İstanbul Erkek Lisesi 17. Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması

İstanbul Erkek Lisesi tarafından bu yıl 17.si düzenlenecek olan Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması’nın başvuruları açıldı. Lise düzeyindeki herkesin katılabileceği bu yarışmada ilk üç sırada yer alan kısa filmler Altın Boğa Özel Ödülleri ile ödüllendirilecek. Düzenlendiği yıllar boyunca yarışmanın jürileri arasında Zeki Demirkubuz, Onur Ünlü, Hasibe Eren, Erkan Can, Atilla Dorsay, Yekta Kopan gibi pek çok alanında yetkin yönetmen, oyuncu ve sinema yazarı yer aldı. Son başvuru tarihi 01 Mayıs 2020 olan yarışma hakkında detaylı bilgiye, katılım koşullarına ve ön başvuru formuna İstanbul Erkek Lisesi Sinema Kulübü’nün web sitesinden ulaşılabiliyor.

Komşu Kapısı’nda İran Sineması Söyleşisi

Sinema yazarı Rıza Oylum, 04 Mart Çarşamba günü saat 19:30’da Komşu Kapısı Derneği’nde Filmlerden Örneklerle İran Sineması isimli bir söyleşi yapılacak. Söyleşide Oylum, İran Sineması adlı kitabından hareketle, İran sinemasının yönetmenlerini, filmlerini ve İran sinemasındaki hakim temaları ele alacak, dinleyicileri İran sinemasının zengin imge dünyasına doğru bir yolculuğa çıkaracak.

Canavarlar Ligi

Hamish Grieve’in yönettiği ve Ben Schwartz, Will Arnett, Geraldine Viswanathan ile Terry Crews’in seslendirdiği animasyon film Canavarlar Ligi (Rumble), önümüzdeki aylarda UIP Filmcilik dağıtımıyla UIP Filmcilik tarafından vizyona çıkarılıyor.
Canavar güreşinin dünya çapında bir spor, canavarların da süper star sporcular olduğu bir dünyada genç Winnie, sevimli bir canavara, şampiyonluk yolunda koçluk yaparak babasının izinden gitmeye çalışır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Sabit Kanca: Son Soru Fragmanı Hızını Alamadan 2 Milyon İzlenmeyi de Geçti

Yapımcılığını Onur Erkan’ın üstlendiği, oyuncu kadrosunda İsmail Baki Tuncer, Fırat Sobutay, Zerrin Sümer, Metin Yıldız, Barbaros Dikmen, Durmuş Ünal’ın yer aldığı Sabit Kanca: Son Soru filminin bir süre önce yayımlanan fragmanı büyük beğeni toplamaya ve izlenmeye devam ediyor. 06 Mart’ta vizyona girecek filmin fragmanı kısa sürede 2 milyon izlenme sayısını da aşmayı başardı. Filmin hikâyesi İstanbul’da Sabit Kanca’nın annesi ile oturduğu mahallede geçiyor. Katıldığı yarışmalardaki hazır cevapları ile bir anda fenomen olan Kanca, bu defa yaşadığı hafıza kaybı sonrası hayatını değiştirmeye karar vermiş ve artık yarışmamaya yemin etmiştir.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Nuh Tepesi

Eskidendi o… Sigara kutusunun (Gelincik olmalı, karton kutuydu) arkasına çiziktirilen senaryo ile film çekilirmiş. İç içe iki hâttâ üç filmin bile çekildiği dönemler olmuş. Ama artık çok sular akmış köprülerin altından. Film çekmek sadece meşakkatli bir uğraş değil, birçok açıdan ne gibi anlamlar çıkarılabilir diye ince eleyip sık dokunması gereken önemli bir sanattır. Belki ticari açıdan başarılı sayılabilecek filmler izleniyor çokça, ama sinema sanatı açısından “değer”li sayılmıyor. Bazı filmler ise gişede neredeyse harcanan parayı bile çıkaramıyor, ama festivallerden ödüllerle dönüyor. İşte o filmlerin anlatacak bir derdi oluyor. İşte o filmler daha çok eleştiriliyor. Bazı filmlerde (devamlılık da mantık da aranmıyor zaten) bariz yanlışlara bile dikkat edilmezken “değer”li filmlerde en küçük aksama bile ortaya çıkarılıyor.

Cenk Ertürk, ilk filminde sinema yapmış. Öteden beriye, ilk filmini çeken yönetmenlerin çoğunlukla çaresini bulamadığı, “aman bu da olsun” mantığıyla yan öykücüklere boğmamış filmini. Özenli ve titiz çalışmış. Hakkını vermiş yaptığı işin. Görüntü, ışık, montaj gerçekten başarılı. Filmin finalinde iki sekansın yer değiştirmesini önerirdim, gerçi hiçbir şey için geç değil…

Ünlü ve güçlü oyuncularla çalışmak zordur her zaman, denetleyemezsiniz, oyun veremezsiniz, karakteri onların belirlemesini ister istemez kabul edersiniz. Nuh Tepesi’nde oyuncular da “rol çalmamışlar” yönetmenin beklentisini karşılamaya çalışmışlar. Bu, aynı zamanda ekibin yaptığı işe inanmasının da bir göstergesi…

Araları pek iyi olmayan baba oğul arasındaki psikolojik gerilimin aksettirildiği filmde baba (Haluk Bilginer), öldüğünde, doğduğu köyde kendisinin diktiği zeytin ağacının altına gömülmek istemektedir. Oğul (Ali Atay), hamile eşiyle boşanma aşamasında, zaten sevmediği ve aslına bakarsanız pek de tanımadığı babasının son isteği diye “mekân bakmaya” gelmiştir. Adamın diktiği ağaç, bir şekilde kutsallaştırılmış ve üzerinden rant elde edenler tarafından korunmaktadır. Devlet, bu din bezirgânlığına karşı çaresizdir. Çeteleşen güçler her şeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmayı başarmışlardır. Köyün imamını bile dinlemezler. Çaresizlik içerisinde bocalayan baba oğul ne yapacağını bilemez.

Peki, ne anlattı film? Bize bir süreci gösterdi, sonucu yorumumuza açık bıraktı, izleyici kendince çözüm bulsun istedi. Bazı soru işaretleri oluşacaktır muhakkak kafanızda: O kadın ayakkabısı ne anlattı? Hamile kadın nasıl geldi, nasıl buldu orayı? Ev kaç yıldır kapalıydı? Daha önce gitmişler miydi yoksa? Karar sizlerin…

Nuh Tepesi
Yönetmen Cenk Ertürk
Oyuncular Ali Atay, Haluk Bilginer, Mehmet Özgür, Arın Kuşaksızoğlu, Hande Doğandemir…
6 Mart’ tan itibaren gösterimde…

(05 Mart 2020)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com