Seks ve Felsefe

Mohsen Makhmalbaf’ın yönettiği ve Daler Nazarov, Mariam Gaibova ile Farzana Beknazarov’un oynadığı Seks ve Felsefe (Sex and Philosophy), 03 Şubat 2006’da Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
40 yaşına basmak üzere olan bir adam kendisi için oldukça sıradışı bir doğumgünü partisi düzenlemeye karar verir. Birbirlerinden haberleri olmayan 4 sevgilisine aynı yerde randevu veren adam hepsine gerçeği açıklamaya karar verir. Aldatıldıklarını farkeden 4 kadın yaşadıkları kısa süreli şokun ardından ilişkilerini sorgulamaya başlarlar.

Dünyanın İşçileri

Osmanlı Bankası Müzesi Sineması’nda İktisat / Ekonomi teması altında, 02 Şubat Perşembe günü, saat 19:00’da Dünyanın İşçileri adlı film gösterilecek. Yönetmenliğini Marie – France Collard’ın yaptığı Belçika yapımı filmin ardından, Yazar ve Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Hasan Ersel, Tek Boyutlu Küre Olur mu? başlıklı bir söyleşi gerçekleştirecek.

  • Basın Bülteni
  • Münih

    Steven Spielberg’in yönettiği ve Eric Bana, Daniel Craig, Geoffrey Rush ile Mathieu Kassovitz’in oynadığı Münih (Munich), 27 Ocak 2006’da UIP Filmcilik dağıtımıyla UIP Filmcilik tarafından vizyona çıkarıldı.
    Münih olimpiyat katliamının acısını yüreğinde hisseden Avner, yaşanan vahşete büyük öfke duymaktadır. Bir Mossad ajanı onunla temas kurarak İsrail tarihinin en tehlikeli görevini teklif eder. Eşini geride bırakması, kimlik belgesinden vazgeçmesi ve İsrail istihbaratı tarafından katliamın ardındaki beyinler olarak belirlenen 11 Filistinliyi öldüreceği çok gizli bir göreve çıkması istenmektedir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • Diğer basın bültenlerine haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Münih yazısına devam et
  • Benim Adım Kırmızı

    Şehname şairi Firdevsi, Gazne’ye gelip Şah Mahmut’un sarayının şairlerince taşralı diye küçümsendikten sonra, ilk üç mısraı çok zor bir kafiyeyle biten bir dörtlüğün kimsenin tamamlayamadığı son mısraını söyleyiverdiğinde ben orada, Firdevsi’nin kaftanının üzerindeydim. Şehname’nin efsane kahramanı Rüstem, kayıp atının peşinden uzak ülkelere gittiğinde sadağının üzerinde, efsane devi harika kılıcıyla ikiye böldüğünde akan kanların içinde, misafir kaldığı şahın güzel kızıyla geceyi sevişerek geçirdiğinde yorganının kıvrımları arasındaydım. Her yerdeydim ve her yerdeyim. Tur, kardeşi İreç’in kafasını kalleşçe keserken, rüyalar kadar güzel efsane ordular bozkırda birbirlerine girerken ve İskender’in başına güneş geçtiği için güzel burnundan hiç durmadan akan kanı ışıl ışıl ışıldarken, ben oradaydım. Haftanın her bir günü, ayrı renk bir kubbenin altında, ayrı bir iklimden gelen harika bir güzelle geceyi geçirip onun anlattığı hikâyeyi dinleyen Sasani Şahı Behram Gür’ün Salı günü ziyaret ettiği ve resminden âşık olduğu güzelin elbisesinde ve Şirin’in, resmine bakarak âşık olduğu Hüsrev’in tacından kaftanına bütün kıyafetindeydim. Kaleleri kuşatan orduların bayraklarında, ziyafet sofralarının örtülerinde, padişahların ayaklarını öpen elçilerin kadife kaftanlarında, çocukların hikâyelerine bayıldığı kılıcın resmedildiği yerdeydim. Hindistan ve Buhara’dan gelen tok kâğıtların üzerine güzel gözlü çırakların, usta nakkaşların bakışları altında narin fırçalarla sürülüp, Uşak halılarını, duvar işlemelerini, boynu bükük güzel kadınların pencere aralığından sokağı seyrederken giydikleri gömlekleri, dövüşe tutuşan horozların ibiklerini, efsane ülkelerin efsane meyveleriyle narlarını, Şeytan’ın ağzını, çerçevelerin içindeki ince çizgiyi, çadırların kıvrım kıvrım işlemelerini, nakkaşın kendi keyfi için yaptığı, çıplak gözle ancak görülür çiçekleri, şekerden yapılmış kuş heykellerinin vişneden gözlerini, çobanların çoraplarını, efsanelerden çıkma şafakları ve binlerce, on binlerce savaşçının, şahın, âşığın cesedini ve yaralarını gösterdim. Kanın çiçekler gibi açtığı savaş meclislerine, güzel oğlanlar ve şairler kırda şarap içip müzik dinlerken en usta şairin kaftanına, meleklerin kanatlarına, kadınların dudaklarına, ölülerin yaraları ve kanlar içindeki kesik kafalarına sürülmeyi severim.

    Kızılay Büyülüfener Sineması 1 Yaşında

    29 Ocak 2005′te Ankara seyircisiyle buluşan Kızılay Büyülüfener Sineması 1. yaşını kutluyor. Meşrutiyet caddesi, Hatay sokakta bulunan sinema 11 salonda aynı kaliteyi bulabileceğiniz son sistem teknolojiyle donatılmış. Oturma düzeni sinemaseverler için özel olarak dizayn edilmiş. Stadyum tipi koltuk düzenine sahip sinema salonunda, sinemaseverler sahneyi ve filmleri rahatlıkla izleme imkânı bulabiliyor. Vizyondaki yeni filmlerin gösterimlerinin yanı sıra galalar, özel gösterimler ve özel günler için organizasyonlar düzenleniyor.

  • Basın Bülteni
  • Sinetek Avrupa Şubat 2006 Gösterimleri

    Ankara Sinema Kültürü Derneği tarafından, Tüze Grup, Aras Kargo ve Radyo ODTÜ‘nün katkılarıyla gerçekleştirilen, üç yıldır aralıksız olarak devam eden Sinetek Avrupa film gösterimleri Şubat ayında da devam ediyor. Ülkemizin düzenli ve yıla yayılmış tek film festivali olma özelliğini sürdüren etkinlik kapsamında her Perşembe günü saat 19:30’da Ankara Ankapol Sineması‘nda bir Avrupa filmi sinemaseverlerle buluşuyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Sinetek Avrupa Şubat 2006 Gösterimleri yazısına devam et