Biz Size Döneriz

Hayatın her anında, her alanında yeni duygular, yeni heyecanlar, yeni coşkular yaşamak, yeni tatlar almak için hepimiz her zaman arar ve deneriz. “Biz Size Döneriz”, bu arayışın, bu denemenin, bu yeni tadın filmi… Hepsi bir arada. Romantik ama bir o kadar da dramatik, çok komik ama… bir o kadar da güleriz ağlanacak halimize… keyifli ama en çok da farklı bir film “Biz Size Döneriz”.

Tam bir gençlik filmi

Okulun ilk günü komik ve hep merak edilen bir durum nedeniyle tanışan altı genç (biri tıp fakültesi okuduğu için mezun olamamış, iki yılı daha var okulu bitirmesine ama yatay geçişle o da katılıyor arkadaşlarına) iş arıyorlar. Filmin başında, her dört gençten biri işsiz istatistiğiyle öğreniyoruz ki, bu sorun tüm gençliğin sorunu, hem de üniversite mezunu olmalarına rağmen. Aynı hayalle yatıp aynı hayalle kalkan gençler kendi aralarında dayanışmanın da, kaçamakların da, aşkın da, aldatmanın ve ihanetlerin de içinde buluyorlar kendilerini. Sahi, öyle olmuyor mu, siz de aynı şeyleri yaşamadınız mı, şöyle bir dönüp bakın geçmişe… düne bile.

Başvurdukları her yerden “biz size döneriz” yanıtı, doğal olarak belli bir stres hatta depresyon yaratıyor. Para kazanıp hayata atılmadan önce bu yaşananlar, belki de hayattan soğutuyor gençleri. Ne heves bırakıyor ne coşku. Zaten yarış atı gibi yetiştirildikleri için ortaokuldan başlayarak bunun tedirginliğiyle, “başaracağım, başarmalıyım”, “ya başaramazsam” kaygısıyla çıkıyorlar yola.

Denemek gerek…

Doğa Can Anafarta, doğru bir şey yapmış, kendi yaşadıklarını yazmış ve çekmiş. Belli ki, film, anlatıldığı gibi aynı heyecanı paylaşan bir gençlik grubunun projesi… Doğru bir proje, üzerinde bir de iyi çalışılınca gerçekten başarılı oluyor. Projeyi gerçekleştirmek için oluşturulan ekip de -tabii, yine genç ve dinç- sahiplenince keyifli bir gençlik filmi izleme fırsatı doğuyor izleyici için de.

Sinema, zor bir alan… Sanatın en zor, en pahalı, ekiple birlikte yapıldığı için de birçok unsuru bir araya getirmek zorunda olunan… bir o kadar da hedef kitlesine kolay ulaşan dalı… Aynı fırsatı bir kez daha yakalayamayacağı kaygısıyla, haklı olarak her yapılmak isteneni, anlatılmak isteneni, görülmek/gösterilmek istenen her şeyi araya sokuşturuyor kendi senaryosunu yazan yönetmenler. Film uzuyor ister istemez. Bazen koptuğu da oluyor, ama değer bu çabaya.

Bir gişe filmi, bir festival filmi değil “Biz Size Döneriz” ama her ikisi de aynı zamanda. Yeni bir dil denemiş yönetmen, daha senaryo aşamasında. Kafasında canlandırdığını gerçekleştirmeye çalışmış, başarmış da… Denemek; yeni tatların, yeni duyguların, yeni heyecanların hatta “denizler ortasında yelkensiz” kalmanın taşıyacağı umuttur. Farklılığın gösterilmesidir. Başarılı olup olmamasından çok, sinema sektöründen seyirciye kadar beyin fırtınası yaratması önemlidir. Değil mi ki, Beckett, “yenil, bir daha yenil, daha iyi yenil” demiştir. O yenilgilerden çıkarılan derslerle daha iyisi, daha güzeli, daha doğrusu yapılacaktır. Muhakkak. Bunun örnekleri sayılmakla bitmez, sinemamızda da… hatta filmin içinden hepimize göz kırpan -sinema dünyasının ilk denemecilerinden- Melies de…

En çok da gençler…

“Biz Size Döneriz”, bu çerçevede ele alınması gereken bir yapım. 16-25 yaş arası gerçek gençlerin kendilerini, “tam da beni anlatıyor” duygusuyla izleyecekleri bir film. Daha büyüklerin, özellikle anne-babaların, bizim çocuklarımız neler yaşıyor, “duyguları neymiş, bir öğrenelim” diyecekleri bir film. Yukarıda, sinema tarihine bir selam yollandığını işaret ettim ama sanırım çok daha önemlisi, Yeşilçam’da hemen her zengin kız fakir oğlan konulu filmde karşımıza çıkan gururlu, itiraz eden, karşı çıkan onurlu gençlik duygusu da var hem de belirgin biçimde.

Gençlerin desteğe ihtiyacı var. İş bulmaları, ekmek parası kazanmaları için fırsat yaratılması siyasi erkin sorunu, geleceği onlar şekillendirecekler, ona göre davranmalılar. Bir şeyler anlatma sevdasında, yeni diller peşinde olanları ise biz desteklemeliyiz. Her bir izleyici, bu gelişimi güçlendirecektir.

“Biz Size Döneriz”, yönetmen Doğa Can Anafarta, oyuncular Hande Soral, Çağlar Ertuğrul, Fırat Albayram, Bestemsu Özdemir, Tarık Ündüz, Tuğçe Kurşunoğlu, Ceyda Kasabalı, Meltem Yaman, Yetkin Dikinciler, Haldun Boysan…

(01 Mart 2017)

Korkut Akın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir