Umut Işığım Yarın Vizyonda

Başrollerini Bradley Cooper, Jennifer Lawrence ve Robert De Niro’nun paylaştığı tüm dünyanın merakla beklediği film Umut Işığım, yarın (04 Ocak 2013) Türkiye’de vizyona giriyor. Umut Işığım (Silver Linings Playbook), Toronto Film Festivali, Hollywood Film Ödülleri ve Los Angeles Film Eleştirmenleri Ödülleri’ndeki başarısının ardından Oscar’ın en önemli göstergesi olarak görülen Altın Küre’ye 4 dalda aday oldu. Yönetmenliğini David O. Russell’in yaptığı ve başrol oyuncularının da birçok ödül aldığı film, hayatlarında kötü bir dönem geçiren komşuların tanışmasıyla, yaşamlarında yeni bir döneme geçişlerini konu alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Dünyada Onca Yoksulluk Var

    Düşler Diyarı (Beasts of the Southern Wild)
    Yönetmen: Benh Zeitlin
    Oyun: Lucy Alibar
    Senaryo: Lucy Alibar-Benh Zeitlin
    Müzik: Dan Romer-Benh Zeitlin
    Görüntü: Ben Richardson
    Oyuncular: Quvenzhané Wallis (Cimcime), Dwight Henry (Wink), Levy Easterly (Jean Battiste), Lowell Landes (Walrus), Pamela Harper (Küçük Jo), Gina Montana (Bayan Bathsheba)
    Yapım: Fox Searchlight (2012)

    Amerikalı yönetmen Benh Zeitlin, “Düşler Diyarı” filmini Lucy Alibar’ın oyunundan beyazperdeye aktardı. Bu filmde, iklimi değişen dünyada yoksulların daha yoksul olacağını keşfediyorsunuz. Zenginler, yoksullarla aralarına yüksek setler örüyorlar.

    Louisiana… Bu film, bataklıklı kol (bayou) denilen bölgede tecrit edilmiş insanların, yoksullukla ve küresel iklim değişikliğiyle hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Bu yoksul insanlar, sanki tarih öncesi devirlerde yaşıyorlar. İlkel bir topluluk gibi. Atalarımız gibi avcı-toplayıcı gibiler. Şehirle bataklık bölgesini ayıran set var. Fırtına koptuğunda ve aşırı yağmur yağdığında kapaklar açılıyor, sular bataklıklı kola geliyor. Buranın sakinleri yoksullar bataklıklı kola “leğen” diyorlar. Kasırga ve yağmurun üstüne şehirden gelen su leğende sele neden oluyor. Derme çatma evler yıkılıyor, sular yükseliyor ve yiyecek bulunmuyor. Bunca yokluğun üzerine açlık da biniyor. 2012 yapımı “Beasts of the Southern Wild-Düşler Diyarı” filmine fantastik, hatta bilimkurgu bile diyebilirsiniz. Küresel ısınma bu kadar hızlı dünyayı kuşatınca bu filmde gördükleriniz uzakta değil. Evet, yine kaybeden yoksullar. Yiyecek, su ve barınma en büyük sorun olacak. Bu filmdeki gibi. Kutuplarda buzlar eriyor ve sular yükseliyor. Deniz suları verimli toprakları öldürüyor. Hatta erozyon çoğalıyor.

    Cimcime’nin gözleriyle…

    Filmi Cimcime’nin gözleriyle ve düşleriyle izliyorsunuz. Cimcime, İngilizcesiyle Hushpuppy. Babasıyla yaşayan altı yaşlarında nadir bulunan inci tanesi gibi. Annesine ne olduğunu tam bilmiyoruz. Babası ona, annesini anlatıyor arada bir. Cimcime’nin annesi öyle güzelmiş ki, rüzgârıyla ocağı yakıyormuş, bir bakışıyla tenceredeki suyu kaynatıyormuş, timsahı korkmadan öldürüp pişiriyormuş. Cimcime, filmin bir yerinde leğenin sakini kız çocuklarıyla okyanusta yüzerler, tekne onları alır ve yüzer eve götürür. Orada annesine benzeyen bir kadını gören Cimcime, babasının annesi için anlattığı hikâyenin içine düşüveriyor. Cimcime’yle ilk hayvanlarla iletişim kurarken tanışıyor seyirci. Babasının barakasının biraz ötesindeki barakada kalan Cimcime, babasının pişirdiği tavuklarla karnını doyuruyor. Okulda, diğer çocuklarla Bayan Bathsheba’nın derslerinde küresel ısınma, neolitik devir ve öncesini öğreniyor. Cimcime, mağarada yaşayan atalarımız gibi resimler çiziyor hep. Yüzbinlerce yıl sonra insanların Cimcime’yi hatırlamaları için. Kendi domuzlarını da düşlerinde devasa Avrupa bizonu gibi hayal ediyor. Film, gerçeklikle Cimcime’nin düşlerini iç içe geçiriyor. Cimcime öyle küçük ki. Karnı doyduğunda mutluluğun sıcaklığı perdeden seyircilere doğru esiveriyor. Leğenin sakinleri, bataklıkta tutulmuş kabuklu deniz ürünlerini de çiğ çiğ yiyorlar. Ateş olmasına rağmen. Filmde, dayanışma duygusunun insanlık tarihinde ne kadar önemli olduğunu fark edeceksiniz belki. Biz homo sapiensler (akıllı insan) beraber olunca bu zamana kadar geldik. Avrupa’daki yakın akrabamız neandertal insanı, topluluk ve dayanışma oluşturamadığı için 40 bin yıl önce dünyadan silinmişlerdi.

    FBI acımaz…

    “Düşler Diyarı” filmindeki yoksulluğa çok az filmde tanık olmuşsunuzdur. Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en sosyalist filmi, William Wyler ustanın 1937’de MGM’e yaptığı siyah-beyaz “Dead End-Çıkmaz Sokak” filmiydi. 1990’ların sonuna kadar FBI’ın gözü “kızıl komünist” olarak değerlendirilen bu filmin üzerindeydi. Michael Curtiz’in Warner Bros’a çektiği “kızıl komünist” görülen 1935’teki yoksul madencilerin dramını anlatan “Black Fury-Kara Öfke” filmi de var FBI’ın hışmından kurtulamayan. Biz de de Yılmaz Güney ustanın 1970 yapımı siyah-beyaz “Umut” filmi hatırlanabilir. Dünyada onca yoksulluk var işte. “Düşler Diyarı”, Lucy Alibar’ın “Juicy and Delicious” (Sulu ve Lezzetli) piyesinden uyarlanmış. Senaryoyu da Alibar’la beraber yönetmen Benh Zeitlin yazmış. 1982 New York doğumlu yönetmen Zeitlin, kısa filmlerin ardından ilk uzun filmini “Düşler Diyarı” filmiyle gerçekleştirmiş. Yönetmen müziğin kıyılarında da dolaşıyor. Zeitlin bu filmiyle 65. Cannes Film Festivali’nde “Camera d’Or-Altın Kamera” ve FIPRESCI ödüllerini de kazandı. Yönetmen filminde çoğunlukla hafif el kamerası kullanmış ve öfkeli fotoğraflar oluşturabilmiş. Yönetmenin kamerası 16 mm. 2003 Louisiana doğumlu Quvenzhané Wallis, filmde altı yaşlarında bir kızı canlandırmış. Cimcime’nin babası Wink’i oynayan Dwight Henry, kariyerine 2012’de TV dizilerinde başlamış. Aslında bu filmde çalışan birçok insan için “Düşler Diyarı” ilk uzun metrajlı film.

    (10 Ocak 2013)

    Ali Erden

    ailerden@hotmail.com

    Bursa Kadın Filmleri Festivali Yayınları

    Bursa Kadın Filmleri Festivali Yayınları sinema kitaplarının tanıtım bültenleri ve kapak fotoğraflarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Yeni eklenenler:
    5. Bursa Kadın Filmleri Festivali (Broşür 1),
    5. Bursa Kadın Filmleri Festivali (Broşür 2),
    5. Bursa Kadın Filmleri Festivali (Broşür 3),
    2. Bursa Kadın Filmleri Festivali (Broşür).
    Bursa Kadın Filmleri Festivali Yayınları yazısına devam et

    Parker’ın Türkçe Facebook ve Twitter Sayfaları Yayına Girdi

    25 Ocak’da Amerika ile aynı anda ülkemizde de gösterime girecek olan Parker’ın Türkçe Facebook ve Twitter sayfaları yayına girdi. Donald Westlake’in çok satan romanı Flashfire’dan uyarlanan filmde eşsiz profesyonel hırsızı Parker emlâkçı bir kadın ile iş birliği yaparak son zamanların en unutulmaz soygununa imza atıyor. Filmin başrollerini Hollywood’un sevilen aksiyon oyuncusu Jason Statham ile güzel yıldız Jennifer Lopez paylaşıyor. Şeytanın Avukatı (The Devil’s Advocate) ve Ray filmlerinden tanıdığımız Taylor Hackford’ın yönetmenliğini yaptığı filmin senaryo yazarı ise John J. McLaughlin.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Türkçe Facebook ve Twitter sayfalarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Parker’ın Türkçe Facebook ve Twitter Sayfaları Yayına Girdi yazısına devam et
  • Parker

    Taylor Hackford’un yönettiği ve Jason Statham, Jennifer Lopez, Michael Chiklis ile Nick Nolte’un oynadığı Parker, 25 Ocak 2013’de Medyavizyon Film dağıtımıyla Medyavizyon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Parker, imkânsız gibi görünen soygunları gerçekleştirme uzmanıdır. Büyük soyguna katılmayı reddedince soyguncular Parker’a cephe alırlar ve onu ıssız bir yolun ortasında bırakırlar. Çeteden intikam almaya and içen ve Palm Beach’e gelen Parker yeni tanıştığı Leslie’nin yardımıyla çetenin son soygunundan haberdar olur ve ganimetlere el koymak için plân yapar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman: Türkçe Altyazılı / Orijinal
  • IMDb
  • Ali Erden Yazıyor
  • Diğer haber ve bağlantılara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Parker yazısına devam et