10. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde 15 Mart Perşembe

10. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde 15 Mart Perşembe günü Beyoğlu AFM Fitaş Sineması’nda Avrupa Avrupa, Kehanet, Ninemin Dövmeleri, Piyano ve Seyyah adlı filmler gösteriliyor. Agnieszka Hollan’ın yönettiği Avrupa Avrupa, Sovyetler Birliği’ne kaçan genç bir Yahudi adamın hikâyesini anlatıyor. Festival gösterimleri ayrıca Fransız Kültür Merkezi ve İstanbul Modern’de de sürdürülüyor. Furuğ Ferruhzad’ın yönettiği Ev Karadır adlı belgesel, İran’da cüzzamlıların dışına çıkamadığı, kapatıldıkları evlerde yaşamak zorunda bırakıldıkları yıllarda onların gündelik hayatına tanıklık ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    10. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde 15 Mart Perşembe yazısına devam et
  • Ankara Film Festivali’nde Geceyarısı Sineması

    Çankaya Belediyesi’nin desteği ile Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen ve 15 – 22 Mart 2012 tarihleri arasında, 23. kez perdelerini açacak olan Ankara Uluslararası Film Festivali, Geceyarısı Sineması programı ile seyircisini korkutmaya hazırlanıyor. 4 kısa ve 1 uzun filmden oluşan Geceyarısı Sineması programında Uyanış, Ayın Elemanı, Efsane, Yaşayan Ölüler ve Çocuksu Suçlar filmleri, sinemaseverlere başka bir dünyanın kapılarını açacak. Uyanış, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bir milyondan fazla kayıp veren İngiltere’de geçen, stilize bir hayalet öyküsü.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ankara Film Festivali’nde Geceyarısı Sineması yazısına devam et
  • Film Arası Dergisi’nde Cansu Dere: Doğu’daki Kadını Oynamak Hayatımı Değiştirdi

    Film Arası Dergisi’nin Türk Sinemasında Kadın Kimliği konulu özel sayısına konuşan ünlü oyuncu Cansu Dere, sinemadaki kadın algısına dair düşüncelerini paylaştı. Kadın tiplerinin tek düze olduğundan söz eden Dere, son yıllarda bu algının dışına çıkan yapımların sayısının arttığını söyledi. Canlandırdığı karakterlerin farklı olduğunu ve bunun kendisini mutlu ettiğini belirten Dere, 23 Mart’ta gösterime girecek El Yazısı filminin de çok samimi bir proje olduğunu söyledi. Ali Vatansever’in yönettiği filmde Cansu Dere’ye, Wilma Elles, Sarp Akkaya, Sercan Badur ve Salih Kalyon eşlik ediyor.

    Film Arası Dergisi’nde Cansu Dere: Doğu’daki Kadını Oynamak Hayatımı Değiştirdi yazısına devam et

    Kâğıthane’de Güzel Şeyler Oluyor

    Beyoğlu’nda Emek Sineması yıkılmasın diye mücadele verilirken, Gültepe’de sessiz sedasız üç sinema salonu yapılıyor. Aslında Kültür Kompleksi demek daha doğru olur. Çünkü merkezde sinema salonlarının dışında bir sahne ve sahneye bitiştik büyük bir prova alanı da olacak. Hem de kolonsuz, geniş bir alan. Sahnede gösteri olsa da yandaki prova alanında başka gruplar çalışmalarına devam edebilecekler.

    Bu kompleksin bir diğer ve en önemli özelliği ise bina yapımına ve yerine karar verildikten sonra her ayrıntının sanatçılara sorularak yapılması. Binanın mali kaynağı ise Kâğıthane Belediyesi.

    Aslında Kâğıthane Belediyesi belki de bir eksiğini kapatmaya çalışıyor bu merkez ile. Çünkü Kâğıthane’de bir tane bile sinema yok. Oysa 1974’lerde Kâğıthane’nin 12 mahallesinde toplam 17 sineması varmış. Bunların 9’u kapalı, 8’i açık sinema. Bu bilgiler 1974 yılında hazırlanan rapordan. Raporun sinemalarla ilgili bölümünde şöyle bir açıklamaya da yer verilmiş: “Mevcut kapalı sinemalar genellikle gündüz bir seans ve gece suare olmak üzere, iki servis yapmaktadır. Pazar ve tatillerde ise devamlı seanslar yapabilmektedir. Halkın sinemaya rağbet ettiği görülmektedir.”

    Bugün ise Kâğıthane’nin 19 mahallesi var ama bir tane bile sineması yok. Eski sinemalar 1980-85 yılları arasında yok olmuş. Sinemaların binaları, iş merkezi, büro binası, otopark ve pasajlara dönüşmüş. Oysa Kâğıthane bir zamanlar Yeşilçam’ın plâtosu gibiymiş. Filmlerin birçoğu Kâğıthane’de çekilmiş.

    Muhsin Ertuğrul’un yönettiği Leblebici Horhor Ağa (1923), Lütfü Akad’ın yönettiği, başrollerini Ayhan Işık ve Gülistan Güzey’in paylaştığı İngiliz Kemal Lawrence’e Karşı (1952), yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı, Türkan Şoray’ın oynadığı Yedi Kocalı Hürmüz (1971), yönetmenliğini Ergin Orbey’in yaptığı, Kemal Sunal’ın oynadığı Meraklı Köfteci (1976), Atıf Yılmaz’ın yönettiği ve başrollerini Kadir İnanır ile Hale Soygazi’nin paylaştığı Bir Yudum Sevgi (1984) bu filmlerden bazıları.

    Bu bilgileri Kâğıthane Belediyesi Basın Danışmanı Hüseyin Irmak’tan öğrendim. Irmak, son günlerde çok güzel bir işe de imza attı. Lâle Devri denilen dönemin merkezinde yer alan ve eski İstanbul’un en önemli mesire yeri olan Kâğıthane’nin geçmişini Kâğıthane Tarih Envanteri isimli kitapta topladı.

    Kâğıthane Tarih Envanteri

    Hüseyin Irmak, bu özel kitap için “İz peşinde adım adım koştuk, geçmişi ve günümüzü bir demet halinde geleceğe taşırken, sürekli başvurulacak uzun ömürlü bir kaynak kitap hazırladık” diyor.

    İlk defa gün yüzüne çıkan tarihi fotoğrafları da içeren 784 sayfalık kitap, iki yıllık çalışmanın ürünü.

    Bölge tarihini adeta sıcak takibe alarak inceleyen kitap, yerin altında veya üstünde bulunan, günümüze gelmiş ya da gelememiş 62 yapı noktasının tüm hikâyesini anlatıyor.

    Haliç’ten kuzeye doğru, vadi boyunca adım adım ilerleyen, ele aldığı her örneğin haritadaki yerini, ada-pafta ve adres bilgilerini, eski ve yeni fotoğraflarla beraber yaşadığı macerayı aktaran kitap, kuru bir tarih anlatımının yerine canlı bir sürecin takibini yapıyor. Gerek binin üzerindeki görsel malzeme üzerinden, gerekse arazi üzerinden gerçekleştirdiği takip hikâyesini, resmi yazışma örnekleriyle zenginleştirerek sayfalarına alan Kâğıthane Tarih Envanteri, bir listeleme çalışmasından çok kapsamlı bir tarih kitabı niteliğinde.

    Vaktiyle Kâğıthane’de yer alan Osmanlı yazlık saraylarını, su mimarisinin özgün örneklerini, köşk ve kasırları, köprüleri, çeşmeleri, ayazmaları, köy hayatını, mesire alanının ekolojik ve sosyal özelliklerini, anıtsal ağaçları ve doğal yaşamı, Bizans dönemi eserlerini, Silâhtarağa Elektrik Santrali ile buraya kömür getiren demiryolunu, Kurtuluş Savaşı’na silâh sağlayan baruthanenin içler acısı halini, su yolları üzerinde bulunan sanat yapılarının acıklı öyküsünü sunan kitap; son yirmi yılın canlı tanıklığını da yapıyor.

    İlçe tarihine bilimsel titizlikle ışık tutan Kâğıthane Tarih Envanteri, son bölümünde vadinin 2010 halini panoramik fotoğraflar ve bilgilerle sunarken, zengin bir bibliyografya listesi vermeyi de ihmal etmemiş.

    Hüseyin Irmak’a “Bu kitaptaki ilginç bölümleri bizimle paylaşabilir misiniz” dediğimde bana bir nevi kullanma kılavuzu verdi. Ben de bu listeyi sizinle paylaşmak istiyorum.

    İşte kitapta dikkate değer bazı ayrıntılar:

    Kurtuluş Savaşı’na silâh taşınan merkezin günümüzde yaşadığı kuşatmaya ve içler acısı haline bakmak için KÂĞITHANE BARUTHANESİ bölümüne bakmalısınız.

    Yine Kurtuluşu Savaşı’na taşınan silâhların taşınma yöntemi ve aracı ile bilgi ve isimler için KÂĞITHANE DEMİRYOLU bölümüne bakmalısınız.

    Dünyada sadece Kâğıthane Deresi’nde yaşayan ve 1941’de bilimsel literatüre giren Kâğıthane Bıyıklı Balığı ve Kâğıthane İnci Balığı isimli tatlı su balıkları hakkında ise SADABAD HASBAHÇE MESİRE ALANI bölümüne bakmalısınız.

    Bu kitap çalışması sırasında niteliği doğru olarak öğrenilen (önceden varlığı bilinmesine rağmen) dolayısıyla keşfedilen antik mezar odası için ANTİK MEZAR ODASI ya da MAĞARA GİRİŞİ bölümüne bakmalısınız.

    Kâğıthane-Dolmabahçe Tüneli’nin viyadük ayaklarının yerinde eskiden ne olduğunu görmek için İMRAHOR KASRI bölümüne, Kâğıthane İETT Otobüs Garajı’nın yerinde eskiden ne olduğunu görmek için POLİGON SARAYI bölümüne, Kâğıthane’de yapılması tartışmalı geçen ve inşaatı hâlâ süren Devlet Arşivleri Sitesi’nin yerinde eskiden neler olduğunu görmek için ise KÂĞITHANE HARAYI HÜMAYUNU bölümüne bakmalısınız.

    İttihat Terakki’nin idama mahkûm edilen ünlü tetikçisi Yakup CEMİL’in nerede kurşuna dizildiğini görmek için POLİGON SARAYI bölümüne bakmalısınız.

    II. Abdülhamid’in nereden tahta çıktığını görmek için ise ATİYE SULTAN SARAYI bölümüne bakmalısınız.

    II. Mahmud döneminde imzalanan ünlü Senedi İttifak’ın imzalandığı yer için SADABAD SARAYI bölümüne bakmalısınız.

    Ünlü ses sanatçısı Safiye AYLA’nın yetimhane günleri ve buradaki yaşamına ait çocukluk fotoğrafları için AZİZİYE CAMİİ ve SADABAD SARAYI bölümlerine bakmalısınız.

    İlk evliliğiyle Kâğıthane’ye gelin gelen Türkân SAYLAN’ın çocuklarına verdiği ÇAĞLAYAN ve ÇINAR isimlerin nereden kaynaklandığını görmek için ANIT AĞAÇLAR bölümü ile CEDVEL-İ SİM bölümüne bakmalısınız.

    Son bir not, kitaptan almak isterseniz Kâğıthane Belediyesi’ne veya Hüseyin Irmak’a ulaşmanız gerekiyor.

    Kâğıthane Belediye Başkanlığı
    Telefon:
    (212) 444 23 00
    Adres: Sadabad Hizmet Binası, Merkez Mah. Lâlezar Sok. No: 1, Kâğıthane / İstanbul

    Kâğıthane’de Çevrilen Filmlerden

    Lale Devri

    Orhon Murat Arıburnu

    Leblebici Horhor Ağa

    Behzat ButakElena ArtinovaCezmi ArMuhsin Ertuğrul

    Cezmi Ar

    Cezmi Ar – Muhsin Ertuğrul

    Feriha TevfikNecla Sertel

    Kâğıthane Sinemaları Durumu
    (1974 yılında hazırlanan rapordan / Bu salonların hepsi 1980-85 arasında yok olmuş, yerlerine pasaj ve iş hanları yapılmış. Bir kısmı ise uzun süre otopark olarak kullanıldıktan sonra binalaşmış.)

    Safiye Ayla
    (Fotoğraflar Safiye Ayla’nın çocukluğunu geçirdiği Çağlayan Yetimhanesi döneminde çekilmiş. İmamın sağ yanında, baştaki kız çocuğu Safiye Ayla’dır. Fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla sesinin güzelliği daha o zamandan keşfedilmiş ki, seçilmiş ve diğer sınıf arkadaşlarına Kuran okutuluyor.)

    Poligon Sarayı

    Sadabad Sarayı
    [Sadabad Sarayı son döneminde Kızlar Yetimhanesi (Darüleytam) olarak kullanılmış, Safiye Ayla da burada yetişmiş, 1925’te Öğretmen Okulu’na buradan gitmiştir.]

    Sadabad Sarayı Önündeki Çağlayan Kaskadlar
    (İlk evliliğinde Kâğıthane’ye gelin gelen Türkan Saylan, Sadabad Sarayı’nın önünde bulunan çağlayanlardan ötürü çocuğuna “Çağlayan” ismini vermiştir.)

    Silahtar Elektrik Fabrikası

    (21 Mart 2012)

    Serpil Boydak