Saint Benoit Fransız Lisesi’nden Yeşilçam’ın 100. Yılına Saygı

Saint Benoit Fransız Lisesi, Yeşilçam’ın 100 yılını, Nebahat Çehre, Ayla Algan, Yılmaz Atadeniz, Safa Önal, İlksen Başarır ve Cengiz Bozkurt’un konuşmacı olarak katıldığı, Burçak Evren’in moderatörlüğünde gerçekleşen bir panelle kutladı. Lise müdürü Pierre Gentric yaptığı konuşmada Yeşilçam’ı Türk Sineması’nın ikonik bir dönemi olarak tanımladı ve “Saint Benoit Lisesi için Yeşilçam’ın 100. yılını değerli yönetmen ve sanatçılarla birlikte kutlamak bir onurdur.” dedi.

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden Yeşilçam’ın 100. Yılına Saygı yazısına devam et

Sonsuz Koridor

Avrupa Azerbaycan Topluluğu’nun (The European Azerbaijan Society) destekleriyle, Hocalı İçin Adalet (Justice for Khojaly) kampanyası kapsamında Jeremy Irons’ın seslendirdiği Sonsuz Koridor belgeseli 24, 25 ve 26 Şubat’ta Levent Cinemaximum Kanyon, Mecidiyeköy Cinemaximum Cevahir ve Cinemaxmum Paladium Sinemaları’nda ücretsiz gösterilecek. Gösterimlere katılmak isteyenlerin eventbrite üzerinden kayıt yaptırmaları gerekiyor. Gösterim, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ anlaşmazlığının en kötü vahşeti olan Hocalı Katliamı’nın kurbanları anısına yapılacak. Bu olay, toplamda 613 Azerbaycanlı sivilin hayatına mal oldu.

Türk Sinemasının En İyi 10’unu Vatandaş Seçiyor

TÜRSAK tarafından hayata geçirilen, Türk Sineması’nın 100. Yılında En İyi İlk On’ları Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oylama Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’ne kurulan sandıkların yanı sıra, www.yesilcamodulleri.com.tr internet sitesine girilerek yapılıyor. Oylamanın sonuçları, Beyoğlu Belediyesi’nce düzenlenecek olan Türk Sineması’nın 100. Yılı Ahde Vefa Yemeği ve Ödül Töreni’nde açıklanacak. (Haber: Muharrem Erdemir.)

Türk Sinemasının En İyi 10’unu Vatandaş Seçiyor yazısına devam et

Nefes Aldıkça Umut Vardır

‘Her Şeyin Teorisi / The Theory of Everything’ çağımızın cesaret ve mücadele sembolü haline gelmiş ünlü İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Stephen Hawking’in yaşam öyküsü üzerine etkileyici bir deneme.

Henüz 21 yaşındayken kısaca ALS olarak bilinen ‘motor nöron hastalığı’na yakalanan Hawking doktorların kendisine yalnızca iki yıllık bir ömür biçmelerine rağmen yaşam mücadelesini ve bilimsel araştırmalarını günümüze kadar sürdürmeye devam edecektir.

ALS beyindeki hücreleri yok eden aşamalı bir sinirbilim rahatsızlığı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini yok ederek sinir sistemini felç ediyor. Buna bağlı olarak konuşma, hareket etme, yürüme, nefes alma, yutma faaliyetleri için gereken kas sinyalleri aşama aşama bozuluyor. Kas erimesi sonucunda er ya da geç iradi hareketlerin kontrol yeteneği tamamen kaybolma noktasına geliyor ancak hastalık beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmuyor.

Bu eziyetli süreçte yalnız değil Hawking. Hastalığının ortaya çıkışından kısa bir süre önce tanıştığı kız arkadaşı Jane çileli serüvende kendisinden desteğini esirgemiyor. Evleniyorlar, çocukları oluyor ve adım adım gelen büyük yenilgiyi birlikte zafere çevirmenin yolunu araştırıyorlar.

Adını Hawking’in hayatı boyunca izini sürdüğü ‘evrendeki her şeyi açıklayabilecek tek bir birleştirici denklem’den alan filmin öykülediği yaklaşık otuz yıllık süreç boyunca çalışmalarını sürdüren İngiliz bilim adamı 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğundan, tekerlekli sandalyesinde yerleştirilmiş yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde çevresindekilerle iletişimini sürdürmekte.

