Sinematürk Bu Ayki Dosyasını Sinema ve Eğitime Ayırdı

Burçak Evren’in yönetiminde çıkan Sinematürk Dergisi, bu ay yayınlanan 13. sayısında Sinema ve Eğitim ile Sinema Okulları’nı kapsamlı bir dosya ile işledi. Ülkemizde sinema eğitimi veren tüm okulların yönetici, dekan ve bölüm başkanlarıyla yapılan soruşturmada alaylı sinemacıların yerini artık okullu eğitilmiş sinemacıların aldığı saptandı.
Handan İpekçi ile Saklı Yüzler, Mesut Uçakan ile Anka Kuşu, Mahsun Kırmızıgül ile Beyaz Melek, Selma Köksal ile de Fikret Bey filmleri üzerine yapılan söyleşiler Sinematürk Dergisi’nin bu ayki sayısının diğer konuları arasında yer aldı.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğrafına haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Sinematürk Bu Ayki Dosyasını Sinema ve Eğitime Ayırdı yazısına devam et
  • Belgesel Yarışmasında Birinci Bulanamaması Üzerine

    Antalya Film Festivali Belgesel Film Yarışması’nda birinciliğe lâyık belgesel film bulunmaması üzerine kameraarkasi.org sitesinden Hayri Çölaşan konuyu inceliyor:

    Merhaba; Ankara Film Festivalinde belgesel bölümü jürisi birinciliğe aday film bulamadı. Bunun nedeni yarışma şartnamesinde belirtilen; belgeselde yeni çekim teknikleri yaratmak, yeni anlatım dili oluşturmak şartalarına uygun film bulunamaması olabilir.

    Antalya Film Festivali belgesel jürisi de yine belgesel dalında birinciliğe aday bulamadı. Bunun nedeni de resmi açıklanma yapılmadığı için söylenilenlere göre belgesel film çekim tekniklerinin yetersizliği olarak görünüyor. Bir durum değerlendirmesi yapalım.

    Neden belgesel jürileri böyle kararlar alıyor? Belgesel hocaları, eski ve tecrübeli belgeselciler hatta iyi yönetmenler jüride yer alıyor. O zaman hemen jüriyi suçlamayalım.

    Bu soruyu kendimize sormalıyız.

    Cevabı ise tahmin edebiliyoruz.

    Madde 1

    El tipi (Hadycam) amatör kameralar ucuzladıktan sonra herkes artık bu kameralara ulaşabiliyor. Canon XL1 veya Sony FX1 gibi kameralar da amatör sınıfına giriyorlar. Diğerlerinden farkı yok.

    Amatör olma nedenleri broadcast olmayışları ve broadcast gereklerini yerine getiremeyecek kadar basit olmaları.

    Amatör kavramında en önemli unsur ışığı kontrol etmektir. Bu tip kameralar ışığı kontrol edemez. Bu nedenle de ürettikleri resim kötüdür.

    Ancak ev kullanıcıları, evde çocuklarını çeksinler, anılarının çeksinler diye üretilmişlerdir. Film çekelim diye değil.

    Ancak bizler özellikle içimizde mektepli olanlar bir belgeselin görüntü kalitesinin seyirciyi etkilemede önemli bir unsur olduğunu biliriz.

    Madde 2

    Pekiyi sadece iyi bir broadcast kamera ile belgesel çekmek yetiyor mu?

    Hayır. Çünkü görüntü kalitesi kadar içerik yani ne çektiğin de önemli. Çektiğin görüntünün amaca hizmet etmesi, konuya yardımcı olması ve estetik olması lazım.

    Bunu yapmak için örneğin ben 23 yıl önce fotograf çekmeye başladım. 9 yıl ışıkta çalıştım. 11 yıldır da kamera kullanıyorum ve zorlanıyorum, benim durumumda olan bir çok iyi kameraman da bazen uygun resim şartı sağlayamıyor. Çeşitli nedenlerden tabii.

    Şimdi, biz kameramanlar iyi eğitim alıp, kendimizi doğru ve düzeyli yetiştirmemiz gerekir. Bir kere kameraman yönetmenden tecrübeli olmalıdır. Yönetmenin isteklerini yerine getirirken kendi yorumunu ortaya koymalı, amaca hizmet eden görüntüleri çekerken estetik resimler çekmelidir.

    Eline her kamera alan belgesel çekerse tabii ki görüntülerin amaca hizmet etse bile estetik kaygısı taşımaması kaçınılmazdır.

    Profesyonel bir kameraman montaja uygun çekim yapar. Kameram var diye çekim yapan ise montajda görüntüleri ekleyemez ve kurtarmaya çalışır.

    Madde 3

    Işık yapılmıyor. Belgesellerde ışık yapılmıyor, ışık yeterince kullanılmıyor, setlerde profesyonel ışık ekibi artık unutuluyor. Işığa uygun mekanlar seçilmiyor ve görüntü yönetmenine sormadan burada çekeceğiz diye set kuruluyor.

    Madde 4

    Ses alınmıyor. Profesyonel bir sesçi gibi ses alamazsınız. Kamera üzerine ses kaydı yapılırsa bunun bedeli ağır ödenebilir. Ekip sesli çekime uygun olmalıdır.

