Murat Cemcir ve Ahmet Kural’dan Bodrum Çıkarması

Türk Sinemasının istikrarlı etkinliklerinden biri olan Bodrum Türk Filmleri Haftası’nın dokuzuncusu, 27 Eylül’e kadar devam ediyor. SİSAY – Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği tarafından 20 Eylül 2019 Cuma akşamı İskele Meydan’ında gerçekleştirilen ödül töreni ile etkinliğe katılan sanatçılar ödüllerini aldılar. Türkiye’nin önemli sinemacılarını buluşturan etkinliğe, Türk sinemasının son dönemde iddialı yapımlarının altına imza atan yapım şirketi TR4033, bu sezon salonda birbirine rakip olacak iki iddialı uzun metrajlı filmle katıldı. Bu filmlerden Baba Parası’nın başrol oyuncuları, Murat Cemcir ve Ahmet Kural, SİSAY Başarı Ödülü’nü Bodrum’da aldılar.

Engelsiz Filmler Festivali’nin Engelsiz Yarışma Filmleri Belli Oldu

Bu yıl yedinci kez düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali’nde, ulusal ve uluslararası festivallerde ses getiren son dönem yapımlarının yer aldığı 5 yerli sinema filmi festival seyircileri ve sinema profesyonellerinin beğenisine sunulacak. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren filmlerin yer aldığı Engelsiz Yarışma’da; Mahmut Fazıl Coşkun’un Anons, Banu Sıvacı’nın, Güvercin, Ali Vatansever’in, Saf, Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin Sibel ve Emre Yeksan’ın Yuva adlı filmi Engelsiz Yarışma ödülleri için yarışacak. İlk kez görme ve işitme engelli sinemaseverlerin erişimine uygun olarak seyirciyle buluşacak olan filmlerin gösterimi sonrasında söyleşiler yapılacak.

Biz Hayatın Neresindeyiz! -Piranalar-

Dünyanın en ünlü marşlarından birinde
“Yıkalım bu köhne düzeni
Biz başka alem isteriz
Bizi hiçe sayanlar bilsin
Bundan sonra her şey biziz”

haykıranlar, muhakkak ki belli bir bilinci ve görüşü dile getiriyorlar. Ancak var olan düzeni (köhne olup olmaması o kadar da önemli değil) yıkıp yerine yenisini kurmak hemen herkesin dileği. Spartaküs de, Robin Hood da, Şeyh Bedreddin de aynı amaçla çıkmışlar yola…

Mafya da aynı…

Bunun yanında var olandan yeterince çıkar sağlayamayanlar da kendilerini hiçe sayanlara karşı ayağa kalkıp her şeyin kendileri olduğunu söylüyor. Değişmeyen tek kural değişmenin kendisiyse, bu hep böyle sürecek. Ta ki, en iyisi, en doğrusu, en güzeli gelene kadar. O zamana dek bütün gerilimler kanlı olacak, her ne kadar biz karşı olsak da…

Akdeniz ülkelerinde gençler erken büyürler. Hayat onları hızla geliştirir. İtirazcıdırlar, inkârcıdırlar, reddederler ve kendi yaşamlarını kendileri kurmak isterler.

Yönetmen Claudio Giovannesi’nin, yazar Roberto Saviano’nun çok satan romanından uyarladığı “Piranalar”da (La paranza dei bambini) o gençlerin çocuksu duygularıyla, kendi içlerinde iyi ilişkiler kurabildiklerini, aşka bile yer ayırabildiklerini, asıl gelirlerinin haraçtan geldiğini bildikleri halde, onların durumunun da çok iyi farkında oldukları için vazgeçebildiklerini anlatıyor.

Amatör oyuncularla yakalanan başarı

Berlin Film Festivali’nde En İyi Film Ödülünü kazanan Piranalar, Napoli’deki bir avuç gencin öyküsü… Yavuz Turgul’un “Eşkıya”daki gençleriyle ne farkları var? Dolayısıyla konu edinilen şey millet ve/veya milliyet değil. Bur durum, bir olgu… Yönetmenin bizim algımızda bırakmak istediği çok da farklı değil: her nerede ve kimler arasında olursa olsun gençler önemlidir.

“Su çatlağını bulur”

Akacak kan damarda durmaz sözümüzü de ekleyelim ara başlığa… Küçük küçük başlayan haraç alma, insanları korkutma (ve tabii, sevindirme) bir süre sonra eli kanlı mafya olmalarını engelleyemez gençlerin. Hep öyle olmuyor mu? Bugün haberlerde yer alan olaylar da benzer.

Kıssadan hisse…

“Piranalar” günümüz gençliğinin, hangi ülkede olursa olsun, içinde bulunduğu çıkmazı izleyicinin kendi kendine bulmasını sağlayan bir film. Güçlü ve başarılı…

Piranalar (Piranhas)
Yönetmen Claudio Giovannesi
Oyuncular Francesco Di Napoli, Viviana Aprea, Mattia Piano Del Balzo, Ciro Vecchione, Ciro Pellecchia, Ar Tem, Alfredo Turitto, Pasquale Marotta, Luca Nacarlo
4 Ekim’den başlayarak gösterimde…

(30 Eylül 2019)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com