Çanakkale Savaşı’nın Anlatılmamış Öyküleri Sinemada Hayat Bulacak

Çanakkale Savaşları’nın 100. Yılı Senaryo Yarışması’nda birincilik ödülü alan A. Kadir Bozkurt imzalı senaryodan çekilen, Hüseyin Özden ve Hakan Kurşun yönettiği Mendilim Kekik Kokuyor, 06 Mart’ta sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Mendilim Kekik Kokuyor’un Alman, İskoç, Rus, Belçikalı, Özbek ve Türk oyuncuların bulunduğu çok uluslu oyuncu kadrosunda Wilma Elles, Mehmet Çevik, Devrim Yakut, Mike Mitchell, Başar Alemdar, Çetin Büyükakın, yer alıyor. Çanakkale Savaşı’ndan bugüne kadar hiç anlatılmamış duygulu hikâyeleri beyazperdeye taşıyan filmin çekimleri Antalya’nın Kemer ve Akseki bölgesinde gerçekleştirildi.

Yeditepe Dilek Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yeditepe Dilek Ödülleri sahiplerini buldu. Kültür, sanat, spor, medya ve internet alanlarında ödüle değer görülen isimler, ödüllerini aldı. Yeditepe Üniversitesi Dilek Gönüllüleri, 2013 yılından bu yana Yeditepe Üniversitesi öğrencilerine yönelik düzenlediği anketlerle yılın en iyilerini seçiyor. Bu yıl da düzenlenen anketler sonucu 5 binden fazla öğrencinin seçtiği 2019’un en iyileri, Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Salonu’nda düzenlenen törenle ödül aldı. Yaşam Boyu Onur Ödülü Ayla Algan’a, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü Aslı Enver’e, En İyi Erkek Sinema Oyuncusu Ödülü Aras Bulut İynemli’ye ve En İyi Sinema Filmi Ödülü ise 7. Koğuştaki Mucize adlı filme verildi.

18. Filmmor Kadın Filmleri Festivali 16 Mart’ta Başlıyor

Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, bu yıl 18. yaşını kutluyor. 46 filmin gösterileceği festivalde söyleşiler, paneller ve atölyelerle, 7 şehirde Hak Odaklı Sinema perdede. 16 Mart 2020 Pazartesi günü İstanbul’da, Fransız Kültür Merkezi’nde başlayacak olan 18. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali film gösterimleri, panel, atölye ve söyleşilerle 22 Mart’a kadar sürecek. 22 Mart tarihinden sonra Küçükçekmece Cennet Kültür Merkezi’ne gidecek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sinebüs’ü ile İstanbul’un 8 köyünü gezecek. Festivalde, toplam 21 ülkeden, 41 yönetmenin 46 film sinemaseverlerle buluşacak.

İkinci Görüşte Aşk

Hugo Gelin’in yönettiği ve François Civil, Josephine Japy, Benjamin Lavernhe ile Camille Lellouche’un oynadığı İkinci Görüşte Aşk (Mon Inconnue – Love at Second Sight), 04 Eylül 2020′de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla İstanbul Sinemacılık tarafından vizyona çıkarılıyor.
Raphael, ünlü bir roman yazardır ve eşi Olivia’yı ihmal etmeye başlamıştır. Son romanını bitirdiği gece şiddetli bir kavganın ardından uyandığında roller tersine dönmüştür. Raphael’in, şöhret ve parası kaybolmuştur. Üstelik bu paralel evrende Olivia dünyaca ünlü bir piyanisttir ama Raphael’i tanımamaktadır. Raphael, eşinin kalbini yeniden kazanacak mıdır?

Festival Hitchcock ile Renkleniyor

Bu yıl 10 – 21 Nisan tarihleri arasında şehrimizi şenlendirecek olan 39. İstanbul Film Festivali, Alfred Hitchcock’u 40. ölüm yıldönümünde özel bir bölümle anıyor. 1980 yılında kaybettiğimiz usta sinemacı, ölümünden dört yıl öncesine kadar aktif olarak sürdürdüğü sinema kariyerinde 50 adet uzun metraj sinema filmine imza atmış. Festivalin özel bölümlerinden ‘Hitchcock Renkli’, yönetmenin 1948 yılında başlayan renkli film serüvenini, 15 adet uzun metraj yapımın yenilenmiş kopyalarından eksiksiz olarak beyazperdeye taşıyor. Yapıtlarında farklı disiplinleri buluşturmuş unutulmaz gerilim ustasının filmlerini sinema salonunda izleyememiş genç kuşakları ve sinefilleri bir kez daha ödüllendiriyor.

‘Hitchcock Renkli’ efsane yönetmenin 10 ayrı sekanstan oluşan ve karartma marifetiyle tek plan çekilmiş izlenimi veren 1948 yapımı ünlü denemesi ‘Ölüm Kararı / Rope’ ile başlıyor. Bunu, bir yıl sonra çektiği ve gözde oyuncularından Ingrid Bergman’ı son kez yönettiği, ancak çok başarılı bulunmayan tek plan denemesi ‘Kapri Yıldızı – Under Capricorn’ izliyor.

3D formatından gösterileceği ilan edilen ‘Cinayet Var – Dial M for Murder’, tanınmış başyapıtlarından ‘Arka Pencere / Rear Window’ ve onu takip eden 1955 yapımı ‘Kelepçeli Aşık / To Catch A Thief’ sinemacının kariyerinde özel bir yeri olan ünlü sarışın Grace Kelly ile ardarda çektiği üç yapım. Zamanında bizde vizyona girmemiş yine üstadın minör yapıtlarından 1955 yapımı ‘Trouble with Harry’ ise Shirley MacLaine’in sinemadaki ilk başrolü olarak hatırlanır.

Hitchcock daha önce 1934 yılında ana vatanı İngiltere’de çektiği ‘Tehlikeli Adam / The Man Who Knew Too Much’ı 1956 yılında renkli olarak tekrarlıyor. Bu kez başrollerde ilk kez çalıştığı ünlü Hollywood sarışını Doris Day ve değişmez aktörlerinden James Stewart başrolleri paylaşıyor. Bir diğer favori oyuncusu Cary Grant ile de son kez ‘Gizli Teşkilat / North by Northwest’te çalışacaktır. 1958 yapımı ‘Ölüm Korkusu / Vertigo’ ustanın birçok eleştirmene göre en iyi filmi addedilir. İlk ve son kez çalıştığı Kim Novak filmin unutulmaz karakterine hayat vermiştir.

1960 yapımı ‘Sapık / Psycho’ kariyerinin zirvesindeki Hitchcock için bir diğer doruk noktasıdır. Ancak siyah-beyaz çekilmiş olması nedeniyle bu özel seçki içinde yer almıyor. Buna karşılık 1963’te çektiği bir diğer korku-gerilim başyapıtı ‘Kuşlar / The Birds’ seçkiye dahil ve başrol, yeni keşfettiği taze sarışın Tippi Hedren’den ziyade masum görünüşlü ürkütücü kuşların.

Yönetmen ‘Hırsız Kız / Marnie’de yine Hedren ve dönemin James Bond serisi ile büyük çıkış yapan aktörü Sean Connery ile çalışacaktır.

Bunu, Julie Andrews / Paul Newman ikilisinin sürüklediği casusluk gerilimi ‘Esrar Perdesi / Torn Curtain’ izler. Yaşı nedeniyle Hitchcock’un film çekme arası uzamaya başlamıştır. 1969 yapımı ‘Topaz’ yine bir casusluk gerilimidir ancak usta formunda değildir. Buna karşılık 1972’de Londra’da çektiği ‘Cinnet / Frenzy’, gerek ustalıklı gerilimi, gerekse hınzır mizahıyla Hitcock’un son etkileyici filmidir. Yönetmen 77 yaşında çektiği ve çok ses getirmeyen ve bizde yalnızca televizyonda gösterilen ‘Aile Oyunu / Family Plot’ ile sinema dünyasına veda edecektir.

Teknik mizansen, görüntü, kurgu alanlarında hep öncü sinemacı konumunu sürdürmüş olan sinemacı, özgünlüğü, temalarını kendisinin belirlemesi ve biçimi hikâyeyle ustaca harmanlayışıyla sinema tarihine geçiştir. Gönül onun siyah-beyaz başyapıtlarını da yeniden beyazperdede izlemek istiyor. Festivalin gelecek yıllardaki başka bir seçkisinde inşallah.

(03 Mart 2020)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bağlasan da Tutamazsın: Yokuş Aşağı

Bazı filmler vardır (aslında hemen birçok daldaki sanat eseri için söylenebilir), anlatılamaz. Yani, anlatmak için ipucu vermek, bazı noktaları ifşa etmek gerekir, şimdilerde spoiler deniliyor…

İki çocuklu bir aile, belli ki yokuş aşağı giden birlikteliklerini kurtarmak için Alplere kar tatiline gitmişler… Öykü bu… Şimdi içini doldurmak gerekir…

Felâket geliyorum der mi?

Gelin bu öyküyü günümüz Türkiye’si olarak ele alın. Hiç farkı yok. Belki korona virüs salgını olarak da düşünebilirsiniz… Taraftarı olduğunuz futbol takımının çıktığı bir karşılaşmadaki durumu da olabilir. Hemen her ilişkide, hemen her zaman bir sorun, bir çatışma, bir gerilim vardır. Sonunun felâket olması gerekmez, ama felaket de geâliyorum demez.

Julie Louis-Dreyfus ile Will Ferrel’in başrolünde olduğu film, afişinde de belirtildiği gibi “farklı türde bir felâket filmi”… herkesin her zaman başına gelebilecek türden.

Kimi zaman umduğunuz, kimi zaman umulmayan…

Kış tatiline giden aile, bir terasta yemeklerini söyleyecekken, kontrollü olmasına rağmen bir çığ beklenmedik bir şekilde ortalarına düşer. Herkes panik halindedir, kaçışanlar vardır. Anne çocuklarını kucaklayıp ölümse, ölümü birlikte karşılarken, baba belki de istem dışı kaçar. Kaçışını da haklı olarak gerekçelendirerek gizlemeye çalışır. Ancak haksızlıklara karşı sessiz kalamayan anne, bu korkaklığını yüzüne vurur, hem de çocukların desteğini alarak.

Doğrudur, bir şey istersiniz, onun olması için çabalarken her şey tersine dönebilir, düzelteceğim derken iyiden iyiye karışıklık doğabilir. İletişimin koptuğu andan başlayarak da çözümü mümkün değildir artık.

Cehennem yolundaki iyi niyet taşları…

Hayatın sürprizleri bazen hoşluklar bazen de belirsizlikler yaratır insanın yaşamında. Ne kadar iyi niyetli olursanız olun, rastlantılar, gizlice yaptığınız mesajlaşmalar, kendinizce kurduğunuz plan ve programlar tersine döndürebilir her şeyi. İşte, tam da bu nedenle kahramanlarının yerine kendinizi koyabilir ve hayatın gidişatını değiştirmek için güç toplayabilirsiniz.

Seyri hoş, mesajı güçlü, dediğini kimseyi incitmeden diyen bir film.

Yokuş Aşağı (Downhill)
Yönetmen Nat Faxon ile Jim Rash
Oyuncular Julia Louis-Dreyfus, Will Ferrell, Zach Woods, Zoe Chao…
6 Mart’tan itibaren gösterimde…

(03 Mart 2020)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com