Ankara Uluslararası Film Festivali Özel Ödüllerini Belirledi

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından bu sene 18.si düzenlenecek Ankara Uluslararası Film Festivali 12 – 22 Nisan 2007 tarihleri arasında yapılıyor. Festival, bu yıl da sinema sanatına emek vermiş sanatçılara ve kurumlara özel ödül vermeye devam ediyor. Aziz Nesin Emek Ödülü bu yıl Fatma Girik’e; Ankara Kitle İletişim Ödülü Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne; Sanat Çınarı ünvanı Erhan Bener’e verilecek. Festivalin Ulusal Uzun Film, Kısa, Canlandırma ve Belgesel Film Yarışmalarına başvurular devam ediyor. Yarışmalar için son başvuru tarihi 07 Mart 2007 olarak belirlendi.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Ankara Uluslararası Film Festivali Özel Ödüllerini Belirledi yazısına devam et

    Barda

    Serdar Akar’ın yönettiği, FilmAkar, Öger Prodüksiyon ve Marka Sokak ortaklığında çevrilen Barda 2 Şubat’ta vizyona girdi. Çekimleri 2006 yılının Haziran ayında gerçekleştirilen ve iki hafta süren filmin senaryosu yine Serdar Akar’a ait ve kaynağını 10 yıl önce yaşanmış gerçek bir olaydan alıyor.

    Şiddet Her Yerde

    “Barda” şiddeti sakınmadan gösterirken, bir yandan da adalet kavramını sorguluyor. Aslında film vizyona girmeden önce yeterli ölçüde ilgi uyandırdı ve üzerine epeyce konuşuldu. Elbette bu tartışmaların ana konusu filmden ziyade filmin senaryosuna kaynaklık eden, 1997 yılında Ankara’da yaşanmış gerçek bir olaydan ileri geliyordu. Filmin amacı, Serdar Akar’ın üzerine basa basa değindiği gibi, geçmişi “tekrar gözden geçirerek” gerçeği görmemizi sağlamaktı. Bu açıdan seyirden önce ve seyirden sonra filmin amacına ulaştığını görüyoruz.

    Yaşları 18 ile 25 arasında değişen bir grup genç, gelecek hayalleri ve umutları taşımakta ve gündelik hayatın akışında huzurlu bir yaşam sürmektedirler. Kendilerine ait bir bakış açısıyla yaşamın anlamını sorgulayan gençlerin hayatı bir gece, düzenli olarak gidip eğlendikleri bir barda başlarına gelen olaylarla altüst olur. Eğlenceli bir gecenin sonunda, son içkilerini içip kalkmak üzereyken beş kişilik bir grup tarafından silâhla alıkonulurlar. Sabahın ilk ışıklarına dek dayak, işkence ve tecavüze maruz kalan gençlerin yaşamı artık eskisi gibi olmayacaktır.

    “Barda” geçmişte yaşanmış bir olayı hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda geçmişi yeniden sorgulamamızı ve gelecekte yaşanma ihtimali olan pek çok olguya dikkat çekmemizi sağlıyor. Öte yandan her gün tanıklık ettiğimiz toplumsal şiddetin nedenleri üzerine düşündürüyor. Alttakiler ve üsttekiler arasındaki çekişmeyi; kapitalizmin insan duyularıyla oynamasının dışavurumu olan zorbalığı gerçekçi bir dille yüzümüze vuruyor. Bütün bunların yanı sıra film, Türkiye’deki hukuk sistemini, hukukun kendi içindeki çatışmalarını, çıkmazlarını gözler önüne sererken “Adalet ne?” sorusunu sormaktan kaçınmıyor.

    Gemide mi Barda mı?

    Filmin senaryosu ve kaynak aldığı olaylar, sosyolojik açımlamalara gitmemizi sağlıyor. Öte yandan filmin bir de salt bir sinema filmi olarak değerlendirilmesi ve Serdar Akar filmografisindeki yerine bakılması gerektiğini düşünüyorum. “Barda”, başlangıçta yavan bir gençlik filmi havası sezinletiyor, ancak hayatta sahip olamadıklarının acısını bir grup gençten çıkarmak isteyen beş adamın bara girişiyle olayların akışı değişiyor ve seyirci açısından yepyeni, aktif bir izleme deneyimi başlıyor. Amerikan ve Avrupa yapımlarından alışkın olduğumuz tarzdaki kanlı sahnelerle ilk kez bir yerli yapımda başbaşa bırakılıyoruz. Filmde işlenen suç ve verilecek ceza arasındaki bekleyiş ise paralel kurgunun yerinde kullanımıyla aktarılmış. Nejat İşler, Hakan Boyav, Serdar Orçin, Erdal Beşikçioğlu, Volga Sorgu’dan oluşan kötüler grubunun oyunculukları ise gerçekten etkileyici ve seyre değer. Filmi bir de yönetmenin filmografisi içerisinde ele alırsak şöyle diyebilirim: Pek çoğumuz için Serdar Akar “Gemide” filmiyle 90’lı yılların durağan Türk sinema ortamında aykırı bir şeyler anlatmıştı ve bu filmde yarattığı etkinin benzerine bir daha rastlayamamıştık. Kaçınılmaz olarak son filmi de birtakım beklentilere girmemize sebep oldu. Nitekim “Barda”nın içinde ilkleri barındırmasına karşın, kanımca “Gemide” yönetmenin en iyi filmi olarak filmografisindeki yerini hâlâ koruyor.

    (6 Şubat 2007)

    Âlâ Sivas

    Altyazı Dergisi Sinema Seminerleri: Yönetmenler ve Temalar

    Altyazı Aylık Sinema Dergisi tarafindan düzenlenen Yönetmenler ve Temalar seminerine BUMED Üyeleri % 25 indirimli olarak katılabiliyor. 03 Şubat Cumartesi günü başlayacak seminer programıyla ilgili bilgi dosyasını ve rezervasyon formuna aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Seminere katılmak için formun doldurulup e-posta ya da faks yoluyla, 01 Şubat Perşembe gününe kadar ulaştırılması gerekiyor. Başvuruların ardından e-posta ya da telefon kanalıyla, ilk hafta toplantısıyla ilgili bilgilendirme yapılacak. (Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, 34342, Bebek, İstanbul. Tel: 0212 2871949, 0212 2877086, Faks: 0533 6617737)

  • Bilgi Dosyası
  • Rezervasyon Formu
  • Gitmo: Savaşın Yeni Kuralları

    Osmanlı Bankası Müzesi Sineması’nda Toplumsal Hafıza / Belgesel Sinema teması altında, 01 Şubat 2007, Perşembe günü, saat 19:00’da Gitmo: Savaşın Yeni Kuralları adlı İsveç yapımı belgesel gösterilecek. Yönetmenliğini Eric Gandini ve Tarık Saleh’in yaptığı belgeselin ardından, gazeteci, yazar ve Barış Girişimi İnsiyatifi Kurucusu Aydın Engin, Savaşın Yeni Kuralları – Savaşın Yeni Yalanları konulu bir söyleşi yapacak.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Gitmo: Savaşın Yeni Kuralları yazısına devam et
  • Cinemascope Dergisi Şubat Sayısı Çıktı

    Aylık sinema dergisi Cinemascope’un Şubat sayısı çıktı. Cinemascope ailesine geçen ay katılan Agâh Özgüç’ün yazısı Hatice mi, Netice mi? yine çok ses getirecek. Türk Sinemasını Belgeleyenler köşesi, sinema sektörünün önde gelen sinema yazarlarından Burçak Evren’i konuk ediyor. Sinepolitik köşesinde Elveda Lenin (Good bye Lenin) filmi, Uzakdoğu – Yakın Plân bölümünde Elveda Sinema, Yükselen Değerler’de Greg Mclean, Taraf’ta yönetmen olarak Mel Gibson, Soundtrack köşesinde ise Son Umut ve Karşı Pencere film müzikleri masaya yatırılıyor. Kamera Arkası bölümünde Polis ve Apokalipto inceleniyor.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğrafına haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Cinemascope Dergisi Şubat Sayısı Çıktı yazısına devam et
  • Total Film Dergisi Şimdi Türkiye’de

    Sinemaseverler Şubat ayında yeni bir aylık sinema dergisi ile daha tanışıyor. Total Film Dergisi’nin Şubat sayısında Cehennem Çiçeği vizyondan önce Total Film’de, Scarlett Johansson’dan Nicolas Cage’e, Clint Eastwood’dan Robert De Niro’ya Hollywood haberleri, 25 maddede yeni Türk Sineması, Halûk Bilginer’in son filmi Polis gibi başlıklı haberler yer alıyor. Dergi ilk sayısında Oscar’lı film Çarpışma’nın (Crash) DVD.sini ve Osman Sınav’ın yönettiği Pars: Kiraz Operasyonu’nun afişini okurlarına hediye ediyor.
    Total Film Dergisi Şimdi Türkiye’de yazısına devam et

    En Heyecanlı Yeri, Yılın En İyilerini Seçiyor

    Sky Türk Televizyonunun beğenilen sinema programı En Heyecanlı Yeri, 4. kez izleyici oylarıyla Yılın En İyilerini seçiyor. Sinemaseverlerden oyuncu, yönetmen ve film adaylarını belirlemeleri isteniyor. Beş haftadır devam eden oylamanın neticelenmesine üç gün kaldı. Sonuçlar bu haftasonu En Heyecanlı Yeri’nde izlenebilecek. Oy vermek için enheyecanliyeri@skyturk.tv adresine e-posta gönderebilir veya http://www.enheyecanliyeri.com adresine tıklayabilirsiniz.