Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

Kayıp Kaplan

Chantelle Murray’ın yönettiği ve Elletayah Rae Anderson, Jimi Bani, Reuben Blacksmith ile Celeste Barber’in seslendirdiği animasyon film Kayıp Kaplan (The Lost Tiger), 13 Mart 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla BG Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Teo henüz yavruyken ailesinden ayrılır ve onu bulan bir güreşçi kanguru ailesi tarafından evlat edinilir. Güçlü, disiplinli ve biraz da komik olan aile Teo’yu kendi çocukları gibi büyütür. Onların dünyasında güçlü olmayı ve asla pes etmemeyi öğrenir. Büyüdüğünde ise kendi ailesini ve köklerini merak etmeye başlar. Teo, gerçek yuvasını bulmak ve tehlike altındaki anavatanını kurtarmak için çok zorlu bir maceraya atılır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Kayıp Kaplan yazısına devam et →

Ferhan Baran Yazıyor: Annelik Kutsallık Değildir / Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim

Mary Bronstein imzasını taşıyan ‘Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim / If I Had Legs I’d Kick You Out’ adını ana karakterin yoğun hüsran ve sıkışmışlık duygusundan alıyor. Yorgun, çok yorgun bir anne Linda (Rose Byrne). Küçük kızının gizemli hastalığı ile hareket alanı daralmış. Gemi kaptanı baba (Christian Slater) uzaklarda olduğundan yapayalnız, makinaya bağlanmış karnındaki boruyla beslenip kilo alması gereken çocuklarının tek … Devamı…»

Hero’nun 100 Gecesi

Julia Jackman’ın yönettiği ve Emma Corrin, Nicholas Galitzine, Maika Monroe ile Charli XCX’in oynadığı Hero’nun 100 Gecesi (100 Nights of Hero), 06 Mart 2026’da Chantier Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Issız bir şatoda geçen hikâye, genç Cherry’nin, kocasının aldığı bir kararla yalnızlığa mahkûm edilmesiyle başlar. Sadakatini sınamak isteyen kocası, onu yüz gece boyunca kalede tek başına bırakır. Zaman ilerledikçe şatonun sessizliği, Cherry’nin iç dünyasını dönüştürür. Yanında yalnızca hizmetçi Hero varken, eve gelen karizmatik bir misafir dengeleri değiştirir. Bastırılmış duygular, güç ilişkileri ve arzular giderek görünür hâle gelir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Hero’nun 100 Gecesi yazısına devam et →

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması Basın Lansmanı Yapıldı

Zeytinburnu Belediyesi, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı kapsamında toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımak amacıyla Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması düzenliyor. Yarışmanın basın toplantısı Kazlıçeşme Sanat’ta gerçekleştirildi. Toplantıda Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, yarışmanın “Direniş ve Adalet” temasıyla kurgulandığını belirterek, “15 Temmuz milletimizin onur günüdür; sinema ise bu onurun en güzel aynası olacak.” dedi.

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması Basın Lansmanı Yapıldı yazısına devam et →

Tansu Biçer, Sarı Zarflar ile Berlinale Ana Yarışmada

32. Uluslararası Adana Altın Koza ve 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivalleri’nden ödüllerle ayrılan, sinemamızın köşe taşı filmlerinde rol alan Tansu Biçer, şimdi İlker Çatak’ın Berlinale ana yarışmasına seçilen yeni filmi Sarı Zarflar ile uluslararası sahneye çıkıyor. 12 – 22 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 76. Berlin Film Festivali bu akşam düzenlenecek açılış töreniyle sinema dünyasını Almanya’nın Berlin kentinde buluşturuyor.

Tansu Biçer, Sarı Zarflar ile Berlinale Ana Yarışmada yazısına devam et →

Dino Ailesi

Maya Turkina ile Maksim Volkov’un yönettiği ve Sergey Garmash, Roman Kurtsyn, Diomid Vinogradov ile Larisa Brokhman’in seslendirdiği animasyon film Dino Ailesi (Doktor Dinozavrov – The Dino Family), 13 Temmuz 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Siyah Beyaz Movies tarafından vizyona çıkarıldı.
Doktor olan baba, bir zamanlarin ünlü paleontoloji müzesini kurtarmakla meşguldür. Doktor’un oğlu Fil karşılıksız aşk acısı çekerken, kızı Linda ise bilgisayar oyunları dünyasında kaybolmuş durumdadır. Ailenin gizli bir portal aracılığıyla tarih öncesi dünyaya adım attığı gün her şey değişir. Kendilerini tehlikeli koşullarda bulan ikili, hayatta kalmalıdır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Dino Ailesi yazısına devam et →

Deccal 3

Özgür Bakar’ın yönettiği ve İlayda Mine Çopur, Buket Dereoğlu, Cem Cücenoğlu, Birhan Tut, Volkan Cal, Ufuk Kaplan, Murat Prosçiler, Burak Sarımola ile Aysan Sümercan’ın oynadığı Deccal 3, 13 Mart 2026’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Kirpi Medya – Juli Sanat tarafından vizyona çıkarıldı.
Issız bir dağ evinde bakıcılık yapan Deniz, korumakla görevlendirildiği Ateş’in sıradan bir çocuk olmadığını çok geçmeden anlar. Evde başlayan kanlı alametler, kaybolan çocuklar ve fısıldanan ayinler tek bir gerçeğe işaret eder: Deccal’in hakimiyeti yakındır. Kaçış yoktur. Bu evde ya kurban olursun, ya da karanlığın parçası.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Deccal 3 yazısına devam et →

Parçalı Yıllar Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı

Yapımcılığını Kaymaz Film Production & Burus Yapım’ın üstlendiği, yönetmenliğini ve senaristliğini Hasan Tolga Pulat’ın yaptığı Parçalı Yıllar filmi vizyon için gün sayıyor. Başrollerini Yetkin Dikinciler, Mine Çayıroğlu, Levent Özdilek ve İlkin Tüfekçi’nin paylaştığı filmin diğer başlıca rollerinde Necmi Yapıcı ve usta oyuncu Bilge Şen yer alıyor. 1970’li yılların Türkiye’sinde, Amerikan ambargosunun yarattığı ekonomik krizin sinema sektöründe köklü bir dönüşüme yol açtığı dönemi konu alan ve Türk sinemasının karanlıkta kalmış özel bir sayfasını beyazperdeye taşıyan etkileyici Yeşilçam dönemi filmi Parçalı Yıllar’ın merakla beklenen fragmanı ve afişi yayınlandı.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Parçalı Yıllar Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et →

Nefes Nefese / Gece Vardiyası

‘Gece Vardiyası / Late Shift’ hemşire Flora Lind’in (Leonie Beneschi) öğle civarı başlayıp ertesi gün sabah saatlerine kadar sürecek olan zorlu ve gergin çalışma mesaisini detaylı bir biçimde gözler önüne seriyor. 20 yıllık tecrübesiyle işinin ehli olan sağlık görevlisinin, ağırlıklı olarak kanser hastalarına hizmet verdiği halde personel eksiği bulunan serviste her bir hastaya yetişmeye çalışırken biz izleyiciler de sürecin insan üstü trafiğinden etkileniyor, bir gerilim filmi izler gibi heyecanlanıyoruz.

Dünya prömiyerini Berlinale’de yapan Petra Volpe imzalı yapımın dilimize ‘kadın kahraman’ olarak çevirebileceğimiz Almanca özgün adının ‘Heldin’ olması kuşkusuz çok anlamlı. Halen Berlin’den bir ödül çıkmasını beklediğimiz ‘Sarı Zarflar / Gelbe Briefe’nin yönetmeni İlker Çatak’ın imzasını taşıyan 2023 yapımı ‘Öğretmenler Odası / Das Lehrerzimmer’de yabancı kökenli öğrencisinin maruz kaldığı ayrımcı uygulamaya itiraz eden idealist Carla Nowak rolünde hayranlığımızı kazanmış olan Beneschi, saat gibi çalışan, disipliniyle birlikte yardıma muhtaç hastalarına güleryüzle ve şefkatle yaklaşan, Avrupa Film Akademisi ödülüne aday olmuş performansıyla bir kez daha ustalığını konuşturmuş.

‘Öğretmenler Odası’nı Almanya özelinde çağdaş Batılı demokratik toplum düzeninin bir minyatürü olarak yorumlamıştık. ‘Gece Vardiyası’nı yazan ve yöneten Volpe benzer bir metaforik anlatının peşinde değil. Saatler ilerledikçe hastalar arasında mekik dokuyuşu hızlanan Flora’nın teçhizat açısından gayet donanımlı bir devlet hastanesinde personal açığından kaynaklanan fiziki yetersizliği çağdaş Batı toplumlarını bekleyen küresel sağlık krizini haberliyor. İsviçre’nin Oscar aday adayı olarak seçilen filmin final jeneriğinde, 5 yıl sonrasında ülkede 30 bin hemşire açığı olmasının beklendiği ifade ediliyor. Eğitimli hemşirelerin % 36’sının sadece 4 yıl içinde mesleği bıraktığı bilgisi, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2030’a kadar dünya çapında 13 milyon hemşire açığıyla karşılaşılacağı öngörüsüyle irkiliyoruz.

Eşinden ayrılmış olduğu ve bir küçük kızı olduğu bilgisi dışında Flora hakkında bilgilendirilmiyoruz. Volpe’nin amacı onun fiziki koşusunu bir belgeselci titizliği ile yansıtmak olmuş belli ki. Flora bir atlet misali temposunu düşürmeden hastadan hastaya sörf yaptığı saatler boyunca, dayanılmaz ağrıları olan, doktorundan biyopsi sonucu bekleyen ya da demansın yarattığı korkuyla teselli bekleyen hastaların yanı sıra, oda kapılarında cevap bekleyen, yurt dışından telefonla arayıp görüşme talep eden hasta yakınlarıyla empati kurarak çözüm üretmeye çalışıyor. Mesaisi sona erip eve dönmek için otobüsüne bindiğinde ise vardiyası esnasında yeterince ilgilenemediği için suçluluk duygusu hissettiği hastasından kopamadığına tanıklık ediyoruz.

İsviçreli yönetmen, yaman bir gerilim hikâyesi tadı aldığını ifade ettiği Madeline Calvelage’nin ‘Unser Beruf is nicht das Problem: Es sind die Umstände’ adlı kitabından yola çıkmış ve fedakâr hemşirelere adadığı benzer bir çetin serüveni soluk soluğa beyazperdeye taşımış.

(18 Şubat 2026)

Ferhan Baran

Yazı mı Tura mı?

Ahmet Hakan Çiftçidurmaz’ın yönettiği ve Ergül Çolakoğlu, Şenay Karakuş, Sevgi Altan ile Volkan Yılmaz’ın oynadığı Yazı mı Tura mı?, 10 Nisan 2026’da Lion Dağıtım dağıtımıyla Lalin Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Filmde, şehir dışından aniden döndüğünde eşinin beklenmedik ihanetiyle sarsılan Erkan bu durum karşısında kontrol edilemez bir kıskançlık ve öfke girdabına sürükleniyor ve Erkan, eşinin ihanetiyle birlikte ölümcül bir oyuna girişiyor. Hayatlar, yazı – tura arasında kader ve intikamın keskin bıçağına bırakılıyor. Dram türündeki 78 dakikalık filmin senaryosu da yapımcı ve başrol oyuncusu Ergül Çolakoğlu tarafından yazıldı.

  • Basın Bülteni
  • Youtube
  • Fragman

Yazı mı Tura mı? yazısına devam et →

Momo: Zamana Karşı, Melis Fis’ın Katılımıyla Paribu Cineverse Akasya’da Büyülü Bir Ön Gösterim Düzenlendi

Paribu Cineverse, birbirinden özel ve farklı yapımları sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 10 Şubat Salı günü edebiyat dünyasının en sevilen başyapıtlarından biri olan Momo’nun sinema uyarlaması için Paribu Cineverse Akasya’da bir ön gösterim düzenlendi. Etkinliğe, filmin başkahramanına sesiyle hayat veren Melis Fis de katılarak izleyicilerin heyecanına ortak oldu. Özel gösterimde davetliler, zamanın değerini hatırlatan büyülü hikâyeyi vizyon öncesi deneyimlediler. Momo, eski bir Roma amfi tiyatrosunun kalıntıları arasında yaşayan ve en büyük yeteneği çevresindekileri içtenlikle dinlemek olan yetim bir kızın hikâyesini konu alıyor.

Momo: Zamana Karşı, Melis Fis’ın Katılımıyla Paribu Cineverse Akasya’da Büyülü Bir Ön Gösterim Düzenlendi yazısına devam et →

Yönetmen Michal Kwiecinski, Dahi Müzisyen Chopin’in Paris’teki Yaşamını, Parlayan Yeteneğini ve Hastalığıyla Verdiği Mücadeleyi Enerjik Ama Dokunaklı Bir Hikâyeye Dönüştürüyor

19. yüzyıl Paris’ini adeta bir yağlı boya tablo gibi yansıtan görsel dünyası ve Eryk Kulm’un akılda kalıcı performansıyla Chopin, Chopin!, dâhi bestecinin müzikle nefes alan hayatını, tutkularını ve kırılganlığını ele alıyor. Döneminin en çok konuşulan ismi, Paris gecelerinin romantik figürü Chopin’in kanayan ciğerleri ona günlerinin sayılı olduğunu hatırlatmaktadır. Chopin için artık sadece iki saplantısı, müziği ve büyük aşkı George Sand kalmıştır.

Yönetmen Michal Kwiecinski, Dahi Müzisyen Chopin’in Paris’teki Yaşamını, Parlayan Yeteneğini ve Hastalığıyla Verdiği Mücadeleyi Enerjik Ama Dokunaklı Bir Hikâyeye Dönüştürüyor yazısına devam et →

Sinema Bir Hikâye Değil, Bir Bakış Rejimidir

Sinema çoğu zaman anlatılan hikâye üzerinden konuşulur. Oysa asıl mesele hikâyede değil, bakışta gizlidir. Film bize ne anlattığından çok, bizi nereye yerleştirdiğiyle ilgilidir. İzlerken kimin gözünden bakıyoruz? Kime yakın duruyoruz? Kimin arzusunu normal, kimin kırılganlığını görünmez sayıyoruz?

Benim çalışma alanım tam da bu eşikte başlıyor.

Psikoloji ile sinema estetiği arasında kurduğum düşünsel hat, filmi yalnızca bir temsil alanı olarak değil; arzu, kimlik, bilinçdışı ve toplumsal cinsiyet kodlarının dolaşıma girdiği bir psikolojik mekân olarak ele alıyor. Akademik yolculuğum Yeni Yüzyıl Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde üniversite birinciliğiyle başladı; klinik formasyonumu Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nda derinleştirdim.

Ancak sinemayı yalnızca teorik bir metin olarak okumadım. 2003 – 2008 yılları arasında Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde Halkla İlişkiler ile Radyo, Sinema ve Televizyon alanlarında YÖK bursuyla eğitim aldım. 2008 – 2012 yılları arasında televizyon sektöründe yönetmenlik, yapımcılık ve editörlük yaptım. Kamera arkasında öğrendiğim şey şuydu: Her kadraj bir seçimdir. Her seçim bir dışarıda bırakma biçimidir.

Bugün geliştirdiğim “Sinema Psikolojisi” yaklaşımı, bu iki alanın kesişiminde duruyor. Film benim için yalnızca anlatılan bir hikâye değil; bakışın örgütlendiği, hazzın kodlandığı ve öznenin konumlandırıldığı bir bilinç alanı. İzleyici pasif değildir; aksine farkında olmadan bir pozisyona yerleşir. İşte benim ilgilendiğim yer, o yerleşme anı.

Sinema ile ruhsal süreçler arasındaki ilişkiyi “Ruhun Kadrajları” başlığı altında dijital mecralarda paylaşıyorum. Aynı zamanda Oya Doğan’ın yönetimindeki Dizi Doktoru platformunda köşe yazıları yazarak dizi anlatılarını psikodinamik bir perspektiften değerlendiriyorum. Kültür – sanat eksenli gazete ve dergilerde kaleme aldığım metinlerde de benzer bir sorunun izini sürüyorum:

Bir anlatı bizi neden bu kadar etkiler?
Ve o etki bize kendimiz hakkında ne söyler?

Klinik çalışmalarımı İstanbul’da İstanbul Psikomod Akademi bünyesinde sürdürüyorum. Terapide karşılaştığım ruhsal dinamiklerle sinemadaki temsiller arasında çoğu zaman şaşırtıcı paralellikler görüyorum. Çünkü insan hikâye kuran bir varlık. Ve kurduğu hikâyede kendini saklayabildiği kadar açığa da çıkarır.

Yazılarımda amacım izleyiciyi edilgen bir tüketici olmaktan çıkarmak. Sinema yalnızca görülen değildir; görüleni görme biçimimizin de analiz edildiği bir alandır. Eğer film bittiğinde sadece “beğendim” ya da “beğenmedim” demekle yetinmiyorsak, orada bir düşünce başlamış demektir.

Ben o başlangıçla ilgileniyorum.

(18 Şubat 2026)

Hatice Keltek

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması

Zeytinburnu Belediyesi, Türkiye’nin demokrasi tarihine milli iradenin destanı olarak yazılan 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında, bu toplumsal hafızayı sanatın gücüyle geleceğe taşımak amacıyla ‘Direniş ve Adalet’ temalı Kısa Film Senaryo Yarışması düzenliyor. 15 Temmuz anısına düzenlenen yarışma ile Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde bir dönüm noktası olan bu tarihi direnişin sanatsal bir miras olarak yarınlara aktarılmasına, bağımsızlık ve adalet bilincinin genç kuşaklarda diri tutulmasına katkıda bulunmak amaçlanıyor. Yarışman jürisinde yönetmen Faysal Soysal, senarist Gülin Tokat ve yazar Yıldız Ramazanoğlu gibi isimler yer alıyor.

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması yazısına devam et →