Antalya Film Destek Fonu Jürisi ve Projeleri Belli Oldu

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında, Antalya Film Destek Fonu’ndan bir film projesine 100.000 TL değerinde ödül verilecek. Farklı kuşaklardan sinemacıların imzasını taşıyan yedi projeyi sinema sektörünün önde gelen isimlerinden Ezel Akay (yapımcı, yönetmen), Caner Özyurtlu (yapımcı, yönetmen, oyuncu) ve Engin Palabıyık’tan (idari yapımcı) oluşan jüri değerlendirecek. Fon, Antalya şehrinin film endüstrisinin en gözde lokasyonlarından biri haline dönüştürülmesi planında çok önemli bir rol oynuyor.

Antalya Film Destek Fonu Jürisi ve Projeleri Belli Oldu yazısına devam et

Edirne’nin Güzel İnsanları

Bu şehre her gelişimde bir tuhaf olurum. 10 sene önce üniversite öğrencisi olarak ilk kez adımımı attığım bu minik ve sevimli şehrin hayatımda bu kadar büyük bir etki ve tat bırakacağını asla tahmin edemezdim. Hem tarihi hem de doğasıyla Türkiye’nin en batısındaki bu sınır şehri, nev-i şahsına münhasırlığın kelime anlamını doldurup taşıracak güzellikte.

Zagor’un Memleketi Edirne

Dolayısıyla burada uluslararası bir film festivali yapılacağını daha ilk duyduğumda (Yeşilçam’ın Zagor’u Levent Çakır ile geçtiğimiz yaz yaptığımız bir TV çekimi sırasında öğrenmiştim.) içim kıpır kıpır olmuştu. Festivale, yine kendisinin zarif davetiyle geldiğim için oldukça mutluydum.

Yıllar önce üniversitedeyken bizde bir kısa film festivali organize etmiştik ve o festival benim mezuniyet projesi olarak Yavuz Çetin’in hayatını anlatan belgesel i çekmeme vesile olmuştu. O Altın Süpürge hâlâ evin en kıymetli köşesinde durur.

Edirne’nin Güzel İnsanları

İşte tüm bunları düşünerek 2 saatlik yol su gibi akıp geçmiş ve yol yorgunluğu konaklayacağımız otele vardığımızda kapım çalındı ve elinde bir bardak çayla biri duruyordu. “Çay getirdim, yorgunsunuzdur.” dedi. Teşekkür ettim, yüzüme gülümseyerek bakıp “Beni hatırladınız mı?” diye sordu. “Sinema programınızı yaparken bana hediye göndermiştiniz,” dedi. Yine bu şehirde böyle tatlı bir tesadüf yaşamak tüm yorgunluğumu alıp gitmişti bile.

Festivalde Balkan Rüzgarı Esti

Öncelikle Edirne’de Uluslararası bir film festivali olması fikri dahi bence çok daha önceden olması gereken bir şeydi. Geç de olsa böyle bir karar alındığı için çok mutluyum. Çünkü Edirne memleketin yüzü batıya dönük, en modern ve güzel şehirlerinden biri… Zaten birçok yerel festivali de var. Dolayısıyla bunu çoktandır hak ediyordu.

Bir diğer güzel fikir, Balkanlardaki komşu ülkelerin basın mensuplarının davet edilmesi ve onların filmlerinin gösterilmesi çok yerinde bir karardı. Arnavutluk’tan Sırbistan’a; Romanya’dan Yunanistan’a birçok Balkan ülkesinden basın mensupları gelmişti. Hepsi de büyük bir özen ve dikkatle festivali takip ettiler.

Ödül Gecesinde Sunucu Rezaleti

Teması Balkanlar olan festivalin Uluslararası Jüri Başkanı Toni Gatlif’ti ancak Fransa’da yaşanan son terör olaylarında bir yakının kaybettiği için katılamadı. Dünyanın en yanında yaşanan terör olaylarının her şeyi zincirleme nasıl etkilediğine bakın. Her şeye rağmen Edirne halkı ve Trakya Üniversitesi öğrencileri tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmış, salonlar yüzde doksan doluluk oranına ulaşmıştı. Az katılım olmasına rağmen sorunsuz geçtiğini öğrendiğimiz açılış gecesinin ardından da festival gayet güzel ilerliyordu. Ancak ne yazik ki ödül töreni tüm bu emeklere ve ilgiye yakışmayacak kadar fena bitti. Gecenin sunucuları İlker Kurt ve Aslı Şahin’in fena halde hazırlıksız olmaları, ardı ardına hatalar yapmaları ve düşen moralleriyle birbirlerine destek olmak yerine dibe çekmeleri nedeniyle salonda soğuk rüzgârlar esmeye başladı. Neredeyse tamamı dolu olan salon bir süre sonra neredeyse tamamen boşaldı. Bu arada sunucular yanlış isimleri anons etmeye, ödül alan isimlere hiç bakmadıkları için yerine gelen kişiyi ödül alan kişi sanmaya kadar ardı ardına ölümcül hatalar yapmayı sürdürdü. Bir süre sonra Aslı Şahin kendini toparlamaya çalışsa da İlker Kurt’un antipatik halleri insanların sinirlerini iyiden iyiye bozmaya başladı. Ödül almaya çıkan Şenay Gürler ve Hüseyin Karabey de sahnede İlker Kurt’a tepkilerini dile getirdiler.

Bizim ödül törenlerimizin en büyük sorunu zaten sunucu olarak seçilen kişiler. Yıllarca canlı yayın deneyimi yaşamış bir sunucu olarak nacizhane şunu söyleyebilirim ki, 10 dakikalık bir yayın için bile ne kadar ön hazırlık yaptığımı çok iyi bilirim. Çünkü canlı yayında her an her şey olabilir ve her şeye hazırlıklı olmak durumundasınız. Elbette hatalar olur, olabilir ama onun da farkına varıp özür dilemesini bilmek erdemdir, işi pişkinliğe vurursanız itici olursunuz. Elbette bu gördüğümüz ilk kötü sunucular değil, Mehmet Aslan’dan Mete Horozoğlu’na birçok ismin kötü sunumlarına geçmişte şahit olduk. Yani iyi oyuncu olmakla iyi sunucu olmak aynı şey değil.

Biz gereksiz yere kendine fazla güvenen bir milletiz. Koskoca dünyada ünü şu memleket sınırlarını geçememiş hatta şehirlerle sınırlı bu insanlar ben oldum havasına girip kendilerine verilen göreve gerektiği hassasiyeti göstermeyince işte olan bizlere oluyor. O salonda 2 saat boyunca ne ızdırap çektik. Kimsenin bize bunu yaşatmaya hakkı yok. Bir zahmet herkes bir kendine gelirversin.

Final gecesi öyle bir karabasan gibi çöktü ki ne ödül alan filmlerden ne de isimlerden konuşacak halimiz kaldı. Ayrıca salonda bulunan Yeşilçam’ın emektar isimlerinin adlarının anılmaması ise ne ödül, ne plaket, sadece hatırlanmak isteyen oyuncularımızın kalbini kırdı.

Sonuç olarak festival Edirne’ye yakıştı, seneye hatalar, eksikler masaya yatırılarak çok daha güçlü bir festival ile karşılaşacağımıza eminim.

Ödüller

En İyİ Film: Kar Korsanları (Fatih Hacıhafızoğlu)
En İyi Yönetmen: Emin Alper – (Abluka)
En İyi Erkek Oyuncu: Mehmet Özgür – (Abluka)
En İyi Kadın Oyuncu: Tilbe Saran – (Çekmeceler)
En İyi Senaryo: Hüseyin Karabey ve Abidin Parıltı – (Sesime Gel)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Feza Çaldıran – (Kuzu)
Jüri Özel Ödülü: Emine Emel Balcı – (Nefesim Kesilene Kadar)
Jüri Özel Ödülü: Feride Gezer – (Sesime Gel)
En İyi Kısa Film: Wong Kar Wai Üzerine Kısa Bir Film
En iyi Kısa Film Jüri Ödülü: Sonuç
En İyi Uzun Metrajlı Film: Goat
SİYAD En İyi Film: Abluka

(28 Kasım 2015)

Gizem Ertürk

Tom Cruise’un Oyuncu Koçu Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nde

Anadolu Ajansı’nın global iletişim ortağı olduğu 3. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali, film gösterimleri, atölyeler ve söyleşilerle, 11 filmin prömiyerine ev sahipliği yapıyor. Festivale ilişkin açıklamada bulunan Festival Yürütme Kurulu Başkanı Ogün Şanlıer, “Bu yıl festivalimizin önemli, uluslararası bir konuğu var. Geçen yıl İvana Chubbuck festivale katılmıştı. Bu yıl yine Hollywood’da Tom Cruise’ün çalıştığı oyuncu koçu olan Susan Batson’u ağırlıyoruz.” dedi.

Edirne’de Film Festivali Coşkusu…

Edirne’de uluslararası bir film festivali düzenlendi, ilk kez. Valilik, belediye ve kurumların desteklediği bu etkinlik ciddi bir hareketlilik getirdi şehre. Ödül kazanan filmler de gösterdi ki yüksek etkinlikli bir festivalimiz daha oldu. İmparatorluğa 100 yıla yakın payitaht olan Edirne, 500 yılı aşkın Kırkpınar’ı bundan sonra film festivaliyle de destekleyecek.

Edirne 100 yıl payitahtlık yapsa da gelişmemiş, gelişememiş bir kent. Sanayi yok denecek düzeyde neredeyse. Bu, belirleyici bir etken kuşkusuz. Sanayi ile tarımsal alanların yok edilmesindense, yöneticilerin sanatla değer yükseltmeyi benimsenmesi alkışlanacak bir çaba. Kutluyorum…

İlgi yoğundu…

Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan ve diğer Balkan ülkelerinden gelen konuklar Edirnelilerin gösterdiği ilgiyi şaşkınlıkla izledi… Hele yılda 20’yi aşkın festival yapıldığını duyduklarında, gözlerindeki şaşkınlığı görmeliydiniz. Her geçen gün bir yenisi ekleniyor…

Edirne’de, anneannesini ikna etmeye çalışan torunun sözlerine dikkat ettim: “Ben film seyrederim, sen alışveriş yaparsın”… Anneanne kabul etmedi, birlikte el ele girdiler filme. Hemen her şehirde olduğu gibi Edirne’de de AVM’lerde bulunan sinema salonları hem geniş koltuk araları hem de rahatlığıyla seyircinin ilgisini çekiyor. Bu, tabii, bizim gibi tahta sıralarda, yırtık koltuklarda film izlemiş kuşak için önemli bir değişim. Acaba o anneanne ne düşündü filmden çıkınca?

Oyuncu Bakan Yardımcısı

Uluslararası Edirne Film Festivali kapsamında, Romanya Kültür Bakan Yardımcısı Bogdan Stanoevici’nin başrolünü oynadığı “Cel Ales / Seçilmiş” filminin Türkiye galası yapıldı.

Filmin güzelliği ve seyircinin ilgisinden önce, Stanoevici’nin sorulara, “Ben buraya siyaset elbisemi bırakıp geldim.” demesini önemsediğimi belirtmek istiyorum. Kuşkusuz birbirini tetikleyen iki dal olsa da sanatla siyaseti ayırmak gerekiyor.

Bu, belki de çiçeği burnunda yeni Kültür Bakanı Mahir Ünal için yol gösterici olabilir. Çünkü sanatın, özellikle de sinemanın siyasi erk tarafından desteklenmesi çok önemli, hatta zorunlu.

Bunu en çok da film festivallerinde görüyoruz. Gerek Bakanlık, gerek Valilik, gerek Belediye, gerekse işadamları ve kurumlar tarafından desteklenmeyen festivaller ne yazık ki istenen etkiyi doğurmuyor, halka o güzelliği yaşatamıyor.

Valinin etkisi…

Edirne’de, bir film sonrası ayaküstü konuşurken, bir işadamı, “Daldım Valinin odasına, ‘seni mahkemeye vereceğim’ dedim.” diye anlatmaya başladı. Sahi, hepimiz şaşkınlıktan dilimizi yuttuk neredeyse… Pek yapılabilir bir şey değil de… Edirne Valisi Dursun Ali Şahin de şaşırmış, bizden de daha fazla şaşırdığı kesindir muhakkak. “Ne demek istiyorsun?” diye sormak üzereyken… “Yaşınızı küçültelim, ben şahit olurum… Sizin Edirne’ye kazandıracağınız çok şeyler var.” diye asıl söylemek istediklerini aktarmış bir çırpıda. Beğenen kadar beğenmeyenler de vardı, ama ne sırası ne de yeri…

Belediyenin desteği…

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın da, eğitimcilikten gelen yanıyla kültür sanat çalışmalarına ne denli destek olduğunu, kentin hemen her köşesindeki duyurularda gördük. Başkan, ilgisini, ilki düzenlenen bu Uluslararası Edirne Film Festivali’ne katkılarıyla da kanıtladı.

Valiliklerle belediyeler el ele verirse, giderek belli bir seyirci topluluğuyla birlikte ekonomik anlamda da hareketlilik kazandıracak önemli bir adım atılabilir. Bu, sadece film değil sanatın bütün dallarını kapsayan ve sadece iller düzeyinde değil ilçeler hatta köyler düzeyinde de gösterilmesi gereken bir çaba.

Tanıtım eksikliği tanıtımla giderilir

Tarihi ve doğal güzellikleriyle hemen göze çarpan Edirne, İstanbul’a yakınlığıyla da iyi bir film platosu olabilir. Yapımcılar neden düşünmemiş ki! Cidden büyük bir soru işareti oluşturdu, festivale katılanlar arkadaşlarla konuşurken… Sormak gerek.

Film Festivali, önümüzdeki yıllarda daha çok seyirci çekeceğinin sinyallerini verdi. Biraz daha sıkı tanıtım çabasıyla sadece yurtiçinden değil günübirlik gelen turistlerle de sıkı bir izleyici kitlesi edinebilir. Umudu üzmemek gerek.

Ödüller… Ödüller… Ödüller

İzleyicinin yoğun katılımıyla ilgi gören festivalin sonunda, Jüri sonuçları açıkladı: En İyi Film Kar Korsanları. En İyi Yönetmen Emin Alper (Abluka), En İyi Erkek Oyuncu Mehmet Özgür (Abluka), En İyi Kadın Oyuncu Tilbe Saran (Çekmeceler), En İyi Senaryo Hüseyin Karabey ve Abidin Parıltı (Sesime Gel), En İyi Görüntü Yönetmeni Feza Çaldıran (Kuzu), Jüri Özel Ödülü Emine Emel Balcı (Nefesim Kesilene Kadar), Feride Gezer (Sesime Gel), En İyi Kısa Film Wong Kar Wai Üzerine Kısa Bir Film, Jüri Özel Ödülü Sonuç… Uluslararası dalda ise “Best Feature Film” ödülü Goat’ın olurken SİYAD, En İyi Film olarak Abluka’yı belirledi.

(28 Kasım 2015)

Korkut Akın

Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri Gezici Festival’de

Gezici Festival’in Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümleri, her yıl olduğu gibi bu festivalde de yerini alıyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran filmler arasından seçilen kısa filmler, izleyicileri farklı ülkelerin yenilikçi sinemasıyla tanıştırıyor. Gösterilecek kısa filmler arasında Havuz, Dinle, Kökler, Bir Dava Bir Tutanak, Orman, Mimari, Oh Lucy, Ayaküstü, İsyan, Yiyin Efendiler, Gri Bölge, Sembolik Tehditler, Tahran Geles, Salı, Görev gibi filmler var.

Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri Gezici Festival’de yazısına devam et

İzmir Kısa’ya Büyük İlgi

Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali on altıncı yılında İzmirlilerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Film gösterimleri Fransız Kültür Merkezi, Alsancak Kültür Merkezi ve üniversiteler olmak üzere şehrin farklı birçok noktasında ücretsiz olarak sürüyor. Filmleri gösterilen yönetmenler, film gösterimlerinin ardından soruları cevaplıyor. Ayrıca yapılan söyleşi ve atölye çalışmalarıyla da sinemaseverler bir araya geliyor. Festival 22 Kasım Pazar gününe kadar sürecek.

İzmir Kısa’ya Büyük İlgi yazısına devam et

52. Uluslararası Antalya Film Festivali Uluslararası Yarışma Jürisi Belli Oldu

52. Uluslararası Antalya Film Festivali yarışma filmleri, usta ellere emanet. Sinemanın saygın isimleri, 29 Kasım – 06 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin Uluslararası Jürisi için bir araya geldi. İzlanda sinemasının usta ismi Fridrik Thor Fridriksson’un başkanlık edeceği jüride, Catherine Hardwicke, Anamaria Marinka, Carl Gottlieb, Nesrin Cavadzade, Dianne Crittenden ve Dominique Derutdere gibi önemli isimler var.

Terapi Olarak Sinema, İKÜ Yayınevi Tarafından Satışa Sunuldu

İKÜ Yayınevi tarafından satışa sunulan Terapi Olarak Sinema adlı kitapta, kitabın yazarları John Izod ve Joanna Dovalis sinemanın bizi kendi hayatımızda kaçınılmaz olarak yaşayacağımız kayıplara psikolojik olarak hazırlayabilen özelliğine dikkat çekiyor. Izod ve Dovalis acı, terapi ve sinema bağlamında ortaklaşa kaleme aldıkları bu kitapta, Clint Eastwood’un Milyon Dolarlık Bebek, Krzysztof Kieslowski’nin Üç Renk Üçlemesi, Nanni Moretti’nin Oğul Odası, Kim Ki Duk’un İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar, Jonathan Glazer’ın Doğum ve Terrence Malick’in Hayat Ağacı gibi filmlerini mercek altına alıyor ve bu filmlerdeki karakterleri irdeliyorlar.

Alman Filmleri Diyarbakır’da

Goethe – Institut ve German Films’in birlikte düzenlediği Kino 2015 film programının Diyarbakır ayağı, Diyarbakır Sanat Merkezi işbirliğiyle 26 – 28 Kasım 2015 tarihlerinde gerçekleşecek. Alman sinemasından güncel örnekleri Diyarbakırlı sinemaseverlerle buluşturacak olan film gösterimleri Diyarbakır N-City Avşar Sinemaları’nda yapılacak. Programın açılışı Christian Petzold imzalı Yüzündeki Sır (Phoenix) ile gerçekleşecek. Pek çok uluslararası festivalde gösterilen ve çeşitli ödüller kazanan bu film, 2. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında Berlin’de geçiyor. Bu ilgi çekici filmin başrollerinde Nina Hoss ve Ronald Zehrfeld oynuyor.

Alman Filmleri Diyarbakır’da yazısına devam et

3. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nde Jüri Üyeleri Açıklandı

3. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin jürileri açıklandı. Uluslararası Uzun Metraj Film Jürisi, Borislav Chouchkov, Corinna Dästner, Mahmut Fazıl Coşkun, Sascha Ley ve Siddiq Barmak’dan oluşuyor. Festivale bu yıl 111 ülkeden 2621 kısa film başvurusu alındı. Kısa Kurmaca Film Jürisi Christophe Loizillon, Hu Wei, Lendita Zeqiraj, Onur Yağız ve Orhan İnce’den; Kısa Belgesel Film Jürisi, Amir Esfandiari, Delizia Flaccavento, Mouna Batniji Stewart, Nikolas Megrelis ve Semra Güzel Korver’den oluşuyor. İstanbul Medya Akademisi Genç Yetenek Ödülleri ise Ayşe Nur Gençalp, Bülent Turgut ve Melih Şaylıman’dan oluşan jüri tarafından seçilecek.

Başka Sinema 2 Yaşında

Başka Sinema, 01 Kasım 2013′te başlayan sinema dolu yolculuğunda 2. yaşını doldurmanın heyecanını yaşıyor. 2 yıl içinde 8 şehir ve 17 salona yükselen Başka Sinema ağında 150’den fazla uzun metraj filmin yanı sıra, 70 kısa film, 15 belgesel, 4 kült filmi seyirciyle buluşturuldu, 4 festival ve özel seçkiye ev sahipliği yapıldı. Başka Sinema, bambaşka bir sinema modeli yaşatmayı hedefleyen süreçte yanında olan tüm destekçilerine ve izleyicilerine teşekkür ediyor.

3. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nden Yeni Gelenek: Gençlere Özel Sertifika

3. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali, 20 – 27 Kasım tarihlerinde gerçekleşiyor. Festivalde ulusal ve uluslararası kısa kurmaca ve belgesel filmlerin yanı sıra bu yıl ilk defa uluslararası uzun metraj filmlere de yer verilecek. Bir hafta sürecek olan festival, 11 filmin prömiyerine ev sahipliği yapacak. İstanbul Medya Akademisi, film festivallerinde yeni bir geleneği başlatıyor. Festival kapsamında gerçekleşecek atölye ve söyleşilerden 7 tanesine katılanlara Akademi tarafından Katılım Sertifikası verilecek. Katılım Sertifikası ile Uluslararası Boğaziçi Film Festivali katılımcılarının profesyonel sürece geçişlerinde destek olunması hedefleniyor.

Arcade Fire, If’e İlham Veriyor

Mars Cinema Group ortaklığında 18 Şubat – 06 Mart 2016 tarihlerinde gerçekleşecek If İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin 15. yaşına özel hazırladığı If İlham Serisi, The Reflektor Tapes ile devam ediyor. 24 Kasım’da Babylon Bomonti’de gösterilecek The Reflektor Tapes, Montrealli indie rock grubu Arcade Fire’ın eleştirmenlerce 2013’ün albümü seçilen Reflektor’ü yaratış sürecini ve dünyayı turlarken uğradıkları Haiti, Los Angeles ve Londra’da yaşadıkları ruhsal deneyimleri konu alıyor. Dünyada 24 Eylül’de sınırlı sayıda sinema salonunda gösterime giren film, Türkiye’de ilk kez If İlham Serisi kapsamında seyirciyle buluşuyor.

Arcade Fire, If’e İlham Veriyor yazısına devam et

Vahşi Batı’da Bir Romeo

Bağımsızların kalesi Sundance Film Festivali’nin Dünya Sineması bölümünden Jüri Büyük Ödülü ile dönmüş olan ‘Sakin Batı / Slow West’ 1870’lerin başında 16 yaşındaki aristokrat Jay Cavendish’in karşılıksız aşkının peşinden İskoçya’dan Amerika’nın vahşi batısına uzanan zorlu yolculuğu üzerine. Yıldızlara bakarak hayaller kuran Jay rehber kitaplar yardımıyla yönünü bulmaya çalışırken kendisini bozguncu askerlerin elinden kurtaran gizemli Silas ile yolu kesişir. Hayırlı bir rastlantıdır bu, zira deneyimli silahşörün deyişiyle toy gencin -filmin adına inat- hiç de sakin olmayan topraklarda bu zamana kadar sağ kalabilmiş olması bile mucize eseridir. İki zıt karakterin zoraki birlikteliği süresince bir katille dolaşmanın ne derece güvenli olduğu kuşkusunu taşır Jay. Sonradan ödül avcısı olduğunu öğreneceğimiz feleğin çemberinden geçmiş Silas ise yaşama farklı bir pencereden bakan romantik genci garipsemeyi sürdürür. Lakin Silas genç çocuğu bir baba gibi koruyup kollarken, sevdiğinin peşinden gözünü kırpmadan belalara atılan Jay, kaşarlanmış silahşöre hayatta kalmanın ötesindeki değerleri fark etmesini sağlayarak yaşam dersi verecektir.

Anaakım örneklere alternatif olarak gösterime giren bu zarif Anti-Western deneme, yılların müzisyeni John Maclean’in ilk uzun metraj çalışması. 90’lı yılların kült statüsüne erişmiş elektronik rock topluluğu The Beta Band’in kurucusu Maclean daha sonra The Aliens adıyla kurduğu grubuyla müzik çalışmalarına devam etmiş. Ardından çektiği müzik videoları ile Michael Fassbender’in dikkatini çeken yönetmen ünlü oyuncunun rol almayı kabul ettiği kısa filmlerden 2011 yapımı ‘Pitch Black Heist’ ile saygın BAFTA ödülünü kazanmış.

Fassbender’in Silas kompozisyonuyla Maclean’e desteğinin sürdüğü yılın övgüyle karşılanmış bağımsız işlerinden biri olan ‘Sakin Batı’ kadim western türüne farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Silas’ın sözleriyle her taşın altında karşılığında kalbine bir hançer saplayacak gözü dönmüş kişilerin, para için gözünü kırpmadan karşısına çıkanı katleden umutsuz göçmenlerin, adamı soyup soğana çeviren Avrupalı gezginlerin, leş sayısı arttıkça şöhreti perçinleşen yeni yetme silahşörlerin cirit attığı, Kızılderili soykırımının insafsızca süregeldiği Mad Max’vari kaotik dönemi Coen kardeşlere yakışır absürd bir kara mizah katarak anlatıyor Maclean. Aşkı, cesareti, fedakârlığı yücelten genç Romeo’nun melankolik hikâyesi Silas’ı dönüştürürken Avustralyalı genç oyuncu Kodi Smit-McPhee’nin başarılı yorumu, Robbie Ryan’ın yakın planlarla karakterleri öne çıkaran, uzak planlarda Western ikonografisini ustalıkla kullanan görüntüleri, önümüzdeki hafta yönetmen ağabeyi Justin Kurzel’in Macbeth’inde bir kez daha karşılaşacağımız Avustralyalı besteci Jed Kurzel’in Michael Galasso’nun ‘Aşk Zamanı / In The Mood For Love’ için yapmış olduğu çalışmadan fazlasıyla etkilenmişe benzeyen müzik çalışması hedeflenen masalsı atmosferi tamamlayarak izleyiciyi büyülüyor. Çekimleri bakir Yeni Zelanda topraklarında tamamlanmış olan ‘Sakin Batı’ değme klasik Western’den aşağı kalmayan nihai hesaplaşma bölümü ile türün takipçilerini de memnun etmeyi başarıyor.

(27 Kasım 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu