13 Haziran 2008 Haftası

“The Incredible Hulk”da, öfkesinin panzehirini arayan bilim insanının, giriş bölümünü kapsayan ve küçük bir “The Bourne Ultimatum” heyecanı yaşatan Rio serüvenini çok sevdiğimizi, dakikalar ilerleyip film ‘teenager’ seyirci seviyesine indikçe bu heyecanın yok olduğunu söylersek anlarsınız: Yeşil kahramanın sadık okurları için, sadık bir aksiyon yalnızca!

“Sınır(da)”, şiddeti içselleştirmiş, şu sapkın ve berbat dünyada, deli ailelerden birinin eline kasaplık hayvan gibi düşen genç insanları vahşetin “EVEREST”ine çıkarırken, çok ama çok gerdiği seyircinin kafasına da şu soruyu çengel gibi saplıyor: Hangisinin, faşist katillerin mi yoksa faşizan devletin mi elinde daha acısız can verirsiniz?

“Mistik Olay” bir kez daha uyarıyor ki, dünyanın gidişatı kötü ve insanoğlu doğanın savunma mekanizmalarını harekete geçirerek “kendi kendini imha” edebilir: Etkili bir sinema (örneğin, girişteki ölümler), bilimsel bilgiye dayanan bir sağlamlık, inandırıcı oyunculuklar ve tabii son sığınak sevgiye olan güven; tam bir olgunluk dönemi yapıtı.

“İkinci Nefes”, bir gangster trajedisinin tüm ahlaki kodlarının izini sürmek ve sertliği / acımasızlığı, suç-suçlu-polis üçgeni içindeki oyunları gerçek bir ‘kara film’ tadında izlemek isteyenlere: Uyaralım, sık rastlayamayacağınız türden sinema ustalıkları içeriyor.

(10 Haziran 2008)

Ali Ulvi Uyanık

aliuyanik@superonline.com

İkinci Nefes

Bir roman uyarlaması olan İkinci Nefes’te yönetmen Alain Corneau tam bir yazar titizliğiyle filmi beyazperdeye yansıtmış. Corneau sanki karakterlerini yazıya dökmüş. Yani bir roman okursunuz ve hayal edersiniz. Sonra romanın içindeki kahramanlar ete kemiğe bürünür. Filmde de bunun tam aksi var. Sanki görüntüler roman sayfalarına dönüşüyor ve siz hikâyeyi satır satır okuyorsunuz. Ağır, detaycı ve telâşsız bir anlatım ön plânda.

Filmin kısık ve mat ışıklarının arasında oldukça net ve parlak bir Gu betimlemesi izliyoruz. Gangster Gu’yu her açıdan belleklerimize kazıyoruz. Sonra yönetmen bizi bir ikilemde bırakıyor. Bu Gu’nun aslında iyi biri mi yoksa kötü biri mi olduğuna karar verme aşaması. Gu üzerinde yapılan bir gangster sorgulaması. İyi gangsterler ve kötü gangsterler… Gangsterlik onuru…

Bu aşamanın var olması filmi klâsik bir polisiye olmaktan öteye taşıyor. Çünkü İkinci Nefes çok fazla silâhların patladığı bir film değil. Heyecan ve aksiyon yerine durağanlık hakim. Gu’nun gangsterlik felsefesine odaklanıldığı açık. Bu noktada İkinci Nefes kara film türüne yatkın.

Diğer yandan bir gangster hikâyesinin anlatıldığı filmde olması gereken karakterler alışıldık. Bir baş kahraman ve onun güzel sevgilisi, bir dedektif ve bir sürü dost görünümlü düşman…

Filmin sonunda birkaç dakika boyunca izlediğimiz boş sokakta bize bir şeyler anlatılmak isteniyor gibi. Gecenin karanlığından sabahın aydınlığına kadar gözlemlediğimiz bir sokak… Yavaş yavaş uyanan insanlar, açılan pencereler, sokaktan geçen insanlar ve oyun oynayan çocuklar… Tüm bunlar belki de gangsterlerin olmadığı yeni ve temiz sayfanın açıldığına işaret ediyor.

(10 Haziran 2008)

Gizem Ertürk

Beyaz Perdeden Son Haberler Total Film’de

Total Film Dergisi, Haziran sayısında olay film Sex and The City’yi inceliyor, M. Night Shyamalan’ın dünyasını mercek altına alıyor. Derginin öne çıkardığı diğer filmler Kevin Spacey’li 21, Edward Norton’lu The Incredible Hulk, Morgan Freeman’li Wanted ve Wachowski Kardeşlerin dönüş filmi Hızlı Yarışçı Speed Racer.
Total Film’in Haziran sayısında Dijital Film Yapımı Eğitimi ödüllü Digital Film Academy – Total Film Kısa Film Senaryo Yarışması sonuçları açıklanıyor.
Dergi bu sayısında son yılların en iyi kumarhane filmi olarak kabul edilen 21′in afişini okurlarına hediye ediyor.

  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü görsele haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Beyaz Perdeden Son Haberler Total Film’de yazısına devam et