Akbank sponsorluğunda 03 – 18 Nisan 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale ödülünün verileceği Ulusal Yarışma’ya katılmak isteyen Türk filmlerinin, 01 Şubat Pazartesi akşamına kadar Festival Merkezi’ne (İKSV, Sadi Konuralp Cad. No: 5 34433 Şişhane) başvurmaları gerekiyor. Yarışma yönetmeliği ile başvuru formları Festival Merkezi veya www.iksv.org/film adresinden temin edilebiliyor. 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisinin başkanlığını bu yıl, ünlü yönetmen Yeşim Ustaoğlu yapacak.
Yıllık arşivler: 2010
Avatar, 67. Altın Küre Ödüllerine Damgasını Vurdu
Tüm dünyada elde ettiği 1.602.168.000 dolar hasılat ile Titanik’ten sonra en yüksek hasılata sahip olan Avatar, Türkiye’de de 1.472.407 seyirciye ulaşarak Titanik’ten sonra en yüksek hasılata sahip olan yabancı film oldu. 67. Altın Küre Ödülleri’nde aldığı En İyi Film ve En İyi Yönetmen Ödülleri ile dünya çapındaki başarısına bir halka daha eklendi. Önümüzdeki hafta Avatar’ın dünya genelindeki hasılatının, Titanik’in hasılat rekorunu geçmesi bekleniyor. Öte yandan Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Şarkı ödüllerini kazanan Crazy Heart da Avatar gibi Tiglon Film tarafından sinemalara dağıtılacak.
Tüm Şirketler
Tüm Şirketler,
15 – 17 Ocak 2010 Haftasonu (Weekend),
15 – 17 Ocak 2010 Zirve 20 (Top 20) Box Office listeleri için tıklayınız. Bu listelerden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi‘nin gösterilmesi rica olunur.
UIP Filmcilik
UIP Filmcilik, 15 – 17 Ocak 2010 Haftasonu Box Office listesi için tıklayınız.
Paranormal Activity, Hafta Sonu Seyirci Sayısı (3 Gün) 50.836 Kişi
15 Ocak’ta vizyona giren Paranormal Activity filminin ilk üç gün rakamı belli oldu. Film ilk 3 gün (hafta sonu) seyirci sayısı 50.836 kişi olarak açıklandı. 86 sinemada gösterime giren film ABD’de toplamda 107 milyon dolar hasılat yaparak 2009’un en iyi iş yapan korku filmi olmuştu. Seyircilerini ‘tek başına izleme’ diyerek uyaran filmin özellikle son sahnelerinde seyircilerin perdeye bakmak yerine ya elleriyle yüzlerini kapattıkları ya da yanlarındaki arkaşlarının ellerini tuttukları gözlemleniyor.
Umut Sanat Sinemaları
İzmit Outlet Eurimages, İzmit NCity, Bolu Kardelen Eurimages, 22 – 28 Ocak 2010 seansları için tıklayınız.
Bahçeşehir Sun Flower Sinemaları
Bahçeşehir Sun Flower Sinemaları, 22 – 28 Ocak 2010 seansları için tıklayınız.
Van CineVAN Sinemaları
Van CineVAN Sinemaları, 22 – 28 Ocak 2010 seansları için tıklayınız.
2010 Yeşilçam Ödülleri
TÜRSAK Vakfı’nın Turkcell’in ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği Yeşilçam Ödülleri, 23 Mart 2010’da üçüncü kez Türk Sinemas’ına emek verenleri onurlandıracak. Sinema dünyasının önemli isimlerinin oylarıyla belirlenen Yeşilçam Ödülleri, üçüncü yılında, 2009 yılı boyunca vizyona girmiş olan 62 Türk filmini yeniden gündeme taşıyacak. Sinemamızın ünlü yönetmenleri, yapımcı, oyuncu ve tüm emekçilerine saygı duruşu niteliğinde olan Yeşilçam Ödülleri’nde geçtiğimiz yıl 3 Maymun, En İyi Film, Nuri Bilge Ceylan ise En İyi Yönetmen seçilmişti. Turkcell İlk Film Ödülü’nün sahibi ise Sonbahar ile Özcan olmuştu.
2010 Yeşilçam Ödülleri yazısına devam et
Altın Küre (Golden Globes) 2010 Ödülleri
Oscar ödüllerinin habercisi olarak bilinen Altın Küre 2010 (Golden Globe 2010) ödülleri dün gece Los Angeles’ın ünlü Beverley Hills Oteli’nde yapılan bir törenle sahiplerini buldu.
Sunuculuğunu İngiliz komedyen Ricky Gervais’ın yaptığı gecede, En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri Avatar’ın oldu. George Clooney’nin başrolünü oynadığı 6 dalda adaylıkla Altın Küre’nin favorisi olan Aklı Havada (Up in the Air) sadece En İyi Senaryo ödülünü kazandı.
Yarışmanın iddialı filmlerinden Ölümcül Tuzak (The Hurt Locker) ve en fazla adaylık alan 9 (Nine) ise hiç ödül alamadı.
Kar Beyaz
Selim Güneş’in yönettiği ve Hakan Korkmaz, Sinem İslamoğlu, Gürsan Piri Onurlu ile Kaya Akkaya’nın oynadığı Kar Beyaz, 13 Mayıs 2011′de Tiglon Film dağıtımıyla Ağustos Film tarafından vizyona çıkarıldı.
On yaşındaki Hasan, iki kardeşiyle yaşam mücadelesi vermektedir. Babası hapiste, annesi şehirde bakıcılık yapmaktadır. Hasan, yaptığı ayranı şoförlere satarak geçinmektedir. Hasan o gün yine ayran satmaya çalışır ama kimse almaz, evin yolunu tutar. Kurt seslerini duyunca paniğe kapılır, çamura düşer. Annesi çocuklarının yanına dönmek ister, karlar içinde yatan Hasan’a ulaşır.
- Basın Bülteni: 1 / 2
- Fotoğraflar
- Web Sitesi
- Fragman
- IMDb
New Line Cinema’nın Filmi: Sex and the City 2
2008 yazının hit film Sex and the City’nin devam filmi Sex and the City 2′de, Sarah Jessica Parker, Kim Cattrall, Kristin Davis ve Cynthia Nixon, dört iyi arkadaşı canlandırdıkları ilk filmdeki rollerini tekrar üstlendiler. Tabi ki, bu kadınların erkekleri de tekrar aramıza dönüyorlar. Devam filminde Mr. Big rolünde Chris Noth, Steve rolünde David Eigenberg, Harry rolünde Evan Handler, Smith rolünde Jason Lewis, Anthony rolünde Mario Canton ve Stanford Blatch rolünde Willie Garson tekrar karşımızda olacaklar. Ayrıca, Sex and the City 2, TV dizisinin ve ilk sinema filminin yaratıcı ekibini de tekrar biraraya getiriyor.
Kanaltürk’te Yeni Bir Sinema Programı: Klak
Kanaltürk ekranlarında Klak adında yepyeni bir sinema programı başladı. Klak, bundan böyle her Cumartesi saat 16:00’da sinemaseverlerle buluşacak. Sitemizin de yazarlarından olan Gizem Ertürk’ün hazırladığı program, ilk bölümüyle geçtiğimiz Cumartesi günü ekranlara geldi. Program Klak Haber, Klak 0 Km, Klak Arkası, Klak Box Office, Ne Nedir? – Kim Kimdir? ve Klak Müzik bölümlerinden oluşuyor. Program ile ilgili eleştiri, öneri ve kısa filmlerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz.
- Tanıtım filmi için tıklayınız.
Kanaltürk’te Yeni Bir Sinema Programı: Klak yazısına devam et
Ladik ’76
Sayın Orhan Ünser,
Bugün (24 Ocak 2010), “Ladik ’76” belgesel filmi ile ilgili yazınıza ve eleştirilerinize bir rastlantı sonucu ulaştım. Filmin, “belgesel” olma niteliğini haksız ve ağır biçimde gölgeleyen bu görüşler filmi ve beni hedef aldığı için, bu eleştirilere ilk elden yanıt vermek istedim. Yaşanan gerçeklerin bilinmesinin yararlı olacağını düşündüm ve size yazma gereği duydum.
Büyük zorluklarla, özveriyle, özenle, parasız, pulsuz ve birkaç kişinin sınırlı emek desteğiyle çekildi bu film. Bu film ile ilgili gerçekleri ve bu bağlamda, kişisel, içtenlikli ve duru belgesel film anlayışımı size iletmek istedim. Bu yazımın; haksız, acıtıcı, olumsuz önyargıları düzeltmeyi de amaçlayan görüşlerimin varsayılan olumsuz duruma yeteri kadar açıklık getirmesini dilerim.
Yokluklardan yaratılan bu belgeselin yapımına doğrudan tanık olmayan kişilerden ya da sığ kaynaklardan edinilen bilgiler sizi yanıltmış olmalı. Bu yanlış ve eksik bilgilenmeden yola çıkılarak yapılan “değerlendirmeler ve görüşler doğru da olsa” ne yazık ki “yanlış bir örnek ve bilgi” üzerine kurgulanmış oluyorlar. Ve bu filme de, temelsiz ve yersiz bir haksızlık yapılıyor. Kaldı ki; bu filmde ele alınan, işlenen ve tartışılması istenen sorunsal; toplum yararına olmayan, tek yanlı, çıkarcı politik uygulamalarla, kasıtlı ve bilerek şişirilen, doğal çevreye büyük zarar veren yapay bir göl yaratılmasında yatıyor… Filmde kullanılan görsel araçlar, içerik ve amaç gözardı edilmemeli ve dahası saptırılmamalıdır. Bir Devlet Kurumu olan DSİ’nin de birinci derecede rol oynadığı, dahası; bir “taraf” ve bir politik araç olduğu gerçeği de lütfen unutulmamalı…
Bu belgesel, 1976 yılının yaz aylarında, Samsun’un Ladik ilçesinde çekilmiştir. Önü kapatılarak, doğal yatağından taşırılan ve şişirilen göl çevresinde, altı günlük bir çalışmayla gerçekleştirilmiştir. “Doğayı, çevreyi, yöre halkının çıkarlarını ve sağlığını hiçe sayan çıkarcı politikacıların destek verdiği toprak ağalarının ve onların işlettiği değirmenlerin çarkları; durmasın, dönsün” diye yapıldı doğal yaşamın doğal akışını felç eden baraj. Bu amaçla da göl, şişirilerek doğal yatağının dışına taşırıldı. Değirmenler için gereken akar suyun biriktirilebilmesi için göl sularının mevsimsel ve doğal akışının önü; DSİ’nin yaptığı bir set/barajla kesildi. Yalnızca değirmen sahiplerinin yararına, yöre insanının, hayvan varlığının, doğal çevrenin gerekleri ve koşulları hiçe sayılarak; değirmenlere kesintisiz ve sürekli su sağlanması amacıyla gölün şişirilmesi öngörülmüş ve bu sağlıksız karar da uygulanmıştır. Bu uygulama; açıkça görülebileceği gibi salt politiktir. Toplum yararına değildir, çevreci hiç değildir. Acımasızca uygulanan bu kararın, artık, çevre köyleri aleyhine sağlıksız ve olumsuz sonuçlar doğurduğu yıkıcı sonuçlarıyla çok da iyi ve yakından biliniyor. Belgesel film o günlerde yurt içinde baskı gördü, yasaklandı, kamuya açık gösterimi, yakın günlere kadar sağlanamadı. Ladik ’76; ancak yurtdışında gösterime sokulabildi. Oralarda kabûl gördü, yaşadı ve değer buldu…
Benim görüşlerimi de almayı gerekli görürseniz; daha geniş ve açıklayıcı bilgi vermeye istekli olduğumu ve bunda yararlar gördüğümü bilmenizi isterim.
En iyi dileklerimle ve saygılarımla,
(24 Ocak 2010)
Güner Sarıoğlu
Kars Öyküleri, Rotterdam Film Festivali’nde
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapım sonrası desteği alan Kars Öyküleri, 27 Ocak – 07 Şubat 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 39. Rotterdam Film Festivali’nin Bright Feature / Parlak Gelecek bölümüne seçildi, film dünya prömiyerini Rotterdam’da yapacak. Kars’ın eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun desteğiyle, Kars ili ve çevresinde yapılan çekimlerde Ayda Aksel, Ozan Bilen, Şebnem Köstem, Ahmet Mümtaz Taylan, Necmettin Çobanoğlu, Ruhi Sarı, Rıza Akın, Rıza Sönmez, Derya Durmaz ve diğer önemli oyuncular gönüllü olarak rol aldılar ve bu projeyi desteklediler.
Kars Öyküleri, Rotterdam Film Festivali’nde yazısına devam et