1900’lerin başında İstanbul sokaklarını neşelendiren müzik kutusu Laternanın geçmişten günümüze öyküsünü ve yeniden şehre kazandırılmasını anlatan Pera Güzeli belgeseli Soner Sevgili yönetmenliğinde çekildi. Belgesel, aynı zamanda Z Müzik Yapım tarafından hayata geçirilen Eski Sokak Eğlencesi İstanbul Laternası projesinin son ayağı. Yıllardır sadece filmlerde gördüğümüz Laternayı yeniden İstanbul’a kazandıran proje kapsamında yaz boyunca İstanbul sokakları yeniden Laterna sesiyle doldu. Büyükada’dan İstiklal Caddesi’ne İstanbullular yeniden Laternanın ezgileriyle buluştu.
M3 Film dağıtımıyla 14 Ocak 2011’de sinemalarda gösterilecek olan Benim Adım Aşk (I Am Love) filmi En İyi Yabancı Film dalında ödüle aday gösterildi. Tilda Swinton’un oyunculuğuyla göz doldurduğu filmin konusu şöyle: Milan’da tekstil işiyle uğraşan zengin bir ailenin hasta olan büyükbabası, işi oğluna ve torununa bıraktığını ilân eder. Evin hanımı Emma, kocasının iş seyahatleri ve kızının okul için evden ayrılmasıyla kendini yalnız hissetmeye başlar. Emma oğlunun aşçı arkadaşıyla bir ilişki yaşamaya başlar ve kendini bir anda yeni bir dünyanın içinde bulur.
68. Altın Küre Ödülleri adayları açıklandı. Chantier Films’in 28 Ocak 2011′de gösterime girecek olan, Javier Bardem’in başrolünde yer aldığı Biutiful, Yabancı Dilde En İyi Film Adayı oldu. Ayrıca Paul Giamatti, Şubat 2011′de gösterime girecek olan Barney’s Version filmindeki rolü ile En İyi Erkek Oyuncu dalında, 29 Ekim 2010′da vizyona girmiş olan Sihirbaz ise En İyi Animasyon Film dalında aday oldu.
Uzun bir süredir sahnelerden uzakta olan Pınar Eliçe, “Sahneler solist bile olmayan assolistlerden kurtulacak” diyerek bundan 6 ay önce ünlü Türk Müziği hocası ve müzik yönetmeni Ali İhsan Kısaç ile çalışmalara başladı. Bu çalışmalar sonucunda, eski şaşalı gazino günlerini hatırlatacak büyük orkestra kuruldu, sahne ve albüm repertuarları hazırlandı. Albüm çalışmalarına hızla devam eden Eliçe, gelen teklifleri değerlendirerek 2011’i Bursa Kervansaray Otel’de sahne alarak karşılamaya karar verdi.
Pınar Eliçe’nin Şeytan Sofrası, Kuzgun, Son Gün Son Gece, O Bir Melekti adlı sinema filmleri de bulunuyor.
30. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde jürinin seçeceği En İyi Filme T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ödül 50.000 TL’den 150.000 TL’ye çıkartıldı. En İyi Yönetmene ise 50.000 TL ödül verilecek. Yine T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri ise 10.000’er TL olacak. Ayrıca, Jüri Özel Ödülü, 2011 yılında ilk defa maddi bir ödülle desteklenecek ve bu ödülü kazanan filme 30.000 TL verilecek. Uluslararası İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışması’nda jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödül veriyor.
17 Aralık 2010′da vizyona girecek olan 2010’un iddialı filmlerinden Suç / Drama türündeki Çakal sinema filmi, AFM İstinye Park Sinemaları’nda düzenlenen renkli bir galayla ilk kez seyircisiyle buluştu. Filmaltı Yapım’ın ve yönetmen Erhan Kozan’ın ilk sinema filmi olan Çakal’ın galasında, sinema sektörünün önde gelen isimlerinden oluşan yaklaşık 2.000 kişi, ekibin heyecanını paylaşmak üzere hazır bulundular. Filmin ana mekânı olan Hayat Bilardo Salonu’nu çağrıştıracak detaylarla dekore edilmiş salonlarda konukları filmin ana karakteri Akın’ı ve temsil eden genç adamlar karşıladı.
16. Gezici Festival’de kazanan filmler belli oldu. 14 ülkeden 9 filmin yarıştığı festivalde Olivier Masset – Depasse’ın yönettiği İllegal, Altın Boğa Ödülü’nü aldı. Chongqing’de Hüzün Gümüş Boğa Ödülü’nü alırken, Tayfun Pirselimoğlu’nun Saç filmi Özel Mansiyon aldı. SİYAD Ödülü Bibliyotek Pascal’a verildi. Belçika’nın 2011 Oscar adayı olan İllegal, Rusya’dan kaçıp geldiği Belçika’da 14 yaşındaki oğluyla yeni bir hayat kurmaya çalışan ve burada illegal yollarla yaşayan Tania’nın hikâyesi üzerinden seyirciyi mültecilerin yaşadıkları zulümle yüzleştiriyor.
Emre Yalgın’ın yönettiği ve Kanbolat Görkem Arslan, Didem Soylu, Seyhan Arman ile Ayta Sözeri’nin oynadığı Teslimiyet,17 Aralık 2010′da Özen Film dağıtımıyla Logos Film Making tarafından vizyona çıkarıldı.
Sanem beraber yaşadığı üç travestiyle birlikte fahişelik yaparak hayatını kazanmaktadır. Ancak yaşadığı hayattan mutlu değildir. Mahalleye yeni taşınan Gökhan’ın ilgisini çekmeyi başarır. Oturduğu ev beklenmedik olaylarla sarsılırken Sanem, Gökhan’ın yanına sığınmak zorunda kalır. Ve Gökhan’ın Sanem’in kimliğini sorguladığı bir yolculuk başlar.
Canlandıranlar Yetenek Kampı’nın desteği ile üretilen İstanbul konulu kısa canlandırma filmler, bu yıl altıncısı düzenlenen İstanbul Animasyon Festivali’nde, toplu gösterim ile izleyicilere sunuluyor. Pera Müzesi’ndeki gösterimde İdil Ar’ın İstanbul, Nurbanu Asena’nın İstanbul’da Sıradan Bir Gün, M. Melis Bilgin’in Tetrist, Işık Dikmen’in Şekerleme ve Dilara Polat’ın İstanbul Martısı isimli kısa canlandırma filmlerinin yanı sıra yıl boyu süren Canlandıranlar Yetenek Kampı etkinliklerine dair kısa belgeseller gösterilecek.
Sinemamızın duayen tarihçilerinden Nijat Özön, 15 Aralık 2010 akşamı hayata veda etti. Yazın tarihçisi Mustafa Nihat Özön’ün oğlu olan Nijat Özön’ün Türk Sineması Kronolojisi 1895 – 1966, Sinema Televizyon Video Bilgisayarlı Sinema Sözlüğü, Karagözden Sinemaya Türk Sineması ve Sorunları, Türk Sinema Tarihi, Sinema El Kitabı, Sinema Sanatı, 100 Soruda Sinema Sanatı adlı kitapları bulunuyor. Cenazesi 19 Aralık Pazar günü Erenköy Galip Paşa Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Üsküdar Nakkaştepe Mezarlığı’nda defnedilecek merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.
Mayıs 2011′de tüm dünyada Sony Pictures imzasıyla vizyona girecek olan korku filmi Priest’in yapımcısı Mitchell Peck,Filmaltı Yapım ile görüşmekte oldukları projeleri değerlendirmek ve için Türkiye’de. Çakal sinema filminin yapımcıları Zeynep Korkmaz ve Kaan Korkmaz’la bir süredir sürdürmekte oldukları ortak çalışma olasılıklarını değerlendirme sürecinde eşzamanlı olarak Çakal’ın da hayata geçiş sürecine tanık olan Mitchell Peck, gala ve vizyon günlerinde de yapımcı dostlarını yalnız bırakmadı ve bir haftalığına Türkiye’ye geldi.
Yaşınız kaç olursa olsun, Türk Sinema Tarihi ve bu tarihin içinde yaşam bulmuş ‘popüler ikonlar’ın, renkli olayların, festivallerin içinde bir yolculuğa çıkmanız pek kolay değildir. Fakat sinema yazarı arkadaşım, SİYAD üyeleri içinde de tarih bilimi anlamında belleğine en güvendiğim isim olan Coşkun Çokyiğit, sabır gerektiren ve aylar süren bir çalışma gerçekleştirmiş. Coşkun, sizi elinizden tutup önce tam 50 yıl öncesine götürüyor; sonra da 1960 yılından 1980’e, tam 20 yıl, bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Eğer 26 Ocak 2011’e kadar Profilo AVM’ye giderseniz, Türkiye’de bir ilk olan sergiyi gezebilirsiniz. Kendinizi tamamen kaptıracağınız bu yolculukta gazete sayfaları arasında Türk Sinema Tarihi’ne bir yolculuk yapacak; belki de iyice kaybolacaksınız. Ben yaşım itibariyle, dış dünyadan iyice sıyrılarak dolaştım.
(22 Aralık 2010)
Ali Ulvi Uyanık
ali.ulvi.uyanik@gmail.com
Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu