Garbis Zaharyan’ı Kaybettik

Eski boksör, antrenör ve oyuncu, Garbis Zaharyan, 25 Ocak 2020 Cumartesi günü hayatını kaybetti. Zaharyan, Beyoğlu Taksim’de amatör olarak boksa başladı ve 16 yaşında ringe çıktı. İlk profesyonel maçını 1950 yılında Cezayirli Ali Amran ile yaptı. Boksu 1966 yılında bıraktı; antrenör olarak başta Cemal Kamacı olmak üzere birçok boksörü çalıştırdı. Garbis Zaharyan, Arşavir Alyanak’ın yönettiği Şeytanın Kurbanı adlı sinema filminde boksör rolüyle beyazperdeye de geldi. Cenazesi, 29 Ocak 2020 Çarşamba günü Beyoğlu Üç Horan Kilisesi’nde yapılacak töreni müteakip Şişli Ermeni Mezarlığı’nda defnedilecek olan değerli sporcu ve oyuncunun kederli ailesine sabırlar dileriz.

Göreceğiz, Duyacağız, Konuşacağız…: Peri: Ağzı Olmayan Kız

Üç maymun, hepimizin bildiği gibi “etliye sütlüye dokunmama” simgesidir. Ama biz, hayatın dayatmasıyla muhakkak görür, duyar ve konuşuruz. Bize, muhakkak kendi çıkarlarına ters geldiği için “sus, duyma, konuşma” diyenler olacaktır, onu da aşmanın yolunu bulacağız.

Can Evrenol, Cem Özduru’nun “Perihan” adlı çizgi hikâyesinden, Kutay Acun ile serbest uyarladığı filmde, nükleer bir santralin sadece insanları değil, doğayı ve tüm insani değerleri ne denli etkilediğini anlatıyor. Bugün, insanların karşı çıktığı ister hidro temelli olsun ister nükleer temelli, tüm doğal olmayan enerji merkezlerinin yakın bir gelecekte hepimizin yaşamını karartacağını izliyoruz.

Ellerinizden başka her şey…

Nâzım Hikmet, “Kuvâyi Milliye”de,
“Ve insanlar, ah, benim insanlarım,
yalanla besliyorlar sizi,
halbuki açsınız,
etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız.
Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.”

diyor, tam da filmdeki santral duyurusunu görmüş gibi.

Halkın refahı için denilerek açılan santralin, etkisiyle organları eksik çocuk doğumları artar, insanların yaşamı kararır… Ağzı Olmayan Kız, yani Peri koruculardan ormana kaçarak kurtulur. Orada kendisi gibi organları eksik çocuklarla buluşur.

Fantastik ama gerçekçi

Kıyamet filmi aslında “Peri”, kıyamet sonrası yaşananları anlatmaya çalışan, hepimizi şimdiden uyarmayı görev edinmiş bir film. Buna da bağlı olarak, “üç maymun” oynamanın bizlerin zararına olacağını gösteriyor.

Okulların ara tatilinde gösterime girmesini, sadece çocuk filmi olarak görme yanlışını doğurmamalı… Ailecek izlenmeli.

Ne amaçladığını bilen yönetmen, hedefinden sapacak hemen her şeyi (olabildiğince) ortadan kaldırmış. Bu başarısının bir göstergesi. İyi bir mekân bulunmuş ve gerçekten de iyi değerlendirilmiş. Küçük oyuncular, (yönetmenin bir başarısı daha bence) yorumlarında serbest bırakılmış ve çok da güçlü bir performansla tamamlıyorlar filmi.

Küresel iklim değişikliğiyle birlikte çevre kirliliğinin giderek arttığı dünyamızda, bu tür santrallere -tabii, aynı şekilde Kanal İstanbul’a da- karşı çıkmanın gerekliliğini anlatan Peri: Ağzı Olmayan Kız’ı hepimiz izlemeliyiz.

Peri: Ağzı Olmayan Kız
Yönetmen: Can Evrenol
Oyuncular: Elif Sevinç, Denizhan Akbaba, Özgür Civelek, Kaan Alpdayı, Sermet Yeşil, Mehmet Yılmaz Ak, Özay Fecht…
07 Şubat’tan itibaren gösterimde…

(01 Şubat 2020)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com