Ezgi Tanergeç
Amcası, bir eski zaman karakteriydi aslında. Fred Çakmaktaş gibi, Bill Cosby gibi, Zagor gibi, Hulusi Kentmen gibi, Tom Sawyer gibi sadece çocukluk döneminde görüp vedalaştığı nostaljik bir figürdü âdeta Muhittin Amca. (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 11)
*****
Şoför mahallinde direksiyonu çevirip arabanın ötesini berisini kurcaladıktan sonra bir macera filminden aklında kalan sahneyi canlandırmaya karar vermişti. Fakat filmin gerçeğe döneceğini düşünememişti.
…
O andan sonrası Haytdar için makasla kesilip sağa sola atılmış film şeridi parçaları gibiydi: bir karede Ercan’ın babası Koca Kadir’in ağzı açık korku dolu yüzü, bir karede annesinin uçan yemenisine aldırmadan saçlarını savura savura arabaya doğru koşuşu, diğerinde babasıyla köyün erkeklerinin birbirlerine, “Koş koş, yakala” diye bağırışları, öbüründe en arkadaki babaannesinin ellerinin dizlerine vura vura tepinmesi… (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 64-65)
*****
İçindeki bir kimse ön plana çıktı ve, Sus şu anda avukata ihtiyacın var, söyleyeceğin her şey aleyhine delil olarak kullanılır bir filmde görmüştüm, sus, dedi. (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 129)
*****
“He, Haydar. Filim artizi gibi geldi valla.” (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 137)
*****
Çünkü orada başka suçlular da olacaktı; gerçek suçlular… Filmlerde gördüğü kıdemli koğuş ağası, belalı bir fırlama, bağlamacı abi, bilge dayı, azılı katiller, haraççılar, şakacılar, alaycılar ve deliler… Hiçbiriyle sosyalleşmek istemiyordu. Türk filmlerinde olduğu gibi o da kendini oraların en “feleğin çemberinden geçmiş”, en “kader kurbanı”, en “haksızlığa uğramışı” olarak görecek ve her başrol gibi en önemli derdin kendinde olduğunu sandığından kabuğuna çekilmek isteyecekti. (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 160)
*****
Cam filmi kaplı arabasının koruyucu ikliminden çıkar çıkmaz “Tuzlukarnı güneşi” diye bir gerçek olduğunu idrak etti. (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 161)
*****
Açıkhava sinemasına gelmişler gibi perdeye çok yaklaşmadan sağa sola, uygun buldukları yerlere yayıldılar. (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 169)
*****
Malik, “Artistlik yapma lan!” deyip ittirdi Kasım’ı. (Ezgi Tanergeç, Tuzlu Yüz, İthaki Yayınları, 1. Baskı, Ekim 2025, Sayfa 170)