Eşi Jane’in kaleme aldığı ‘Sonsuza Yolculuk: Stephen ile Hayatım / Travelling to Infinity: My Life with Stephen’ adlı kitabın kaynaklık ettiği ve İngiliz yönetmen James Marsh tarafından yönetilen film, klasik biyografiler kulvarını harfi harfiyen takip etmesine rağmen ele aldığı kişilikten kaynaklanan bir cazibesi olduğu kesin. Duygu sömürüsüne iltifat etmeyen bu mütevazı filmi merak edilir kılan en baskın neden ise çizgi dışı bilim adamını canlandıran Eddie Redmayne’in son olarak Oscar ödülüyle de taçlandırılan üstün yorumu.

Sefiller müzikalinin beyazperde versiyonunda ‘Marius’ rolünde izlemiş olduğumuz aktör ikincil rollerin ardından gelen müthiş Hawking yorumuyla sinemaseverler kadar bilim adamını da etkilemiş. Hawking filmi izledikten sonra yönetmen Marsh’a gönderdiği e-posta’da filmi izlerken ekranda kendisini gördüğünü zannettiği anlar olduğundan sözetmiş.

Başlıkta yer alan tümce ise Stephen Hawking’in ‘Zamanın Kısa Tarihi / A Brief History of Time’ adlı kitabının 10 milyon üzerinde satış grafiğine ulaştığı dönemde ABD’de yaptığı konuşmadan. 1963’de sadece iki yıl olarak biçilmiş ömrünü nefes kesici bir mücadeleyle sürdüren Hawking bugün 73 yaşında. Zihni pırıl pırıl. Kuantum teorisinden, kara deliklerden geldiği noktada araştırmalarını sürdürmeye devam ediyor. Dünyamızın geleceği için kehaneti ise hiç parlak değil. 200 yıldan az bir süre içinde dünyadaki yaşamın sonlanacağını ve acilen uzayda yeni yaşam alanlarına açılma gerekliliğini vurgulayan Hawking böylelikle son dönemin ses getiren yapımlarından ‘Yıldızlararası / Interstallar’a da göz kırpmış oluyor.

(01 Mart 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Yed-i Velayet 7 Vilayet 2. Uluslararası Kısa Film Festivali

7 Şehirde yaşamış 7 İslam düşünürünü konu alan Yed-i Velayet 7 Vilayet 2. Uluslararası Kısa Film Festivali, 01 – 11 Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festival kapsamında yapılacak yarışma Kısa Film Senaryo Yarışması ve Kısa Film Yarışması olmak üzere iki kategoriden oluşuyor. Kısa Film Senaryo Yarışması’nda Jüri tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda, her bir İslam düşünürünü konu alan bir birinci seçilecek, toplamda 7 adet En İyi Senaryo ödüllendirilecek. Birinci seçilen senaryolar My Elit Yapım’ın vereceği destekle film haline getirilecek. Kısa Film Yarışması’nda ise, ilk dört sırayı paylaşan yarışmacılar ödüllendirilecekler.

Yed-i Velayet 7 Vilayet 2. Uluslararası Kısa Film Festivali yazısına devam et

Eski Sevgiliyi Unutmanın 10 Yolu’nun Fragmanı Yayınlandı

2014 yılında çektiği Peri Masalı, Meleklerin Mucizesi ve Seni Seviyorum Adamım filmleriyle yılın en duygusal filmlerine imza atan yönetmen Biray Dalkıran, bu kez de 2015 yılının en komik filmiyle sinemaseverlerle buluşuyor. Biray Dalkıran’ın, Eski Sevgiliyi Unutmanın 10 Yolu isimli yeni filminin başrollerini Atılgan Gümüş, Orçun Kaptan, Serhat Özcan ve Tuğçe Sarıkaya paylaşıyor. Filmde Alper ile Zehra’nın hikâyesi anlatılıyor. Zehra’nın babası bu evliliğin olmasını istemez. Alper ise Zehra’yı sevmektedir fakat evlenecek olduğunun ciddiyetine düğün salonunda varacaktır. Filmin can alıcı sahneleri ise Alper’in düğün salonundan kaçmasıyla başlar.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.