    Örnek;

    Ben sesçi olmadığım halde yeni çektiğimiz bir belgeselde sesleri ben almak zorundayım. Kocaman kulaklığı takıp kamera kullanırken sese mi dikkat edeceğim yoksa görüntüye, ışığa mı? Herkes bizi kahraman zannetmesin. Bu savaşta olur, biz ise belgesel çekiyoruz. Her işi erbabı yapmalıdır.

    Ayrıca ses alırken yaka mikrofonunu saklamaya çalışıyorum, yönetmen aman görünse ne olacak dışarıda olursa ses daha iyi alınır diyor.

    Şaşırıyorum, ben imkansızlıklar çerçevesinde durumu kurtarmaya çalışırken, kapıdan girip odaya gelen ve babaannesiyle konuşmaya başlayan bir kızın yakasında mikrofon olacakmış.

    Madde 5

    Neden kısa filmlerde ödül veriliyor da belgeselde aday film bulunamıyor?

    Çünkü belgesel önemli bir formattır. Kısa film gibi değildir. Belgeseldeki konuyu iyice araştırırsınız, önce kendiniz öğrenirsiniz. Konuya iyice hakim olduktan sonra buradan bir hikaye çıkarıp bu hikaye üzerinden konuyu anlatırsınız.

    Kısa filmde görüntü ne kadar iyi olursa olsun 5 – 15 dakikada biter. Ama belgesel 15 – 52 dakikadır. Bir seyirciyi bu kadar süre seyretmeye zorlamak zordur.

    Görüntülerle onu kalbinden ve beyninden vurmalısınız. Ses etkileyici ışık ise bütünleyici olmalıdır. Sanki orada belgesel çekim ekibi yokmuş gibi her şeyi doğal şartlara uydurarak çalışmak tecrübe ister.

    Belgeselde kameraman daha da önem kazanır. Kamera kaliteye yardımcı olur.

    Madde 6

    Mali sıkıntılar. Maddi imkansızlıklar, ucuza mal etmek, bir şey yapmamaktansa hiç yoktan bir şeyler yapalımlar…

    Doğru bunlar. Ama ortaya çıkan esere yansıyor. Işık ekibinin olmaması ışığın yeteri kadar, ses ekibinin olmaması sesin eh işte kadar, iyi bir kameramanın bulunmayışı ve broadcast teknik malzemeler de görüntü kalitesinin kötü olmasına neden oluyor.

    Çekim gününün azlığı çekim sırasında telaşa ve taviz verilmesine neden oluyor. Ama maliyeti düşürüyor.

    Montaj gününü az almak sonlara doğru sıkışmalara ve bu kadar yeter’e neden oluyor. Bütün bunlar da ortaya çıkan belgeselin kalitesini bozuyor.

    En ucuz malzemelerle en az ekiple çalışarak ne kadar iyi bir belgesel üretebiliriz?

    Üretelim… Tabii ki üretelim. Ama böyle üretilmiş belgesellerden de ödül beklemeyelim. Jüri kötünün iyisini seçmek zorunda değil.

    (01 Kasım 2007)

    Hayri Çölaşan

    http://www.kameraarkasi.org
    hayri.colasan@gmail.com

    Sinema Yazarı ve Karikatürist Metin Demirhan’ı Kaybettik

    Karikatürist, çizgi romancı, yönetmen ve sinema yazarı Metin Demirhan, bugün yaşama veda etti. 13 Ekim tarihinde beyin kanaması sonucu kısmi felç geçiren Demirhan, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Demirhan, 42 yaşındaydı. Giovanni Scognamillo ile birlikte Kabalcı Yayınları’ndan çıkan, birer başvuru kaynağı niteliğindeki Fantastik Türk Sineması ve Erotik Türk Sineması kitaplarını yayına hazırlayan Demirhan, Yeşilçam’ın kült ve trash filmlerinin yeniden keşfinde önemli rol oynamıştı. Türk sinema tarihine alternatif bir bakış geliştirilmesine katkıda bulunan Demirhan’ın karikatürleri Çarşaf, Gırgır, Horoz, Pişmiş Kelle mizah dergilerinde yayınlandı. Demirhan çizgi romanlarını Paslanmaz Metal Savaşçı adlı albümde topladı. Demirhan B sınıfı kısa filmler çekiyor ve fantastiksinema.blogspot.com sitesini yapıyordu. Beyoğlu Atlas Pasajı’ndaki, adını Uzay Yolu’nun gemisinden alan Atılgan adlı dükkânı B sınıfı filmlerin, fantastik edebiyat meraklılarının uğrak yeri olan Demirhan’ın cenazesi yarın (02 Kasım) öğle namazından sonra Gaziosmanpaşa Dörtyol Camii’nden kaldırılacak. (Haber: Alin Taşçıyan) Merhuma tanrıdan rahmet, sevdiklerine sabır dileriz.

