G

Giuliano da Empoli

Bu dünyada dehşet verici bir şey varsa o da herkesin kendine göre haklı nedenleri olmasıdır. Jean Renoir’ın bu tespiti, tüm bu nedenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir kurum biçimini alıyor.*
*Renoir’ın La Règle du Jeu [Oyunun Kuralları] adlı filminde geçen ve sıkça alıntılanan “Ce qui est terrible sur cette terre, ces’t que tout le monde a ses raisons.” [Bu dünyada korkunç olan şey, herkesin kendi sebepleri olmasıdır] repliğine referans yapılmaktadır. (ç.n.) (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 15)
*****
Ya beklenir, ya koşulur. Arası yoktur. Genel olarak siyasetin olduğu gibi, BM Genel Kurulu’nun da ritmi budur. Ölesiye sıkıcıdır; Woody Allen’ın dediği gibi başarının %90’ı bulunmaktır. Orada olmaktır. (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 16)
*****
“Bu muammalar madem bizi aşıyor, iyisi mi onları biz düzenliyor gibi davranalım.”*
*Yazar bu alıntıyla şair, oyun yazarı, yönetmen Jean Cocteau’nun Lés maries de la tour Eiffel eserine atıfta bulunur. (ç.n.) (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 21)
*****
Bu görüntüyü herkes gazetelerin ilk sayfalarında, haber bültenlerinde, casus filmlerinde binlerce kez görmüştür. (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 24)
*****
Görünümü Simon Bolivar ile bir Star Wars karakteri arasında bir yerlerdeydi. (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 44)
*****
Biraz eşcinsel pornografisini, biraz da Açlık Oyunları’nı andıran bu videolar elbette sosyal medyada fırtına yarattı ve Bukele’yi Tik Tok’ta en çok takip edilen devlet başkanı haline getirdi. (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 46)
*****
Veep dizisi iyi bir örnek ama buna Squid Game ve The Goodfather [Baba] eklenmelidir; çünkü siyasetin içindeki hemen herkes bu filmlerdeki replikleri ezbere bilir. (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 53)
*****
Aynı dönemde, görev yapan dört Cumhuriyetçi başkanın hiçbirinin hukuk eğitimi yoktu; bunların ilki olan Ronald Reagan da bir aktördü, diğer üçü iş insanıydı. (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 55)
*****
“Biz diğerleri gibi sıradan bir reklam ajansı değiliz” diyordu. “Diyelim ki bir sinemada Coca-Cola satmak istiyorsunuz ve bunun için klasik bir ajansa gittiniz. Ne diyeceklerini biliyor musunuz?”

“İzin verin, klasik bir ajansa gittiğinizde size ne derler ben söyleyeyim” diyerek devam ediyordu Nix. “Satış noktalarını arttırın, girişe afiş asın, kasaya mayo giymiş Coca-Cola için bir kadın maketi koyun, filmden önce bir reklam oynatın. Bunların hiç biri fazladan bir kutu kola daha sattırmaz. Ancak siyah tişörtlerini Lora Piano’dan alan Chelsea barlarında otuz sterlinlik aperatifleri gömen metin yazarları, fotoğrafçılar, video yapımcıları ve yaratıcı yönetmenlerden oluşan koca bir asalak ekonomiyi besler. Biz böyle çalışmıyoruz. Biz Coca-Cola’yla ilgilenmiyoruz. Biz seyirciyle ilgileniyoruz ve seyirci, sizce neden Coca-Cola alır? Seyirci ne havalı olduğu için ne de mankenler içiyor diye Coca-Cola alır. Bir Hollywood filminden daha pahalıya patlayan 40 saniyelik reklamdan dolayı da almaz. Seyirci, susadığı için Coca-Cola alır. Peki, yapılması gereken tek şey nedir, biliyor musunuz? Sinemanın sıcaklığını artırmak. İşte bizim yaptığımız bu. Biz ortamın sıcaklığını artırıyoruz. İnsanlar susasın diye. Ne kadar basit, değil mi?” (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 61-62)
*****
Altmış metre yükseklikte, bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi duran bu cam kapsülde, kalın çerçeveli gözlükleri ve kendinden emin gülümsemesiyle Le Cun, yaş aldıkça daha az komikleşmiş Austin Powers’ı* andırıyor.
*Austin Powers, 1990’larda Mike Myers tarafından yaratılan ve canlandırılan, James Bond tarzı casus filmlerini hicveden popüler bir komedi filmi serisidir. Karakter abartılı kıyafetleri, klişe ajan tavırları ve 1960’lar İngiliz kültürüne göndermeleriyle tanınır. (ç.n.) (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 66)
*****
Bir gün Pantheon Meydanı’nda karşılaştık; Romadaki güçlülerin etrafında aniden oluşan, Fellinivari* bir küçük çevrenin arasında gördüm onu.
*İtalyan yönetmen Federico Fellini’ye gönderme yapılmaktadır. Fellini’nin filmlerindeki armosfer, gerçek ile hayalin iç içe geçtiği, abartılı, grotesk, teatral, gösterişli ve duygusal tonlardan oluşur. (y.h.n.) (Giuliano de Empoli, Avcıların Çağı, Ayrıntı Yayınları, 1. basım, 2026, Sayfa 81)

Bir yanıt yazın

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu