İstanbul’un Kalbine Yolculuk

İstanbul gezegenin belki de en büyülü kenti. İçine çekildiğinizde kurtulamadığınız tuhaf bir mıknatıs. Hem keskin biçimde nefret edip hem de deliler gibi sevdiğiniz bir büyük aşk bu. Bin kere terk etmeye karar verseniz de, her seferinde sadece burada hissedebildiğiniz bir özelliği yüzünden daha derinine gömüldüğünüz bir eski yarenlik şehri. Her tür sanatın rengârenk biçimde herkesi kucakladığı geniş bir gökkuşağı; dünü ve bugünü iç içe yaşadığınız bir tarihsel yolculuk; üç büyük imparatorluğun ev sahibi. İstanbul’un kültürünü ve sanatını, üç kadim dinin mensupları, kendi köklerinden sularla besleyip büyütüyor, binbir çiçekle donatıyorlar. Sözcüklerle, fırça darbeleriyle, ezgilerle, objelerin farklı formlarıyla, figürlerle, ışıkla – karanlıkla, binbir renkle, İstanbul’un ve insanlarının kendilerini ifade etmelerini sağlıyorlar… Tarihe notlar düşüyor, güzeller güzeli kenti yepyeni estetik zirvelere çıkartıyorlar.

Bu sanatçılardan biri de, sinemamızda değeri tam olarak bilinememiş sanat yönetmeni, yapımcı ve yönetmen Annie G. Pertan.

Pertan, bu kez, 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde bir belgesele imza atmış. Farklı alanlarda faaliyet gösteren azınlık mensubu sanatçılarından on yedisini, İstanbul, sanat, yaşam, kendi hikâyeleri üzerine düşünceleri ve yapıtları ile tanıtıp, kentin yüreğine yerleştirdiği bir enfes belgesel: “Kültürel Farklılığın Renkleri”. İstanbul’un bildiğiniz yerlerini / mekânlarını, hiç fark etmediğiniz açılardan göreceğiniz bir çalışma. Ben bugüne dek, bu denli iyi kurgulanmış bir İstanbul belgeseliyle karşılaşmadım. İçeriği ve biçimi o denli zengin ki, defalarca izleme ihtiyacı duyacaksınız. Ve meselâ, benim gibi, müzikâl bölümleri geriye dönüp birkaç kez izleyeceksiniz.

Belgeselin, 2010 kapsamındaki en isabetli çalışmalardan biri olduğunun altını çizerim. Önemlisi de, ileriye dönük kalıcı bir doküman ve eğitim alanında da başucu kaynaklarından biri. Doğma büyüme bir İstanbul insanı olarak, başta Annie G. Pertan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

(11 Ocak 2011)

Ali Ulvi Uyanık

ali.ulvi.uyanik@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir