Yitik Kuşlar Filminin Fragmanı 113 Ülkede Seyredildi

Yayınlandığı günden beri ilgi odağı haline gelen Yitik Kuşlar’ın fragmanı 113 ülkede seyredildi. Yönetmen ve senaristliğini Aren Perdeci ve Ela Alyamaç’ın üstlendiği Yitik Kuşlar filmi Ermeni tehcirini anlatan Türkiye’de çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyor. Film binlerce Ermeni çocuğun öyküsünü barındıran Bedo ve Maryam adlı iki kardeşin kaybettikleri ailelerini arayışlarını anlatan hüzün dolu hikâyesi ile dikkat çekiyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Sete Acil Yardım Molası

“Tam Gaz Komedi” sloganıyla sinemaseverlerle buluşacak olan AC Film yapımı Yok Artık’ın setine zorunlu sağlık molası verildi. Caner Özyurtlu’nun yönettiği filmin başrol oyuncularından Erkan Kolçak Köstendil, çekimler sırasında kedinin ağzında yavru bir kuş görünce çekimi durdurdu. Kuşu avuçlarına alıp kendine gelmesi için su içiren Köstendil set ekibinin de yardımıyla başarıya ulaştı. Çekim yapılan bölgedeki bir ağaçtaki yuvasından düştüğü anlaşılan kuş, yuvasına yerleştirildikten sonra çekimlere devam edildi. 45 dakika kuşun sağlığı için verilen ara sırasında ünlü oyuncu Erkan Kolçak Köstendil objektiflere fotoğrafta görüldüğü şekilde yansıdı.

Akasya Acıbadem’de Açık Hava Sinema Keyfi Devam Ediyor

Akasya Acıbadem’de her Cuma açık havada sinema keyfi devam ediyor. Ödüllü alışveriş merkezi Akasya Acıbadem açık havada sinema keyfi, geçen hafta Niyazi Gül Dörtnala ile başladı. Yüzlerce kişinin kahkahalarla izlediği filmin ardından bu hafta Cuma günü de çocukların çok sevdiği Madagaskar Penguenleri (Penguins of Madagascar) filmi sinemaseverlerle buluşacak. Sevimli penguenlerin komik maceraları, 07 Ağustos Cuma günü saat 21:00’de izlenebilecek.

Akasya Acıbadem’de Açık Hava Sinema Keyfi Devam Ediyor yazısına devam et

Klostrofobik Evlilik Gerilimi

İtalyan yönetmen Saverio Costanzo’nun ülkesi dışında İngilizce çektiği ‘Aç Kalpler / Hungry Hearts’ türden türe atlayarak sansasyonel olma çabasında bir yapım. Marco Franzoso’nun ‘Il Bambino Indaco / Seçilmiş Bebek’ adlı romanından uyarlanan ancak mekân olarak New York’a kaydırılan hikâye pek de romantik olmayan bir güldürü tadında başlıyor. Amerikalı mühendis Jude ile İtalyan elçiliğinde çalışan Mina’nın Çin lokantası tuvaletinde kilitli kaldıkları tam yedi dakika süren giriş sekansı kesintisiz tek plan ve dayanılmaz eğlenceli. Bu parlak başlangıcın ardından birlikte yaşamaya başlayan çiftimiz hesapta olmayan bir hamilelik sonrasında evlilik kararı alır. Flashdance’in popüler şarkısı ‘What a feeling’ eşliğinde dansedilir. Jude’un bozuk İtalyancasıyla Mina’ya ithaf ettiği (Domenico Modugno’dan özgün yorumu final jeneriğinde yer alan) 60’lı yılların ünlü aşk şarkısı ‘Tu si ‘na cosa grande’ ile romantizm doruğa tırmanır.

Sorunlar hamilelik sürecinde başlar. Bu dönemde birbirlerini ne kadar az tanıdıklarını keşfeder genç evliler. Hayvansal gıda ile beslenmeye karşıdır Mina. Bu tercihi bebeğin anne karnında yeterince gelişememesine neden olur. Hamileliği sırasında ziyaret ettiği medyumun sözleri doğrultusunda bebeğinin doğaüstü yeteneklere sahip olduğuna inanmış olan genç kadının çağdaş tıbba olan güvensizliği doğum sonrasında şiddeti giderek artan bir paranoyaya dönüşür. Bu durum karşısında Jude yeni doğan bebeğin sağlığı ve hayatta kalması için karısıyla kıyasıya bir mücadeleye girişecektir.

Costanzo’nun komik ilk bölümden başlayarak ustaca oluşturduğu klostrofobik yapı eşler arasındaki anlaşmazlığa paralel olarak derinlik kazanıyor film boyunca. Çiftin arkadaş çevrelerinden uzaklaşarak yalnızlaşmaları ve yaşadıkları çatı katında neredeyse mahsur kalmalarını etkileyici bir dille veriyor İtalyan sinemacı. ‘Repulsion / Tiksinti’nin apartman dairesine sıkışmışlık hali ya da ‘Rosemary’nin Bebeği’nin seçilmişliğini hemen akla getiren bir Polanski dünyasını yeniden oluştururken 16 mm kamera kullanan Fabio Cianchetti’nin yoğun yakın planları, balık gözü objektifle bozulmuş görüntüler, Nicola Piovani imzalı tedirgin müzik çalışması ve de her ikisi de Venedik Film Festivali’nden ödüllü genç oyuncular Adam Driver ve Alba Rohrwacher’in üstün performanslarından büyük ülçüde destek alıyor.

Bütün bunlar hayli ümit verici bir biçimde başlayan filmin tatmin edici olmaktan uzak bir finalle noktalanmasını engelleyemiyor ne yazık ki. Burada sorun büyük ölçüde Costanzo’nun bizzat kaleme aldığı senaryodan kaynaklanıyor. Karakterlerin geçmişi hakkında izleyicisini aydınlatmayan hikâye finale doğru muhafazakâr bir yapıya bürünüyor. Erken yaşta anne kaybının izini taşıyan genç kadının kuşkularını sıradan bir gerilim motifi olarak kullanmayı yeğlerken onun geleneksele başkaldırışının nedenleri üzerinde durmuyor, işi vegan ve kadın düşmanlığına kadar vardırıyor.

(11 Ağustos 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Açık Hava Sinema Keyfi 2015 Ağustos’ta da Zorlu’da Devam Ediyor

Zorlu Center’ın sinemasever ziyaretçileri, Ağustos ayında da, her Çarşamba saat 21:00’de açık havada film izlemenin keyfini yaşamaya devam edecek. Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan kitabından uyarlanan Kocan Kadar Konuş, Erdem Yener’in başrolünde olduğu komedi filmi Çarşı Pazar, Burak Aksak’ın yazıp yönettiği Bana Masal Anlatma ve Hıçkıdık ile Dişsiz’in hikâyesini anlatan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2′ye (How to Train Your Dragon 2) kadar birçok beğenilen film Zorlu Center’ın açık hava sinemasında sinemaverler ile buluşacak. JLL tarafından yönetilen Zorlu Alışveriş Merkezi, 70.000 m2’lik kiralanabilir alanda 180 mağazası ile hizmet veriyor.

Açık Hava Sinema Keyfi 2015 Ağustos’ta da Zorlu’da Devam Ediyor yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu