9. Diyarbakır Kültür Sanat Festivali Başladı

Diyarbakır Kültür Sanat Festivali bünyesinde düzenlenen ve 22 Mayıs’ta başlayan film programları 04 Haziran’a kadar devam edecek. Bağımsız dünya sinemasından toplam 22 film, 60 seansta sinemaseverlerle buluşuyor.
Festival bünyesinde 02 Haziran, 19:30’da Avrupa Sineması’nda Û Nêrgiz Bişkivîn filminin yönetmeni Hesen Husen Ali ile söyleşi yapılacak. 23 Mayıs’ta başlayan sinema atölyesinde ise Yeşim Ustaoğlu’nun filmleri izlenip tartışılıyor. 24 Mayıs Pazar günü 14:30’da Avrupa Sineması’nda yönetmenin Pandora’nın Kutusu adlı filmi gösterilecek.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Gösterilecek filmler hakkında geniş bilgilere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    9. Diyarbakır Kültür Sanat Festivali Başladı yazısına devam et
  • İki Dil Bir Bavul

    Orhan Eskiköy ile Özgür Doğan’ın yönettiği belgesel film İki Dil Bir Bavul, 23 Ekim 2009′da Tiglon Film dağıtımıyla Perişan Film – Bulut Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yıl, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıkları. Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluyoruz. Süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini tanımaya başlıyorlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • sadibey.com yazarlarının eleştirileri, diğer haber ve basın bültenlerine haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    İki Dil Bir Bavul yazısına devam et
  • Ölüme Bakışınızı Değiştirecek Bir Film

    Yaşama hep güzel anlamlar yükleriz; iyilik, güzellik, aydınlık, başlangıç yaşamla anılır. Kötülük, çirkinlik, karanlık ve son hep ölümündür. Alabildiğine kaçınılmaz ve gerçek olmasına karşın ölümü hep dışlamış, görmezden gelmişizdir. Bu psikolojik olarak çok açıklanabilir bir durum. İnsan korktuğu şeyden uzak durur. Korkularıyla yüzleşmekse herkesin harcı değildir.

    Tıpkı filmimizin ana karakteri fotoğrafçı Finn gibi… Finn, her insan gibi (aynı zamanda her insana göre değiştiği gibi) yetişkin hayatının çocukluğuna hiç benzemediğinin farkına varıyor. Hatta zamanın akışının bile… Hepimiz için çocukluk sonsuzluk değil miydi? Her şey uzun ve dolu dolu geçmez miydi? Zaman daha yavaş akmaz mıydı? Sonra hepimiz büyüdük ve zamanın nasıl geçtiğini bilemez olduk. Yine zamanı suçladık. Zaman değişti, dedik… Aslında biz değişmiştik, yaşamımız, alışkanlıklarımız değişmişti.

    Yeniden filme dönelim; Finn’i en son kendini ve zamanı sorgularken bırakmıştık. Finn sonrasında maddi tarafı zengin ama manevi tarafı dibe vurmuş zenginliği ve artan kâbuslarıyla yaşamını bilmediği bir noktaya doğru sürüklemeyi sürdürüyor. Kapalı mekânlarda ünlülerin fotoğraflarını çeken, dışarı çıktığında kulaklığıyla ile yine bir çeşit kapalı mekâna geçen Finn, gerçek hayatla ciddi bir iletişimsizlik sorunu yaşamakta. Bu arada hepimizin kapalı mekânda fotoğraf çekmek gibi bir durumu olmasa da, kulaklık takıp müzik dinleyerek dış dünyadan sıyrılma kaygısı zaten çağımızın genel sorunu…

    Zihninin derinliklerine ittiği ölüm korkusu Finn’i bir gece arabasında yakalıyor. Yanlışlıkla ölümün fotoğrafını çeken Finn ile ölüm arasında o andan itibaren garip bir çekim başlıyor. Finn’in Düsseldorf’a geçişi ve Palermo’da hayatıyla yüzleşiyor. Ölümün peşine düştüğünü sanan Finn aslında kendisinin ölümün peşine düştüğünü görmesiyle acı bir şekilde sarsılıyor. Aslında bu hepimiz için geçerli. Ölüm bizim peşimizde değil, biz ölümün peşindeyiz.

    Palermo’da Yüzleşme ölümün fikrini soruyor, ölüme söz hakkı veriyor. Ölümü ince, nazik, düşünceli ve kırılgan bir adama benzetiyor. Ölüm insanlara hayatın kıymetini bilmeleri için varolduğunu hatırlatıyor. İnsanın kendi kendini ehlileştirebileceği ve kendi ölümünü bile kabûllenmesinin mümkün olabileceğini söylüyor. Bu arada hâlâ zihnimde 40 yıl önceki Easy Rider filmindeki Dennis Hopper’ı silemediğim aktör Palermo Shooting’de devleşiyor…

    Yeni Alman Sineması’nın en önemli temsilcilerinden Wim Wenders, sinema dersi sayılabilecek bir filme imza atmış, hatta bu filme nadide bir sanat eseri demek istiyorum, huzurlarınızda… Dıştan bakıldığında oldukça modern hayat tarzıyla yaşadığımız zamanın filmi olan ama sinemasal diliyle bize (adandığı üzere) Ingmar Bergman ve Michelangelo Antonioni sineması tadını veren bir başyapıt. Sinema salonunda izleme zevkinden kendinizi mahrum etmeyin, pişman olmazsınız. 🙂

    (30 Mayıs 2009)

    Gizem Ertürk

    Şili’den Genç Bir Oyuncu: Manuela Martelli Santiago, Pera Müzesi’nde

    Şili’li oyuncu Manuela Martelli Santiago, en son rol aldığı politik Machuca filmini 28 Mayıs Perşembe günü saat 19:00’da Pera Müzesi’nde izleyicilere sunacak. 1983 Chile doğumlu oyuncu, Havana Film Festivali’nde B-Happy filmi ile En İyi Oyuncu Ödülü aldı. Machuca’da iki küçük çocuğun gözünden, 1973 yılında, Şili’de binlerce insanın öldüğü ve eskisinden daha büyük bir sefalete sürüklendiği darbenin hazırlık döneminde sokaktaki insanların yaşayışını ve umutlarını izliyoruz.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Şili’den Genç Bir Oyuncu: Manuela Martelli Santiago, Pera Müzesi’nde yazısına devam et
  • Sine-Sen Stüdyo Birimi Yeni Dönem Toplantılarının Birincisi Yapıldı

    Sine-Sen Stüdyo Birimi, 21 Mayıs akşamı yeni katılımcılarla birlikte toplandı. Başarılı geçen toplantıda stüdyo çalışanlarının örgütlü hareket ettiği taktirde sektörde gelişen çarpık çalışma hayatının düzenlenmesinde etkin rol alacağına dair ortak kanaat oluştu. Toplantıların süreklileşmesi ve daha fazla stüdyo çalışanın toplantılara katılabilmesi için görüş alış verişinde bulunuldu. Toplantıların her Çarşamba günü saat 20:00’de yapılması karar altına alındı. Sine-Sen Stüdyo Birimi’ne sinesenstudyo@gmail.com adresinden ulaşılabiliyor.

  • Çağrı Broşürü
  • Yüksek çözünürlüklü görsellere haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Sine-Sen Stüdyo Birimi Yeni Dönem Toplantılarının Birincisi Yapıldı yazısına devam et
  • Tüm Şirketler

    Tüm Şirketler,
    15 – 21 Mayıs 2009 Haftalık (Weekly),
    02 Ocak – 21 Mayıs 2009 Yıllık (Annual), Eski Yıllar Yıllık (Ex Years Releases Annual), Hafta Hafta (Week by Week) Box Office listeleri için tıklayınız. Bu listelerden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi‘nin gösterilmesi rica olunur.