    Kadın Sinemacılardan Basın Açıklaması

    Kadın sinemacılar, Antalya Film Festivali’nde meydana gelen olaylarla ilgili olarak kamuoyuna açıklama yaptı. Açıklama şöyle:
    Kadın Sinemacılardan Basın Açıklaması:
    Engin Yiğitgil’i İstifaya Çağırıyoruz!
    Biz aşağıda imzası olan kadın sinemacılar Altın Portakal Film Festivali’nde TÜRSAK ve Festivalin başkanlığını yürüten Engin Yiğitgil’in Altın Portakal Film Festivali Basın Danışmanı Nimet Demir’e uyguladığı kabûl edilemez fiziksel ve sözel şiddetini kınıyoruz. …

  • Açıklamanın devamı için tıklayınız.
  • İpek Yolu’nda Ücretsiz Sinema Kursları

    2. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali, Bursalı sinemaseverler için Ücretsiz Sinema Kursları düzenliyor. Katılımcıların sinema sanatına ilişkin temel bilgilerle donatılmasını amaçlayan kurslar her yaş grubundan sinemaseverin katılımına açık olacak. 08 – 13 Aralık 2007 tarihleri arasında devam edecek dersler sonunda kursu başarıyla tamamlayan katılımcılar sertifika almaya hak kazanacak. Kurs verecek ünlü isimler arasında Ali Özgentürk, Aykut Oray, Halil Ergün, Pelin Batu, Alper Maral, Burçak Evren, Mehmet Açar, Sırrı Süreyya Önder, Ümit Ünal, Uğur İçbak, Ulaş Cihan Şimşek var.

    İpek Yolu’nda Ücretsiz Sinema Kursları yazısına devam et

    İpek Yolu’nda Kısa’lara Rekor Başvuru

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Ulusal Kısa Film Yarışması’na bu yıl 412 film başvurdu. Yarışma katılan 412 film, Prof. Dr. Bülent Vardar, Prof. Dr. Şükran Kuyucak Esen ve Yrd. Doç. Dr. Sadık Battal’dan oluşan ön jüri tarafından değerlendirilecek. Ön jürinin yarışmaya uygun gördüğü filmler, 12 Kasım Pazartesi günü İpek Yolu Film Festivali’nin web sitesinde açıklanacak. Yarışmada birinci olan filme 8 bin YTL para ödülü ile Altın Karagöz ödülü verilecek.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    İpek Yolu’nda Kısa’lara Rekor Başvuru yazısına devam et
  • Abim Evin Tek Çocuğu

    Daniele Luchetti’nin yönettiği ve Elio Germano, Riccardo Scamarcio, Angela Finocchiaro ile Luca Zingaretti’nin oynadığı Abim Evin Tek Çocuğu (Mio Frotello e Figlio Unico – My Brother is an Only Child), 30 Kasım 2007’de Özen Film dağıtımıyla Denk Ajans tarafından vizyona çıkarıldı.
    Film, 1960’lar ve 70’ler İtalya’sında, iki tutkulu kardeşin politika ve aynı kadın üzerine verdikleri mücadeleleri konu alan maceralarını anlatıyor. Şimdi zaman kaçma, geri dönme, ne zaman savaşılacağını bilme ve büyüme zamanıdır. Onbeş yıllık İtalya tarihi arka fonu oluştururken, kardeşler de tüm farklılıklarına karşın aslında ne kadar da birbirlerine benzer olduklarını anlıyorlar.

    • Basın Bülteni
    • Fotoğraflar
    • Web Sitesi
    • Fragman
    • IMDb

    Antalya Festivali Açılış Filmi Lust, Caution Sansürsüz Vizyona Giriyor

    44. Antalya Altin Portakal Film Festivali’nin acilis filmi olan Dikkat, Şehvet – Lust, Caution, 02 Kasım’da sansürsüz gösterime giriyor. Erotizm yüklü sahneleriyle tüm dünyada tartışmalara neden olan film, yönetmeni Ang Lee’nin kendi ülkesi Çin’de de sansüre uğradı ve yönetmen tarafından tekrar kurgulandı. Pek çok ülkede en üst yaş sınırlamasıyla gösterilen Lust, Caution, ülkemizde sansürsüz olarak vizyona giriyor. Brokeback Dağı (Brokeback Mountain) ile Kaplan ve Ejderha (Crouching Tiger, Hidden Dragon) filmlerinin Oscar ödüllü yönetmeni Ang Lee’nin son filmi olan Lust, Caution’ın başrollerinde Asyalı sinema ikonu Tony Leung ve Son İmparator filmiyle tanıdığımız ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin de konuğu olarak ülkemize gelen Joan Chen oynuyor.

    Onüç Yılda 40.702 Km / Gezici Festival Dünyayı Turladı

    Ankara Sinema Derneği’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kars Belediyesi, Statoil ve Akman Holding’in katkılarıyla düzenlediği 13. Avrupa Filmleri Festivali – Gezici Festival, 02 – 25 Kasım tarihlerinde, Ankara, Kars, Samsun ve Saraybosna’daki gösterimleri için 5051 km. yol kat edecek. 26 Ülkeden 90 filmin gösterileceği Festival, 13’üncü yılının sonunda, toplam 40.702 km. yol giderek dünyanın çevresinde bir tur atmış olacak.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi