. Müzik ve dans becerisine 2009 yılında sunucusu da olduğu Oscar törenlerinde şahit olduğumuz Hugh Jackman’ın ‘Jean Valjean’ kompozisyonunda parladığı filmden en kârlı çıkan ise Anne Hathaway. İngiliz yönetmen, talihsiz ‘Fantine’in dokunaklı şarkısı ‘Bir Düş Düşledim / I Dreamed A Dream’i 3,5 dakikalık tek plân olarak çekmiş. Bu etkileyici plân sekans ve güçlü yorumuyla Hathaway bu yılın tüm önemli ödül listelerine girmiş durumda. Solo performanslarda genç yıldızlar da çok başarılı. Şahsi favorim ise Eponine’de mezzo soprano Samantha Barks’ın ‘Kendi Başıma / On My Own’ yorumu.

    ‘Sefiller’ özellikle müzikseverler için kaçırılmayacak bir film. Ancak sinemanın tüm gelişmiş olanaklarına rağmen sahne şovunun görkemini tam olarak yansıtamayan bir deneme. Yolunuz Londra’ya düşerse müzikâl halen Queen Theatre’da sahnelenmeye devam ediyor. 2014 yılından itibaren de Broadway Schubert Theatre’da yeniden sahne alıyor.

    (02 Mart 2013)

    Ferhan Baran

    ferhan@ferhanbaran.com

    24. Ankara Uluslararası Film Festivali Yarışma Jürileri Açıklandı

    Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından Ankara Uluslararası Film Festivali, 14 – 24 Mart 2013 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşuyor. Ana temasını ‘Doğu İmgeleri’ olarak belirleyen festivalin Ulusal Uzun Film Yarışması, Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ulusal Kısa Film Yarışması ve bu sene ilk kez verilecek olan Akademia Ödülü jüri üyeleri belirlendi. Toplam 8 filmin 13 dalda ödül için yarışacağı Ulusal Uzun Film Yarışması’nın jürisi, yapımcı ve yönetmen Tomris Giritlioğlu, oyuncu Şenay Gürler, yazar ve oyuncu Ercan Kesal, yazar Cemil Kavukçu ve yönetmen Ezel Akay’dan oluşuyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    24. Ankara Uluslararası Film Festivali Yarışma Jürileri Açıklandı yazısına devam et
  • 3. Uluslararası Engelsiz Film Festivali Kısa Film Yarışması Ödülleri Belli Oldu

    Mind The AD İstanbul tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Engelsiz Film Festivali’nin bu yılki kısa film yarışmasının başvuruları başladı. Türkiye genelinde “herkes için yaşam koşulları, eşit saygı ve adalet” ana fikrinden yola çıkılarak “engelli” temalı bir kısa film yarışması düzenleneceğinin duyurusu yapıldı. 01 Nisan 2013 tarihinde sona erecek olan yarışmada En İyi Kısa Film, En İyi Senaryo ve Jüri Özel Ödülleri verilecek. Yarışmanın sonunda En İyi Kısa Film, En İyi Senaryo ve Jüri Özel Ödülleri’ni kazanan yönetmenlere Digital Film Academy’den seçeceği çeşitli sinema eğitimleri verilecek.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Aylak Yaşam Film Gösterimleri’nde Vicky Cristina Barcelona Gösteriliyor

    Ankara Üniversitesi İLEF Sinema Topluluğu’nun gerçekleştirdiği Aylak Yaşam Film Gösterimleri, “Konur 2 Sokak, No: 63/13, Ankara” adresinde, 26 Şubat Salı günü saat 19:00’da Vicky Cristina Barcelona filmiyle devam ediyor. Aylak Yaşam Kültür Evi’nde gerçekleşen gösterimler kapsamında geçtiğimiz yaz Hannah and Her Sisters adlı filmi sinemaseverlerle buluşan Woody Allen, Barcelona’nın güzelliğini yansıtan görüntüler eşliğinde, insan ilişkilerine dair yine kendine has üslûbuyla yaklaştığı bir hikâyeyi gözlerimizin önüne seriyor. Filmin başrollerinde Javier Bardem ve Scarlett Johansson oynuyor.

  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • 18. Londra Türk Film Festivali’nde Kadir İnanır’a Yaşam Boyu Başarı Ödülü

    Türk Sinemasının duayeni Kadir İnanır’ın Golden Wings Yaşam Boyu Başarı Ödülü aldığı 18. Londra Türk Film Festivali’nde, Reis Çelik’in yönettiği Lal Gece filmi Golden Wings Digitürk Digital Dağıtım Ödülü’nü aldı. Türk filmlerinin ilk ve tek uluslararası dağıtım ödülü olan LTFF Digitürk Distribution ödülünü alan Reis Çelik’in yönettiği Lal Gece bu yıl İngiltere ve İrlanda sinemalarında gösterime girecek. Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği ve senaryosunu yazdığı Kelebeğin Rüyası filminin gösterimi ile başlayan festival 11 gün boyunca izleyiciyi Türk filmleriyle buluşturacak.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    18. Londra Türk Film Festivali’nde Kadir İnanır’a Yaşam Boyu Başarı Ödülü yazısına devam et
  • Hoca

    Vahid Mustafa Yev’in yönettiği ve İlgar Musayev, Nigar Bahadır Kızı, Azer Aydemir ile Telman Aliyev’in oynadığı Hoca (Xoca), 01 Mart 2013’de Pinema Film dağıtımıyla Pinema Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Film, Azerbeycan’ın Hocalı kasabasında yaşanan katliamı bir aşk hikâyesi bünyesinde anlatıyor. Bir gecede bir kasabanın tamamen yok olduğu Hocalı katliamı, İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından Dağlık Karabağ bölgesi işgâl edildikten sonra en kapsamlı sivil katliamı olarak nitelendirildi. Azerbaycan’ın savunma kuvvetlerinin direnişi sinema izleyicisini derinden etkileyecek.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • SETEM’den Türk Sineması Sözlü Tarih Sohbetleri: Ahmet Soner

    SETEM – Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği tarafından düzenlenen Türk Sineması Sözlü Tarih Sohbetleri devam ediyor.
    Sohbetlerin onuncusu 23 Şubat 2013 Cumartesi günü saat 14:00’de yönetmen Ahmet Soner’in katılımı ile gerçekleştiriliyor.
    “Ergenekon Caddesi, No: 10, Kat: 8, Şişli, İstanbul” adresindeki Sinema Meslek Birlikleri Güç Birliği’nin salonunda yapılacak söyleşinin moderatörlüğünü SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz üstleniyor.

  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    SETEM’den Türk Sineması Sözlü Tarih Sohbetleri: Ahmet Soner yazısına devam et
  • Berlin’in Dikkat Çeken Filmleri Festivalin Hemen Ardından Dünyada İlk Kez If İstanbul’da

    Berlin Film Festivali’nin gözde filmleri, Berlin’den hemen sonra If İstanbul’da yönetmenleriyle birlikte seyirci önüne çıkıyor. Alfred Bauer Ödülü’nü kazanan Vic+Flo Bir Ayı Gördü (Vic+Flo Saw a Bear), If İstanbul’un Keşif yarışması jüri üyelerinden Denis Coté’nin son filmi. Berlin’den bir diğer film ise, If İstanbul’da yarışan Öldürme Eylemi (The Act of Killing). Berlin’den If İstanbul’a gelen bir diğer film ise Frances Ha. Gökkuşağı bölümünde gösterilen İç: Leather Bar (Interior: Leather Bar) Teddy Ödülü için yarışmış, Berlin’de tartışmalara neden olmuştu.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Berlin’in Dikkat Çeken Filmleri Festivalin Hemen Ardından Dünyada İlk Kez If İstanbul’da yazısına devam et
  • Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu