Yönetmenliğini Mehmet Tanrısever’in gerçekleştirdiği Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi filmi, son yılların en geniş katılımlı basın gösterimlerinden birine sahne oldu. 29 Aralık Çarşamba günü düzenlenen ön gösterimde, Hürriyet Gazetesi’nden Millî Gazete’ye basın, yayın organları yer alırken, 300 kişi kapasiteli salon hemen hemen doldu. Bediüzzaman Said Nursî’nin hayat hikâyesini beyazperdeye aktaran filmin ön gösterimine Said Nursi’nin öğrencilerinden Şanlıurfa eski milletvekili ve işadamı Salih Özcan, Mürşit Ağa Bağ ve Beyaz Sinema akımının bir başka önemli ismi yönetmen Mesut Uçakan da katıldı.
Yönetmenliğini Mustafa Serkan Eröz’ün yaptığı ve başlıca rollerini İranlı yıldız Taies Farzan, Ali Yiğit ve Emre Onur’un paylaştığı İçimdeki Sessiz Nehir’in dünya seyahati devam ediyor. Belçika’daki 25. Tel Quels Film Festivali’ne seçilen filmin konusu şöyle: Halis 40’lı yaşlarda, geçimini kendisine ait katmer dükkânı ile sağlayan, kendi halinde, sevilen bir adamdır. Eşi Ayla ile arasında yıllardır süren soğukluğu artık kanıksamıştır. Halis bir gün yanında çalıştırmak üzere Meznun’u işe alır. Bir süre sonra ailenin sıradan hayatı yerle bir olur.
Seyirciyle 07 Ocak’ta buluşacak olan, başrollerinde Ata Demirer, Demet Akbağ, Özge Borak, Salih Kalyon, Tanju Tuncel, Meray Ülgen ve Bican Günalan’ın yer aldığı Eyyvah Eyvah 2’nin setinde, doğaçlama olarak çekilen ve 1 haftadır tüm televizyon ve sanal ortamlarda izlenebilen Karaçalı Türküsü tıklanma rekoruna imza attı. Karaçalı Türküsü, sosyal paylaşım sitelerinde bir milyonun üzerinde tık alarak en çok izlenen videolar arasında yerini aldı. Filmin gösterime girdiği gün raflarda olacak olan soundrack albümü için de son hazırlıklar yapılıyor. Albümde, Karaçalı başta olmak üzere, Melekem ve A Be Kaynana adlı parçalar da bulunuyor.
İFSAK,04 Ocak Salı günü saat 19:30’da “Sinema Üzerine” konulu bir söyleşi düzenleyecek. Söyleşinin konuğu Tayfun Pirselimoğlu olacak. 1959 doğumlu Tayfun Pirselimoğlu, yönetmenlik, senaristlik ve yazarlık yapıyor. Ortadoğu Teknik Üniversitesi mezunu olan Pirselimoğlu, daha sonra Viyana Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim ve gravür eğitimi aldı. Dünyanın pek çok yerinde sergiler açtı ve ortak sergilere katıldı. Pirselimoğlu, 1985’ten sonra, sinema alanında çalışmaya başladı. Gözaltında kaybolan oğlunu arayan bir annenin öyküsünü anlattığı 2002 yapımı ilk uzun metraj filmi Hiçbiryerde, Zuhal Olcay’a çeşitli ödüller kazandırdı.
SİYAD – Sinema Yazarları Derneği, 16 yıl önce, 30 Aralık 1994′te İstanbul Taksim’deki The Marmara Oteli’nin pastahanesinde patlayan bomba ile aramızdan ayrılan sinema yazarı şair Onat Kutlar ve arkeolog Yasemin Cebenoyan hakkında basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması şöyle: “16 yıl önce bugün, 30 Aralık 1994’te İstanbul Taksim’deki The Marmara Otel’in pastanesinde patlayan bomba, yazar – şair Onat Kutlar’ın ve arkeolog Yasemin Cebenoyan’ın aramızdan ayrılmalarına yol açmıştı. …”
SİYAD üyesi felsefeci – sinema yazarı Metin Gönen’in hazırlayıp sunduğu Karşı Sanat Sine – Felsefe Seminerleri, “Gazeteci Erol Dernek Sok, No: 11/4, Hanif Han, Beyoğlu, İstanbul” adresinde yapılıyor. 30 Aralık 2010, saat 20:00’deki seminerin başlığı “Yumurtave Orijin Bütünlük Mitosu”. Seminerlerde, sinema hem bir sanat olarak ele alınıp filmlerin kendi özgün sinematografik operasyonları içinde ne tür fikirler savunduğu inceleniyor, hem de bu film analizleri “eserlerle birlikte düşünme” çalışması olarak felsefenin aydınlatıcı kavramsallığıyla temellendiriliyor.
“Güzel Bir Hayat Düşlerken”, 1991’de, ‘parçalanmaya başlamış’ Yugoslavya’nın Hersek’teki köyünde, yıllar önce ‘parçalanmış bir aile’nin diplere itilmiş saflık ve sevgiyi yeniden canlandırmasını, insan olduğumuzu ‘fena, hem de çok fena hissettirerek’ öykülüyor. Sapasağlam bir hikâye… Duygusal dalgalanmalar ve tonların yüreğinizi ele geçirdiği bir anlatım stili… Doğal oyunculuğun en iyi örnekleri… Yeni yılın ilk mükemmel filmi.
“Eyyvah Eyvah 2”, İstanbul’da bulduğu kayıp babası ve bu arayışında ona yardımcı olan ’harbi şarkıcı abla’, frapan Firuzan ile Çanakkale – Geyikli’ye dönen açıkgöz -fakat hemşire Müjgan’a ilanıaşkta mahcup- klarnetçi Hüseyin’in yeni sakarlıkları / serüvenleri… Yine ‘içimizden’ ve yine insanımıza özgü mizahtan üretilmiş bir eğlence. İddiasız, güldürmeye dönük, seyirciye vaat ettiklerini yerine getiren, aksaksız sayılabilecek bir çalışma. Zaten tekdüze bir hikâye olduğundan, öyle unutulmaz komedi anları yaratabilecek iniş – çıkışlar, iç içe geçmiş hareketler falan beklemeyiniz. Gidiniz, neşeleniniz, mutlu olunuz.
(05 Ocak 2010)
Ali Ulvi Uyanık
ali.ulvi.uyanik@gmail.com
Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu